Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 60 (19 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Bir yerindeki yaradan çıkan kandan dolayı, Maliki’yi taklit eden, daha sonra elini bıçakla kesse, çıkan kan, abdestini bozar mı?
CEVAP: Evet bozar, çünkü kitaplarda diyor ki: Namaz kılarken semavi [gayr-i ihtiyari yani elinde olmayan] bir özürle abdesti bozulan Hanefi, hemen namazdan çıkar. Maliki’de ise, namazı bozulmaz. O anda özür sahibi olur. Namazına devam eder.
Semavi özürler, Maliki’yi taklit edenin de abdestini bozmuyor. Mesela namazda ishalini tutamasa, çıbanından veya yarasından kan aksa, burnu kanasa, kulağından irin aksa, makattan solucan çıksa, idrarını tutamasa, kadınlardan akıntı çıksa, basurdan kan, fistüllerden, göbekten akıntı çıksa, tutamayıp gaz kaçırsa, ağız dolusu kussa, bunlar semavi özür oldukları için, hiç birisi Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz.
Abdesti bozulmadığı için namazına devam eder.
Böyle özürleri olan kimsenin elini bıçak kesip kan çıksa, abdesti bozuluyor, çünkü bu semavi özür olmuyor. Ama ondan sonra yaralı elinden çıkan kanlar, irinler semavi özür halini aldığı için, abdestini bozmuyor.
Bu özürler abdesti bozmuyor ama, namazda basurundan kan gelenin çamaşırına kan bulaşır veya irin, idrar ve ishal bulaşır. Böyle özürle meydana gelen bu necasetlerle [pisliklerle] kılınan namaz da sahih olur. Çünkü Maliki’de necasetsiz elbise ile namaz kılmak farz değil, sünnettir.
Hastaya, idrar için, sonda takılıyor, idrar, bir torbada birikiyor. Yatalak ve üstü necis oluyor. Maliki’yi taklit ederek namazını o haliyle kılar. Kılmayıp kazaya bırakması haram olur.
Unutup necasetli elbise ile namaz kılan, namazdan sonra, necis elbise ile namaz kılmış olduğunu görse, o namazı iade etmeyip, (Bu namazı Maliki’ye göre kıldım) demekle namazı sahih olur.
Dinimizin bildirdiği bu ruhsatlardan faydalanmamak takva ve azimet olmaz. Aksine cahillikten dolayı Allahın rahmetini tepmek olur. Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Gerektiğinde en kolay fetvaya uymalı. Allahü teâlâ, insanlara güç gelen şeyleri değil, kolay olanların yapılmasını istiyor. Çünkü insanın zayıf, dayanıksız yaratıldığını bildiriyor. Kur’an-ı kerimde, (Allah, size kolaylık ister, zorluk, güçlük istemez) buyuruldu. (Bekara 185)
Dinimiz böyle derken, taklit etmemek için direnmek taassuptur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahın verdiği kolaylık ve ruhsatlardan faydalanın!) [Buharî]
(Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberânî]
(Allahü teâlâ, ruhsatla da amel edilmesini sever.) [Beyhekî]
Günümüzde mezhep taklidi ile ilgili Müslümanlar üçe ayrılır:
1- Zaruret de olsa, başka mezhebi taklit etmeyi caiz görmemek. (Taassup ehlinin yolu)
2- Her mezhebin kolay gelen hükümlerini almaya çalışmak. (Mezhepsizlerin yolu)
3- Zaruret, ihtiyaç olunca, başka mezhebi taklit etmek. (Ehl-i sünnet ulemasının yolu)
İslamiyet, ifrat ve tefrit, yani aşırı hareketlerden uzak her Müslümanın rahatça uygulayabileceği hükümler topluluğudur. Mezhep taklidinden kaçanlar tefrit ehlidir.
Telfîk yapanlar, yani her mezhebin kolay tarafını toplayanlar ifrat ehlidir. Bunların her ikisi de yanlıştır.
__________________
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit..
