|  |
| | محمد ديار بكري (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1.760
Yarışma Puanı: 290 Teşekkür etti: 3.924
Teşekkür aldı: 1.600 konuda 6.347 kere
| 46. Allah Teâlânın va’dini inkâr veya hafife almak, meselâ Kıyâmet’i, kabir azabını, Sûr’a üfürülmesini inkâr etmek. 47. “Allah bana Cennet’i verse, sensiz gitmem”, “Allah Teâlâ falanla Cennet’e gir, dese; girmem”, “Senin yüzünden Cennet’i vereceklerse, istemem”, “Senin yüzünden Cehennemlik olacaksam, olayım” demek. 48. Kendisine zulmeden bir zalime, zulme uğrayan kişinin “Mahşer’de senden hakkımı alırım” dediğinde “Sen beni nereden bulacaksın, Mahşer’de ne işim var” diye karşılık vermesi. 49. Birine “Dünyayı bırak; âhirete yönel” denildiğinde “Peşin olanı, borç için terk etmem” diye cevap vermek. 50. “Âhirette yalnız rûh azab görür, beden değil” demek. 51. “Sen -haşa- Allah olsan, senden yine de hakkımı alırım” demek. 52. Küçük günah işleyen birine “Tevbe et” denilince “Ne yaptım ki, tevbe edeyim” diye cevap vermesi. Ulemanın büyük çoğunluğuna göre, bilmeyerek de olsa küfür söz söyleyen veya küfür işleyen kâfir olur dediler! Onlar şöyle derler: “İman ve küfür hususunda bilmemek, özür değildir.” Ancak, bir kısmı da bilmeden olursa, küfür olmayacağını söylediler. Yani, cehaleti mazeret kabul ettiler. Ancak, hakim böyle bir şeyi işittiğinde af etmez ve şer’î hükmü tatbik eder. Kalbe gelen bu tür düşünceler, dille söylenmedikçe vesvesedir. Halis imandan kaynaklanır. Yani, küfür olmaz. Bu tür şeylerin kalbde yer etmesi zararlıdır; ancak, gelip geçici olursa zararı yoktur.
Konu diyarbekrî tarafından (10.04.2008 Saat 21:42 ) değiştirilmiştir..
| 
10.04.2008, 21:40
| |
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
| | | محمد ديار بكري (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1.760
Yarışma Puanı: 290 Teşekkür etti: 3.924
Teşekkür aldı: 1.600 konuda 6.347 kere
| 53. Namaz kılmayana “Namaz kıl” dendiğinde “Ben elimi namazdan yıkadım”, “Bu iş uzundur, bana ağır gelir”, “Ramazana bıraktım, o zamana kadar sabredeceğim”, “Namazı gömdüm”, “Namazı ektim”, “Namaz kılsam ne kârım olur” demesi. 54. Ramazan ayı gelince “Yine ağır iş geldi” demek. 55. “Zekâtını ver” diyene “Ben zekât mekat vermem” demek. “Keşke faiz, zulüm helal olsaydı” temennisinde bulunmak. 56. “Ben şarap içerim, kimmiş haram diyen” denilmesi. 57. “Şeriate göre hüküm şöyledir” diyen birine “Ben şeriat meriat tanımam, şeriatsız amel ederim” demek. Ancak bazı ulema bunun küfür olmadığını söylediler. 58. “Haram mal, bana helal maldan daha sevimlidir” demek. 59. “Şeriatle hükmü bırakıyorum; çünkü, şeriat hiyle hurdadır” demek. 60. “Din ilimlerini öğrenenler için melekler kanatlarını yere koyarlar” dendiğinde “Ben onları çiğnerim” ya da ayağını yere vurarak “Ben onları yere batırırım” demek. | 
12.04.2008, 16:10
| |
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | محمد ديار بكري (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1.760
Yarışma Puanı: 290 Teşekkür etti: 3.924
