| gülüm.. Gülüm..
Kaldırmıyorsun nazarlarını bana doğru..
Haya ettim halinden.. Haya etmediğim hallerimden..
Affetmediler değil mi?
Kalb kırığı cam kırığına benzer mi anne?
Bilseydim, iradem olabilse idi.. ben sadece cam kırsaydım..
Ama şimdi bu..
Benim yüreğimi daha çok yaraladı gülüm..
Hani anlatırdın ya..
Kümeste ki horozlara üzümlerimi vermeyecek kadar bencilmişim..
Şimdi değil miyim anne?
İnan bana değilim..
Olma dedin olmadım..
Anne?
Ben olmamakla mı ettim kabahati?
Yalanın kapkara kuyusunda kaybolmadığım için mi?
Ama anne, sen dedin bana..
Yalan bir kuyudur diye..
Bile bile o kuyuda mı kaybolsa idim.. Ve sonra bilmediğim dehlizlerde kendimi de kaybetse idim..?
Benliğimi..
Hep kızardın ya ela gözlerinle gülüm
İnan kızmanı da özledim..
Her yağmur yağanda aldığım kokun.. bana hep toprağı hatırlatıyor..
Yoksa sen mi toprağı hatırlatıyorsun gülüm?
Ha sen ha toprak..
İçimdeki bir avuç kesif halin şimdi..
Anne, söyle bana,
Sevmek çok mu zor?
Sen beni zor mu sevdin?
Zor sevdiğini bırakmak da çok zor değil mi gülüm?
Anne?
Madem zordur, sevmek, madem zordur bırakmak..
İki zordan birini seçmen gerek diyorsun..
Anne ikisi de beni yaktı..
İkisi de…
İsmini sevdiğim…
Gülüm..
Ela gözlerin hala yerde..
Bakmayacak mı gözler?
Yoruldum anne..
Uyutur musun beni??
Leys. |