Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 42 (1 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.

Online  gul555


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Kur-an'ı Kerim » Kuran Ve Sunnet


Cevapla
 
Seçenekler
Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41


 
 
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 10 konuda 18 kere
Kuran Ve Sunnet

Kuran, İslam'ı oluşturan iki temel unsurdan birisidir. Diğer unsur Hz Muhammet'in sünnetidir. Kuran'ın hak bir kitap olduğunu kabul edebilmek için Hz. Muhammet'in hak peygamber olduğunu kabul etmek gerekir. Sünnet ve Kuran'ı ayrı olarak zikrettik ama bu yanlış anlaşılmasın. Sünnet Kuran'a bir alternatif değildir. Sünnet peygamberin işleri, adetleridir ve bu adetler Kuran'a göre şekillenmiş, Kuran'dan esinlenerek meydana çıkmıştır. Kuran ve Sünnet'i birbirinin tersi sanmak büyük bir yanlıştır. Bazı uydurma hadislerin olduğu bilinmektedir ama bunun bahanesiyle tüm hadisleri yalan sayan insanlar vardır.

Yalnız Kuran diyerek Kuran'ı bir simge haline getirip Kuran'ın manasından uzaklaştırmayı hedefliyorlar. Bu insanların bir çoğu koministlerden farksızdır. Onlar da koministler gibi devrimci bir zihniyete sahip olup Hz Muhammet ve ondan sonra gelen islami liderleri devirmeyi amaçlamışlardır. Onlara göre Hz Muhammet'i ve ondan sonra gelen bazı insanları bir lider kabul etmek bir ruhbanlıktır. Onlara göre Hz Muhammet'e ihtiyaç yoktur. Kuran'ı elimize alır gerçeği buluruz derler ama o Kuran'ın anlattığı peygamberi tanımazlar. Bu insanlar genellikle mezhepleri inkar eden cinstendirler ama kendi verdikleri hükümlerle yeni bir mezhep meydana getirmeye çalıştıklarının farkında değildirler. Bu insanlar materyalist bir zihniyete sahip olup Kuran'ı her türlü manadan ayrıştırıp Kuran'ın sadece bir emir kitabı olduğunu, onda bulunan emirlere uyulabilmesi için her türlü kötülüğü yapmanın doğru olduğunu savunurlar. Bu insanlar Allah'ın isteklerini diğer insanlara zorla yaptırmayı amaçlamışlardır. Bu insanlar Allah'ın rahman ve rahim ismini bilmezler ve bilmek istemezler. Allah'ın kendi yarattıklarına ne kadar methametli olduğunu bilmek istemezler. Çünkü onlar yaptıkları kötülüklerden dolayı Allah'ın rahmetinden kovulmuş olan insanlardır veya bu isnanlara uyanlardır. Bu insanlar bir zamanlar doğru sandığı nefsani isteklerinin ülkelerine ne kadar zarar verdiğini görmüşlerdir. Kendi ülkeleri karanlık olduğu için aydınlık bir ülke olan Türkiye'yi de kendilerine benzetmeye çalışmaktadırlar. Kendileri helak edilmek üzere olan bir ülke olduğu için Türkiye'nin de helak olmasını istemektedirler. Onların İslam'la olan tek alakaları anayasalarında geçen şeriat kelimesidir. Onlar şeriatın ne olduğunu bile bilmezler. Bu insanların amaçlarıyla bazı dinsiz insanların amaçları aynı olduğu için bu insanlar müslüman gördüğü topluluklara karşı fikir alış verişi yaparlar ve birbirlerini desteklerler.

Bir kaç hafta önce bir sarkici türk halkına meal okumalarını ve bu meallere göre iş yapmalarını söylüyordu. Büyük bir ihtimal bu insan ne yaptığının farkında değildi ama birileri onu yönlendirmiş olmalı, o da onların dediğini yapıyor. Normal de meal okumanın bir sakıncası yok ama şunu bilmek gerekiyor. Kuran'ı ancak temiz akıl sahipleri anlayabilir. İnsan ne kadar temizse Kuran'ı o kadar anlar. Bir de okuyup geçmekle olmuyor bu işler. Kuran'da yaşanmış bir sure anlatılıyor ve daha sonra şöyle deniyor:"Temiz akıl akıl sahipleri için bu hikayelerde ibret vardır"

Bugün de bir gazete de bir ehli dunyanin Kuran'la ilgili bazı sözleri yer aldı. Onu da bazı dostları yönlendirmiş olmalı. Kuran ne diyorsa odur diyor. Yani sakın Kuran'a aykırı bir fikir söyleme, asarım, keserim seni bitirim diyor. Aslında o öyle söylemiyor da insanların öyle söylemesini istiyor. Kuran'da yazan şeylere güvenirim ama Kuran ne diyorsa odur diyen insanlara güvenmem. Kuran ne diyorsa odur demek farklı fikirlere olan hoşgörüyü ortadan kaldırmaya çalışmak demektir. Kuran'ın doğruluğuna inanır ama başka fikirlere de saygılı olurum. Kaya Ç. Kuran benim anayasamdır diyor. Bu nasıl bir mantık. Kuran'ı bir anayasa kitabı olarak görenler Kuran'da anlatılan hiç bir şeyi anlamamış demektir. Kuran'a bir anayasa kitabı demek Kuran'ı siyasetin bir parçası olarak görmek demektir. Kuran, Sünnet,İslam hiç bir zaman siyasi bir malzeme olamaz ama siyasete ilham kaynağı olabilir. Mesela devlet erkanı birleşir Kuran'dan esinlenerek bir kanun çıkarabilir. Bu doğal bir şeydir ama Kuran'ı bir anayasa kitabı olarak görmek İslam'ın özüne aykırıdır.

Alinti
eski 25.11.2006, 21:16 askiebed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
askiebed isimli üye'ye teşekkür edenler
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 411


 
 
Teşekkür etti: 24
Teşekkür aldı: 62 konuda 106 kere
İkiside aynı şey değilmi Hz. Muhammed canlı Kur' an-ı kerim dir.

Dolayısıyla ondan rivayet edildiği söylenen haller ( sünnetler )Kur' an ile tasdik olunur. Zira Resullullah Kur' an dışı yaşamamıştır zaten.

Yalnız Resullulah' ı bir kenara atıp yalnız Kur' an demek zaten biribirinden olan et ve kemiği ayrmaktırki saçmalık ve gülünç bir düşüncedir.

Zaten Kur' an Allah ve Resul' ünü övmektedir.

Diğer yandan sünnet ve din büyüklerinin aktardıkları önce gelir haşa biz kur'an-ı anlayamayız deyip deyip, değişmeden günümüze gelen asıl kaynaktan uzaklaşmak yalnızca rivayet edilenlere göre yaşamak ta yukarıdaki Resullulah' ı terk etmenin sapıklığından ne farkı kalırki.

Ha eti kemikten ayırmışsınız, ha kemiği etten

Rivayet edilenlerin doğruluğunu ancak Kur' an ile anlayabiliriz.
Kitabımız ayetlerinin büyük bir çoğunluğunu Allah rızasını özeterek okuyan her mümine yeterince açıktır.

Aksini söyleyen kabullenmek istemeyen Allah muhafaza kafir olur.

Çünkü ayet var apaçık öğüt alınması gereken bir kitap olduğu hakkında.

Yoksa onu bazı sınıflara has kılmak ve kendinden uzaklaştırmak hem açık olduğu ayetini bile bile inkara hemde kişinin kendisine yaptığı en büyük zulm dür.

Elbette hepimizin anlamayacağı ayetler vardır. Buralarda da Rabbimizin bunda bir hikmeti olduğunu düşünüp yine Allah' a sığınmak en doğrusu değlmidiir.

