8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
Ayet
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secdeye kapananlar, iyiliğe özendirip kötülükten sakındıranlar, Allah'ın sınırlarını koruyanlar.Müjdele o müminleri!
(Tevbe-112)
hadis
Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!
Deylemi-Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 36 (14 Kayıtlı ve 22 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, arzum13_84, bir lahza, hafsa, kebirulcady06, KoRSaN, lale, menekşe, siyahsancaktar, ta-ha, uşaklı, yahya, ŞüHeDa Hak-dilaram



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Kur-an'ı Kerim » Haydi Herkes Kur'an-ı Kerim Okumaya


 
Seçenekler
umut
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
kucult  büyük
Allah(celle celaluhu) razı olsun..
eski 11.03.2008, 23:57  
Alıntı ile Cevapla   #21
isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Şeref Üyesi
 
menekşe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.02.2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 1.672




Teşekkür etti: 11.328
Teşekkür aldı: 1.457 konuda 3.899 kere
kucult  büyük
allah razı olsun çok iyi düşünmüşsünüzz
eski 12.03.2008, 11:00 menekşe isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #22
menekşe isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.709




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.590 konuda 5.245 kere
kucult  büyük
20.jpg





Cüz:1,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:20



135.(Yahudiler ve hıristiyanlar müslümanlara) : Yahudi ya da hıristiyan olun

ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanif olan İbrahim'in dinine

uyarız. O müşriklerden değildi.



(Hanif, her türlü batıl dinden uzak durup, yalnızca hak dine yönelen kişi de

mektir.)





136.''Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbata

indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamber

lere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz

sadece Allah'a teslim olduk'' deyin.



(Esbat, torunlar demektir. Burada Hz. Ya'kub ve on iki evladından torunları

kastedilmiştir.)





137.Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar;

dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar.Onlara karşı Allah sana

yeter.O işitendir, bilendir.




138.Allah'ın (verdiği) rengiyle boyandık.Allah'tan daha güzel rengi kim verebil

ir? Biz ancak O'na kulluk ederiz (deyin).





(Zemahşeri'nin açıklamalarına göre hıristiyanlar, yeni doğan çocukları, bir su i

le boyarlar ve ''İşte şimdi hıristiyan oldu'' derlerdi ve bunu o çocuk için bir te

mizlik sayarlardı. Ayette müslümanların buna karşılık ''Allah'ın boyası ile boyan

dık'' demeleri emredildi. Allah'ın boyası İslam fıtratı, İslam ve iman temizliğidir.)





139.De ki: Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz olduğu halde, O'nun hak

kında bizimle tartışmaya mı girişiyorsunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yap

tıklarınız da size aittir. Biz O'na gönülden bağlananlarız.




140.Yoksa siz, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbatın yahudi yahut hıristi

yan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah

mı? Allah tarafından kendisine (bildirilmiş) bir şahitliği gizleyenden daha zalim

kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.




141.Onlar bir ümetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazan

dıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ



--------------------------------------------------------------------



21.jpg





Sayfa:21 BAKARA SURESİ Cüz:2, Sure:2






(Resulullah (s.a.v) Medine'ye geldikten sonra müslümanlar on altı on yedi ay

kadar Kudüs'e yönelerek namaz kıldılar. Bu durum yahudilerin şımarmalarına,

''Muhammed ve ashabı kıblelerinin neresi olduğunu bilmiyorlardı, biz onlara

yol gösterdik'' gibi laflar etmelerine ve bunu etrafa yaymalarına sebep olmuş

tu. Resulullah, Allah'tan İslam'a kendi kıblesinin verilmesini niyaz etti.İşte bun

dan sonra Kudüs'ten Kabe'ye dönülmesi emri geldi. Bunun üzerine yahudiler

ve münafıklar tekrar ileri geri konuşmaya başladılar. Aşağıdaki ayetler bu ola

yı anlatır.)





142.İnsanlardan bir kısım beyinsizler: Yönelmekte oldukları kıblelerinden onları

çeviren nedir? diyecekler. De ki: Doğu da batı da Allah'ındır. O dilediğini doğ

ru yola iletir.



143.İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resul'ün de size şahit olma

sı için sizi mutedil bir millet kıldık. Senin (arzulayıp da şu anda) yönelmediğin

kıbleyi (Kabe'yi) biz ancak Peygamber'e uyanı, ökçeleri üzerinde geri dönen

den ayerdetmemiz için kıble yaptık. Bu, Allah'ın hidayet verdiği kimselerden

başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Zira

Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir.




(Rivayete göre kıyamette milletler peygamberlerinin tebliğatını inkar ederler.

Allah peygamberlerden tebliğ ettiklerine dair delil ister. Bunun üzerine ümmet

-i Muhammed getirilir ve onlar buna şehadet ederler. Onlara ''Siz bunu nere

den öğrendiniz?'' diye sorulur. Onlar da ''Kur'an'dan ve Resulullah'tan öğren

dik'' derler. Nihayet Resulullah getirilir ve o da buna şahitlik eder.)





144.(Ey Muhammed!) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu

(yücelerden haber beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın

bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey

müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa

çevirin. Şüphe yok ki, ehl-i kitap, onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu

çok iyi bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.




145.Yemin olsun ki (habibim!) sen ehl-i kitaba her türlü ayeti (mucizeyi) ge

tirsen yine de onlar senin kıblene dönmezler.Sen de onların kıblesine döne

cek değilsin. Onlar da birbirlerinin kıblesine dönmezler. Sana gelen ilimden

sonra eğer onların arzularına uyacak olursan, işte o zaman sen hakkı çiğne

yenlerden olursun.




(Bu ayette inadın insanoğlunu ne hale getirdiği anlatılarak ''Sen onların arzu

larına uyarsan kötülük edenlerden olursun'' denilmiştir. Çünkü efendimiz bil

farz onların bir dileğini yerine getirirse bu sefer başka bir şey isteyecekler

ve zor görmedikçe hiçbir şeyi kabul etmeyeceklerdir. İşte ayette bu cihet

anlatılmıştır. Bunun da sebebi, inat ve taasuptur. İman ile terbiye edilmemiş

nefis, inat ve taasuptan kurtulamaz. Bu da insanı daima kötüye yöneltir.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (12.03.2008 Saat 22:05 ) değiştirilmiştir..
eski 12.03.2008, 11:30 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #23
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.709




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.590 konuda 5.245 kere
kucult  büyük
Umut


Mor menekşe


anestu-nara ve bu konuda bana teşekkür eden, konuyu

takip eden tüm kardeşlerime ben de teşekkür ederim. Hepinizden Allah razı ol

sun.


Saygılarımla...
eski 12.03.2008, 12:32 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #24
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.709




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.590 konuda 5.245 kere
kucult  büyük
22.jpg



Cüz:2, Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:22




146.Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (o kitaptaki peygamberi), özoğul

larını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir gurup bile bile ger

çeği gizlerler.




(Yahudiler Tevrat'ta, hıristiyanlar da İncil'de ahir zaman peygamberinin

vasıflarını gördüler, onun gelmesini beklediler; her nesil bunu kendinden

sonra geleceklere anlattı ve inanmalarını tavsiye etti. Bunun için her i

ki zümrede de bu peygamberin gelmesini dört gözle bekliyorlardı. Ancak

onun Araplar arasından ve bir yetim kimse olarak gönderildiğini görünce

sırf ırkçılık gayret ve düşüncesiyle inkar ettiler. Halbuki onun hak pey

gamber olduğunu, kendi oğullarını bilip tanıdıkları gibi biliyorlardı.)





147.Gerçek olan, Rabbinden gelendir. O halde kuşkulananlardan olma!



148.Herkesin yöneldiği bir kıblesi vardır. (Ey müminler!) Siz hayır işlerin

de yarışın. Nerede olursanız olun sonunda Allah hepinizi biraraya getir

ir. Şüphesiz Allah herşeye kadirdir.




149.Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tara

fına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir.(Biliniz ki) Allah yap

tıklarınızdan habersiz değildir.




150.(Evet Resulüm!) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mes

cid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana

çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insan

ların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan

korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlaya

yım da doğru yolu bulasınız.



151.Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden a

rındıran, size Kitab'ı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi size öğreten bir

Resul gönderdik.



152.Öyle ise siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım. Bana şükre

din; sakın bana nankörlük etmeyin!




153.Ey iman edenler! Sabır ve namaz Allah'tan yardım isteyin. Çünkü

Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.





(Sabır ile namaz, nefsin kötü arzularına karşı en büyük silahtır.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

----------------------------------------------------------------

23.jpg




Sayfa:23 BAKARA SURESİ Cüz:2, Sure:2




154.Allah yolunda öldürülenlere ''ölüler'' demeyin. Bilakis onlar diridirler,la

kin siz anlayamazsınız.



155.Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan,canlardan,ürünlerden

biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjde

le!



156.O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman: Biz Allah'ın kulları

yız ve biz O'na döneceğiz, derler.



157.İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır. Ve doğru yo

lu bulanlar da onlardır.



(Bedir'de şehit düşen 14 kişi hakkında nazil olduğu rivayet edilen bu ayet,

kabir azabına yahut safasına da delildir. Ölüm, korku, açlık, mal azlığı, fa

kirlik, hastalık; bunların hepsi birer imtihandır. Bunlar dünya hayatının ay

rılmaz parçalarıdır, hiç kimse bunlardan birine yakalanmaktan kurtulamaz.

En sonunda herkes ölecektir. İnanan akıllı kişi, bunları Kur'an'a göre anla

yıp değerlendirendir.)





158.Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ın koyduğu nişanlardandır. Her kim

Beytullah'ı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendi

sine bir günah yoktur.Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz

Allah kabul eder ve (yapılanı) hakkıyla bilir.




(Safa ile Merve, Kabe'nin doğu tarafında iki tepenin adıdıdır. Hacer valide

miz Hz. İsmail için su ararken bu iki tepe arasında yedi defa koşmuştur.

Bugün hac ve umre için Beytullah'ı ziyaret ve tavaf edenler, aynı zaman

da Safa ile Merve arasında sa'yederler.Ayette, iki tepe arasında sa'yet

mekte (gelip gitmekte) günah yoktur, denilmiştir. Çünkü cahiliye devrin

de her iki tepede de birer put vardı. Her ne kadar İslam bu putları kaldır

mışsa da bazı kimselerin içinde bir şüphe kaldı. İşte yukarıdaki ayetle bu

şüphe tamamamen giderilmiş oldu.)





159.İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hi

dayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet e

der.




160.Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkca ortaya

koyanlar başkadır. Zira ben onların tevbelerini kabul ederim.Ben tevbeyi

çokca kabul eden ve çokca esirgeyenim.





161.(Ayetlerimizi) inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'

ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onların üzerinedir.



162.Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de

onların yüzlerine bakılır.



163.İlahınız bir tek Allah'tır. O'ndan başka ilah yoktur.O, rahmandır, rahim

dir.




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (17.03.2008 Saat 10:52 ) değiştirilmiştir..
eski 12.03.2008, 17:09 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #25
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.709




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.590 konuda 5.245 kere
kucult  büyük
24.jpg



Cüz:2, Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:24




(Bundan önceki ayetlerde Allah'a ve O'nun gönderdiği dine karşı nankör

lük edenlerin nasıl kötü bir akıbete sürüklendikleri, onların ebediyen kö

tülenecekleri anlatılmıştır. Bundan sonraki ayetlerde ise, her insanda

en büyük ilahi nimet olan aklı herkesin yerli yerince kullanması, etrafı

na dikkat ve ibretle bakması için kainat olaylarına temas edilmiştir.Zira

hakkıyla düşünen, etrafına ibretle bakan kimse, mutlaka Allah'ı bulur.)




164.Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbi

ri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak de

nizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirip de ölü haldeki top

rağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüz

garları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendir

mesinde düşünen bir toplum için (Allah'ın varlığını ve birliğini isbatla

yan) birçok deliller vardır.




165.İnsanlardan bazıları Allah'tan başkasını Allah'a denk tanrılar edinir

de onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgi

leri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördük

leri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu

ve Alah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.




166.İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulup arkalarından gidi

lenler, uyanlardan hızla uzaklaşırlar ve (o anda her iki taraf da) aza

bı görmüş, nihayet aralarındaki bağlar kopup parçalanmıştır.




(Dünyadan hiç düşünmeden bazı kimseleri önder edinen, böylece ba

tıl yola giden kimseler ahirette o önderlerin kendilerinden uzaklaştıkları

nı görürler. Ancak her iki taraf da içine girecekleri azabı görecekler ve

ondan kurtuluş olmadığını anlayacaklardır. Dünyadakinin tersine, bu

sefer uyanlar konuşurlar, ama artık faydası yoktur.)





167.(Kötülere) uyanlar şöyle derler: Ah, keşke bir daha dünyaya geri

gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi

biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, işlerini, pişmanlık

ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar.



168.Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olanlarından

yeyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanı

nızdır.



169.O size ancak kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğiniz şey

leri söyleminizi emreder.




(Şeytan, insanın içinde bulunan kötü düşünce ve arzuları körükler, in

san nefsine kötülüğü sevdirir. Bu sebeple insanın kötülük yapmasını

kolaylaştırır. O yüzden Hz. Ebu Bekir: ''Büyük adam, nefsinin istekleri

ne uymayan kimsedir'' demiştir.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ



----------------------------------------------------------------------



25.jpg




Sayfa:25 BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2




170.Onlara (müşriklere): Allah'ın indirdiğine uyun, denildiği zaman onlar,

''Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız'' dediler. Ya ata

ları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?




171.(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kafirlerin durumu, sadece çoban

ın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar

sağırlar, dilsizler ve körlerdir.Bu sebeple düşünmezler.





(Bu ayetlerde insanların körükörüne eskiye bağlanmaları, yeni ortaya kon

muş fikirlere kulak vermemeleri kötülenmiş, bu konuda doğru olanın, akılcı

olarak hareket edilmesi olduğu söylenmiştir.



Zemahşeri'ye göre ayetin meali şöyledir: Kafirleri doğru yola çağıran da

vetçinin (Peygamber'in) durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey işitme

yenlere seslenen çobanın durumu gibidir.)





172.Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yeyin,eğ

er siz yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız O'na şükredin.




173.Allah size ölüyü (leşi), kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına ke

sileni haram kıldı. Her kim bunlardan birini mecbur kalırsa, başkasının hak

kına saldırmadan ve haddi aşmadan bir miktar yemesinde günah yoktur.

Şüphe yok kiAllah çokca bağışlayan ve çokca esirgeyendir.




(İslam'da zorluk yoktur.Zaruretler mahzurları ortadan kaldırır.Bir kimse elin

de olmayan sebeplerle haram olan bir yemek ya da bir işi işlemek zorunda

kalırsa, haddi aşmamak ve o şeyi devamlı helal saymamak şartıyla zaruret

miktarınca yiyebilir.Bu durumda dinen günah işlemiş sayılmaz.)





174.Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi (ahir zaman peygamberinin vasıflarını)

gizleyip onu az bir paha ile değişenler yok mu, işte onların yeyip de karınla

rına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah ne

kendileriyle konuşur ve ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için can ya

kıcı bir azap vardır.




(Yahudi hahamları, Peygamberimizin Tevrat'ta zikredilen vasıflarını gizledi

ler ve yaptıkları bu kötü iş için de maddi karşılık aldılar. Ayette bunun ne

kötü bir davranış olduğu anlatılmaktadır.)





175.Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, mağfirete bedel olarak da azabı

satın almış kimselerdir.Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!



176.O azabın sebebi, Allah'ın, kitabı hak olarak indirmiş olmasıdır. (Buna

rağmen farlı yorum yapıp) kitapta ayrılığa düşenler, derin bir anlaşmazlığın

ın içine düşmüşlerdir.



(Allah Teala'nın Kur'an'ı hak olarak indirdiği apaçık ortada iken, ondaki ah

kamı; sağlam delillere dayanmadan kendi arzularına göre yorumlamak iste

yenlerin, gerçeklerden uzak kaldıkları ve içinden çıklımaz ayrılıklara düştük

leri, bu yüzden de hem dünyada hem de ahirette zarara uğrayacakları an

latılmıştır.)





KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (17.03.2008 Saat 14:53 ) değiştirilmiştir..
eski 14.03.2008, 10:31 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #26
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.709




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.590 konuda 5.245 kere
kucult  büyük
26.jpg



Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:26




177.İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik,

o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, pey

gamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yok

sullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar,

namaz kılar, zekat verir.Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir.

Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu

vasıfları taşıyanlardır.Müttakiler ancak onlardır!




178.Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında kısas size farz kılındı.Hüre hür,

köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öl

dürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkani

yete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir.Bu söy

lenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra

haddi aşarsa muhakkak onuniçin elem verici bir azap vardır.



(Bütün dinler, hukuk ve ahlak sistemleri, haksız olarak adam öldürmenin,

cana kıymanın büyük bir suç olduğunda birleşmişlerdir. Farklılık, bu suçun

önlenmesi için alınması gereken tedbirde kendini göstermektedir.İslam, su

ça iten sebepleri azami ölçüde ortadan kaldırmış, insanı iman, ibadet ve

ahlak terbiyesi ile olgunlaştırmak için gerekli tedbirleri almış, bütün bunlar

dan sonra da kısas adıyla ''cana kıyanın canına kıyılır'' kaidesini koymuş

tur. Haksız aflarla bir gün hürriyete kavuşmak ümidi içinde beslenen kim

selerin bu hali (hapis cezası) hiç de caydırıcı ve suçu önleyici bir tedbir

değildir. Kısası tazminata (diyete) çevirme hakkı, öldürme suçunun acı ne

ticelerine katlanmakta olan ölü yakınlarına (velilerine) aittir. Başkası bu

cezayı bağışlayamaz.)





