|
TEVHiDiN ESASI
Tevhidin esası iki noktada toplanmaktadır:
a. Allah Teala kadiim ve ezeli olduğu için Zatı'yla gizli; isim, sıfat ve fiilleriyle açıktır, aşikardır. Hatta herşeyden daha açıktır. Zuhurunun şiddetinden görülmemektedir.
Mahluk ise, mesela insan, zatıyla aşikar görünür, sıfat ve filiiyle gizli ve tesirsizdir.
Binaenaleyh, hakiki vücud yani varlık Allah Teala'ya mahsustur, mahlukun vücudu ise izafidir.
Yani mahluk, Vacib-ul Vücud'un vücudu = var olması ile var görülür diye inanmalıdır.
b. Bu itibarla mahluk, her hayr ve şerrin Allah Teala'dan geldiğine inanmak mecburiyetindedir. Öyleyse muvahhid bir kimse, diliyle:
" Allah'tan başka hiçbir İlah yoktur. Bir tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, bütün güzel övgüler O'nadır ve O, herşeye gücü yetendir."
dediği gibi, kalben ve ruhen de, aleyhte ve lehte gelen sebeblerin O'nun emrinde olduğuna ve tesirin bizzat O'nun olduğuna, istediği zaman kulun aleyhinde olan sebebi mesela ateşi tesirsiz bırakmaya güçlü, lehinde gelen sebebleri de aleyhine döndürmeye muktedir olduğuna inanmalıdır.
Buna inanırsa, mü'min muvahhid, inanmazsa müşriktir.
Demek sebebler ne olursa olsun hakiki tesirci değildir, hakiki tesir Allah Teala'ya mahsustur. ,
Kutb-u Rabbani, rahmetullahi aleyh, El-Feth-ur-Rabbani adlı eserinde diyor ki:
" Tevhid, zarar ve menfaatin sadece Allah Teala zülcelal hazretlerinden olduğuna inanmaktır. Tevekkül ise, sözünde, fiilinde ve her halinde doğru olarak O'na dayanman, itimad etmen ve sebeblerden, erbablardan kesilmendir. Hatta ve hatta gücünden ve kuvvetinden ayrılmandır. Eğer bu varsa tevhid vardır."
Zünnuni Mısri, rahmatullahi aleyh, Tevhidden sorulunca şöyle cevap vermiştir:
" Tevhid, birleşmeksizin ve karışmaksızın her şeyde Allah Teala'nın kudretini , alet ve edevatsız yani mücerred "kün" emriyle eşyayı yapıp sanatını icra ettiğini, her sebeb ve sanatçının ileti ve sanatçısı olduğunu bilmendir. Nefsinde suretlenen hiçbirşeye Allah Azze ve Celle benzemez bir Zat'tır."
kaynak: Ahlaki Reçeteler, üstaz ismail çetin rahimehullah, Dilara yayınları
|