11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
hadis
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 50,43%
yaz: 15,38%
sonbahar: 23,93%
kış: 10,26%
Katılımcı sayısı: 117. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 53 (6 Kayıtlı ve 47 Misafir) bulunmaktadır.

Online  canane, HamS, nur talebesi monaroza


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

İncİler Maİl Grubu





Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Kur-an'ı Kerim » Haydi Herkes Kur'an-ı Kerim Okumaya
Cevapla
 
Seçenekler
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 03.03.2008
Mesajlar: 3


 
Teşekkür etti: 1
Teşekkür aldı: 3 konuda 6 kere
s.a sayfaları niye önizlemeli yapmadın
eski 18.03.2008, 15:05 mustafasasi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #31
mustafasasi isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
32.jpg




Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:31





211.İsrailoğullarına sor ki kendilerine nice apaçık mucizeler verdik.Kim mu

cizeler kendisine geldikten sonra Allah'ın nimetini (ayetlerini) değiştirirse

bilsin ki Allah'ın azabı şiddetlidir.



212.Kafir olanlar için dünya hayatı cazip kılındı.(Bu yüzden) onlar, iman e

denler ile alay ederler.Oysa ki, (iman edip) inkardan sakınanlar kıyamet

gününde onların üstündedir.Allah dilediğine hesapsız rızık verir.




(Ebu Cehil ve arkadaşları, fakir müminler ile alay ettiler, bunun üzerine bu

ayet nazil oldu.Hayat gerçeğini dünya malı ile değerlendiren kafirler için

dünya malı cazip hale getirilmiştir.Onun için bunlar, üstün değerlere değil,

geçici dünya malına kıymet vermişler, sonunda dünya malı onlara hiçbir

fayda sağlamamıştır.)





213.İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak

peygamberleri gönderdi.İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri husus

larda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları

da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten

sonra, aralarındaki kıskançlıktan ötürü dinde anlaşmazlığa düştüler.Bunun

üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği izniyle

Allah dilediğini doğru yola iletir.





(Bütün insanlık başlangıç itibarıyla bir tek ümmet idi. Hz. Adem'den çoğa

mıştı.Zamanla ihtilafa düştüler.Peygamberler insanlar arasında beliren an

laşmazlıkları gidermek için gönderildi.)





214.(Ey müminler!) Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler size de

gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öy

lesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraber

indeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın

yardımı yakındır.





(Bu ayet, bir rivayete göre, Hendek savaşında müslümanların çektiği sık

ıntıları dile getirir.Diğer rivayete göre, Uhud savaşı ile ilgilidir.Bir başka ri

vayete göre ise evlerini, mallarını ve yakınlarını Mekke'de bırakıp çeşitli

sıkıntılara katlanarak Medine'ye göç eden müslümanları teselli için inmiş

tir)





215.Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Maldan

harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için ol

malıdır.Şüphesiz Allah yapacağınız her hayrı bilir.



KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

---------------------------------------------------------------------



33.jpg




Sayfa:33 BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2





216.Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı.Sizin için daha hayır

lı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür.Sizin için daha kötü hal

de bir şeyi sevmeniz mümkündür.Allah bilir, siz bilmezsiniz.




(Savaş insanların severek, zevk alarak yaptıkları bir şey değildir. Fıtratı

ve ruh sağlığı bozulmamış kimseler öldürmek, yakıp yıkmak, acılar vermek

ten zevk almaz, bunlardan hoşlanmaz.Ancak vücudu kurtarmak için kang

ren olmuş elin kesilmesi, içeride kalmış çocuğu kurtarmak için kapının kırıl

ması nasıl zaruri ise savaş da toplumların hayatında böyle zaruret haline

gelebilir.Din ve vicdan hürriyetini sağlamanın, zulmü ve fitneyi önlemenin,

tecavüzlere son vermenin yolu savaştan geçebilir.İşte bu durumlarda sa

vaşmakşüphesiz insanlık için daha hayırlı ve daha şerefli bir davranıştır.

Cihad ise hiçbir zaman bir saldırı değildir.Çünkü önce İslam'a davet yapıl

ır, kabul eden müslümandır.İslam'ı kabul etmeyenden tabi olması istenir.

Bunu da kabul etmezse, ancak o zaman savaşılır.Savaştaki sırrı biz bile

meyiz ama onu Allah bilir. Bazı milletler cezaya müstehak olunca, Allah

onları çeşitli belalarla cezalandırır. İşte onlardan birisi de savaştır.




Resulullah Efendimiz, Abdullah b. Cahş kumandasındaki bir müfrezeyi,Kur

eyş kervanından haber getirmeleri için Mekke'ye göndermişti.Kureyş ker

vanını görünce, dayanamayarak hücum ettiler.Kervandan bir kişiyi öldür

düler, iki kişiyi de esir aldılar.Kervanı sürüp Peygamberimize getirdiler.O

gün recep ayının ilk günüydü.Müşrikler: Muhammed, haram aylarında sa

vaşıyor, diye yaygara kopardılar. Bunun üzerine bu ayet indi.)





217.Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar.De ki: O ayda sa

vaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah'ı

inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine mani olmak ve halkını ordan

çıkarmak ise Allah katında daha büyük bir günahtır. Fitne de adam öl

dürmekten daha büyük bir günahtır. Onlar eğer güçleri yeterse, sizi di

ninizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler.Sizden

kim, dininden döner ve kafir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dün

yada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktirler ve orada de

vamlı kalırlar.





(''Fitne'' savaş, anarşi; din ve vicdan hürriyetine karşı baskı demektir.)





218.İman edenler ve hicret edip Allah yolunda cihad edenler var ya, işte

bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler.Allah gafur ve rahimdir.



219.Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de

büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisi

nin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne

harcayacaklarını sorarlar.''İhtiyaç fazlasını'' de. Allah size ayetleri böyle

açıklar ki düşünesiniz.




(Şarap haramdır.Şarabın haram olması onun hiçbir faydasının olmamasını

gerektirmez. Zararı faydasından çok olduğu için haram kılınmıştır. Kumar

da da kazanan taraf için zahiri bir fayda görülür, ama kaybeden taraf i

çin büyük bir zarar vardır. Onun için kumar oynamak haram kılınmıştır.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (20.03.2008 Saat 15:18 ) değiştirilmiştir..
eski 18.03.2008, 20:59 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #32
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
34.jpg




Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:34




(Bu ayetin başı, bundan önceki ayetin son cümlesi olan ''ki düşünesiniz''

ile bağlantılıdır.Dünya ve ahiretle ilgili işlerinizi iyi düşünüp gereğine gö

re hareket ederseniz, hem dünyada hem de ahirette saadete nail olursu

nuz,demektedir.)





220.Dünya ve ahiret hakkında (lehinize olan davranışları düşünün ve ona

göre hareket edin.) Sana yetimler hakkında soruyorlar.De ki: Onları iyi

yetiştirmek (yüz üstü bırakmaktan) daha hayırlıdır. Eğer onlarla birlikte

birlikte yaşarsanız, (unutmayın ki) onlar sizin kardeşlerinizdir.Allah, işleri

bozanla düzelteni bilir. Eğer Allah dileseydi, sizi de zahmet ve meşakka

te sokardı. Çünkü Allah güçlüdür, hakimdir.




(Yetimlere iyi muamele edilmeli, yetim oldukları hissetirilmemelidir.Yetimin

velisi durumunda olan kimsenin, onu ifsat mı ettiğini, yoksa ıslah mı ettiği

ni Allah bilir. O yetimdir diye ona iyi davranmayanlar, Allah'ın murakabesi

altında olduklarını unutmamalıdırlar.)





221.İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile,put

perest bir kadından, imanlı bir cariye kesinlikle daha iyidir.İman etmedikçe

putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin.Beğenseniz bile, putper

est bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) ce

henneme çağırır.Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağı

rır. Allah, düşünüp anlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.




(İslam'a göre insanın değeri imanına bağlıdır. Allah katında köle ve cariye

bile olsa imanlı kimse daha üstündür ve daha temizdir. Onun için bir müs

lümanın bir müslümanın dinsiz ve putperestlerle evlenmesi kesin olarak ha

ram kılınmıştır.)





222.Sana kadınların ay halini sorarlar.De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebep

le ay halinde olan kadınlardan uzak durun.Temizleninceye kadar onlara

yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara

yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de

sever.




223.Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.

Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah'tan kork

un, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Ya Muhammed!) müminleri müjde

le!




(Cinsi temasın şekli sınırlı değildir. Yasak olan sapık ilişkidir. Temastan ön

ce hazırlık hem maddi ve cinsi hem de besmele vb. gibi manevi olarak an

laşılmıştır.)





224.Yeminlerinizden dolayı Allah'ı (O'nun adını), iyilik etmenize, O'ndan sa

kınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah işitir ve

bilir.




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ



------------------------------------------------------------



35.jpg



Sayfa:35 BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2




225.Allah sizi kasıtsız yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Lakin kasıtlı yaptığı

nız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutar.Allah gafurdur, halimdir.



226.Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler dört ay beklerler. Eğer (bu

müddet içinde) kadınlarına dönerlerse, şüphesiz Allah çokca bağışlayan

ve esirgeyendir.




227.Eğer (müddeti içinde dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse

(ayrılırlar). Biliniz ki, Allah işitir ve bilir.



(''İla'' yemin manasınadır. Kişinin eşine yaklaşmamak için yaptığı yemin

karşılığında kullanılmıştır.Cahiliye devri Arapları, kadınlar üzerinde bir baskı

olmak üzere, onlara darıldıkları vakit kadınlardan uzak dururlar, hiç yanlar

ına varmazlar, cinsi temas yapmazlar ve onlara yaklaşmamak hususunda

yemin ederlerdi.İşte İslam bu şekilde yapılan haksız davranışları önlemiş,

doğru yolu göstermiştir. Belli müddet içinde yeminini bozan keffaret ver

ir. Müddet tamamlanırsa evlilik sona erer.)




228.Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız ve

ya temizlik müddeti) beklerler.Eğer onlar Alah'a ve ahiret gününe gerçek

ten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine he

lal olmaz.Eğer kocaları barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadın

ları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki

hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır.Ancak erkekler,

kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler.Allah azizdir, hakimdir.


(Bu üstünlük aile reisliğinden ibarettir.)



229.Boşama iki defadır.Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle

salıvermektir.Kadınlarınıza verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şey

almanız size helal olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah'ın sınırlarında kalıp

evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna.

(Ey müminler!) Siz de karı ile kocanın, Allah'ın sınırlarını, hakkıyla muhafa

za etmelerinden kuşkuya düşerseniz, kadının (erkeğe) fidye vermesinde

her iki taraf için de sakınca yoktur.Bu söylenenler Allah'ın koyduğu sınır

lardır.Sakın onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimler

dir.




230.Eğer erkek kadını (üçüncü defa) boşarsa, ondan sonra kadın bir baş

ka erkekle evlenmedikçe onu alması kendisine helal olmaz.Eğer bu kişi de

onu boşarsa, (her iki taraf da) Allah'ın sınırlarını muhafaza edeceklerine i

nandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde beis yoktur.Bunlar Allah'ın sı

nırlarıdır. Allah bunları bilmek, öğrenmek isteyenler için açıklar.




(Cahiliye devrinde erkekler eşlerini defalarca boşar, sonra geri alırlardı.İs

lam dini, kadına,hakime ve hakimlerebaşvurarak kocasını boşamak hakkı

nı elde etme imkanı tanıdığı gibi, erkeğin boşama hakkını da üç talakla ile

sınırlamıştır.Bundan sonra erkeğin aynı kadınla tekrar evlenebilmesi hem

kadının iradesine hem de ciddi olarak başka bir erkekle evlenip boşanmış

olmasına bağlıdır.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (20.03.2008 Saat 19:07 ) değiştirilmiştir..
eski 19.03.2008, 14:49 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #33
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
36.jpg



Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:36




231.Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri va

kit ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Fakat haksızlık ederek ve

zarar vermek için onları nikah altında tutmayın. Kim bunu yaparsa muhak

kak kendine kötülük etmiş olur.Allah'ın ayetlerini eğlenceye almayın.Allah'

ın sizin üzerinizdeki nimetini, (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üze

re indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın.Allah'tan korkun. Bilesiniz ki Allah,

her şeyi bilir.




232.Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri va

kit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlen

melerine engel olmayın.İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe i

nanan kimselere öğüt verilmektedir.Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en

iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.




(Bu ayetin iniş sebebi, rivayete göre, Ma'kıl b. Yesar'dır.Bu zat, kızkardeş

ini boşayan kocası onu tekrar almak isteyince buna karşı çıkmış ve mani

olmak istemişti. O esnada bu ayet inmiş, Resulullah (s.a.v.), Ma'kıl'ı çağır

mış ve bu ayeti okumuştu.Ma'kıl, ''Rabbimin emri benim arzuma uymadı.O'

nun emrine rıza gösteriyorum'' demiş ve kızkardeşini eski kocasıyla evlen

dirmiştir.Cabir b. Abdullah hakkında da buna benzer bir olay nakledilir.An

cak her ne kadar nüzul sebebi bunlar ise de ayetin hükmü umumidir.[/COL
OR]




233.Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki

tam yıl emzirirler.Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba ta

rafına aittir.Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur.Hiçbir anne,

çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalı

dır.Onun benzeri (nafaka temini) varis üzerine de gerekir.Eğer ana ve ba

ba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden kesmek is

terlerse, kendilerine günah yoktur.Çocuklarınızı (süt anne tutup) emzirt

mek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu iyilikle teslim

etmeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah'tan korkun. Bilin ki Allah,

yapmakta olduklarınızı görür.




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ


---------------------------------------------------------------
37.jpg




Sayfa:37 BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2




234.Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenme

den) dört ay on gün beklerler.Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, ken

dileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yap

makta olduklarınızı bilir.




(İddetin hikmeti, rahimin temiz olduğunun tesbitidir.Bunda vasıta, hayız

dır.Dört ay içinde üç veya dört hayız vaki olur ki bu, kadının hamile olma

dığını gösterir.Ölüm sebebiyle ayrılmada ayrıca matem durumu da vardır.

Mühim olan, bu dört aylık müddet dolmadan kadının başkasıyla evlenme

mesidir.bu müddet içinde evlenme ile ilgili açık konuşmamalar yapılmama

sı tavsiye edilmiştir.Gerek boşanma, gerek ölüm ayrılmadan sonra tekrar

evlenme için iddet bekleme zorunluluğu hem kadın hem de yakınları için

bir teselli ve alıştırma devresi olması sebebiyle psikolojik bakımdan fayda

lı bir uygulamadır.Bilhassa kadının yakınlarından meydana gelecek hoşnut

suzluklar belli ölçüde azaltılmış olur.)





235.(İddet beklemekte olan) kadınlarla evlenme hususundaki düşünceleri

nizi üstü kapalı biçimde anlatmanızda veye onu içinizde gizli tutmanızda

size günah yoktur.Allah bilir ki siz onları anacaksınız.Lakin, meşru sözler

söylemeniz müstesna, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin. Farz

olan bekleme müddeti dolmadan, nikah kıymaya kalkışmayın.Bilin ki Allah,

gönlünüzdekileri bilir.Bu sebeple Allah'tan sakının.Şunu iyi bilin ki Allah ga

furdur, halimdir.





236.Nikahtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir ta

yin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluluğu yoktur.Bu

durumda onlara müt'a (hediye cinsinden bir şeyler) verin.Zengin olan du

rumuna göre vermelidir.Münasip bir müt'a vermek iyiler için bir borçtur.




237.Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları, temas etmeden

boşarsanız, tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınların

vazgeçmesi veya nikah bağı elinde bulunanın (velinin) vazgeçmesi hali

müstesna, affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz), takvaya daha uygundur.

Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın.Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı

hakkıyla görür.



KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (21.03.2008 Saat 14:55 ) değiştirilmiştir..
eski 20.03.2008, 11:53 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #34
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
38.jpg




Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:38




238.Namazlara ve orta namaza devam edin.Allah'a saygı ve bağlılık için

de namaz kılın.



(''Namaz dinin direğidir.'' hadisinde belirtildiği üzere en büyük ibadet Allah

rızası için kılınan namazdır.Ayette geçen ''orta namaz''dan maksat, ikindi

namazıdır.Resulullah (s.a.v.) Hendek savaşında şöyle buyurmuştur:''Orta

namazdan yani ikindi namazından bizi alıkoydular.Allah onların evine ateş

doldursun!'' Orta namazın hangi vakit olduğu hususunda farklı rivayetler

de vardır.)





