kadınlar anlaşılmaz varlıklar ya..
hem de bir şeyi illaki dolaylı olarak sorarlar ya da anlatırlar...
müneccim gibi de erkeklerin anlattıkları şeyi anlamasını isterler...
hah!
bu hatun da aynı yolun yolcusu gibi başlayıp,
her durum karşısında o uyku sersemliği ile bile hazırol vaziyette zihnini seferber tutan beyefendinin şaşırmadan takır takır tek ve basit bir soruya bütün cevap ihtimallerini saymasının karşısında...
ne yazık ki, yine hatun hatunluğunu yapmış
konuyu gayet basit bir noktadan en reel biçimiyle ele almış..
ve beyefendiyi tuş etmiştir!
__________________
BİRGÜN DÜNYAYA AİT BÜYÜK BİR DERDİN OLURSA RABBİNE DÖNÜP;
"BENİM BÜYÜK BİR DERDİM VAR! "DEME,
DERDİNE DÖNÜP "BENİM BÜYÜK BİR RABBİM VAR! "DE
İnsanoğlu dünyevî âletlere ve olaylara takılıp kalınca, ne kadar sığılaşıyor..
Adam uyku sersemi çadırın var olup-olmamasından bihâber..
Kadın ise çadıra takılmış ve çalınmış olmasını dert ediyor... Aklı orada..
Çadırın varlığını umursamayan adam, derîn düşüncelerini döküyor.. Bir tefekkür..
Çadıra takılıp kalan kadın ise kendince derdi büyük olduğundan, tefekkürden mahrum kalıyor...
Adamın uyku sersemliği, aşk hâli..
Kadın ise basîreti kapalı, dünyevî duvarlar ile örülü...
Biz ki uyanık ikende uyur olursak, o zaman Allah'tan, ibâdetlerden ve tefekkürden mahrum kalmaz ve farkında olmadan dünyevî işlerimizi de görenler olur... Allah huzûru yakalayanlardan eylesin..
__________________ Aşkımın gözyaşları deniz, içinde Yunus balıkları..
Ne zaman duracak bilmem kafamın dönme dolapları..
İnecek var, durdurun dünyayı !...
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır...
__________________
BİRGÜN DÜNYAYA AİT BÜYÜK BİR DERDİN OLURSA RABBİNE DÖNÜP;
"BENİM BÜYÜK BİR DERDİM VAR! "DEME,
DERDİNE DÖNÜP "BENİM BÜYÜK BİR RABBİM VAR! "DE