|
Bil ki; ruh hakkında konuşmak anlatılması zor bir iştir..Bu hususta dili tutmak akıl sahiplerinin yoludur.Bu hususta şöyle buyrulmuştur;
“Rasulüm, sana ruhun mahiyetini soruyorlar. De ki; Ruh Rabbimin emrinden ibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmiştir.” İsra- 85
Dinin emirlerine sarılmış kimselerden ruh hakkında söz edenlere gelince; onlardan bir cemaat bu meselede istidlal ve nazar yoluyla söz ederken, bir grup cemaat da zevk ve ilahi vecd yoluyla konuşarak fikri kullanmamışlardır.
Cüneyd-i el Bağdadi (k.s) demiştir ki;
“Ruh, Allah Teala’nın ilmini zatına ait kıldığı bir şeydir.Onun hakkında ‘o, mevcut olan bir şeydir’ demekten öte bir şey söylemek caiz değildir.”
Ebu Abdullah en-Nebbahi (k.s) demiştir ki;
“Ruh, hissetmekten gizli, dokunmaktan yüce, kendisi hakkında da ‘o, mevcut olan bir şeydir’demekten fazla söz edilmeyen bir cisimdir”.
Bu zat, ruh hakkında konuşmaktan men’etmişse de kendisi onun bir cisim olduğuna hükmetmiştir. Böylece sanki kendisi de onun hakkında konuşmuş olmaktadır.
Bazıları da demiştir ki;
“ Ruh, bir yoğunluk içinde ayakta durabilen latif; gözden saklı bir varlıktır. Nitekim görme de bir yoğunluk içinde durabilen latif bir cevherdir.”
Bu sözde tenkite açık bir taraf vardır.
“Ruh, eşya ile kaim olan manadır. Ve o haktır.” demişlerdir ki, yine bunda da tenkit söz konusudur. Ancak bu söz, ruhun, hayat manasına hamledilmesi halinde uygun olur.
Diğer bazıları ise, ihya; hayat verenin sıfatıdır. Nitekim yaratma da, yaratıcının sıfatıdır.
Allahu Teala; “De ki; ruh, Rabbimin emrindendir.” buyurmuştur. O’nun emri; kelâmıdır, kelâmı ise mahlûk değildir Yani; ruh, Allahu Teala’nın “hayat ol” emri ile hayat olmuştur, demişlerdir.
Bu görüşe göre; ruh cesedde bir manadan ibaret değildir.Bu durumda yukarıda zikrettiğimiz sözlerin bir kısmından ; bazılarının ruhun ezeli olduğuna, bazılarının da hâdis, sonradan yaratılan bir varlık olduğuna inandıkları ortaya çıkmaktadır.
Sonra insanlar, Rasulullah(aleyhisselam) efendimize sorulan ruh hakkında da farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Bir cemaat ruhun, Cebrail/a.s) olduğunu söylemiştir.
Müminlerin emiri Ali b. Ebi Talib(r.a) in şöyle dediği nakledilmiştir.
“O, meleklerden bir melektir. Onun yetmiş bin yüzü vardır. Her bir yüzünün de yetmiş bin dili vardır.Her bir dili için yetmiş bin lügat vardır.Bütün bu lügatlerle Allahu Teala’yı tespih eder.Allah her bir tesbihden kıyamete kadar meleklerle uçan bir melek yaratır.”
Ş.Sühreverdi, Avarifü'l Mearif, s. 423-426
Bu bahis devam edecektir inşaallah..
|