Bayrak
18 Recep 1429
21 Temmuz 2008, Pazartesi
18 Recep 1429
21 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifre:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş Arama Yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 42 (16 Kayıtlı ve 26 Misafir) bulunmaktadır.

Online  abdetullah, Almula, aşkınsonhecesi, berra, DeRCan, dilerim, garib_yolcu, menekşe, Mukarrebun, Sakallı, siyahsancaktar, sudenaz, Ubeydetullah monaroza, root


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Kur-an'ı Kerim » Ramazan ile ilgili Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i Şerifler


Cevapla
 
Seçenekler
ıııooıoııoııııııoıııııııo
 
Üyelik tarihi: 26.08.2006
Mesajlar: 2,159


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 330
Teşekkür etti: 1,831
Teşekkür aldı: 1,091 konuda 3,050 kere
Ramazan ile ilgili Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i Şerifler

Ayet-i Kerimeler

Ey îman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı (farz kılındı). Olur ki bu sâyede takvâya erersiniz.
Bakara - 183

(Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (oruç) tutar. (İhtiyarlığından veya tedâvisi mümkün olmayan bir hastalıktan dolayı) oruç tutmaya gücü yetmeyenlere, (her güne karşılık) bir yoksulu (sabah-akşam) doyuracak bir fidye vermesi (gerekli)dir. Kim de gönülden gelerek (daha fazla) bir ihsanda bulunursa, bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber (zor da olsa), (işin önemini) bilirseniz, oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.
Bakara - 184

(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur'ân; insanlara hidâyet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi. Sizden kim (mâzereti olmaksızın) bu ay(ın ilk hilâlin)e erişirse/görürse hemen orucunu tutsun, kim de hasta veya seferde (olup da yer) ise, tutmadığı günler sayısınca (câiz olan) başka günlerde (orucunu kazâ etsin). Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez. Bu da, o sayıyı (kazâ ile) tamamlamanız ve size yol göstermesine karşılık Allah'ın yüceliğini tanımanız içindir. Olur ki (düşünür de) şükredersiniz.
Bakara - 185

Oruç (günlerinin) gecesinde eşlerinizle cinsî ilişki kurmanız size helâl kılındı. (Haramdan korunmak ve sükûnete kavuşmanız için) onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah (onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zâfiyet göstereceğinizi bildi de tövbelerinizi kabul edip, sizi bağışladı. Artık bundan böyle onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı (takdir ettiği) şey (nesl)i isteyin. Beyaz iplik siyah iplikten (fecrin aydınlığı, gecenin karanlığından) seçilinceye (tanyeri ağarıncaya) kadar yiyin, için, sonra da orucu akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar tamamlayın. Fakat, mescidlerde i'tikâfa (ibâdete) çekilmiş iken kadınlarınıza yaklaşmayın. Bu (hükümler) Allah'ın sınırlarıdır; sakın sınırlara yaklaşmayın! Allah, sakınıp korunsunlar diye âyetlerini insanlara böyle açıklar.
Bakara - 187

Haccı da, umreyi de Allah (rızâsı) için yapın. Eğer (bir engelle hac ve umreden) alıkonulsanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban (gönderin). Kurban, yerine (Minâ'ya) varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Aranızda hasta olan veya başından bir rahatsızlığı bulunan (traş olan) varsa ona fidye gerekir ki, o (fidye) de ya (üç gün) oruç tutmak, ya sadaka (altı fakire fitre) vermek, ya da bir kurban kesmektir. Güven içinde olduğunuz vakit hac zamanına kadar, umre ile faydalanmak isteyen kimseye (Hacc-ı Temettü yapana), kolayına gelen kurbanı kesmesi; kurban bulamayana da hac günlerinde (ihramlı olarak) üç gün, döndüğünüz zaman da yedi (gün) oruç tutması gerekir; bunlar tam on (gün) dür. Bu, ailesi Mescid-i Haram (civârın)da oturmayanlar içindir. Allah'ın emirlerine uygun olmayan davranışlardan sakının ve bilin ki, Allah'ın cezâsı çok şiddetlidir.
Bakara - 196

(O mü'minler;) tövbe edenler, ibâdet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah'ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlardır. (İşte, böyle) mü'minlere (cenneti) müjdele!
Tevbe - 112

Şüphesiz ki, müslüman olan (Allah'ın emirlerine teslim olan) erkeklerle, müslüman kadınlar; îman eden erkeklerle, îman eden kadınlar itaat (ve ibâdet)e devam eden erkeklerle; itaat (ve ibâdet)e devâm eden kadınlar; doğru erkeklerle, doğru kadınlar; sabreden erkeklerle, sabreden kadınlar; alçak gönüllü (ve saygılı) erkeklerle, alçak gönüllü (ve saygılı) kadınlar; sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle, oruç tutan kadınlar; mahrem yerlerini (haramdan) koruyan/hayâlı erkeklerle, mahrem yerlerini (ve görünümlerini haramdan) koruyan/iffetli kadınlar; Allah'ı çok anan erkeklerle (Allah'ı çok) anan kadınlar (var ya, işte) Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır.
Ahzab - 35

__________________
Profesyonellik, % 20 yetenek ve % 80 alıştırma ile elde edilir; eğer disiplin yoksa ikisinin de değeri yoktur.

Eski 14.09.2007, 23:44 root isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #1
ıııooıoııoııııııoıııııııo
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 26.08.2006
Mesajlar: 2,159


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 330
Teşekkür etti: 1,831
Teşekkür aldı: 1,091 konuda 3,050 kere
Hadis-i Şerifler


Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir.
(Müslim, 6, 60)

Ramazan'da orucunu tutup da Şevval'den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir.
(R. Salihin, 1259)

"İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, Ramazan orucu tutmak, Kabe'ye haccetmek, zekat vermek"
(Tirmizi, İman 3, (2612))

Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i"tikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın". Resulullah (sav)'dan sonra, zevceleri de i'tikafa girdiler.
(Müslim, İ"tikaf 5, (1172))

Resulullah (sav)"a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O, Ramazanın tamamında!" diye cevap verdi.
(Ebu Davud, Salat, 824, (1387))

Bir kadın Resulullah (sav)"a gelerek: "Ben haccetmek için hazırlık yapımştım. Bana (bir mani) arz oldu ne yapayım?" "Ramazan"da umre yap, zira o ayda umre tıpkı hacc gibidir" buyurdu.
(Ebu Davud, Hacc 79, Tirmizi, Hacc 95)

Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.
(Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83)

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.
(Müslim, Sıyam 2, (1079))

Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur.
(Tirmizi, Savm 53, (759); Ebu Davud, Savm 58, (2432))

Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.
(Müslim, Taharet 14, (223); Tirmizi, Salat 160, (214))

Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildigim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!
(Tirmizi, Daavat 110, (3539))

Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin (ve ona bulaşmasın).
(Müslim, Sıyam 164, (1161))

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
(Tirmizi, Cihad 3, (1624))

Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez." (Tirmizi"nin rivayetinde şu ziyade var: "Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.
(Tirmizi, Savm 5)

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.
(Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746))

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.
(Müslim, Sıyam 171, (1155); Tirmizi, Savm 26, (721))

Zahmetsiz ganimet kışta tutulan oruçtur.
(Tirmizi, Savm 74, (797))

Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.
(Buhari, Savm 29; Tirmizi, Savm 27, (723))

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
(Tirmizi, Cihâd 3, (1624))

Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, emr-i bi'l-maruf ve nehy-i ani'l-münker bu fitneye kefaret olur!
(Müslim, Fiten 17, (144), Tirmizi, Fiten 71, (2259))
__________________
Profesyonellik, % 20 yetenek ve % 80 alıştırma ile elde edilir; eğer disiplin yoksa ikisinin de değeri yoktur.

Eski 14.09.2007, 23:47 root isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #2
root isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14,085


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 24,203
Teşekkür aldı: 10,506 konuda 35,316 kere
Allah Resulünden(ASM) ;

-Ey insanlar, büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi.Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır.


Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazları meşru kıldı.

Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.

Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.

Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.

Bu ay yardımlaşma ayıdır, bu ay mü'minlerin rızkını arttıracak aydır.

Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden azat olmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.

