| | Super Moderator
Üyelik tarihi: 25.11.2007 Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.571
Teşekkür etti: 6.175
Teşekkür aldı: 3.312 konuda 11.784 kere
| Değersiz bilgiler..Yağmurda koşmalı mıyız? Yağmur yağarken koşanların daha çok ıslanacağını ileri süren, insanı yağmurda sallana sallana dolaşmaya iteleyen bir görüş ile hiçbir şey fark etmeyeceğini iddia eden bir başka görüş ortada dolanıp durmaktadır.
Hiçbir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin görüşüne göre vücudunuzun bir dikdörtgen olduğunu ve yağmur damlalarının yere dik düştüğünü farz edelim. İster bir yüz metreci gibi hızlı koşun, ister sallanarak yürüyün bir şey fark etmez. Hızınıza bağlı olmadan vücudunuza düşen yağmur tanesi sayısı aynı kalır. Koştukça ön tarafınıza bir saniyede daha çok yağmur tanesi isabet edecektir ama süre kısaldığından toplam sayı ve sonuç değişmeyecektir.
'Yağmurda yürüyünüz' diyenler ise koşma durumunda yağmur damlalarının aynı sürede daha çok sayıda birikeceğini ve buharlaşmaları için daha az zaman olduğundan üzerimizin daha ıslak olacağını, aerodinamik tesirleri hesaba katarak, düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların, koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini, yürürken başımıza düşen damla sayısının koştuğumuz sırada düşenden fazla olamayacağını ileri sürerek 'ahmak ıslatan' diye de tabir edilen hafif yağışlarda yürümeyi öneriyorlar. Tabii burada unutulmaması gereken şey yavaş yürürken bacaklarımızın da çok yağış alacağı.
'Koşunuz!' görüşüne göre ise, yağmurda koşmakla yürümek arasında, vücudumuza düşen yağmur tanesi miktarı açısından bir fark olmayabilir ama önemli olan başımıza düşen miktardır. Bu nedenle koşarsak süre kısalır ve başımıza düşen yağmur miktarı azalır.
Yapılan bir deneyde, yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağıyorken, bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğunda 131 damla, 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek, koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.
Şüphesiz bu Önermeler yapılırken, rüzgarın yönü, üzerimizdeki giysilerin şekli ve cinsi ve en önemlisi kapalı alana ulaşılacak mesafe göz önüne alınmamış ve değerlendirmeler kısa mesafelere göre yapılmıştır. Uzun mesafelerde hiç şansınız yok, koşabildiğiniz kadar koşun ama en doğrusu yağmur geçene kadar kapalı bir yerde oyalanın. | 
27.11.2007, 20:28
| |
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 193
Teşekkür etti: 151
Teşekkür aldı: 142 konuda 432 kere
| ben söz dinleyip kapalı bir yerde bekleyeyim
ilginçti okumak. bunlarlamı uğraşmışlar demek isterdim ama uğraştıklarına göre gerekliymiş  | 
01.01.2008, 11:04
| |
karduası isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | kûnfeyekûn
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.861
Teşekkür etti: 1.213
Teşekkür aldı: 1.527 konuda 5.211 kere
| Yağmuru hayırlısından görsek de istersek koşşasak istersek yürüsek yani kafamıza göre takılsak | 
01.01.2008, 11:25
| |
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Super Moderator (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 25.11.2007 Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.571
Teşekkür etti: 6.175
Teşekkür aldı: 3.312 konuda 11.784 kere
| rabbim en hayırlısını bilir ama yaklaşık 2 haftadan fazladır bırak yağmuru,yağmur bulutu bile göremiyoruz burda | 
01.01.2008, 11:44
| |
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Nerden: değil... NEREYE....
Mesajlar: 910
Teşekkür etti: 1.655
Teşekkür aldı: 888 konuda 4.190 kere
| Herşey nasip..
