| La Tekulü Raina ,ve Kulü Unzurna يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُوا وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Ey îman edenler, bizi de dinle, demeyin, bizi de gözet, deyin ve dinleyin. Kafirlere elim bir azâb var*dır
BAKARA SURESİ 104.AYET-İ KERİME
ALLAH Teâlâ mü'minlerin sözleri ve fiilleriyle kâfirlere benzemele*rini yasaklamıştır.
Şöyle ki; yahûdîler sözlerini söylerken tevriye san' atını kullanarak maksadlarını eksik söylerlerdi. ALLAH'ın la'neti onların üzerine olsun.
Meselâ bizi dinle dediklerinde ( rayna ) «bizi de gö*zet» derlerdi. Nitekim ALLAH Teâlâ şöyle buyurur : «Yahudilerden de bir kısmı sözleri yerlerinden değiştirirler ve derler ki; dinledik ve isyan ettik. Ey dinlemez olası, bizi dinle ve bizi gözet». Dillerini eğip büke*rek ve dîne ta'n ederek söylerler. Eğer onlar dinledik ve itaat ettik, bizi dinle ve gözet demiş olsalardı, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak ALLAH onlara küfürlerinden dolayı la'net etmiştir. Onlardan pek azı müstesna îman etmezler. (Bakara, 93)
Hadîslerde on*ların birçok haberleri vârid olmuştur. Şöyle ki; onlar selâm verdikleri zaman «esselâmü aleyküm» yerine ( ) essâmü aleyküm diyorlardı ki sâm; ölüm demektir.
Bunun için ALLAH Teâlâ, onlara kar*şılık verirken ve aleykümüsselâm yerine ve aleyküm demekle yetinme*mizi emretti. Bu duâ onlar için kabul olmaz ama, bizim onlar için duamız kabul olur. Maksad şudur: ALLAH Teâlâ mü'minlerin kavlen ve fiilen kâfirlere benzemelerini yasaklamıştır.
Bunun için de «Ey îman edenler, bizi de dinle» demeyin. «Bizi de gözet» deyin ve dinleyin. Kâ*firler için çok acıklı bir azâb vardır» buyurmuştur.
İmâm Ahmed İbn Hanbel... Abdullah ibn Ömer'den nakleder ki; Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuştur :
«Ben; kıyametin eşiğinde kılıçla gönderildim. Tâ ki şirk koşulma*dan yalnızca ALLAH'a ibâdet edilsin diye. Benim rızkım mızrağımın göl*gesinde kılınmıştır. Zillet ve küçüklük benim buyruğuma muhalefet edenlerin üzerine verilmiştir. Kim de bir kavme benzerse şüphesiz on*lardandır.»
Ebu Dâvûd... Abdullah İbn Ömer'den nakleder ki: Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş :
«Kim bir kavme benzerse onlardandır.»
Bu hadîsde şiddetli yasak ve korkunç tehdit vardır. Kâfirlere; fiil ve ka*ville, giyecek ve bayramlarla, ibâdet ve bizim için meşru kılınmamış diğer hallerle benzemekten kaçındırma vardır.
İbn Ebu Hatim der ki, bana babam... Ma'n veya Avn'dan, ya da her ikisinden nakletti ki, adamın biri Abdullah İbn Mes'ûd'a gelmiş ve demiş ki; bana bir söz söyle. O da demiş ki; ALLAH Teâlâ'nm «Ey îman edenler» buyruğunu duyduğun zaman onu gözet ve kulağını ver, çün*kü onda bir hayır emri veya bir şer yasağı vardır.
A'meş, Heyseme'den naklen der ki; Kur'an'da okumuş olduğumuz «Ey îman edenler» kavlinin Tevrat'taki karşılığı ey miskinlerdir. Mu-hammed İbn İshâk, Muhammed İbn Ebu Muhammed kanalıyla Saîd İbn Cübeyr'den veya İkrime kanalıyla İbn Abbâs'dan nakleder ki
( unzurna ) «bizi gözet» kelimesi, kulağını bize ver, demektir.
Dahhâk,ibn Abbâs'dan nakleder ki; «bizi de dinleyin» demeyin «bizi de gözet» deyin ve dinleyin» âyeti konusunda şöyle demiştir: Onlar Hz. Pey*gambere kulağım bize ver diyorlardı, ancak kullandıkları (rayna) keli*mesi bize veriştir, der gibi idi. İbn Ebu Hatim der ki, Ebu'l-Âliye, Ebu Mâlik, Rebî' İbn Enes, Atiyye el-Avfî ve Katâde'den de buna benzer bir rivayet nakledilir
. Mücâhid der ki; «bizi de dinleyin demeyin», âyetin*den maksad, aksini söylemeyin demektir. Bir rivayete göre de bizi din*le ve biz de seni dinleyelim demektir. Atâ'ya göre; bu söz Ansârm söy*lediği bir lügat tarzıdır ki ALLAH onu yasaklamıştır.
Hasan der ki: «Bizide dinle demeyin» âyetindeki) kelimesi alaylı ve istihzâlı sözdür. ALLAH bu âyetle onların Hz. Muhammed (s.a.) in sözlerini alaya almalarını ve İslâm'a davet etmesini istihza ile karşılamalarını yasak*lamıştır. İbn Cüreyc'in de böyle dediği rivayet edilmiştir. Ebu Sahr der ki; Rasûlullah (s.a. ) arkasını döndüğünde mü'minlerden ona muhtaç olanlar; kulağım bize ver, derlerdi. ALLAH, Rasûlü Zîşânına böyle den*memesini ve saygılı davrarîîlmasını buyurmuştur.
Süddî der ki; Kaynuka oğullarına mensûb yahûdîlerden Rifâa İbn Zeyd denilen bir adam vardı, Hz. Peygamberin huzuruna gelip onunla konuşurdu, konuştuğunda kulağını bana ver, beni dinle, derdi. Müslü*manlar peygamberlerin böyle saygüı ifâdelerle karşılandıklarını zanne*derlerdi. Onlardan bir kısmı da böyle derlerdi —Nisa sûresinde buyu-rulduğu gibi— ALLAH Teâlâ mü'minlerin bizi dinle demelerinin böyle*ce önüne geçmiştir. Abdurrahmân İbn Zeyd İbn Eşlem de buna benzer bir rivayet söylemiştir.
îbn Cerîr der ki; bizim yanımızda bulunana göre bu sözün doğrusu ALLAH Teâlâ mü'minleri, nebiyy-i Zîşânına bizi dinle demekten nehy etmiş olmasıdır. Çünkü bu ifâdenin nebîyy-i Zişâna söylenmesini ALLAH hoş karşılamamıştır. Bunun benzeri Hz. Peygam*berden nakledilen «üzüme tiyek demeyin sadece asma deyin» keza «kulum demeyin delikanlını deyin» ve buna benzer ifâdelerdir.
ibni kesir tefsiri.
not: yahudiler rayna kelimesini kullanırlar.mümimler ise raina.bu iki kelime benzer olduğu için onlarda peygamberimiz ile alay etmek için rayna derlerdi.yine bakınız ruhul furkan ilgili ayetin tefsiri |