Namaz kılanlar için özürlü olunca Maliki mezhebini taklit etmeleri büyük kolaylıktır. Maliki mezhebini taklit ile ilgili S. Ebediyye’de diyor ki: İbni Abidin hazretleri, (Hanefi mezhebinde olanın, maliki mezhebini taklit etmesi evladır. Çünkü, imam-ı Malik, İmam-ı azamın talebesi gibidir) buyuruyor. (s.125)
Yine İbni Abidin hazretleri, (Âlimlerimiz, zaruret olunca, Maliki’ye göre fetva verdi. Bir mesele Hanefi’de bildirilmemiş ise, maliki taklit olunur) buyuruyor. (s. 158)
Abdesti sık bozulan hastalar ve ihtiyarlar için ve necasetten taharet için çok kolaylık gösterdiğinden, diğer üç mezhebde olan Müslümanlar, Maliki’yi taklit ederek, ibadetlerini rahatlıkla yapar. (s.1133)
Namaz kılarken abdesti bozulan hanefi, hemen selam verip, namazdan çıkar. Maliki mezhebinde, namazı bozulmaz. O anda özür sahibi olur. (s.122)
Hastalık veya ihtiyarlık sebebi ile, yani, zaruret ile idrar kaçıran Hanefi’nin, tekrar abdest alması, harac, zahmet olacağı için, bu kimse, Maliki’yi taklit ederek, hemen özür sahibi olur, abdesti bozulmaz. (s. 148)
Bir kimsenin namazda abdesti bozulursa veya abdest almak güç olursa, namaza dururken Maliki mezhebini taklit eder. Maliki’de, hastaların, ihtiyarların namazları bozulmaz (s. 232)
Kan veya idrar kaçıranlar, necaset temizlemekte zahmet çekenler Maliki mezhebini taklit ederler. Maliki’de, makattan ve bedenden taş, solucan, cerahat, sarı su, kan çıkınca abdest bozulmaz. Abdesti bozanlar, hastalık ile çıkarsa ve çıkması men olunamazsa, iki kavil vardır.
İkinci kavle göre, prostat hastalığı sebebiyle gelen idrar abdestini bozmaz. Hastaların, ihtiyarların, abdest almakta harac ve meşakkat olduğu zaman, bu kavli taklit etmeleri sahih olur. İdrarın kesildiği zamanı belli ise, bu zamanda abdest alması iyi olur. İstibra zamanı uzun süren veya sonraları damlayan ve bir namaz vakti devamlı akmadığı için özürlü olamayan Hanefi ve Şafiiler, Maliki mezhebini taklit eder. (s. 158)
Maliki’nin ikinci kavline göre, özür sahibi olmak için, hastalık sebebi ile çıkan, abdesti bozan bir şeyin bir kere çıkması kâfidir. Bir namaz vakti içinde devamlı çıkması lazım değildir. Namazdan önce veya namaz içinde idrar, yel kaçıran hastaların ve ihtiyarların abdestlerinin ve namazlarının bozulmaması için, harac ve meşakkat halinde, bunların maliki mezhebini taklit etmeleri ve imam olmaları sahih olur. (s.131)
Dikkat edilirse, Maliki’de, Hanefi’de olduğu gibi özürlü olmak için her namaz vaktinde bir kere akması lazım değildir. Hastalık sebebiyle ara sıra zuhur etmesi, hatta bir kere çıkması bu kavle göre özür sayılır. Mesela elinde olmadan zaman zaman burnu kanayan, makattan solucan çıkan, ara sıra ağız dolusu kusan, kulağı akan, ağrı ile gözünden yaş gelen, bazen yel kaçıran, ishal olup gaita kaçıran, idrar kaçıran, istihazalı veya akıntısı olan kadın, basurdan, çıbandan, yaradan kan ve irin akan, Maliki mezhebini taklit ederse, abdesti bu özrü sebebiyle bozulmuş olmaz.
Çamaşıra bulaşan kan ve idrar lekelerini temizlemek meşakkat olursa necis de sayılmaz.
Namazda iken idrar gelse, basurdan kan aksa, hem abdest bozulmaz, hem de çamaşırdaki kan ve idrar necis sayılmaz. Çünkü Maliki’de, ikinci kavle göre, necaset namaza engel değildir. Temizlemek sünnettir. (s.153)
zehirli .org dan alınmıştır..
__________________
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit..
Dün, Maliki’yi taklidin lüzumunu bildirmiştik. Bugün ise bunları sual ve cevaplarla açıklıyoruz:
Sual: Sık sık ağız dolusu kusan kimse, Mâlikî'yi taklit ederse, abdesti bozulur mu? CEVAP: Bozulmaz.
Sual: Hemoroid sebebiyle Mâlikî'yi taklit eden, kan akarken ve elbisesinde fazla kan bulaşmış iken namaz kılsa, câiz olur mu? CEVAP: Evet. Çünkü temizlemek zordur.
Sual: Ameliyatla, karnımdan delik açılarak torba bağladılar. Torbadan bazen necaset sızıyor. Malikî'yi taklit ederek namaz kılmam caiz midir? CEVAP: Evet.
Sual: Gaz sıkıştırmasından rahatsızım. Zaman zaman yel kaçırdığım da oluyor. Maliki’yi taklit etsem abdestim bozulur mu? CEVAP: Abdest bozulmuş olmaz.
Sual: Eli kanayan, Maliki'yi taklit edip namaz kılabilir mi? CEVAP: Namazı kaçırmamak için taklit eder.
Sual: Şuurlu hastaya, idrar için, sonda takıldı. İdrar, bir torbada birikiyor. Yatalak ve üstü necasetlidir. Bu necasetle namaz kılabilir mi? CEVAP: Maliki’yi taklit ederek namazlarını kılar.
Sual: Maliki’yi taklit eden, öğleyi asrı evvele kadar kılamazsa, tekrar Hanefî’yi taklit edip öğleyi asr-ı evvelde kılması câiz mi? CEVAP: Zaruret olduğu için caizdir.
Sual: Maliki’yi taklide niyeti unutup namaz kılan, daha sonra hatırlayıp niyet etse namazı sahîh olur mu? CEVAP: Evet.
Sual: Vakit çıkmak üzere iken, hazırda temiz elbise de yoksa, Maliki’yi taklit edilip necasetli elbise ile namaz kılmak câiz mi? CEVAP: Evet.
Sual: Ağzında diş dolgusu olup Maliki’yi taklit eden, ihtiyaç olunca, mukimken iki namazı cem için, Hanbeli’'yi de taklit edebilir mi? CEVAP: Evet.
Sual:Necasetli su arıtmada çalışıyorum. İş elbisemden başkası olmayınca, Malikî'yi taklit ederek namaz kılabilir miyim? CEVAP: Temiz elbise bulunmazsa, Maliki taklit edilir.
Sual: Maliki’yi taklit eden, abdest alıp namaz kıldıktan bir ay sonra, elinde yağlı boya görse, boyayı kazıyıp yıkasa, kıldığı namaz ve abdesti sahih olur mu? CEVAP: Evet.
Sual: Diş dolgusu, idrar tutamaması ve basurdan gelen kan sebebiyle Mâlikî'yi taklit edenin eli kanasa, abdesti bozulur mu? CEVAP: Evet bozulur.
Sual: Malikî'yi taklit eden, abdest aldıktan sonra, Mâlikî'ye göre niyet etmediğini hatırlasa, o anda niyet etse, sahih olur mu? CEVAP: Evet sahih olur.
Sual: Şafii mezhebini taklit ederken beş sene önce haccetmiştim. Fakat kadınlara dokundum. Haccım ve namazlarım sahih oldu mu? CEVAP: O haccımı ve namazlarımı Maliki’yi taklit ederek kıldım denirse sahih olur.
Sual: Dolgu sebebiyle Şâfii’yi taklit ediyorum. Hiç sebep yok iken, daha kolay diye, Şâfii’yi taklidi bırakıp, Maliki’yi taklit etmem uygun mu? CEVAP: Evet uygundur.
Sual: Unutup necasetli elbise ile namaz kılan, namazdan sonra hatırlasa, (Bu namazı Maliki’ye göre kıldım.) dese, sahih olur mu? CEVAP: Evet.
Sual: Unutarak mukimken mestlere 24 saatten fazla mesh ettim. (Bu namazları Mâlikî'ye göre kıldım) desem câiz mi? CEVAP: Evet, unutmak ile câizdir.
__________________
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit..
جزاك الله خيرا
Konu Ummu Seleme tarafından (23.02.2008 Saat 13:10 ) değiştirilmiştir..
Sual: Maliki’yi taklit eden, öğleyi asrı evvele kadar kılamazsa, tekrar Hanefî’yi taklit edip öğleyi asr-ı evvelde kılsa câiz olur mu?
CEVAP: Caiz olur. Açıklaması şöyledir:
Öğle namazı, ikindi ezanı okununcaya kadar kılınamazsa kazaya kalır. Ancak İmamı a’zam hazretlerine göre, ikindi vakti, bugünkü ikindi ezanlarından çok sonra giriyor. [Yazın 72 dk, kışın 36 dk sonra giriyor.]
Yani şimdi ikindi ezanları okunurken, öğle vakti henüz çıkmamış, ikindi vakti de girmemiş oluyor. Öğle namazı, bu vakitte kılınınca vaktinde kılınmış oluyor. Bu vakte (Asrı evvel) deniyor. İmam-ı a’zam hazretlerinin bildirdiği ikindi vaktine (Asrı sani) deniyor.
Demek ki, trafik sıkışıklığında kalmak, imtihanda olmak, namaz kılacak yer veya abdest alacak su bulamamak, unutmak gibi herhangi bir mazeretle öğleyi vaktinde kılamayan, asrı evvelde kılarsa, İmam-ı a’zam hazretlerine göre vaktinde kılmış olur.
Maliki, Hanefi veya Şafii olan kimse, bu kavle uyarak, öğleyi birinci ikindide (Asrı evvelde) kılarsa, öğleyi kazaya bırakmamış, vaktinde kılmış olur.
Kitaplarda diyor ki: Namaz kılarken semavi [gayr-i ihtiyari yani elinde olmayan] bir özürle abdesti bozulan Hanefi, hemen namazdan çıkar. Maliki’de ise, namazı bozulmaz. O anda özür sahibi olur. Namazına devam eder.
Semavi özürler, Maliki’yi taklit edenin de abdestini bozmuyor. Mesela namazda ishalini tutamasa, çıbanından veya yarasından kan aksa, burnu kanasa, kulağından irin aksa, makattan solucan çıksa, idrarını tutamasa, kadınlardan akıntı çıksa, basurdan kan, fistüllerden, göbekten akıntı çıksa, gaz kaçırsa, yani gelen gazı tutamasa, ağız dolusu kussa, bunlar semavi özür oldukları için, hiç birisi Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz. Abdesti bozulmadığı için namazına devam eder.
Böyle özürleri olan kimsenin ayağını veya öteki elini bıçak kesip kan çıksa, abdesti bozuluyor, çünkü bu semavi özür olmuyor. Ama ondan sonra ayağından veya öteki yaralı elinden çıkan kanlar, irinler semavi özür halini aldığı için, abdestini bozmuyor.
Bu özürler abdesti bozmuyor ama, çamaşırımıza kan, irin, idrar ve ishal bulaşıyor. Özürle meydana gelen bu necasetlerle kılınan namaz da sahih olur. Çünkü Maliki’de necasetsiz elbise ile namaz kılmak farz değil, sünnettir.
Âlimlerimizin bildirdiğine göre, unutup necasetli elbise ile namaz kılan, namazdan sonra, necasetli elbise ile namaz kılmış olduğunu görse, o namazı iade etmeyip, (Bu namazı Maliki’ye göre kıldım) demekle namazı sahih olur. Bu ruhsatlardan faydalanmamak takva ve azimet olmaz.
Aksine Allahın rahmeti olan nimetleri tepmek olur. Çünkü Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: