12 Cemaziye'l-Evvel 1429
17 Mayıs 2008, Cumartesi
12 Cemaziye'l-Evvel 1429
17 Mayıs 2008, Cumartesi
Ayet
Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
hadis
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

Hak-dilaram'a nasıl ulaştınız?
Arama Motorlarından: 13,21%
Mail Gruplarından: 4,20%
Arkadaş tavsiyesi: 37,54%
Başka Forumlar Aracılığıyla: 13,51%
İnternette gezerken: 26,43%
ulaşıldım: 5,11%
Katılımcı sayısı: 333. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 30 (5 Kayıtlı ve 25 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DuaLar, kardem, mutasyon mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

İncİler Maİl Grubu


Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden




Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Kur-an'ı Kerim » Her cuma Kehf Suresi okuyalım mı?
Cevapla
 
Seçenekler
Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 2.657


Yarışma Puanı: 1290
Teşekkür etti: 4.636
Teşekkür aldı: 2.387 konuda 7.387 kere
mesutizm - MSN üzeri Mesaj gönder mesutizm - YAHOO üzeri Mesaj gönder mesutizm isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Mesela kurban bayramında teşrik tekbirini 4. günü ikindi namazında bırakıyoruz... bu da perşembeden sonra diğer günün ikindi vaktinde girdiğini gösteriyor sanırım..
__________________
"Kalpler ancak Allah'ın zikri ile tatmin olur."
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 26.12.2007, 22:55 mesutizm isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #21
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
.
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.322


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.567
Teşekkür aldı: 8.592 konuda 26.836 kere
Benim bildiğim böyle kardeşler, saate dayanarak.."İslam saati" derler, eskilerin evlerinde vardır hala.

İslam saatinde akşam namazıyla gün bitiyor..

Mesut, sen ilahiyatçısın ablam, en iyi sen bilirsin araştır bakalım bize de söyle..
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 26.12.2007, 23:04 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #22
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 112


 
Teşekkür etti: 99
Teşekkür aldı: 75 konuda 178 kere
okuyalım inşallah.
eski 26.12.2007, 23:11 karduası isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #23
karduası isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 2.657


Yarışma Puanı: 1290
Teşekkür etti: 4.636
Teşekkür aldı: 2.387 konuda 7.387 kere
mesutizm - MSN üzeri Mesaj gönder mesutizm - YAHOO üzeri Mesaj gönder mesutizm isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Akşam namazı: Akşam namazı güneşin 625 metre rakımlı bir yerde gözlenen batış anında kılınır. Bu durumda ezani saate göre saat 12'dir ve yeni bir gün başlamış olur. diye geçiyor bir yerde... Hatta ezanî saat uygulaması bazı takvimlerde hala devam ediyor... Ama ikindi üzerindeki rivayetleri araştıracağım...
__________________
"Kalpler ancak Allah'ın zikri ile tatmin olur."
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 26.12.2007, 23:13 mesutizm isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #24
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
.
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.322


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.567
Teşekkür aldı: 8.592 konuda 26.836 kere
Okudunuz mu bugün Kehf Suresini

Okumadıysanız, yarın okuyun
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 27.12.2007, 23:37 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #25
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
imtiyazli üye
 
Savm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.12.2007
Mesajlar: 34


 
Teşekkür etti: 68
Teşekkür aldı: 32 konuda 109 kere
Okuduk inşaALLAH Mevlam Kabul Buyursun Katında ..



Selam ve Dua ile..
__________________
Sen Ahmedü Mahmudu Muhammedsin efendim
Hakk'dan bize sultan-ı müeyyedsin efendim.






Dil hânesi pür-nûr olur
Envâr-ı zikrullah ile
İklîm-i ten ma'mûr olur
Mi'mâr-ı zikrullah ile
eski 28.12.2007, 11:07 Savm isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #26
Savm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
.
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.322


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.567
Teşekkür aldı: 8.592 konuda 26.836 kere
Amin, bugün de okuyalım
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 04.01.2008, 10:42 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #27
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Üye
 
berre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.11.2007
Mesajlar: 30


 
Teşekkür etti: 339
Teşekkür aldı: 29 konuda 75 kere
Ausrufezeichen kehf suresi üzerine yaşanmış bir hikaye lütfen okuyun!

Şemsiyeli Dua
Ö. Faruk GÜLDEREN

Şehrin kara teslim olduğu günlerden biriydi. Otobüsten indiğinde kendini daha fazla tutamamıştı. Gözlerinden dökülen birkaç damla yaş, yanaklarına kadar süzülmüştü. Kenarı bembeyaz ağaçlarla dolu yoldan evine doğru yürüyordu. Başı öne eğik, yavaş adımlarla ilerliyordu. Kolları, karın ağırlığından yere değecek ağaç dalları gibiydi. Omzuna sanki çok ağır bir yük bırakılmıştı.
Kapıyı açan eşine selâm verdiğinde, dudaklarında zoraki bir tebessüm vardı. Çocuklarını uzun zamandır görmüyormuş gibi hasretle kucaklayıp öptü. Eşi, bir yandan akşam yemeği için sofrayı hazırlarken, bir yandan da Metin Bey’in bu hâlini düşünüyordu. Bugün kontrol için hastaneye gidecekti, acaba akciğerindeki hastalık mı ilerlemişti? Eşinin çehresini saran hüznün sebebi ne olabilirdi ki? Derin bir iç çekip tabakları doldurmaya koyuldu.
O akşam, yemeklerini sessizce yediler, belli ki sofranın başındaki herkes iç dünyasına dalmıştı. Evin hanımı bir terslik olduğunu sezmiş, çocuklar da bu havayı hissetmişler, ağızlarına kilit vurmuşlardı. Anlaşılan, babaları bu akşam onlarla oyun oynamayacak, okulda neler yaptıklarını sabırla dinlemeyecekti. Şimdi ne şirinlik, ne de yaramazlık yapmanın zamanıydı.
Metin Bey ise, bugün öğrendiklerini nereye gömeceğini, bu sırrı eşi ve çocuklarından nasıl saklayabileceğini düşünüyordu. Acaba derdini, semayı donatan yıldızlara mı fısıldamalıydı, yoksa geceyi aydınlatan kandile mi ödünç vermeliydi? Ne olursa olsun çocuklarına söylememeli, onların gözlerindeki hayat parıltısını söndürmemeliydi.
Sofra kaldırılırken Metin Bey abdest alıyordu. Biraz sonra ailecek oturma odasında namaza durdular. Evlerinin bu köşesini mescit olarak kullanıyorlardı. Sesindeki titreme, Metin Bey’in İlâhî huzurda nasıl bir ruh hâline büründüğünün de bir remziydi. Tesbihat yapıldıktan sonra evi derin bir sessizlik kaplamıştı.
Sessizliği ilk bozan, izin isteyip kendi odalarına giden çocuklar oldu. Bunu fırsat bilen eşi, Metin Bey’e sordu:
- Hayırdır inşallah bey, üzücü bir şey mi oldu?
- Çok şükür hanım. Bir şikâyetim yok!
- Hastaneye gidecektin bugün?
- Gittim.
- Ne dedi doktor bey?
- Pek önemli bir şey söylemedi.
Bir yağmur bulutu oluvermişti Metin Bey’in eşi, neredeyse inci inci dökecekti gözyaşlarını. On beş yıllık hayat arkadaşının her şeyini bilir, söylemediklerini de hâlinden hemen anlardı. Belli ki, evinin direğinin, başının tacının bir sıkıntısı vardı. Bir an önce derdini öğrenmek, bir şeyler yapmak istiyordu. Endişeli bir hâlde eşinin yanına sokuldu. Başını omzuna yaslayıp, her şeyi anlatmasını rica etti. Daha fazla saklamanın mümkün olmadığını anlayan Metin Bey, gözlerini kitaplıktan ayırmadan cevap verdi:
- Doktor, karaciğerimde de bir rahatsızlık olduğunu söyledi bugün.
- Karaciğerinde de mi?
- Evet. Ama endişe etme hanım, derdi veren Allah dermanını da verir.
Aslında durumunun iç açıcı olmadığının o da farkındaydı. Kan tahlilleri, hepatit virüsü enfeksiyonunu göstermişti. Bunun derecesini anlamak için, kanama riski olmasına rağmen, doktorlar karaciğerden doku örneği almaya (biyopsi) karar vermişlerdi. Netice ne yazık ki menfiydi ve hastalık çok ilerlemişti. Doktor, şu an itibarıyla modern tıbbın, bu hastalığa çözüm üretemediğini, en iyi ihtimalle, virüsün yayılmasının önüne geçilebileceğini ifade etmişti. En azından üç ay istirahat etmesi gerekiyordu, kendini yormamalıydı. Doktor bey böyle söylemişti. Bu işin şakası olmadığını da uzun uzun anlatmıştı.
Bütün bunlara rağmen Metin Bey, hem eşini üzmek istemiyor, hem de hâlinden şikâyetçi olmaktan kaçınıyordu. Başına gelen her şeyi takdîr-i İlâhî olarak kabul ediyor ve O'na tevekkül ediyordu. Yavaşça yerinden kalktı ve gözlerini ayırmadığı kitaplıktan bir kitap aldı. Elindeki kitap, ‘Beyanların En Güzeli’ olan Kur'ân-ı Kerîm’den başkası değildi. O lâtif sesiyle Kehf Sûresi'ni okumaya başladığında eşi, şaşkın gözlerle onu izliyor, neden kaldıkları yeri değil de bu sûreyi okuduğunu anlamaya çalışıyordu. Sûrenin bitmesiyle merakını celbeden bu durumu sordu Metin Bey’e. Cevap mânidârdı:
“Bir hadîs-i şerîfte Efendimiz (sas), bu sûrenin, cuma geceleri okunması hâlinde, ‘dubeyle’ye şifa olacağını ifade etmişler. Efendimiz (sas) dubeyle derken ne kastetti bilemiyorum; ama belki de günümüzdeki virüs, bakteri, mantar veya başka türlü bir parazit olma ihtimaline karşı, Efendimiz’e (sas) karşı olan itimadımdan bu sûreyi okudum. Þifa Allah’tandır.”
Metin Bey sonra şu kıssayı anlattı:
“Günlerden bir gün, kuraklık ve kıtlık çeken bir köyün sakinleri yağmur duasına çıkmışlar. Köyde, ne tarlaları canlandıracak, ne de hayvanların içebileceği bir damla su kalmış. Tam bir kuraklık havası hâkimmiş. Çaresiz köylüler, çareyi Hakk kapısında aramışlar. Çoluk çocuk herkesi toplamış, yanlarına hayvanlarını da alarak, yağmur duası için kırlara çıkmışlar. Köyün imamı eşliğinde tevbe ve istiğfar edip Allah’tan merhamet dilemişler. Henüz onlar ellerini indirmeden, Allah’ın inayetiyle gök gürlemeye başlamış. Köy halkı da sağanak yağmur altında sırılsıklam olmuş. Sadece şirin bir kız çocuğu ıslanmamış. Çünkü, dua edince yağmurun yağacağına bir tek o gönülden inanmış ve yanına minicik şemsiyesini almış.”
O günden itibaren Metin Bey ve eşi, perşembeyi cumaya bağlayan her gece Kehf Sûresi’ni okudular. Maddî ve mânevî bütün hastalıklar için O’nun (cc) kapısını aşındırıp durdular. Çünkü, dua sebepler üstü bir tesire sahipti. Sebepler plânında dermansız gibi görünen dertlerde bile, hiç tereddüt etmeden ve kabul edileceğine kalbden inanarak Allah’a yakarılmalıydı.
Yaklaşık üç ay sonra kontrol için hastaneye giden Metin Bey’i bir sürpriz bekliyordu. Duaları kabul olmuş, doktoru da hayretler içerisinde bırakacak şekilde, hastalık geri adım atmıştı. Tıbben pek mümkün görünmeyen bu durum karşısında şaşıran doktor, Metin Bey’in yüzüne bakakalmıştı. Bu durumu anlayamıyordu. Meraklı gözlerini büyütüp ‘Nasıl olur?’ diyebilmişti sadece.

* Yaşanmış bir hâdisedir.
sızıntı dergisi nisan 2007
eski 04.01.2008, 13:19 berre isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #28
berre isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
.
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.322


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.567
Teşekkür aldı: 8.592 konuda 26.836 kere
monaroza´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Amin, bugün de okuyalım
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 18.01.2008, 10:50 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #29
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 981


Yarışma Puanı: 310
Teşekkür etti: 2.149
Teşekkür aldı: 763 konuda 2.624 kere
leys - MSN üzeri Mesaj gönder
okuduk efendim, bugün de okuduk..
Rabbim feyzinden ve bereketinden nasibdar eylesin.. cümle forum ahalisini..
eski 18.01.2008, 13:28 leys isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #30
leys isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Cevapla

Yer imleri

Seçenekler

Yetkileriniz
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:29 .