Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 70 (20 Kayıtlı ve 50 Misafir) bulunmaktadır.
Grup arşivinde gezerken buldum bu yazımı Ta 2001 yılına ait
"Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş" dedim ve buraya da taşıyorum
O’NA RUHUMUN YARALI OLDUĞUNU SÖYLEYİN
Sevmek sevilene yapılan en güzel duadır.. Dua, Allah’ın güzel isimlerine âşık olmak demektir.. Allah’a en çok dua edenler, O’na en çok âşık olanlardır.. Dua, Allah’ın her emrine sorusuz teslim olmak demektir.. Söyleyin! Dua, hangi yüreği çaresiz, yarı yolda komuştur?.. Dua ,kimi ulaştırmamıştır ki O Dost’a.. Gözlerinizdeki nem, duaya dönüşmedikçe ağlamış sayılmazsınız..
EVET DOSTLAR! Şu anda elimde bir kitap var, sizlerle paylaşmak istediğim..
Yukarıdaki yazılar, O kitaptan..
Adı: O’na ruhumun yaralı olduğunu söyleyin Yazarı: İsmâil AcarkanVural Yayıncılık- 3. baskı Ve içinde: Dua hakkında bilmek istediğiniz herşey..
Üslup oldukça güzel, akıcı, sadece bazı duaların tercümesinde bu akıcılığını kaybetmiş gibi..
Konu tek.. Fakat “her telden” diyebileceğimiz kadar çeşitli kaynaklardan istifade edilmiş..
Bu arada, herkesin bilip, okuduğu bazı duaların da tercümesi var kitapta.. Mesela; benim de, sıkça okumaya gayret ettiğim, Abdulkâdir Geylânî Hazretlerinin meşhur duasının da tercümesi var.. Hani şöyle başlıyor;
İlâhî! Günahlar dilimi tuttu.. Emrine itaatsizliklerimin çokluğu, utancımdan ne diyeceğimi bilmez hale getirdi.. Şiddetli gaflet sesimi kıstı.. Rahmet kapını çalıyor ve efendim, dayanağım olan şeyh Abdulkâdır Geylânî’nin Sence makbul ve katında tanınan sesiyle, mağfiret kapında durarak sesleniyorum..Ey!................. diye devam ediyor..
Çok hoş bir dua, bilmeyenler okusun derim..
Şu da kitaptan:
Güney Amerika’da bir yerliye sorulur:
-Dua ediyor musunuz?..
-Tabii ki ediyoruz.
-Peki, Yaratıcı’dan neler istiyorsunuz?..
-Neden, neler istiyorsunuz dediniz ?..
-O, herşeyi bize verdi..O’ndan istenecek şey yok..
-Sadece O’na teşekkür etmemiz gerekiyor.
-İşte bizim duamız, O’na şükürdür, der...
ANLA VE AĞLA GÖNLÜM!..
Kitapta daha ne güzellikler var.. Tabii ki hepsini yazamam : ))Meraklısı okusun..
Kitabın ufak tefek hataları olsa da okunmaya değer..
İlk göze çarpan ve bana hiç te hoş gelmeyen bir hatasını da bu arada belirtmeliyim;
Yazarın, Efendimizin adını yazarken, sanki normal bir isim gibi hafî olarak, sıkça zikretmesi bir garip..
Edebî kaygılarla mı yoksa ileri bir aşk mertebesi mi, Hallac benzeri.. Bilemedim.. Malûmunuzdur, Üstad Necip Fazıl ve niceleri, yazılarında O İsmi bir kerecik bile yazmaya , kendilerini layık bile görmemişlerdir..
Evet kitap tanıtımı bu kadar..
Alın okuyun!Hani çok susarsınız da, buz gibi bir bardak su içer, serinlersiniz..işte öyle birşey..
Bu kitap tanıtımı vesilesiyle, herkese bir çift sözüm var : ))
Aynı zamanda bu bir ÇAĞRIDIR, biline..
Sizler hiç kitap okumaz, film seyretmez misiniz?..
Evde, okulda, sokakta, hiç mi ibret alınacak,sizi dağıtacak(!) birşeyler yaşamazsınız?
Evet mi?..
E o zaman paylaşın bizimle yorumlarınızı..
Paylaşın bizimle yüreklerinizi..
Hiç kimseden edebî harikalar istemiyoruz.. Sadece sizi ötelere götüren, size birşey katan; bir kitabı, bir filmi, olayı, anıyı, hatırayı, kısaca güzelliklerinizi paylaşın bizimle..
Yani bizleri de sizin ötelerinize konuk edin..
Yüreğinizde bize de yer açın..
Sanırım hepiniz de, nette sürekli elden ele dolaşan yazıları değil, amatör kalemleri okumayı tercih ediyorsunuz, bana göre ilk sıra onlarındır..
Ama biliyor musunuz, şaşılacak şey; herkes bu noktada hemfikir olmasına rağmen yazan çok az..
Dedim ya ille de edebî olacak diye bir şart yok..
Kimsenin öyle bir kaygısı da yok..
Yeter ki şöyle deyiniz, Hoca merhum gibi; “Ben yazdım oldu.”
Eli kalem tutanlar bilir, onlar için, yazan için, herşey malzemedir.. Bir bakıştan, bir gülüşten, bir sözden sayfalar çıkar..
Bu öyle bir şeydir ki, yazmadan duramaz insan, uyuyamaz, her yer kalem olur, kağıt olur, kalemi benim gibi şöyle kenarından tutanlar böyle oluyorsa, siz düşünün artık yazarları.. Allah yardımcıları olsun..
Bu çağrıya icâbet ediniz.. Bekliyoruz..
Kitaptan bir bölümle bitirelim;
Sonucu sebeplerden değil, Allah’tan istemenin ve beklemenin adıdır dua..
Yani; Dua, meyveyi ağaçtan değil, Allah’tan istemektir..
Dua aklıyla değil kalbiyle yönelmektir Allah’a..
Soru ve şüphe yoktur onda.. İnanç ve bağlılık vardır..
Allah’ın karşısına sizi yaratmış olduğu gibi çıkın; âciz ve fakir..
Ki O, sizi zenginleştirsin!
İlâhî!
Ömrüm bitip tükenecek bir dakikadan ibarettir.. Halbuki maksat ve arzularımın sınırı yok.. Bunların üstesinden ancak senin yardımınla gelebilirim.. Beni arzu ve maksatlarıma dilediğin zaman ve mekanda ulaştıracak sensin..Senin yardımını bekliyorum..
can ablacım gönlüne sağlık o kitabı bende okumuştum hatta başlığı görünce hemen aklımdan geçti satırlar kitapta altını çizdiğim yerlerden ilk açtığımda gelen satır
Yağmur,toprağın;
Güneş gecenin duasıdır.
Cennet cehennemin
MUHAMMED (sav) gariplerin
ALLAH cc Muhammed'i sevenlerin....
dua olmak ümidiyle
__________________ ALLAH cc görüyor herşeyi a gülüm!
arzda ki halifesi sensin sendedir düğüm!