Teşekkür aldı: 1.600 konuda 6.347 kere
| 65. “Âlim” kelimesini küçülterek “âlimcik” demek. 66. “İbadettir” diyerek çalgı çalmak, raks etmek. Küfürlerine rıza göstererek mecûsînin “kulunsuvey”ini, hıristiyanın “zünnar”ını bağlamak. 67. Dîni bir görev veya gaye olmaksızın küfür diyarına gidip onların kılık kıyafetlerine bürünmek. 68. Güldürmek gayesiyle dînî bir konu veya kutsalı alaya almak. Bu tür fıkralar uydurmak. 69. “Senin ortağın yoktur”, “şeyhim benzersizdir” demek. “Zamanımızda” kaydıyla söylenirse küfür olmaz. Çünkü, Allah Teâlâ zamandan münezzeh, gerisi ise zamanla kayıtlıdır. 70. “Filânın katli bana helaldir” demek ve böyle diyen birini “Doğru söyledin” diye tasdik etmek. “Şer’î hükmün olduğu yerde, vaz’î kanunla hükmetmek güzeldir” demek. | 
13.04.2008, 21:27
| |
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 239
Teşekkür etti: 41
Teşekkür aldı: 136 konuda 333 kere
| Ninja Kedi´isimli üyeden Alıntı Bismillah...
Ufak bir ekleme daha yapılacak olunursa;
Bir sözün sahibinin kafir olması için o sözü cehaletinden veya dalaletinden değil küfür amaçlı söylediğinin sabit olması gerekir. Bir takım sözler halk arasında bilinçli olarak küfür amaçlı değil cehaleten kullanılmaktadır.
vesselam Ninja Kedi´isimli üyeden Alıntı Bismillah...
Ufak bir ekleme daha yapılacak olunursa;
Bir sözün sahibinin kafir olması için o sözü cehaletinden veya dalaletinden değil küfür amaçlı söylediğinin sabit olması gerekir. Bir takım sözler halk arasında bilinçli olarak küfür amaçlı değil cehaleten kullanılmaktadır.
vesselam peki ehli sünnetde cehalet sahibi cehaletinden ötürü mahşer günü mazurmudur.?
elbetde böyle kimseleri aceleden tekfir etmemek lazım iken yinede bu tür sözleri etmekde mazurmudurlar.?
ben bu sözü - yorumu kabul edemem.zira kişiye lazım gelen ilmihal ve de akaidi bilgilerini öğrenmekdir buda farz-ı ayn dır.. yine böyle kişilerin bu tür sözleri cehaletlerinden ötürü ediyorlar olsalar dahi yinede fıkhi ve de akaidi meselelerde heva ve heveslerine uyuyorlar demekdir. misal vereyim : bir gün kızını okumak için (başörtülü okuyamıyormulş bayan..!! okumasın canum medreseye girsin subhaneke 'nin manasını öğrensin) yurtdışına tek başına gönderen bir kimseye bunun fıkhen caiz olmadığını delilleri ile ifade etmeme rağmen cahilce fakire laflar eylemişdir.
bu tip kimseler heva ve heveslerine uygun fetva vericilere tabi oldukları onları tv lerde radyolarda gaztelerde dinledikleri takip etdikleri için onlar asla ve asla mazur değiller. heleki patagonya gibi bir yerdede yaşamıyorlar.
bu dini mübin islam heva ve heveslere asla cevaz vermemişdir..kıyamete kadar da böyle devam edecekdir.
fi emanillah.
Konu molla tarafından (14.04.2008 Saat 07:52 ) değiştirilmiştir..
| 
14.04.2008, 07:41
| |
molla isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | Kayıp Yolcunun Şehri:)
Üyelik tarihi: 10.08.2007
Mesajlar: 595
Yarışma Puanı: 300 Teşekkür etti: 41
Teşekkür aldı: 496 konuda 1.732 kere
| Bismillah...
