Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 26 (2 Kayıtlı ve 24 Misafir) bulunmaktadır.
Kalaç Esat evinin önüne çıkar,başlar sela ukumaya(Rize 'de ölüm olayı meydana geldiğinde hemen sela okunur)Köylü hemen toplanır ve sorarlar :
-Hayrola kim vefat etti ?
-Yengenuz rahmetli oldi diyerek üzüntüsünü belirtip ekler,Çaylukta çayların zamanı geçecek,toplayacak da kimse yok,cenazeye başlarsak çay karta kaçacak.Hazır geldunuz ha bu çayı beş dakkada halledelum,cenaze kalkana kadar...deyince tüm köylü bir anda çaylığa dalar ve çayı evin önüne yığar.Birde bakarlar ki yenge ayakta.Onları karşılayıp ikramda bulunuyor.Şaşkınlıkla birbirlerine bakarlar.Kalaç döner millete :
-Baktuk ikimuz bu çayi ebedi toplayamazuk,onun içun size bu oyini oynayup işi biturduk.
Kaynak Kişi :Yılmaz Arayıcı
Rize 'de Yaşanmış Fıkra Gibi Olaylar
FATİH SULTAN KAR
__________________ ALLAH'IN BILE INSANLAR HAKKINDAKI
HÜKMÜNÜ, ÖMÜRLERI SONA ERDIKTEN SONRA
VERDIGINE INANIRKEN ...BIZ KIM OLUYORUZDA
INSANLARI BIRKAÇ KEZ GÖRMEK IKI ÜÇ YAZI OKUMAK
BIRKAÇ DEDI KODU DINLEMEKLE... YARGILAMA HAKKINA
SAHIP OLABILIYORUZ.!
Adam kapıyı açtığında, polislerle karşılaştı.
Heyecanla:
— Bir şey mi istediniz? diye sordu. Bir olay mı var?
İçlerinden komiser olanı:
— Geçen yıl evinizi soyan hırsızı yakaladık, diye cevap verdi.İfâdesinden, bu eve de girdiğini anladık.
Adam, polislerin arasında sıkışıp kalan 18-20 yaşlarında ki genci bir müddet süzdükten sonra:
—Buyurun, içeri girin, diye kenara çekildi. Herhalde bazı şeyler soracaksınız.
Hep birlikte oturma odasına geçtiler. Adam önce polislerin, sonra da hırsızın elini sıkarak:
—Geldiğinize sevindim, dedi. Bu gençle tanışmayı da çok arzu ediyordum. Polislerden biri:
—Herhalde yanlış anladınız, diye lâfa karıştı. Bu delikanlı polis falan değil, evinize giren hırsızdır.
Adam:
—Daha o kadar yaşlanmadım memur bey, diye çıkıştı.Hırsız olduğunu biliyorum ama, açık söylemek gerekirse şikayetçi de değilim.
Konuşanlar hırsızı da şaşırtmış görünüyordu. Adam, misafirlerine şeker ikram ettikten sonra tane tane konuşmaya devam etti:
— Evim soyulmadan önce geç vakitlere kadar oturur, hâliyle sabah namazlarına kalkamazdım. Ve çok istediğim halde günde bir sayfa bile Kur'an okumaya vakit bulamazdım, namazlar da, Allah kabul etsin hep yarım yamalak olurdu. Ama delikanlı, bilmeden de olsa beni bu gafletten kurtartardı.
Polislerden biri dayanamayıp atıldı:
— Ne yaptı ki bey amca?
Adam, biraz önce ikram ettiği sekerleri kutusuyla birlikte hırsızın önüne koyarken:
— Daha ne yapsın ki evlât, diye gülümsedi. Evime girdiğinde, televizyonumu çalmıştı.