Benim kaç yağmur damlası nasibim varsa, zaten o kadarı düşecek üzerime..
Damlalardan kaçarken, brandaların üzerinden üzerime " şarr" diye 1 leğen suyun döküldüğü çok olmuştur..
Nasibin dışına çıkılmıyor, her iki şekilde de...
__________________ sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz... | 
01.01.2008, 13:15
| |
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Super Moderator (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 25.11.2007 Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.571
Teşekkür etti: 6.175
Teşekkür aldı: 3.312 konuda 11.784 kere
| Rabbimin rahmetinden tek tek nasiplenmeksizin hepsine birden garkolmuşsun işte | 
01.01.2008, 13:32
| |
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Nerden: değil... NEREYE....
Mesajlar: 910
Teşekkür etti: 1.655
Teşekkür aldı: 888 konuda 4.190 kere
| Belkide Allah'ın sevgili kulu olduğumu düşünmeliyim... 
__________________ sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz... | 
01.01.2008, 13:35
| |
hiranur isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | ŞEHiD
Üyelik tarihi: 17.10.2007
Mesajlar: 226
Teşekkür etti: 1.126
Teşekkür aldı: 206 konuda 810 kere
|
Bu konu bana Hoca Nasrettin'in fıkraları derlerya onu hatırlattı..
Hoca efendi pencerede oturmuş yağmuru seyrederken komşusunun koşarak yağmurdan kaçtığını görmüş ve hemen muziplik ya açmış pencereyi:
- Ya komşum neden böyle koşarsın. der. komşu:
- Yağmuru görmüyormusun hoca efendi ıslanmamak için. der. hoca hemen:
- Bire Allah'ın kulu, rahmetten hiç kaçılır mı? der. komşu düşünür ve haklı bulur hocayı yavaş yavaş aheste aheste yürümeye başlar eve gelince tabi iliklerine kadar ıslanmış vaziyette siz düşünün.
Aradan zaman geçer hoca efendi çarşıdayken aniden yağmur yağmaya başlar, yağmura hazırlıksız olan hoca koşarak bir an önce eve varmaya uğraşır. Tam komşusunun evinin önünden geçerken komşusu seslenir hocaya:
- Hoca efendi sen Allah'ın kulu değil misinde kaçıyorsun rahmetten der. hoca hiç altında kalır mı? yapıştırır cevabı:
-Ey komşum ben rahmetten kaçmıyorum ki; komşu:
-Eee ne bu hal o zaman. der. hoca:
-Rahmetten kaçmıyorum, derdim rahmeti çiğnememek o yüzden koşoyorum. der.
İşte kardeşler anlayışa göre düşünceye göre değişiyor, yağacak rahmetten kaçıp foş diye toptan rahmete gark olmakta var, yürüsende koşsanda iliklerine kadar ıslansanda var..
Yazın pek sorun olmaz ama ilkbahar ve sonbahardaki yağmurlar ıslandıktan sonra bayağı üşütüyor ve hatta hasta bile edebiliyor..
selametle.. | 
01.01.2008, 14:18
| |
musafaha isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Nerden: değil... NEREYE....
Mesajlar: 910
Teşekkür etti: 1.655
Teşekkür aldı: 888 konuda 4.190 kere
| Bizimki latife zaten..
Peygamberimize(s.a.v.), kafir bir zat, kalabalık içinde, elindeki elmayı göstererek sormuş..
- Bu elma benim nasibim midir?
Amacı onu yalancı çıkarmak..
"Evet, nasibindir dese, onu atacak, "bak değilmiş" diyecek..
"Hayır, değildir" dese, yiyecek..
Peygamberimizin verdiği cevapsa, tam Nebii tarzı.. Mükemmel..
-YERSEN NASİBİNDİR... demiş..
Bu benim hayat felsefem olmuştur hep..
__________________ sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz... | 
01.01.2008, 15:00
| |
hiranur isimli üye'ye teşekkür edenler
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:16 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |