8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 43 (7 Kayıtlı ve 36 Misafir) bulunmaktadır.

Online   ayseben, DeRCan, Gülzar-ı İrfan, kardes, lehülhamd, sofizade, yahya



Hak-dilaram » YAZARLAR » Yazar Arşivi » leys » sadece ela gözlerin kalsın hafızamda


 
Seçenekler
ONURSAL ÜYE
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.697




Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.639 kere
kucult  büyük
sadece ela gözlerin kalsın hafızamda

Bir şey var.. bir şey.. Sanki, şuramda.. Zihnimin kıvrımlarında yolu biten bir keder.. Ne kadar uzakta ela gözlerin? Yakına gel.. Seçemiyorum: Bakışlarındaki hasret mi, yoksa keder mi?
Uzakta kaldın, çökmüş bedenin, kırışmış yüzün.. bükülmüş belinle bembeyaz uzattığın o ellerin mi?
Nerede idin? Gelmedin, neden??
Ne kadar hasretle bekledim o ela gözleri..
Sadece tek bir nazarın yetecekti bana..
Cennet güzel mi?
Ayaklarının altında mı cidden?
Söyle, kaç melek var benim yapmadıklarımı yapan, harende?
Söyle kaçı koklar saçlarını..
Kaçı ayaklarında ve kaçı senin yolunda serilmiş arzuların için?
Söylesene..
Anlattılar mı sana?
Geçenlerde yaptığım yaramazlıklarımı? Biliyorum.. Ömrümün ortasına geldim ama.. yaramazım işte hala.. Geçmiyor ki gülüm insandan huyu!
Kızma ama, sen gittiğin için belki de bu haşinliğim..
Biliyorum..
Belki beni çok sevenlere eziyet ediyorum..
Bilmiyorlar ki, aslında ben de onlardan çok onları seviyorum..
Sen söyler misin gülüm?
Beni affetmezler artık.. top oynarken camlarını kırmışım gibi, kızarlar bana!
Sen söyle ne olur.. ben eteğine yapışıp, tıpkı eskisi gibi saklanayım ardına..
De ki: “Bilememiş..ve hata etmiş.. Affedin!”
İnan bana bilerek yapmıyorum bunları gülüm..
Belki sana nazlanıyorum mesafeye rağmen.. Şimdi parmağını sallıyorsun değil mi? Kızgın bakışlarındaki merhameti görmekteyim gülüm..
Kızamazsın bana bilirim.
Ama gülüm!
Kaç gece ağladım sabaha dek? Görmedin mi?
Elimde Mushaf, kaç sabaha eriştim dualarla senin için..
Kaç yerden kaçtım bilir misin ki: “Anne” denilen?
Kaç yerde azab sardı yüreğimi, sarılan ve sevişen?
Kaç koku seni bana getirdi bilir misin, hiç birinde sen yoktun?
Kaç bakış ela oldu, ama senin gözlerin yoktu?
Kaç kucak açıldı da, şefkatinin zerresi yoktu!
Kaç zaman, asır gibi geldi bana.. Bak saçlarıma! Beyazlarını seçsin gözün.. Hepsi senin için..
Bil diye diyorum.
Kaç duam senden ayrıydı, bilmem..
Kaç sevdamı senden kaçırdım?
Kaç günüm keşmekeş? Kaçı sağlam ve kaçı donmuş..
Bir şeyi çok iyi biliyorum:
Seni özledim anne!
Sarılma bana, okşama ağaran saçlarımı.. hatta gelme yanıma kadar..
Ama bir kez bak bana ela gözlerinle..
Gülüm!
Bir kez bak bana!
Bak ki, inşirah dolsun gönlüme..
Vallahi, işte o zaman hiç yaramazlık yapmam..
Vallahi, kimseyi kırmam..
Mürşidine intisab edin müridin arzusu gibi bu..
Ben senin gönlünün kapısından kalabilir miyim ayrı?
Kovma ne olur..
Bak bir kez bana!
Sadece o ela gözlerin kalsın hafızamda!!!

leys.
eski 17.12.2007, 18:18 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
leys isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:55 .