Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 21 (1 Kayıtlı ve 20 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Es selamü aleyküm
Foruma yeni üye oldum öncelikle merhaba demek isterim
Benim Diyanetin Kur-an'ı Kerim çevirisiyle ilgili bir sorum var. Pekçok surede parantez içinde yazılan ifadeler var. Bunlar neden öyle yazılmış? Çeviren kişinin kendi ilavesi mi?
mesela
BAKARA SÛRESİ 122. Ayet
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın.
KEHF SÛRESİ 1.Ayet
Hamd, kuluna Kitab’ı (Kur’an’ı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allah’a mahsustur.
MÜ'MİNÛN SÛRESİ 16. Ayet
Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.
Bildiğiniz gibi daha pekçok var
Kur'an-ı Kerim'in Arapçasında da bu parantez içindeki ifadeler yer alıyor mu? yoksa çevirenin ilavesi mi?
Bir dili diğerine tercüme ederken bir çok zorlukla karşılaşılır. Arapça gibi geniş bir dili Türkçe gibi kelime hazinesi daha az bir dile çevirirken kast edilen anlamı verebilmek için yukarıdaki gibi ara cümleler eklenebilir. Konunun uzmanı olan şahısların bu işi yapması uygun olur. Aksi takdirde Allah'ın muradını yönlendirme gibi olur ki yanlışa yönlendirmenin vebali büyük olur. Doğruda olsa tahsis (sınırlandırılmış)edilmiş olur.
vesselam.
__________________
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Evvelen hoş geldiniz.
Tercümelerden murad-ı İlahinin anlaşılması biz avam için güç olmaktan öte mumkun değildir.
İslam ilimlerinin herbiri muradı- İlahinin anlaşılması için ortaya konmuştur. Murad-ı İlahiyi anlamak için kim yapmış olursa olsun tercume yada diğer adııyla mealler değil İslam ilimleriyle ve helede onun ilk aşaması İlmihal ve ardından İlm-i Fıkh ile meşgul olmak doğru olacaktır.