__________________ ALLAH'IN BILE INSANLAR HAKKINDAKI
HÜKMÜNÜ, ÖMÜRLERI SONA ERDIKTEN SONRA
VERDIGINE INANIRKEN ...BIZ KIM OLUYORUZDA
INSANLARI BIRKAÇ KEZ GÖRMEK IKI ÜÇ YAZI OKUMAK
BIRKAÇ DEDI KODU DINLEMEKLE... YARGILAMA HAKKINA
SAHIP OLABILIYORUZ.!
Temel ve Dursun Amerika nın Irak a savaş açmasını hazmedemeyip Amerikaya
savaş açmaya karar vermişler.
Ne yapıp edip Bush un telefonuna ulaşmışlar..
Ve arayıp konuşmaya başlamışlar
Temel: Sayın Bush siz Iraka savaş açtinuz bizde size açayruz
Bush:Siz kimsiniz hangi ülkesiniz..
Temel:Biz Rizeliyuz
Bush: Peki asker sayınız kaçtır
Temel:Ben ve arkadaşım Tursun toplam içi
Bush:Silah sayınız kaçtır
Temel:Benım dededen kalma çakıralmaz,Tursun unda bi tekkırma tüfek
Bush:Buna karşılık bizim 20.000 askerımiz,5.000 uçaksavarımız,3000 gemimiz var
Temel:ben sizi tekrar arayacağum..
Amerikalılar oturmuşlar aramışlar taramışlar sonunda Rize yi
bulmuşlar,bakmışlar ufak bir yer şok olmuşlar
Temel tekrar aramış..
Temel:Sayın Bush biz size savaş açıyoruz
Bush:Asker sayınız
Temel:Ben,Tursun ve kahveden birkaç arkadaş toplam 5 çişiyuz
Bush: Peki silah sayınız
Temel:Benim çakıralmaz,Tursunun tekkırma,kahvedeki arkadaşlardan
birunun çakısı bide biçerdöver
Bush:Buna karşilık bizim asker sayımız 50.000 e ulaştı,10.000
uçaksavarımız ve 7.000 gemimiz oldu
Temel:Biz sizi tekrar arayacağuz...
Bir müddet sonra Temel tekrar arar
Temel:biz savaştan vaz geçtuk
Bush:neden?
Temel: o kadar savaş esirunu barındıracak yerumuz yok.
__________________ ALLAH'IN BILE INSANLAR HAKKINDAKI
HÜKMÜNÜ, ÖMÜRLERI SONA ERDIKTEN SONRA
VERDIGINE INANIRKEN ...BIZ KIM OLUYORUZDA
INSANLARI BIRKAÇ KEZ GÖRMEK IKI ÜÇ YAZI OKUMAK
BIRKAÇ DEDI KODU DINLEMEKLE... YARGILAMA HAKKINA
SAHIP OLABILIYORUZ.!
Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki; - Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında... Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar: - Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler... Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki; - Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında... En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya... Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla; - İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi? Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve; - Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der. Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar: - Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz? Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki; - Zor oldu ama "Konuşturduk HERGELEYİ
__________________ ALLAH'IN BILE INSANLAR HAKKINDAKI
HÜKMÜNÜ, ÖMÜRLERI SONA ERDIKTEN SONRA
VERDIGINE INANIRKEN ...BIZ KIM OLUYORUZDA
INSANLARI BIRKAÇ KEZ GÖRMEK IKI ÜÇ YAZI OKUMAK
BIRKAÇ DEDI KODU DINLEMEKLE... YARGILAMA HAKKINA
SAHIP OLABILIYORUZ.!
__________________ Bir gözyaşı, bir cevherdir ateşten kaynayan ve alev gibi yanan.
Özü sudur ama avuçta bir yalım, gönülde bir yangın olur.
Bir ateş düşünün,
dumanı âh ile çıkar da külleri göz yaşına karışır ya…
Hayat bir mum alegorisidir hani, mumun başındaki yanış gözde yaş olur da gözyaşı alevle barışır ya…
Alev can ipliğini yakınca, acıdır ki, bedenini eritir de mumun, su ile alev birbiriyle yarışır ya…