239.Eğer (herhangi bir şeyden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek ya

hut binmiş olarak (kılın).Güvene kavuştuğunuz zaman, siz bilmezken Allah'

ın size öğrettiği şekilde O'nu anın (namaz kılın).




240.Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden

çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda

(sağlıklarında) vasiyet etsinler.Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp

giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah

yoktur. Allah azizdir, hakimdir.




241.Boşanmış kadınların, hakkaniyet ölçülerinde (kocalarından) menfaat

sağlamak haklarıdır; bu, Allah korkusu taşıyanlar üzerine bir borçtur.




242.Allah size işte böylece ayetlerini açıklar ki düşünüp hakikati anlayası

nız.




243.Binlerce oldukları halde,ölüm korkusundan dolayı yurtlarından çıkıp gi

denleri görmedin mi? Allah onlara ''Ölün!'' dedi (öldüler). Sonra onları dirilt

ti.Şüphesiz Allah insanlara karşı lütufkardır. Lakin insanların çoğu şükret

mez.



(Rivayetlere göre Vasıt yakınlarındaki Daverdan'da bulaşıcı bir hastalık zu

hur etmiş, kasaba halkı oradan kaçmışlar, Allah onları öldürmüş, sonra da

ibret için diriltmiştir.Bu kıssa Peygamberimize ''Görmedin mi?'' şeklinde ifa

de edilmiştir, halbuki Peygamberimiz onları görmemiş yani o devirde yaşa

mamıştır. Gerek diğer semavi kitaplarla, gerekse Kur'an-ı Kerim'le bu nevi

haberler Hz. Peygamber'e bildirilmiş olduğundan, Kur'an-ı Kerim bu bilgi

ye, Arapların ifade üslubuna uygun olarak ''Görmedin mi?'' şeklinde dik

kat çekmiştir.)




244.Allah yolunda savaşın bilin ki Allah, her şeyi işitir ve bilir.



245.Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için Allah'a güzel bir

borç (isteyene faizsiz ödünç) verecek yok mu? Darlık veren de bolluk

veren de Allah'tır.Sadece O'na döndürüleceksiniz.



KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ




---------------------------------------------------------------

39.jpg






Sayfa:39 BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2





246.Musa'dan sonra, Beni İsrail'den ileri gelen kimseleri görmedin mi? Ken

dilerine gönderilmiş bir peygambere: ''Bize bir hükümdar gönder ki (onun

komutasında) Allah yolunda savaşalım'' demişlerdi. ''Ya size savaş yazılır

da savaşmazsanız?'' dedi. ''Yurtlarımızdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uz

aklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda neden savaşmayalım?'' dedi

ler.Kendilerine savaş yazılınca, içlerinden pek azı hariç, geri dönüp kaç

tılar. Allah zalimleri iyi bilir.




(Mısır'la Filistin arasında yaşayan Amalika, o devirdeki kralları Calut'un ku

mandasında İsrailoğullarına saldırdı ve onları perişan edip yurtlarından çı

kardı.Bununüzerine İsrailoğulları, o anda aralarında bulunan peygamber

lerinden kendilerine bir kumandan tayin etmesini istediler.Devrin peygam

beri, Talut adında halktan birini hükümdar ve kumandan tayin etti.Aşağı

daki ayetlerde kıssa tafsilatıyla anlatılmaktadır.)





247.Peygamberleri onlara: Bilin ki Allah, Talut'u size hükümdar olarak gön

derdi, dedi. Bununüzerine: Biz hükümdarlığa daha layık olduğumuz halde,

kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkanlar verilmemişken o

bize nasıl hükümdar olur? dediler. ''Allah sizin üzerinize onu seçti, ilimde

ve bedende ona üstünlük verdi.Allah mülkünü dilediğine verir. Allah her

şeyi ihata eden ve her şeyi bilendir.'' dedi.




(İsrailoğullarının ileri gelenlerine göre iktidar, servet ve sermaye sahipleri

nin olmalıdır.Halbuki bu fikir, toplum menfaatine ve adalete aykırıdır.Doğ

ru olan iktidara zenginlerin değil, ehil olan kimselerin gelmesidir.Kişinin eh

liyetini, onun manevi gücü, bilgisi ve görgüsü ile beden kuvveti ve cesa

reti temsil eder.)





248.Peygamberleri onlara: Onun hükümdarlığının alameti, Tabut'un size

gelmesidir.Meleklerin taşıdığı o Tabut'un içinde Rabbinizden size bir fe

rahlık ve sukunet,Musa ve Harun hanedanlarının bıraktıklarından bir ka

lıntı vardır.Eğer inanmış kimseler iseniz sizin için bunda şüphesiz bir al

amet vardır, dedi.




(Rivayete göre, ''Tabut'' sandıktır.Hz. Musa savaşlarda ordunun önünde

bulundurur, bu sayede askerleri güç ve moral kazanırlardı. Zamanla yahu

diler zayıflayınca Tabut'u Calut ellerinden almıştı.Talut'un hükümdarlığına

itiraz ettiler ve ''eğer sahiden hükümdarsa delil getirsin'' dediler.Onlara

''onun hükümdar olduğuna hüccet Tabut'un geri gelmesidir'' denildi ve Ta

but geri geldi.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (21.03.2008 Saat 23:47 ) değiştirilmiştir..
eski 21.03.2008, 10:56 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #35
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
40.jpg



Cüz:2, Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:40




249.Talut askerlerle beraber (cihad için) ayrılınca: Biliniz ki Allah sizi bir

ırmakla imtihan edecek.Kim ondan içerse benden değildir.Eliyle bir avuç

içen müstesna kim ondan içmezse bendendir, dedi.İçlerinden pek azı müs

tesna hepsi ırmaktan içtiler.Talut ve iman edenler ırmağı beraberce geçin

ce: Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak hiç gücümüz yoktur,

dediler.Allah'în huzuruna varacaklarına inananlar: Nice az sayıda bir birlik

Allah'ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir. Allah sabredenlerle beraber

dir, dediler.




250.Calut ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında: Ey Rabbimiz! Üzerimize

sabır yağdır. Bize cesaret ver ki tutunalım. Kafir kavme karşı bize yardım

et, dediler.




251.Sonunda Allah'ın izniyle onları yendiler.Davud da Calut'u öldürdü.Allah

ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği ilimlerden ona öğretti.

Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmının kötülüğünü diğerleri ile savması olma

saydı elbette yeryüzü altüst olurdu.Lakin Allah bütün insanlığa karşı lütuf

ve kerem sahibidir.




(Bu ayette, dünya hayatında cari olan ilahi nizamın bir ölçüde izahı vardır.

Allah, insanlar arasında içtimai dengenin kurulmasını bazı sebeplere bağla

mıştır.Bu itibarla insanlardan bir kısmı zengin bir kısmı fakir, bir kısmı zayıf

bir kısmı güçlü, bir kısmı sıhhatli bir kısmı hasta, bir kısmı mümin bir kısmı

münkir olacak ki, bunlar arasında kurulacak alakalar, yeryüzünün imar ed

ilmesini temin edecektir.Tıpkı müsbet ve menfi kutuplar arasında ışık ve

enerji meydana geldiği gibi insanlar arasında vuku bulan savaşlar da bu

hikmete bağlıdır.İşte bu ayetlerde ilahi nizamın bazı prensipleri anlatılmış

tır.)




252.İşte bunlar Allah'ın ayetleridir.Biz onları sana doğru olarak anlatıyor

uz.Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.




(Bu ayetlerde askeri disiplin anlatılır.Bir ordunun başarılı olması, her şey

den önce komutanın emirlerine harfiyen uymakla mümkün olur. Savaşta

galip gelmek sayıya bağlı değildir.Haklı olmaya, doğruluğa, iman ve mor

al gücüne bağlıdır.Calut'u öldüren Davud, rivayetlere göre yedi yaşında

bir çocuk imiş, Allah o Peygambere Calut'u Davud'un öldüreceğini bildir

miş, o da Davud'u beraber götürmüş, yolda üç taş dile gelip ''Bizi al,Ca

lut'u bizimle öldüreceksin'' demişler, onları almış, sapanı ile atmış ve Ca

lut'u öldürmüştür.Bu bir mucizedir.)






KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

----------------------------------------------------------------



41.jpg




Sayfa:41 BAKARA SURESİ Cüz:3,Sure:2





253.O peygamberlerden bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlar

dan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir.Mer

yem oğlu İsa'ya açık mucizeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile güçlendir

dik.Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine

açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı.Fakat onlar ihtila

fa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkar etti.Allah dileseydi

savaşmazlardı; lakin Allah dilediğini yapar.




(Ruhu'l-Kudüs'ten maksat Cebraildir.




254.Ey iman edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulun

mayan bir gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yol

unda harcayın.Gerçekleri inkar edenler elbette zalimlerdir.




255.Allah, O'ndan başka tanrı yoktur.O, hayydır, kayyumdur.Kendisine ne

uyku gelir, ne de uyuklama.Göktekilerin ve yerdekilerin hepsi O'nundur.İz

ni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve

yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dış

ında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler.O'nun kürsü

sü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez.

O, yücedir, büyüktür.




(İçinde ''kürsi'' kelimesi geçtiği için bu ayete ''Ayetü'l-kürsi'' denilmiştir.Bu

rada kürsi bildiğimiz taht manasında olmayıp Allah'ın şanına layık, mahiye

tini ancak kendisinin bildiği bir varlıktır.O'nun yüce sıfatlarını ve eşsiz kud

retini anlatan bu ayetin azameti, onu okumanın büyük sevabı ve tesirleri

hakkında hadisler vardır.Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurmuştur: ''Kur'

an'da en büyük ayet, Ayetü'l-kürsi'dir.Onu okuyana Allah bir melek gön

derir, onun hasenatını yazar.İçinde okunduğu evi, şeytan otuz gün ter

keder.O eve kırk gün sihir ve sihirbaz giremez.Ya Ali! Bunu evladına, ai

lene ve komşularına öğret.'' Başka bir hadiste de: ''Günlerin önemlisi cu

ma, sözlerin üstünü Kur'an, Kur'an'ın en önemli suresi el-Bakara, Bakara'

nın da en büyük ayeti de Ayetü'l-kürsi'dir.'' denilmiştir.Hayy, lügatte di

ri, canlı manasına gelir.Allah'ın sıfatlarından olup, devamlı var olan, kes

intiye uğramayan, varlığı ezeli ve ebedi olan demektir. Kayyum ise, bü

tün mahlukatın idaresini bizzat yürüten, hepsini hesaba çeken demek

tir.)





256.Dinde zorlama yoktur.Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır.O

halde kim tağutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yap

ışmıştır.Allah işitir ve bilir.




(Tağut, şeytan ve Allah'tan başka tapılan her şey demektir.İnsanın nef

si yani kötü arzuları şeytanın saptırmasına kanar.Onun için nefsine uy

mayan kimse kolay kolay günah işlemez. Aslında dinin koyduğu kaidele

re uymamıza mani olan, içimizdeki kötü arzulardır.Bu arzuları eğitmek su

retiyle insan kendini kötülüklerden koruyabilir.İslam insanları, din duygu

larını uyandırmak ve akıllarını doğru yönde işletmek suretiyle kendisine

davet etmektedir.Kur'an'ın açıklamalarıyla doğru eğriden ayırt edilir hale

gelmiştir.Bu irşadın ışığında İslam'a ilk adımı atmak, hür iradeleriyle insan

lara aittir.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (22.03.2008 Saat 21:49 ) değiştirilmiştir..
eski 21.03.2008, 23:49 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #36
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
42.jpg




Cüz:3,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:42




257.Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.İn

kar edenlere gelince, onların dostları da tağuttur, onları aydınlıktan alıp

karanlığa götürür.İşte bunlar cehennemliklerdir.Onlar orada devamlı kal

ırlar.




(Bu ayette mümin ile kafir mukayese edilmiş, Allah'a ve onun gönderdiği

peygamberlere inananları Allah'ın aydınlığa götürdüğü, şeytana uyup ka

fir olanları da şeytanın karanlığa ittiği, bu sebeple cehennemlik oldukları

anlatılmıştır.)





258.Allah kendisine mülk (hükümranlık ve zenginlik) verdiği için şımararak

Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İş

te o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti.O da: Ha

yat veren ve öldüren benim, demişti. Allah güneşi doğudan getirmektedir;

haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kafir apışıp kaldı.Allah

zalim kimseleri hidayete erdirmez.




259.Yahut görmedin mi o kimseyi ki, evlerinin duvarları çatıları üzerine çök

müş (altüst olmuş) bir kasabaya uğradı; ''Ölümünden sonra Allah bunları

nasıl diriltir acaba!'' dedi. Bunun üzerine Allah onu öldürüp yüz sene bırak

tı; sonra tekrar diriltti.Ne kadar kaldın? dedi. ''Bir gün yahut daha az'' de

di. Allah ona:''Hayır, yüz sene kaldın.Yiyeceğine ve içeceğine bak,henüz

bozulmamıştır.Eşeğine de bak.Seni insanlara bir ibret kılalım diye (yüz se

ne ölü tuttuk, sonra tekrar dirilttik.) Şimdi sen kemiklere bak, onları nasıl

düzenliyor, sonra ona nasıl et giydiriyoruz, dedi. Durum kendisince anlaş

ılınca: Şimdi iyice biliyorum ki, Allah her şeye kadirdir, dedi.





(258. ayette Hz. İbrahim ile tartışan kimse ile 259. ayette yıkık kasaba

ya uğrayan kimselerin her ikisinin de kafir olduğunu söyleyen müfessir

ler vardır. Ancak daha yaygın olan rivayete göre, yıkık kasabaya uğra

yan Uzeyr (a.s.)'dır. Uzeyr azığını almış, eşeğine binmiş giderken evleri

yıkılmış harabe haline gelmiş, orada oturanlardan kimse kalmamış bir

kasaba veya köy yıkıntılarının yanına gelir, orada konaklar.Etrafına bak

ar, bu şekilde ölenlerin nasıl dirileceğini düşünür. O anda uykusu gelir

yatar.Allah onu öldürür, yüz sene sonra diriltir.Yiyecekleri hiç bozulma

mış, ancak eşeği çürümüş sadece kemikleri kalmıştır, yıkık kasaba da i

mar edilmiştir.Uyandığı ilk anda, bir gün kadar ya da daha az bir zaman

uyuduğunu zanneder.Yiyeceklerine bakınca gerçekten böyle olduğunu

sanır.Eşeğine bakınca durumu anlar.Allah, Uzeyr'in gözü önünde eşeğini

diriltir.Böylece Allah'ın kudret ve azametini çıplak gözle müşahade eder.




Hz. İbrahim ile münakaşa edenin ise Nemrut olduğu söylenir.Bazı müfes

sirler bu kıssanın Hz. İbrahim Mısır'a gittiği zaman vuku bulduğunu, ''ha

yat veren ve öldüren benim'' diyenin Firavun olduğunu söylemişlerdir.Bu

rada mühim olan Hz. İbrahim'e verilen mucizedir ki Kur'an'da ona sözle

hasmı mağlup etmek manasına gelen ''hüccet'' denmiştir.Hz. İbrahim bu

hüccet ile hasımlarını yenmeyi başarmıştır.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ



------------------------------------------------------------------




43.jpg





Sayfa:43 BAKARA SURESİ Cüz:3,Sure:2




260.İbrahim Rabbine: Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster, de

mişti.Rabbi ona: Yoksa inanmadın mı? dedi. İbrahim: Hayır! İnandım, fa

kat kalbimin mutmain olması için (görmek istedim), dedi. Bunun üzerine

Allah: Öyleyse dört tane kuş yakala, onları yanına al, sonra (kesip par

çala), her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendi

ne çağır; koşarak sana gelirler.Bil ki Allah azizdir, hakimdir, buyurdu.




(Hz. İbrahim ölen bir canlının yeniden nasıl dirileceğini merak etmiş ve bu

nun kendisine gösterilmesini Rabbinden istemiştir.Allah Teala ona, ayette

geçtiği gibi maddi bir örnekle cevap vermiş, dirilişin mahiyetini izah etme

miştir.Çünkü insanın bilgi kapasitesi, dirilme, canlanma olayını kavramaya

elverişli değildir. Bundan önceki ayetlerde de geçtiği gibi peygamberlere

verilen bu örnekler birer mucizedir. Mühim olan, Allah'ın bütün canlıları,

özellikle insanı mutlaka diriltip hesaba çekeceğine iman etmektir.)





261.Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir da

ne gibidir ki, her başakta yüz dane vardır.Allah dilediğine kat kat fazlasını

verir.Allah'ın lütfu geniştir, O her şeyi bilir.




262.Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakir

lerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında has mükafat

ları vardır.Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir.




263.Güzel söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan daha i

yidir.Allah zengindir, acelesi de yoktur.




264.Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe iman etmediği halde malını

gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle,yap

tığınız hayırları boşa çıkarmayın.Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak

bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu

çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir.Bunlar kazandıklarından hiçbir

şeye sahip olamazlar.Allah, kafirleri doğru yola iletmez.




(Bu ayetlerde hayır yapma teşvik edilmiş, ancak hayır yaparken kalp kırıl

maması, fakirin küçümsenmemesi, eziyet edilmemesi ve yapılan iyiliğin ba

şa kakılmaması, gösterişten kaçınılması emredilmiştir.Aksi halde yapılan ha

yırdan fayda ve sevap yerine karşılık olarak günah ve azap gelir.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (23.03.2008 Saat 18:08 ) değiştirilmiştir..
eski 22.03.2008, 23:13 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #37
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
44.jpg




Cüz:3, Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:44



265.Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek

için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir

bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir.

Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer (de yine ürün verir).Allah yaptık

larınızı bilmektedir.




266.Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, arasın

dan sular akan kendisi için orada her çeşit meyveden (bir miktar) bulunan

bir bahçesi olsun da, bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken kendisine ihti

yarlık gelip çatsın, bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet eder

ek yakıp kül etsin! (Elbette bunu kimse arzu etmez.) İşte düşünüp anlaya

sınız diye Allah size ayetleri açıklar.




(Bu âyette verilen örnek çok ilginçtir.Zira insanın dünya hayatında daima

karşılaşması beklenen durumları dile getirmektedir.Kişinin dünyada elde et

tiği mevki, makam, zenginlik gibi değerlerin aslında hiçbir garantisi yoktur.

Nice saltanatlar, devletler yıkılmakta, zenginler fakir düşmekte, iç savaş

lar ve ihtilâller sebebiyle beklenmedik olaylar cereyan etmektedir.Halbuki

bu olaylar meydana gelmeden önce insanlar neler temenni ediyor, ne düş

ler kuruyorlardı.İşte her şeye rağmen insanı teselli edecek tek çare Allah'

a iman ve ona dayanmaktır.)





267.Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden si

ze çıkardıklarımızdan hayra harcayın.Size verilse, gözünüzü yummadan a

lamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah

zengindir, övgüye lâyıktır.




268.Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder.Allah ise size

katından bir mağfiret ve bir lütuf vâdeder.Allah her şeyi ihata eden ve her

şeyi bilendir.





269.Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır

verilmiş demektir.Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.




(Derin ve yararlı bilgiye hikmet denir.Allah'ın kendisine hikmet verdiği kim

seler öncelikle peygamberler,ilmiyle amel eden âlimlerdir.Bilgili olmanın en

çok değer verilen tarafı, insanlığa yararlı olmaktır.Peygamberimiz bir hadi

sinde: ''Yararlı bilgi isteyin, yararsız bilgiden Allah'a sığının.'' buyurmuştur.

Doğruluk, adalet, ihlâs, sevgi, saygı, ağırbaşlılık, başkalarına faydalı ol

mak, cömertlik, âlicenaplık gibi yüksek vasıfları taşıyan kimseler de hik

met ehlinden sayılır.İslâm'a tam olarak inanan, Kur'an'ın emirlerini öğren

ip noksansız uygulamak için çaba sarfeden, tüm kötülüklerden uzak dur

an kimse hikmet sahibidir ve kendisine büyük hayır verilmiştir.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

-------------------------------------------------------------


45.jpg




Sayfa:45 BAKARA SURESİ Cüz:3,Sure:2





270.Yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı muhakkak Allah bil

ir.Zalimler için hiç yardımcı yoktur.




271.Eğer sadakaları (zekât ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz ne âlâ!

Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır.Allah

da bu sebeple sizin günahlarınızı örter.Allah, yapmakta olduklarınızı bilir.





(Zekâta aynı zamanda sadaka denmesinin iki sebebi vardır: Birincisi, mal

ın temizlenip artması, ikincisi de imanda sadakat ve kemâle delâlet etme

sidir.Zekât olsun sadaka olsun, yapılan hayırların gizli yapılması, aşikâr

yapılmasından üstün sayılmıştır, zira gizlice yapılan hayırlar riya ve göste

rişten uzak olması sebebiyle hem Allah'ın rızasına daha uygundur, hem de

insan haysiyet ve şerefini muhafaza bakımından daha faydalıdır.)





272.(Ya Muhammed!) Onları doğru yola iletmek sana ait değildir.Lâkin Al

lah dilediğini doğru yola iletir.Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz i

çindir.Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalı

sınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa; karşılığı size tam olarak verilir ve

asla haksızlığa uğratılmazsınız.





273.(Yapacağınız hayırlar), kendilerini Allah yoluna adamış, bu sebeple yer

yüzünde kazanç için dolaşamayan fakirler için olsun.Bilmeyen kimseler, if

fetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın.

Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak

Allah bilir.




(Bu âyette anılan fakirler hayatlarını Allah yolunda savaşa adayan müca

hitler ile ilim yolcularıdır.Bunlar, bu kudsî meşguliyetleri dolayısiyle kazan

ca yönelme imkânından mahrumdurlar.Maddi yardımların bilhassa bunlara

yapılması, cihadı ve ilmi teşvik edecektir.)






274.Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık sarfedenler var ya, onların mü

kâfatları Allah katındadır.Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler.




(Bu âyetlerde teşvik edilen hayırlardan birinci derecede murat edilen ze

kâttır.Zira İslâm'ın emrettiği şekilde, zekât noksansız verilirse fakirlik yok

denecek kadar azalır.Ancak zekâtın sarf yerleri sayılı belli ve sayılı ol

duğundan zekât sarfedilmeyen yerlere de zekâtın dışında hayır yapılır.

Vakıflar bunlardan biridir.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Konu Dilnihad tarafından (24.03.2008 Saat 19:56 ) değiştirilmiştir..
eski 23.03.2008, 22:53 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #38
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
46.jpg



Cüz:3,Sûre:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:46



275.Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbet

inden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların ''Alım-satım tıpkı faiz gibidir'' de

meleri yüzündendir.Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır.

Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geç

mişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah'a kalmıştır.Kim tekrar faize

dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.




276.Allah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları be

reketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez.




(Faiz yasağı İslâm'ın kesin hükümleri arasındadır ve her çeşidi ile faiz ha

ramdır.Ferdî ve içtimaî zaruret halleri müstesna olmakla beraber bunlar de

vamlı değildir. İslâm'ın iktisadî, içtimaî , ahlakî.... nizamı bir bütün halinde

işletildiği zaman faize zaruret hasıl olmaz.İslâm ekonomisi sermaye birikimi

ni teşvik için faizi değil, ortaklık usülünü ileri sürmüştür.Bu usülde serma

ye faizsiz olacağı için maliyet ve enflasyon problemi ortadan kalkacak,

mülkiyete iştirak tabana doğru yaygınlaşacak, ekonomik ve sosyal farklı

laşma asgari seviyeye inecek; sermayeye, yatırımlara ve ticarete kötü

gözle bakılmayacaktır.Para bir değişim vasıtasıdır.Onu, alınıp satılan mal

haline getirmek ve rizikoya girmeden gelir sağlamak tatlı fakat zehirli yiye

ceklerle beslenmeye benzer, tesirini gösterince is işten geçmiştir.)





277.İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onla

rın mükâfatları Rableri katındadır.Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de

çekmezler.




278.Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mev

cut faiz alacaklarınızı terkedin.





279.Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Resûlü tara

fından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun.Eğer tevbe edip

vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğ

ramış olursunuz.




280.Eğer (borçlu) darlık içinde ise,eli genişleyinceye kadar ona mühlet ver

mek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta)

saymak sizin için daha hayırlıdır.





281.Allah'a döndürüleceğiniz, sonra da herkese hakettiğinin eksiksiz verile

ceği ve kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı bir günden sakının.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ



--------------------------------------------------------------------------



47.jpg





Sayfa:47 BAKARA SÛRESİ Cüz:3,Sûre:2





282.Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız va

kit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın.Hiçbir kâtip Allah'ın

kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan geri durmasın; (her şeyi olduğu gi

bi) yazsın.Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın, Rabbinden kork

sun ve borcunu asla eksik yazdırmasın.Şayet borçlu sefih veya aklı zayıf

veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdır

sın.Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun.Eğer iki erkek bulunamazsa rı

za göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona ha

tırlatması için- iki kadın (olsun). Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik

etmesin.Büyük veya küçük, vâdesine kadar hiçbir şeyi yazmaktan sakın

mayın.Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha

sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur.Ancak aranızda yapıp

bitirdiğiniz peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu

yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur.(Genellikle) alış-veriş yaptığın

ızda şahit tutun.Ne yazan, ne de şahit zarara uğratılsın.Eğer bunu yapar

sanız (zarar verirseniz) şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir.

Allah'tan korkun.Allah size gerekli olanı öğretiyor.Allah her şeyi bilmekte

dir.




(Kurân-ı Kerîm, bu en uzun âyeti ile noterlik müessesinin esaslarını koy

muş, müslümanlar da bu tavsiyeyi genellikle uygulamışlardır.İslâm'ın titiz

likle üzerinde durduğu prensiplerden biri de hakkın korunmasıdır. Alacak

ve borcun korunması, îfası gereken haklardandır.Hakkın icrâ ve îfası, on

un bilinmesine, gerektiğinde isbat edilebilmesine bağlıdır.Gerek yazma ve

yazdırma, gerekse şahit tutma ve isbat için hâla kullanılan vastalardandır.




İslâm kadını, tabiat ve fıtratına uygun bir eğitim gördüğü, hayâsı ve duy

guları daha güçlü, daha müessir olduğu için şahitlik gibi resmi ve ammeye

açık konularda hemcinsiyle takviye edimesi uygun görülmüştür. ''İşin yok

sa şahit, paran çoksa kefil ol'' şeklindeki meşhur söz, İslâm'ın getirdiği

kardeşlik ve dayanışma ruhunun söndüğü, ahlâkın zayıfladığı devirlere ait

tir.Kur'ân, müminleri, işleri olsa da şahitlik etmeye çağırmış, böylece hak

ların korunması görevine katılmaları istenmiştir.''Hak'' yücedir, hiçbir şey

onun üzerine çıkarılamaz.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Konu Dilnihad tarafından (25.03.2008 Saat 14:10 ) değiştirilmiştir..
eski 24.03.2008, 23:11 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #39
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 436


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 357 konuda 1.004 kere
48.jpg




Cüz:3,Sûre:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:48




283.Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) al

ınmış bir rehin de yeterlidir.Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bı

rakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'

tan korksun.Şahitliği, bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki

onun kalbi günahkârdır.Allah yapmakta olduklarınızı bilir.




284.Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah'ındır.İçinizdekileri açığa vursanız