"cehalet" kavramını nasıl tanımladığınıza göre sualin cevabı değişir azizim...Bir sözü bilerek,bir takım deliller ileri sürerek savunma babında ortaya çıkan cehalet başkadır,bilinçsizce,öyle duyduğu ve kastetmek istediği mananın o şekil ifade edildiğini öğrendiği için söyleyen kişinin gösterdiği cehalet farklıdır...Bilinçsizce söyleyen kişi söylediğinin ne anlam ifade ettiğini bilmediğinden mazurdur..Zira bilse yapmazdı....KİŞİ, ATEŞİN YAKICI ZARARINI BİLSE ATEŞE ELİNİ SOKAR MI?
Verdiğiniz misale gelince..Bu konuda vakt-i zamanında Hayreddin Karaman hocadan bir iktibas size aktarıldığında Hayreddin Hocayı "sapıklıkla" itham etmiştiniz. Mecellenin 29.maddesi "Ezmanın tegayyuru ile ahkam tegayyur eder" kaidesidir.Zira ezmanın tagayyur etmesi ile hükmün menatı değişmiş olabilir.Hükmün menatı değişirse hüküm de değişir. Yolculuk meselesinde şartlar vuku bulduğunda bir problem yoktur. Hayreddin Hocanın bu konuda zikrettiği hadiste şartlar uygun olduğunda kadının tek başına yolculuk edebileceği değil ETTİĞİ görülmektedir. Yolculuk ile ilgili hadislere bakıldığında mesafe,süre gibi etmenlerin farklılık arzettiği görülür. Bunun nedeni mevzu bahis hadislerin,suali soran kişilerin ŞERAİTİNE göre söylenmiş olmasıdır.Dolaysı ile taabbudi bir emir olarak algılanamaz.Ezma tagayyur etmiş,şartlar uygun hale gelmiş ve Hz.Ömer devrinde bir kadın tek başına yolculuk etmiş.
Farklı perspektiflerden de iddialarınız irdelenebilir.
vesselam | 
15.04.2008, 14:34
| |
Ninja Kedi isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | yazı yazmıyorum üleeen:)
Üyelik tarihi: 06.02.2008
Mesajlar: 411
2 Albümü var
Yarışma Puanı: 580 Teşekkür etti: 2.213
Teşekkür aldı: 398 konuda 1.560 kere
| Allah razı olsun hepinizden
__________________ DünyA MaLı ElDe İkeN DüşMaNlaRın DosT OluR,DünYa MalI OlMaInCa DoStun BilE YoK OlUr | 
15.04.2008, 14:43
| |
^MuHaMmEd^ isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 19.04.2008
Mesajlar: 5
Teşekkür etti: 3
Teşekkür aldı: 6 konuda 10 kere
| ALLAH Razı Olsun Kardesim Bizleri Bilgilendirdigin İCin ALLAH'im Kufre Dusurmeyi Ummet-i Muhammed'i bilmeyerek de olsa Dusmemeyi Nasip Eyler İnsallah Amin. | 
05.05.2008, 23:12
| |
Muhammed isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Mukallid
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.329
Yarışma Puanı: 900 Teşekkür etti: 4.499
Teşekkür aldı: 1.277 konuda 5.666 kere
| Sual: Allah mekândan münezzeh olduğuna göre, (O her yerdedir) demek caiz olur mu? CEVAP
Her yerde demek de, mekân tayin etmek olur. Bütün mekânları yani her yeri yaratan, Allahü teâlâdır. Yaratılan, yaratana mekân olamaz. Bunun için, her yerde değil, (Mekândan münezzehtir) demelidir. Seyyid Abdülhakim-i Arvasi hazretleri buyuruyor ki:
(Allah her yerde hazır ve nazırdır) denirse, bunu mecaz olarak anlamak gerekir. Yani zamansız ve mekânsız, hiçbir yerde olmayarak hazır ve nazır demektir. Böyle olmazsa, Allahü teâlâyı zamanlı ve mekânlı bilmek olur ki, bu da caiz olmaz. Onun için, Allah yer yerde denmez. | 
17.05.2008, 22:44
| |
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| |  | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:20 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |