8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 28 (2 Kayıtlı ve 26 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, NARTKAN



Hak-dilaram » YAZARLAR » Yazar Arşivi » leys » dost mülahazası


 
Seçenekler
ONURSAL ÜYE
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.697




Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.639 kere
kucult  büyük
dost mülahazası

Dost özlemiyle, hakikisine açılan kapıdan bir seyr:

Okuduğum satırlar.. Ruhumda dağlanmadık tek bir boşluk bırakmadı..
Nefsin elinde bu derece zincirlerle bağlı olduğum.. ve o zincirleri kalbimin, boğazımın, damarlarımın üzerinde tazyikatından bu derece daraldığım bir an belki çok azdır.

Elhak; firavunane, hodgam, hodfuruş bir hayatın sahibi olmakla, uçurum kenarında nefsimin temayülleri arasında
düştüğümü de bilmedim.. Yere çakılıp parça parça olduğumu da.
Kendi kendime temayüz etmişim..

Evet.. tam avımı avlayacakken, değil gönderdiğim avcının, hatta elimde patlayan silahtan mı dem vursam.. Ellerimin değil vicdanımın parçalanmasından mı?

Bir cerrahi ameliyat oldu bu benim için. Böylesine ebleh mi olur akıl? Böylesine kanar mı gönül..

En derin mülahazalarla meşgulken aynada gördüm kendimi.. Böyle çirkin mi idim?
Allah\'ım böyle korkunç mu idim?

En emin olduğum anda böyle güçsüz, bir başıma, kanmış bir ruh mu idim?

Bana mal olan günahlarımı tek tek gördüm çizgilerimde. Her biri bir kilometre taşı, rızadan uzaklaşmada. Her günah bir kusur, bir noksanlık.
En kusursuz ve noksansız kabul ettiğim anım, kibrimin en zirve hali imiş.
Allah\'ım hangi hal beni benden alır.. benliğimden alır..
Bu kadar haya ettiğim, kendi iç dünyamdan nefret ettiğim, aynada yüzüme tükürdüğüm başka bir an oldu mu bilmem?
Ama bu an..ebed kadar uzun, içinden kurtulanamayacak kadar bedbaht, önümü göremeyecek kadar zulümatlı.
Elimden çıkan..lakin üst üste yığdıklarıma mı yanayım.. Öyle ya, bel bağladığım, gururuma gurur kattığım yegane varlıklarım!
Yoksa aynada feri sönen gözlerimin içinde yanan pişmanlık ateşine mi?

O ateş ki, ruhum yandı baştan başa..
O ateş ki, sevdiğimi zannettiğim her şeyi de yaktı bir baştan bir başa!
O ateş ki, bidiğim bir başka ateşin kıvılcımı..

Sahabe Efendilerimiz\'in, \"keşke savrulan bir kum tanesi olaydım\" diye temenni ettiği yeri, hakkalyakin hissettim, bildim.
Şimdi ben , o kahrolasıca BEN! Hangi potada eriteyim kendimi..
Nereye gizlensin bu kapkara ruh?
Utancının içinde boyu kadar terle kaplanan.. Hesabın ağırlığıyla.. Erhamürrahimin\'in ta yedi kat yerin dibine sokan nazarlarıyla.. Razı olandan uzak.. Rahmetten uzak..

Namütenahi bir zulümat..
Namütenahi bir elem..
Namütenahi kahır..
Allah\'ım medet!
eski 14.12.2007, 08:39 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
leys isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:42 .