Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 23 (2 Kayıtlı ve 21 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Hidayetimiz
İmanımız
Her şeyimiz
Kur’an’ımız için
Neler Yapabiliriz?
عن ابنِ عَبّاسٍ قالَ: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: إنّ الّذِي لَيْسَ فِي جَوْفِهِ شَيْءٌ مِنَ القُرْآنِ كَالْبَيْتِ الخَرِبِالترمذي
İbni Abbas radıyallahu anhumanın bildirdiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:
“Hafızasında Kur’an’dan bir şey bulunmayan kişi harabe olmuş ev gibidir.”Tirmizi
O,
İmanımız,
Rabbimiz ile aramızda bağımız,
Kaynağımız,
Sadakatimizin mihengi,
Ölçümüz-ölçeğimiz;
O,
Kur’an’ımızdır.
Kur’an’ımıza sahip olmak;
Peygamber aleyhisselam efendimizin izinde olmanın en önemli göstergelerindendir.
Okumasından ezberine, her türlü alakaya kadar her şeyi tam bir ibadettir. Onunla ilgili olduktan sonra ucunda zarar olan bir şey yoktur.
Dünya milletleri arasında en istikrarlı ve en kapsamlı kaynağa dayanmaktır. Tahrif görmemiş yegâne Kitap’a sahip olmaktır.
Kur’an nasıl ihmal edilir?
Ona imanın zayıflaması ile,
Okunmasının azalması ile,
Dinlenirken ve okunurken gerekli edebe uyulmayarak
Ahlakımız ve günlük hayatımızda ona ters düşmekle, onu pratik hayattan uzaklaştırıp, kütüphane kitabı yapmakla,
Helal ve haramlarını bildiğimiz halde yok sayarak,
Onu anlamanın en önemli basamaklarından birisi olan Arapça’yı ihmal ederek,
Yeni nesillerin eğitilip hazırlanmasında onu ikinci plana koyup, git gide zayıflamasına zemin hazırlayarak,
Onunla tedaviyi yanlış mecraya çekerek veya kökten bırakarak.
Onu cenazelerde, törenlerde kimilerinin ticari kazancına alet ederek.
‘Kur’an, senin lehinde veya aleyhinde
bir belgedir.’ Hadis-i Şerif,Müslim
devam edecek
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
Ona iman ederek: Allah’tan indiğine, indiği gibi, hiçbir müdahale görmeden kaldığına, tek bir kelimesi hatta harfinin dahi değişmemiş olduğuna, içinde her ne varsa kayıtsız ve şartsız ona teslim olunacağına iman etmek, bu iman ile amel etmek.
Ona hak ettiği saygı ve ilgiyi göstererek: Çünkü o, Rabbimizin sözüdür. Ona saygı Rabbimize saygıdır. İbni Abbas radıyallahu anhuma diyor ki:
‘Kim Allah’ı sevme iddiasını test etmek istiyorsa kendisini Kur’an’a ölçsün; eğer içinde Kur’an sevgisi varsa o, Allah’ı sevmektedir. Zira Kur’an Allah’ın sözüdür.’
Hayatlarını ona adayanlara, adı onunla anılanlara farklı ilgi göstererek:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerdir.” (Buhari) Onun gözünde iyi olanlara iyiler diye bakmak zorundayız.
Onu okumayı öğrenerek:O Allah’tan Cebrail’e, ondan Peygamber aleyhisselama ondan da ağızdan ağza devam eden bir halka zinciri ile taşınıyor. Onu öğrenmek o halkaya katılmaktır. İlki Peygamber aleyhisselam, sonrası Cebrail ve Allah olan bir zincire katılmaktır.
Onu okumayı da, kendine has tecvid, talim gibi inceliklerini gözeterek yapmak esastır.
Onu okurken bir kitap gibi okumaktan çok, Rabbimiz ile konuşur gibi, O’nu dinler gibi okumak; mahzûn ama umut dolu bir yürekle doya doya okumak, okurken coşmak imanın gücünü gösterir.
Zaman zaman okumak yerine istikrarlı bir programla okumak, okumayı günlük bir vird haline getirmek en güzelidir.
Ne dediğini anlamaya, anlaşılan üzerinde düşünmeye çalışarak: Okuduğu her ayeti konusu ne olursa olsun kendisi ile ilgili görüp, onda hayatına uyarlayacağı şeyler aramak, okumanın sayısal çokluğu ile değil etkisi ile ilgilenmek esastır.
Yürüyen Kur’an olarak: Asıl olan da budur. Ne diyorsa ona göre yaşamak, onu hayatın ilk ve yegâne kural koyucusu görmek, onunla ahlaklanmak, dostunu dost düşmanını düşman bilmek, ver dediğini vermek al dediğini almak… Yürüyen Kur’an olmak..
‘Kur’an, senin lehinde veya aleyhinde bir belgedir.’
Hadis-i Şerif,Müslim
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
Kur’an için yapılabilecek en büyük hizmetlerden birisi de onun hafızalara kazınmasıdır:
HAFIZLIK
En direkt hizmet, en kalıcı amel, ebedileştirmeyi sağlayan gayret hafızlıktır. Bu nedenle de hafızlık bir farz-ı kifayedir. Bu ümmete mahsus, örneği başka bir millette olmayan bir şereftir. Hafızlık, Kur’an’ımızın birinci satırından son satırına kadar okuma kurallarına dikkat edilerek okunup ezberlenmesi ve daha sonra da unutulmamasını sağlamaktır. Hafızlık, başarısızlıkla sonuçlanmayan, tamamlanamadığında, yapılan kadarı bir ecir kaynağı olan yegâne ibadettir. Ancak bu büyük amel, ecri ağırlığınca zorluğu da beraberinde getirir.
Çocukların hafız adayı olmaları halinde ezberlemenin daha kolay olması yanında, onlara işin azametini kavratmanın zorluğu vardır. Ancak, büyük bir ecir için katlanılacak eziyetler de büyük olur.
Hafızlığın ilk şartı, Kur’an’ın azametini ve onu indirenin büyüklüğünü idrak etmektir. Yılmaz bir azim ve sadakat yol azığı olmalıdır. Kur’an ezberleme esnasında, iyi bir hoca seçimi ve ezber bitinceye kadar aynı mushaftan okumanın önemi büyüktür.
Sakın duayı unutma!
Kapıda durmasını bilmek, yalvarmak gerek.
Bütününü ezberleme kudretini kaybedenler ezberleyebildiklerini kaçırmamalıdır. Ancak Kur’an’ın ne okunması ne de ezberlenmesi zor değildir! Eğitimcilere göre ezberleme metodu sakıncalıdır. Doğru olabilir. Ama Kur’an ezberi, bir diploma elde etme eğitimi değildir; dindir.
Ezber için beş ilke:
- Halis niyet
- Hak üzere istikamet
- Gerçek bir azimet
- Doğru bir metot
- İstikrar
devam..
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
Ezberlediğimiz sureleri unutmamak için ne yapmalıyız?
1-Ezberlenen ayet veya sureler iyice güçlenmeden yenisini ilave etmemelidir.
2-Ezberlenen bölüm ikinci bir şahsa –mesela hocaya- dinletilmeden tamamlanmış sayılmamalıdır.
3-Namazlarda kıraat kısa sureler yerine ezberlenen yerlerden okunmalıdır.
4-Ezberlenen yerler kasetlerden dinlenerek takviye yapılabilir.
‘Kur’an, senin lehinde veya aleyhinde
bir belgedir.’ Hadis-i Şerif,Müslim
Çocuk Kur’an eğitimine alındığında:
Kur’an ezberine kaç yaşında başlamalı?
Konuşmaya başladığında Kur’an’ı sevdirme, ileriye yönelik teşvik ve hedef göstermeye başlanmalıdır.
Okuma yaşı ise çocuğun yeteneği de dikkate alınarak 4-5 yaşları olabilir. Ezberleme ise, kademeli bir şekilde olmak kaydıyla 5 yaşından itibaren olabilir: Kısa sureler, namaz duaları, Amme cüzü, 29. cüz, Yasin suresi, Kehf suresi.. şeklinde ezberlenmeli ve ezberini koruyabilme durumuna göre de devam ettirilmelidir.
Dikkat!
Kur’an gibi bir rahmet kitabı, dayak vb. kabalığın nedeni olursa o eğitimden Allah’ın rızası nasıl elde edilebilir?
Önemli!
Tecrübesi ve gayreti bilinen bir hoca istişaresi ve denetimi olmadan asla böyle bir çalışmaya girilmemelidir.
Kur’an ezberi için bir program belirlenmelidir: İlk ayda şu kadar, ikinci ayda şu kadar..
Pazarlıklı bir ezberleme yerine, başarıya ödül verilen ezberleme metodu daha yararlıdır. Çocuğun bitirdiği her bölüm veya yükseldiği her seviye için evde ve arkadaş çevresinde mini bir tören vb. yapılarak teşvik sağlanabilir.
Kur’an ezberi ve eğitimi sürecini yaşayan bir çocuk veya gencin arkadaştan, çevreden aşırı şekilde etkileneceğini dikkate alarak plan yapılmalıdır.
Bıkkınlığa karşı ebeveyn, çocuğu ciddiye almalıdır. Bu konuda, tecrübeli eğitimcilerin desteğine kesinlikle ihtiyaç vardır.
Önemli!
Birtakım kurumların Kur’an eğitimine tahsis edilmiş adlar altında çalışıyor olmaları, oralara çocuklarını götüren ebeveynlerin rahat edebilecekleri anlamına gelmemektedir. Aile hiçbir şartta, kenara çekilmemelidir.
‘Kur’an, senin lehinde veya aleyhinde
bir belgedir.’ Hadis-i Şerif,Müslim
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
Allah ile konuşur gibi bir Kur’an okuyabilmek için;
Ihlas.. Ihlas..
Masiyet olan şeylerden uzaklaşma.
Taharet,
Okuma esnasında ikinci bir işle meşgul olmama, okumaya kilitlenme,
Uygunsa kıbleye yönelme,
Edebi yansıtan mahzun bir sesle okuma,
Tecvit kurallarına uyma,
Tilavet secdelerini eda etme,
Zorunlu olmadıkça dünya kelamı ile okumayı kesmeme,
Okumak için mümkün oldukça mescitleri veya evin, iş yerinin temiz mekanlarını seçmek,
Okumadan önce istiaze okuduktan sonra da ‘sadakallahulazim’ sözüne riayet etme.
Neden Kur’an’dan sahabiler gibi zevk alamıyoruz?
Kur’an bir nûrdur. O nur, Allah’a isyanla aynı yerde ışık saçmaz. Günahlardan arınmış bir ortamda olmak, kalp, kulak, göz ve dili temizlemek, o temiz organlarla Kur’an’a açılmak gerekir. Kur’an Allah’ın nûrudur. Âsi olana verilmez.
Osman ibni Affan radıyallahu anh diyor ki: “Kalpleriniz temiz olsaydı Rabbinizin sözünden doymazdınız.”
“Kur’an hayatın kaç numaralı gündemidir?” şeklindeki bir sorunun bulacağı cevap aynı zamanda ondan ne kadar zevk alabileceğimizin de cevabıdır.
Önemli!
Kur’an hafızı mı Kur’an’a muhafız mı arıyoruz?
Kur’an’ı ezberlemede asıl amaç nedir? Çocuklarımızı içinde Kur’an saklanan “Kur’an kutuları” değil, “Yürüyen Kur’anlar” olarak yetiştirmeliyiz.
Bir ikaz!
Kur’an eğitimine ayrılan çocuklarımızı emsallerinin önünde şusu busu zayıf gibi ithamlara maruz bırakmamak gerekir. Kur’aneğitimi için bir yoğunluk ve zihnin yabancı alanlarla meşgul edilmemesi gerekmekle beraber, bu gerekliliği dünyaya kapanma olarak ta uygulamamalıyız. Şüphesiz zor bir süreç. Ancak Cennet ucuz değil. “Ehl-i Kur’an” yetiştirmek kolay değil.
Emsallerine karşı eziklik hisseden bir hafız dik duramaz. Kur’an dik duran müminler istiyor.
‘Kur’an, senin lehinde veya aleyhinde
bir belgedir.’
Hadis-i Şerif,Müslim
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
yürüyen kur anlar..
hz aişe annemizin soruldugunda dedigi "onun ahlakı kur an" dı gibi..
istenilen,sevecegi,halifelige layık nesiller
biz olmalı degil miyiz önce?
kendinde olmayan bir başkasına ne verebilir?
hep ertelenmiş,yarınlara bırakılmış ümitler..
biz de olamadık be abim?