Elbette İslam alimlerini okumak dinlemek gerekir elbette Rivayet edilen hadisleri dikkate almak gerekir ancak aktarılanları Kitabın bütünlüğünün ve İslam' ın genel esaslarına örtüşmesi ölçüsünde.

Geçenlerde bir kardeşimiz yazısında hatırladığım kadarıyla şunu demişti.

Kardeş bizde bilmeden seni incittiysek hakkını helal et. Neticede ben bir tarikat mensubuyum ve doğal olarak zoruma gitti tepki verdim.

gibi birşeyler yazmış.

Güzel kardeşimde insanların aktardıklarının doğruluğunu hükmü kesin gerçek olarak kabul olan Allah' ın ayetleri ile ölçüp değerlendirmenin neresi yanlıştır.

Eğer bir kişinin aktardıkları Allah' ın ayetleri ile örtüşmüyorsa o kişinin insanlar nezdindeki büyüklüğünün ne önemi vardırki.

Bu ifadem çarptırılmasın elbette nesiller boyu bize İslam' ı ataran açıklayan alimler gelmiştir ve gelecektir, bunu kitabımız tasdik ediyor zaten.

Bizim dikkat etmemiz gereken aktaranların doğruluğundan emin olmak için Kitabımızı referans almak sadece.

Sakın hala biz anlayamayız kitabı gafletine takılı kalmayın Rabbimizin bu konuda açık ayetleri varken.

Elbette kitabı okuyup kendini bu yola adamış alimlerimizin engin görüşlerinden istifade edeceğiz. Bu bizim için nimettir.

Ancak istifade ederken de dikkat edeceğiz ki farkına varmadan zihnimize olumsuz bir kemirici de girmesin buna nasıl dikkat edeceğiz Kur' an kalkanı ile.

Çünkü alimlerin gerçek alim olup olmadıklarını doğru aktarıp aktarmadıklarını ancak Allah' ın uyarı ve öğütlerini yani Kur' an-ı ölçü alarak anlayabiliriz.


Rahmetli dedem derdiki ;

" Süleyman. Oğlum şunu hiç bir zaman unutma;
Bir kişi dilinde sürekli Allah' ın adını ansa hatta suda yürüse havada uçsa da eğer yalnızca bir hali bile Allah rızasından uzaksa sakın onun dediklerini Kur' an-ın bütünüyle tarmadan kabullenme"

"Dede onu herkes değerli bilsedemi " dediğimde,
"Evet oğlum herkes alim bilsede. Çünkü asıl olan toplumun kabulünü kazanması değil Allah' ın ayetlerinin kabulünü kazanması."

Konu açık değilmi.

Dedem hayatı boyunca hep kitap okumuş hepside Osmanlıca belki enazı 500 sayfalık yüzü geçik kitap şimdi buraya yazınca merağım uyandı onlar nerededir diye küçüklüğümde okurken görürdüm hatta köye gittiğim çoğu zaman dinlerdim.

Şimdi düşünüyorumda dedem vefat edeli 17 sene olmuş bile.


Kardeşler takım tutan fanatikler gibi olmayalım asıl sımsıkı ipine sarılıp doğruluğundan %100 emin olacağımız kitabımıza biz anlayamayız diyerek yüz çevirme gafletine düşmeyelim.

Elbette bizden daha çok Allah yolunda çaba sarfedenlerden feyz alıp onlardan istifade etmemiz oldukça yararlı.

Ancak herzaman öğrendiklerimizi ve bize aktarılanları kabullenirken kitabımızın yani Allah' ın apaçık öğüt ve uyarılarını mutlaka dikkate almalıyız.

Es Selamu aleyküm,
__________________
Bismillahirrahmanirrahim,
ZUHRUF 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
İBRAHİM 52. Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
İSRÂ 41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor.
eski 26.11.2006, 13:33 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:49 .