Ashab-ı Kiramdan bazıları,


-Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz, dediler.

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem,


-Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir, buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:

Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.

Bu ayda her kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse Allah onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.

Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı kılarsınız, diğer ikisinden ise hiçbir vakitte ayrı kalamazsınız.

Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, Kelime i Şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah'tan mağfiret dilemenizdir.

Vazgeçemeyeceğ iniz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, diğeri Cehennemden Allah'a sığınmaktır.

Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.


(et-Tergib ve't-Terhib, 2:94-95)

Ubade ibni Samit Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Ramazan ayının başladığı bir günde Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu:

-İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah´ın rahmeti sizi kuşatır. O ayda yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir, dualar kabul olunur.

Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder.

Öyleyse kulluğunuzla kendinizi Allah´a sevdirin. Bu ayda asıl şaki olan, Allah´ın rahmetinden nasibini alamayan kimsedir.

(et-Tergib ve´t-Terhib, 2:99)


Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

-Ramazan ayının ilk gecesi girince şeytanlar ve cinlerin azgınları zincire vurularak bağlanır.


Cehennemin kapıları kapatılır, hiçbir kapısı açılmaz.
Cennet kapıları ise sonuna kadar açılır, hiçbirisi kapalı tutulmaz.

Her Müslümanın kalbinde hissettiği bir ses yükselir:


Ey iyiliklere istekli olanlar, hayra yönelin!
Ey kötülüğe arzu duyanlar, kendinizi tutun!

Allah´ın bu gece Cehennemden kurtardığı pek çok kimseler olacaktır.
Bu hal Ramazan´ın bütün gecelerinde tekrarlanır.


(Buhari, Savm: 5; Bed´ü´l-Halk: 11; Müslim, Sıyâm: 2; Nesâi, Sıyam: 5)

---

Ebu Said el-Hudrî Radiyallâhu Anhın rivayetine göre, Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

-Şüphesiz ki, Ramazan ayı ümmetimin ayıdır. İçlerinden hastalananlar olur, onu ziyaret ederler.

Bir Müslüman yalan söylemeden ve gıybet yapmadan oruç tutar, iftarını helal rızıkla yapar, farzları gözetip karanlıkta yatsı ve sabah namazına (camilere) giderse, yılanın derisini değiştirip çıkardığı gibi günahlarından kurtulup çıkar.

(et-Tergîb ve´t-Terhîb, 2:442)

---

Ebu Said el-Hudri Radiyallâhu Anhtan rivayetle Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

-Kim Ramazan ayında oruç tutar, Allah´ın emirlerine uyup yasaklarından sakınarak orucun hakkını verirse, korunması gerekenlerden de korunursa önceki günahlarından arınmış olur.

(Beyhaki, 4:304)


Sehl ibni Sa´d Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

-Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Kıyamet Gününde o kapıdan ancak oruç tutmuş olanlar girer, onlarla birlikte o kapıdan başka hiç kimse giremez.

O vakit, -Dünyada iken oruç tutmuş olanlar nerededir?- diye bir ses yükselir. Onlar gelir, Cennete o kapıdan girerler. Oruçluların en son kalanı da girince kapı kapatılır, artık başka hiç kimsenin girmesine müsaade edilmez. O kapıdan kim Cennete girerse ebedi olarak susuzluk çekmez.


(Buhari, Savm: 4, Bed´ü´l-Halk: 9; Müslim, Sıyâm: 166; Tirmizî, Savm: 55)


Bir başka hadiste de her mü´minin işlediği amele ve ibadete göre Cennetin değişik kapılarından çağrılacağı bildirilir:

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

-Kim ki Allah rızası için (malından iki sığır, iki koyun, iki dirhem) çift sadaka verirse, Cennet kapılarından, -Ey Allah"ın (sevgili) kulu (buraya gel)! Bu kapıda büyük hayır ve bereket vardır- diye çağrılır.

Çok namaz kılan da (Cennetin) namaz kapısından çağrılır.

Mücahitler cihat kapısından çağrılır.

Oruçlular da -Reyyan- kapısından çağrılır.

Sadaka sahipleri de sadaka kapısından davet edilirler.

Ebu Bekir Radiyallâhu Anh:

-Babam, anam sana feda olsun ya Resulallah! Bir mü´minin bu kapıların hepsinden davet olunması müşkül müdür, bir kişi bu kapıların hepsinden davet olunur mu? diye sordu.

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem cevaben,


-Evet, hepsinden davet olunur. Ey Ebu Bekir, umarım ki, sen de o bahtiyarlardan olasın, buyurdu.
(Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Hadis no: 895.)


İbni Abbas Radiyallâhu Anhüma, Hz. Peygamber Sallallâhu Aleyhi Vesellemden şöyle işittiğini rivayet ediyor:

-Şüphesiz ki, Cennet, bir sene boyunca Ramazan ayının girmesi için süslenir.

Ramazan´ın ilk gecesi olunca -Müsire- denilen bir rüzgar, Arş´ın altından eser.

Cennet ağaçlarının yaprağı ve kapılarının halkaları şiddetle sallanır ve bundan dolayı tatlı bir ses işitilir ki, dinleyiciler bundan daha güzelini hiç işitmemişlerdir.

Böylece Cennet hurileri meydana çıkıp Cennetin en yüksek yerinde dururlar ve şöyle seslenirler:

-Evlenmek isteyen yok mu?- Allah onu evlendirir.

Sonra huriler derler ki:

-Ey Cennetin bekçisi! Bu gece nedir?

Bekçi saygıyla cevap verir:


-Bu gece, Ramazan ayının ilk gecesidir. Muhammed´in Sallallâhu Aleyhi Vesellem ümmetinden oruç tutanlar için Cennetin kapıları açıldı.

Sonra Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem buyurdu ki:

Allah (Azze ve Celle) şöyle buyurur:


-Ey Rıdvan (Cennetin bekçisi)! Cennetlerin kapılarını aç ve ey Malik (Cehennemin bekçisi)! Cehennemin kapılarını Muhammed Sallallâhu Aleyhi Vesellemin ümmetinden oruç tutanlara kapat!

-Ey Cebrail! Yeryüzüne in, şeytanların azgınlarına kelepçe vurup zincirlerle bağla, sonra onları denize at ki, Sevgili Habibim Muhammed´in (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) ümmetinin oruçlarını ifsat etmesinler.

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem daha sonra şöyle buyurdu:

Allah (Azze ve Celle) Ramazan ayının her gecesinde, bir münâdiye (çağrıcıya) üç defa şöyle nidâ etmesini (seslenmesini) söyler:

Bir şey isteyen yok mu, isteğini vereyim.

Hiç tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim.

Mağfiret dileyen yok mu, bağışlayayım.

Kim fakire değil, zengine; zalime değil, vefakâra borç verecek?


Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellem devamla şöyle buyurdu:

Ramazan ayının her gününde iftar anında Allah (Azze ve Celle) hepsi de Cehennemi hak etmiş olan bir milyon kişiyi Cehennemden kurtarır. Ramazan ayının son günü olunca Allah Teâlâ ayın başından sonuna kadar Cehennemden kurtardığı kimselerin toplamı kadarını daha kurtarır.

Kadir Gecesi olunca Allah (Azze ve Celle) Cebrail'e (Aleyhisselâm) emreder. Cebrail Aleyhisselâm meleklerle beraber yanlarında yeşil bir sancakla yeryüzüne inerler. Sancağı Kâbe´nin üzerine dikerler. Bu sancağın yüz kanadı vardır. Bunlardan ikisi bu gecenin dışında açılmaz.

Cebrail Aleyhisselâm o iki kanadı bu gece açar ki, bunlar doğudan batıya ulaşır. Cebrail Aleyhisselâm bu gece melekleri teşvik eder. Onlar da her ayakta durana, oturana, namaz kılana ve zikredene selâm verirler ve onlarla musafaha ederler, tokalaşırlar. Yaptıkları dualara "Âmin" derler.

Bu iş, tan yeri ağarıncaya kadar devam eder. Tan yeri ağarınca Cebrail Aleyhissalâm:

-Ey melekler topluluğu! Gitmeye hazırlanınız, der.

Melekler:

-Ya Cebrail, Allah Teâlâ Muhammed´in (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) ümmetinden olan mü´minlerin ihtiyaçlarını ne yaptı?, derler.

Cebrail Aleyhisselâm şöyle cevap verir:

-Allah Teâlâ, bu gece onlara rahmet nazarıyla baktı ve onları affedip bağışladı. Ancak dört grup hariç.

Râvi der ki:

-Ya Resulallah! Onlar kim?" dediğimizde, buyurdu ki:

-İçki içmeye devam eden, anababasına âsi olan, akrabalık bağlarını gözetmeyen ve müşahin.

-Ya Resulullah! 'Müşahin´ nedir?, dedik:

-İnsanlar arasındaki dostluk bağlarını kesen, fitne ve fesat çıkartan kimsedir, buyurdu.

Bayram gecesi olunca, bu geceye mükâfat gecesi ismi verilir. Bayram sabahı olunca Allah (Azze ve Celle) melekleri her memlekete gönderir. Yeryüzüne inerler, sokak başlarını tutup insanların ve cinlerin dışındaki bütün yaratıklara işittirecek bir sesle bağırıp:

-Ey Muhammed ümmeti! Çok ihsan eden ve büyük günahlarınızı bağışlayan Rabbinizin huzuruna çıkınız, derler.

Onlar namazgâhlarına çıkınca Allah (Azze ve Celle) meleklere:

-İşini yapan işçinin mükâfatı nedir?, diye sorar.

Melekler:

-Ey yüce Allah´ımız ve Mevlâmız! Onun mükâfatı ve ücretini tam olarak vermendir, derler.

Bunun üzerine Allah Teâlâ:

-Ey meleklerim! Sizi şahit tutuyorum ki, Ben onlara Ramazan ayındaki oruçlarının ve namazlarının sevabı olarak rızamı ve mağfiretimi verdim, dedi ve sonra şöyle buyurdu:

-Ey kullarım! Benden isteyiniz. İzzetim ve Celalim hakkı için bugün Benden âhiretiniz için biriktirmek üzere ne isterseniz mutlaka veririm. Dünyanız için istediğiniz şeyde de size bakarım.

İzzetim hakkı için siz Benim rızamı gözettiğiniz müddetçe, Ben de sizin hatalarınızı örterim.

İzzetim ve Celalim hakkı için hak sahipleri ve idareciler önünde sizi rezil ve rüsvay etmem.

Siz Beni razı ettiniz, Ben de sizden razı olduğum halde bağışlanmış olarak dönünüz..

Bu sebeple melekler sevinir ve Ramazan sonunda iftar ettiklerinde Allah´ın (Azze ve Celle) bu ümmete vereceği mükâfatı müjdelerler.


(et-Tergîb ve´t-Terhîb, 2:439)

Ramazan'ın Cennet Sevabı

Ebû Said el-Hudri Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

-Ramazan´ın ilk gecesi olunca, semânın kapıları açılır, Ramazan´ın son gecesi oluncaya kadar hiçbir kapısı kapanmaz.

-Ramazan ayı içerisinde bir gecede, herhangi bir kul namaz kılarsa, şüphesiz ki, Allah onun her secdesine bin beş yüz sevap yazar ve onun için Cennette kırmızı yakuttan bir köşk yapar. Bu köşkün altmış bin kapısı vardır. Her kapısında kırmızı yakutla süslenmiş altından bir köşk vardır.

-Ramazan´ın ilk orucunu tutunca, o güne kadar olan geçmiş günahları bağışlanır ve her gün sabah namazından akşama kadar yetmiş bin melek ona istiğfar ederler.

Ramazan ayı içerisinde gece veya gündüz yapmış olduğu her secde için ona, gölgesinde atlı bir yolcunun beş yüz sene gidebileceği büyüklükte bir ağaç verilir.


(et-Tergîb ve´t-Terhîb 2:429)
__________________
“Benliğine tapan insanı, bir gece, o farkında olmadan şeytan kendisiyle değiştirecektir!"

Sezai Karakoç


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Eski 15.09.2007, 00:26 monaroza isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #3
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
Cevapla



İşaretlemeler
Seçenekler




Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 00:39.