179.Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.Umulur ki suç işlemek

ten sakınırsınız.




(''Kısasta hayat vardır'' sözü, gerçekten dikkate değer bir ifadedir.Zira kıs

as tatbik edilirse bir kişinin öldürülmesiyle pek çok kimsenin yaşaması sağ

lanır. Çünkü cezasının ölüm olduğunu bilen kimse, bu suçu işlemeyecektir.)
[/color]



180.Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa anaya, babaya,

yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir,

borçtur.



(Mirasla ilgili ayetler gelmeden önce, kişinin servetinden ana, baba ve ak

rabalarına bir miktar verilmesi için vasiyet etmesi emredilmiştir. Ancak,Ni

sa Suresinde gelen miras ayetleri ile herkesin hakkı kesin ve net olarak

belirlenmiş, Efendimiz de ''Allah her hak sahibine hakkını vermiştir.Bundan

sonra varise vasiyet yoktur'' buyurmuş, böylece yukarıdaki ayet nesh

edilmiştir. Fakat mirastan payı olmayan akraba ve düşkünlere, hayır mü

esseselerine vasiyet bakidir.Her müslüman gönüllü olarak servetinden is

tediği yere vasiyet edebilir.)




181.Her kim bunu işittikten ve kabullendikten sonra vasiyeti değiştirirse,

günahı onu değiştirenleredir. Şüphesiz Allah (her şeyi) işitir ve (her şeyi)

bilir.




(İslam'da vakıf müessesi hadislere dayanmakla birlikte sadaka-i cariye ma

hiyetinde olan ve ammeye hizmet veren vakıfları, bunların şekil ve şartları

nı haksız olarak değiştirenler de vasiyeti değiştirenler gibi telakki edilmiş,

bu ayeti birçok vakıf eşya üzerine ve vakıfnamelere yazılmıştır.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ


------------------------------------------------------------------


27.jpg



Sayfa:27 BAKARA SURESİ Cüz:2, Sure:2




182.Her kim, vasiyet edenin haksızlığa yahut günaha meyletmesinden en

dişe eder de (alakalıların) aralarını bulursa kendisine günah yoktur.Şüphe

siz Allah çok bağışlayan hem de esirgeyendir.




(Bundan sonra gelecek ayetlerde Allah Teala müslümana farz kılınan Rama

zan orucundan söz eder. Oruç, İslam'ın beş temelinden biridir. Orucun far

ziyeti Kur'an'da belirtilmiştir. Oruca tahsis edilen Ramazan ayı faziletli bir

aydır. Bu ayın fazileti, içinde Kadir gecesi bulunmasındandır. Kadir gecesi

nin üstünlüğü ise kendisinde Kur'an indirilmiş olmasındandır. Çünkü Kur'an

Ramazan ayında ve Kadir gecesinde topluca, levh-i mahfuzdan Beytü'l-

izze denilen makama indirilmiş ve yine Kadir gecesinde ilk olarak Hira dağ

ında, Peygamberimize vahiy olarak gelmeye başlamıştır. Buna göre Rama

zan ayının ve Kadir gecesinin üstünlüğü, Kur'an'ın bu ayda ve bu gecede

inmesinden ileri gelmektedir. Bu üstünlükleri sebebiyle Ramazan ayı, bü

yük bir ibadet olan oruca tahsis edilmiştir.)[/color]



183.Ey iman edenler! Oruç dizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılın

dığı gibi size de farz kılındı.Umulur ki korunursunuz.




184.Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim has

ta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder.

(İhtiyarlık veya şifa ümidi kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da)

oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.

Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha i

yidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha ha

yırlıdır.




185.Ramazan ayı, insanlara yol gösterici doğrunun ve doğruyu eğriden ay

ırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Rama

zan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu o

lursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin

için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve

size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz

içindir.




(Dinde güçlük yoktur. Allah orucu emretmiştir. Oruç tutma şartları bulun

an kimseler oruç tutarlar.Hastalık, yolculuk gibi geçici bir engelden ötü

rü oruç tutamayan, sonra kaza eder.İhtiyarlık ve müzmin hastalık gibi de

vamlı özrü olanlar fidye verirler. Her türlü zahmete rağmen kendi arzusu i

le gönülden oruç tutan ve hayır yapanlar övülmüştür.)





186.Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara) : Ben çok yakınım.Ba

na dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım

da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.






(Rivayete göre bir bedevi Resulullah (s.a.v.)'a ''Rabbimiz yakın mıdır yok

sa uzak mıdır? Yakınsa ona fısıltı şeklinde dua edelim, uzaksa bağıralım''

dedi. Bunun üzerine ayet indi. Allah'ın istediği iman ve itaattir. Allah, i

man edip itaat edenlerin dualarını kabul edeceğini vadetmiştir. Gerçek

manada iman edip Allah'a kulluk edenlerin duası kabul olunur.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (17.03.2008 Saat 19:50 ) değiştirilmiştir..
eski 15.03.2008, 14:04 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #27
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.709




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.590 konuda 5.245 kere
kucult  büyük
28.jpg




Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:28




187.Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı.Onlar sizin

için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.Allah sizin kendinize kö

tülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (Ramazan

gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin.

Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edi

linceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.Mescit

lerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin.Bun

lar Allah'ın koyduğu sınırlardır.Sakın bu sınırlara yaklaşmayın.İşte böyle

ce Allah ayetlerini insanlara açıklar.Umulur ki korunurlar.




(İslam'ın ilk zamanlarında farz olan Ramazan orucunu tutarken sahur ye

meği yoktu.Oruç tutan kimse, akşam orucunu açınca yatsı namazını kıl

ıp uyuyuncaya kadar yer içerdi.Bundan sonra yemek içmek ve kadınla

ra yaklaşmak haramdı.Bazı müslümanlar dayanamayıp kadınlarına yak

laştı.Bazıları iftardan sonra yorgunlukları sebebiyle hemen uyudukları

için, ertesi gün açlık ve susuzluktan baygınlık geçirdiler. Cenab-ı Allah

müminlere acıdı ve bir kolaylık olmak üzere bu ayeti indirdi.''Beyaz iplik

ve siyah iplik'' ifadelerinden maksadı, ''mine'l-fecr; tanyerinin ağarma

sından'' ilavesi açıklığa kavuşturmuştur. Buna göre orucun başlaması

gereken zaman (imsak), güneşin doğmasına değil, fecrin doğmasına,ya

ni tanyerinin ağarmaya başlamasına bağlıdır.İplik tabiri de, tanyeri, ağ

armasının başlangıcını ifade etmektedir.Aydınlık yayılıp yükselince, ar

tık ona ''beyaz iplik'' denemez. Aydınlığın başladığı an sahurun bittiği

ve imsakın başladığı, aynı zamanda sabah namazı vaktinin de girdiği

andır.)




188.Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin.Kendiniz bilip dururken,

insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları

hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.




(Bu ayette işaret edilmek istenen mana, daha ziyade rüşvet ve çıkarcı

lıktır.Binaenaleyh aldatma ve dalavere ile elde edilen bütün kazançlar ha

ramdır.)





189.Sana, hilal şeklinde yeni doğan ayları sorarlar. De ki: Onlar, insanlar

ve özellikle hac için vakit ölçüleridir. İyi davranış, aslara evlere arkaların

dangelip girmeniz değildir.Lakin iyi davranış, korunan (ve ölçülü giden)

Evlere kapılarından girin, Allah'tan korkun, umulur ki kurtuluşa erersiniz.




(Peygamberimize yeni doğan hilalin önce incecik olması,sonra her gün bü

yümesi, dolunay olduktan sonra tekrar incelip kaybolması ve tekrar aynı

şekilde doğup devam etmesi sorulmuştu. Ayette verilen cevapta ''Ayın

bu şekildeki hareketi, kameri senenin hesap edilmesini, özellikle hac gün

lerinin bilinmesini sağlamaktır'' denildi.Ayrıca eskiden Araplar hac için ih

ram giydiklerinde veya hac dönüşünde evlere kapısından değil de arka

dan açılan bir delikten girmenin iyilik olduğuna inanırlardı.Yukarıdaki ayet

te bunun da yanlış olduğu anlatılmıştır.)





190.Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın.Sakın aş

ırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.



KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ


-------------------------------------------------------------
29.jpg



Sayfa:29 BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2




191.Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün.Sizi çıkar

dıkları yerden siz de onları çıkarın.Fitne, adam öldürdükten daha kötü

dür.Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaş

mayın.Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün.İşte

kafirlerin cezası böyledir.




192.Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah gafur

ve rahimdir.




193.Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için olun

caya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına

düşmanlık ve saldırı yoktur.




194.Haram ay haram aya karşılıktır.Hürmetler (dokunulmazlıklar) karşılıklı

dır.Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. Allah'tan

korkun ve bilin ki Allah müttakilerle beraberdir.




(Resulullah (s.a.v.) hicretin altıncı yılında umre yapmak maksadıyla Mek

ke'ye doğru yola çıkmıştı.Mekke yakınlarındaki Hudeybiye'ye gelince müş

rikler Mekke'ye girmelerini önlediler.Orada çetin münakaşalar oldu.Sonun

da İslam tarihinin en mühim hadiselerinden biri olan Hudeybiye antlaşma

sı yapıldı.Bu antlaşmada yer alan maddelerden birine göre, müslümanlar

o sene Harem-i Şerif'i ziyaret etmeden geri dönecekler, gelecek sene

aynı haram ayı içinde Mescid'i ziyaret edip umre yapacaklardı.Müşrikler

bunu başarı saydılar.Allah, müslümanları ertesi sene aynı ayda Mescid-

i Haram'a getirdi.Böylece haram ay, haram aya karşılık oldu.



İslam hukukuna göre saldırıya ancak misli ile mukabele edilir, aşırı gitmek

suçtur.Bütün harplerde önce insanlar dine çağrılır.Müslüman olmayı yah

ut cizye vermeyi kabul etmeyenlerle savaşılır.)





195.Allah yolunda harcayın.Kendi ellerinizle kendinizi ttehlikeye atmayın.

Her türlü hareketinizde dürüst davranın.Çünkü Allah dürüstleri sever.




(Ayette geçen ''ihsan'' kelimesi, bir işi tam ve noksansız yapmak, işin

hakkını vermek ve dürüst olmak demektir.



Nitekim bir hadiste Resulullah (s.a.v.)'a ''İhsan nedir?'' diye sorulmuş. O

da : ''Allah'a, O'nu görüyormuş gibi kulluk etmendir, her ne kadar sen O'

nu görmüyorsan da, O seni görüyor'' buyurmuştur.Kulluk umumi bir davra

nıştır.Bu itibarla hadisteki manayı, özellikle ibadete yöneltmek doğru

değildir.Esasen Arapça'da ihsan, işi doğru dürüst yapmaktır. Onun için

işinin ehli olana ''muhsin'' denir.Tercüme bu anlayışa göre yapılmıştır.Sos

yal yardımı ve adaleti de içine alan ihsan ve infakı, ''tehlikeyi önleyen bir

tedbir'' olarak gösteren ayet, adaletin anarşiyi ve ihtilali önlediğine de iş

aret etmektedir.)





196.Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.Eğer (bunlardan) alıkonursanız

kolayınıza gelen kurbanı gönderin.Kurban, yerine varıncaya kadar başları

nızı traş etmeyin.Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahat

sızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.

(Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre

ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir.Kurban

kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi

olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi

Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir.Allah'tan korkun.Biliniz ki

Allah'ın vereceği ceza ağırdır.



KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (18.03.2008 Saat 20:45 ) değiştirilmiştir..
eski 16.03.2008, 11:03 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #28
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.709




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.590 konuda 5.245 kere
kucult  büyük
30.jpg





Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:30



197.Hac, bilinen aylardadır.Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihramını gi

yerse), hac esnasında kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlara yö

nelmek, kavga etmek yoktur.Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir.(Ey mümin

ler! Ahiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvadadır. Ey akıl

sahipleri! Benden (emirlerine muhalefetten) sakının.




(Eskiden Araplar, hac mevsiminde bir takım panayırlar kurarlar, orada çe

şitli sahalarda alışveriş yaparlardı.Bunlar o zaman cahiliye devri adetleri

ne göre cereyan ederdi.Müslümanlar bunları günah saydılar.Allah Teala a

şağıdaki ayetlerde bu hususa açıklık getirdi.)





198.Hac mevsiminde (ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kaz

ancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur.Arafat'tan ayrılıp akın

ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin ve O'nu size gösterdiği şekil

de anın.Şüphesiz siz daha önce yanlış gidenler idiniz.




(Diğer ibadetler gibi haccın da ferde ve topluma sayısız faydaları vardır.

Bunların en önemlilerini şu maddelerde toplayabiliriz:



1.İhram,tek tip ve basit bir elbisedir.Bütün hacı namzetleri bunu giyerek

sonradan edindikleri mal, mülk, rütbe, makam ve benzerlerini geride bıra

kır, tek farkın şahsi faziletten ibaret olduğu gerçek eşitliği yaşarlar.



2.Kefeni andıran ihram içinde yapılan Arafat vakfesi aynı zamanda bir

mahşer örneğidir.Bu manzara, belki bir ömür boyu insana ölümü ve haşri

hatırlatılır.



3.Çeşitli ırk ve kültürlere mensup müslümanların toplanmalarına vesile ol

an hac, bir ''maddi ve manevi değerler'' alışverişine vasıta olmakta, müs

lümanları birbirine yaklaştırmakta, problemlere ortak çözümler arama im

kanı vermektedir.




4.Kabe etrafında tavaf, tevhid fikrini temsil etmekte, farklı yönlere, fakat

daima Kabe'ye yönelerek kılınan namaz ''Nereye dönseniz Allah oradadır''

prensibini ruhlara işlemektedir.Metodlar, içtihadlar, kaanatlar farklı olabil

ir, ancak her şey Allah içindir, Allah rızasına yönelmelidir.)




199.Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın. Allah'tan mağfir

et isteyin.Çünkü Allah affedici ve esirgeyicidir.



200.Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da

ha kuvvetli bir şekilde Allah'ı anın.İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz!

Bize dünyada ver, derler.Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.




201.Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahiret

te de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.




202.İşte onlar için, kazandıklarından büyük bir nasip vardır. (Şüphesiz)

Allah'ın hesabı çok süratlidir.




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ


------------------------------------------------------------

31.jpg




Sayfa:31 BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2




203.Sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek) Allah'ı

anın.Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse,

ona günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. Allah'tan korkun

ve bilin ki hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.




(Aşağıda gelen üç ayet Ahnes b. Şurayk hakkında inmiştir. Güzel konuş

an ve yakışıklı bir kimse olan Ahnes, münafık idi.Resulullah'ın yanına gelir,

güzel sözlerle müslümanlık taslardı. Halbuki içi fenalık dolu idi. İşi gücü

müslümanlara zarar vermekti. İşte ayetlerde böyle güzel konuşan, hoş

görünen kimselere hemen kanmamak, iyice emin olmadan kimseye güven

memek gerektiği anlatılmıştır.)





204.İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri sen

in hoşuna gider.Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah'ı şa

hit tutar.Halbuki o, hasımların en yamanıdır.





205.O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fe

sada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgun

culuğu sevmez.




206.Böylesine ''Allah'tan kork!'' denilince benlik ve gurur kendisini günaha

sevkeder. (Ceza ve azap olarak) ona cehennem yeter. O ne kötü yerdir!




207.İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah'ın rızasını almak için kendini ve

malını feda eder.Allah da kullarına şefkatlidir.




(İbn Abbas'tan gelen rivayete göre bu ayet Suheyb b. Sinan er-Rumi hak

kında inmiştir.Mekke müşrikleri bu zatı yakalamış, dininden döndürmek için

işkence etmişlerdi.Suheyb, Mekkelilere ''Ben ihtiyar bir adamım. Malım da

var.Sizden veya düşmanlarınızdan olmamın size bir zararı olmaz, ben bir

söz söyledim ondan caymayı iyi görmem, malımı ve eşyamı size verir, dini

mi sizden satın alırım'' demişti. Onlar buna razı olmuşlar, Suheyb'i salıver

mişlerdi.Oradan kalkıp Medine'ye gelirken bu ayet nazil oldu. Şehre girer

ken kendisine rastlayan Hz. Ebubekir, ''Alışverişin karlı olsun ya Suheyb''

demiş, o da ''Senin alışverişin de zarar etmesin'' cevabını vermiştir.) [/color]




208.Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden git

meyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.




209.Size (Kur'an ve Sünnet gibi) apaçık deliller geldikten sonra, eğer ba

rıştan saparsanız, şunu iyi bilin ki Allah azizdir, hakimdir.




210.Onlar, ille de buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerinin gelmesi

ni mi beklerler? Halbuki iş bitirilmiştir.(Allah nizamı artık değişmez.) Bütün

işler yalnızca Allah'a döndürülür.



KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (19.03.2008 Saat 14:46 ) değiştirilmiştir..
eski 17.03.2008, 20:33 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #29
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 03.03.2008
Mesajlar: 3




Teşekkür etti: 1
Teşekkür aldı: 3 konuda 10 kere
kucult  büyük
s.a sayfaları niye önizlemeli yapmadın
eski 18.03.2008, 15:05 mustafasasi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #30
mustafasasi isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:37 .


Page generated in 0,76743 seconds with 14 queries