| | gölge
Üyelik tarihi: 08.03.2008
Mesajlar: 2.397
Teşekkür etti: 8.659
Teşekkür aldı: 2.348 konuda 8.639 kere
| Türk kebapçıları diyet yemeklerine savaş açtı!!!!!! Şiş li'deki bir dürümcünün reklam broşüründen harfi harfine aktarılmıştır.
--------------
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.
İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?
İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır.
Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.
Sakın bu oyuna düşmeyin.
Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.
Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!
Unutmayın su uyur, düşman uyumaz! | 
13.06.2008, 16:12
|
Almula isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
Ayşe Reşad, bir lahza, DeRCan, File_error, iklimya, izdüşüm, kapına_geldim, nur talebesi, Sakallı, siyahsancaktar, yüsra06, ŞüHeDa | | | لاالاه الاالله محمدالرسل
Üyelik tarihi: 19.02.2008 Nerden: evden
Mesajlar: 2.681
Teşekkür etti: 7.989
Teşekkür aldı: 2.566 konuda 9.439 kere
|
__________________ İnsan rûhu, iki ateşten biriyle tasfiye olunur. Birinci ateş, dünyada emirleri yapmaktaki zorluk; nefsî arzuları terk etmekteki meşakkattir. Buna mukâvemet etmeyen, âhiret ateşiyle tasfiye olunur; tabii ki, iman varsa. İman yoksa, ateş böceği olur. İSMAİL bin MAHFUZ kuddise sirruh  | 
13.06.2008, 17:38
| |
DeRCan isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
| | | Acaip Bişiy
Üyelik tarihi: 10.06.2008
Mesajlar: 92
Teşekkür etti: 50
Teşekkür aldı: 79 konuda 202 kere
| Aslındaçokda mantıksız değil yanii..
içeriğin bir oyunbazlık olduğunu düşünürsek
sonuna kadarda haklı
__________________
Döne Dolaşa bir hal oldum.
En Sonunda Başa geri koyuldum
| 
13.06.2008, 18:14
| |
File_error isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | SUSMA...
Üyelik tarihi: 24.03.2008 Nerden: GAZİANTEP
Mesajlar: 1.024
Teşekkür etti: 4.473
Teşekkür aldı: 961 konuda 3.294 kere
| ay ne güldüm ama satışları patlatmıştır akıllıymış Valla
__________________ KALBİN AĞLASADA GÜLÜMSE İNADINA SEN YETER Kİ HEP ÜMİT ET HAYAT DÖNER SANA... | 
13.06.2008, 18:19
| |
bir lahza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | SEVDALI
Üyelik tarihi: 10.06.2008
Mesajlar: 57
Teşekkür etti: 154
Teşekkür aldı: 55 konuda 221 kere
| dogru söze ne denir. | 
13.06.2008, 19:05
| |
yüsra06 isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | gölge (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 08.03.2008
Mesajlar: 2.397
Teşekkür etti: 8.659
Teşekkür aldı: 2.348 konuda 8.639 kere
| Konuyu mizah bölümünde açtım ama her kelimesine katılıyorum... Çok haklı o tatsız tuzsuz diyet yemekleri ve diyet ürünleri tat alma duyusunu öldürüyor 
Gelsin kebaplar gitsin tatlılar...
Türk gençliği uyuma lezzetli şeyler ye... Kolestrol damar sertliği bizi yıldıramaz yolumuzdan döndüremez ))) | 
15.06.2008, 20:19
| |
Almula isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | gölge (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 08.03.2008
Mesajlar: 2.397
Teşekkür etti: 8.659
Teşekkür aldı: 2.348 konuda 8.639 kere
| | 
15.06.2008, 22:27
| |
Almula isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | gölge (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 08.03.2008
Mesajlar: 2.397
Teşekkür etti: 8.659
Teşekkür aldı: 2.348 konuda 8.639 kere
|
SAMSUN'un Alaçam İlçesi'nde oturan emekli öğretmen Hasan Sancak, gördüğü ve notere onaylattığı bir rüyasının, 5 yıl sonra bir meşrubat firması tarafından reklam filmi yapıldığı iddiasıyla, 'Rüyalarımı çaldılar' diyerek dava açtı.
Samsun'da, daha önce gördüğü rüyasını notere onaylatan ve bu rüyasını bir kola üreticisi firmanın reklam film olarak kullandığını iddia eden emekli bir öğretmenin açtığı tazminat davasının görülmesine başlandı.
30 Kasım 2000 yılında gördüğü bir rüyayı ilginç bularak Bafra ilçesinde noter onaylattıktan sonra bu rüyayı 'reklam şirketlerine gönderen', 2005 yılında Coca-Cola firmasının kendisinden olur almadan reklam filmi haline getirip yurt içi ve yurt dışında yayınlattığını iddia eden emekli öğretmen Hasan Sancak'ın ilgili firmanın Türkiye Temsilcisi ve firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan hakkında açtığı 7000 YTL'lik tazminat davanın ilk duruşması bugün Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapıldı.
Duruşmaya Hasan Sancak ve her iki tarafın avukatları katıldı.
Duruşmada davalı firmanın avukatı, -Dava konusu olay ile ilgili olarak hiçbir iş, işlem ve tasarrufu bulunmayan müvekkil yönünden davanın sıfat (pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ediyoruz- şeklinde dilekçe sundu.
Taraf avukatlarının davayla ilgili olarak gerekli delillerin sunulması için gün istemeleri üzerine duruşma ertelendi.
Emekli öğretmen Hasan Sancak'ın notere tastik ettirdiğini söylediği rüya şöyle:
-Rüyamda karnımın zil çaldığını fark ederek uyandım. saat gece 03.00 idi. Yataktan kalkarak mutfağa gittim. Buzdolabının kapağını açtım. İçinde yiyecek aradım. Ne yazık ki buzdolabında ve evde yiyecek hiçbir şeyin olmadığını gördüm. Açlıktan ayakta duracak dermanım kalmamıştı. Su ile karın doyurulmaz diyordum, birden aklıma misafir odasındaki bilgisayarım geldi. hemen misafir odasına koştum. Bilgisayarımı açtım, bilgisayar faresini elime alarak, internete geçtim. Büyük bir market aramaya başladım.
Uzun uğraşlardan sonra karşıma internette büyük bir süper market çıktı. Reyonlarda ne yoktu ki, tavuk, peynir, zeytin, sucuk, pastırma... Canımın çektiği hangi yiyecekler varsa, farenin imlecini o yiyeceklerin üzerine teker teker getirerek bir bir tıkladım. Her tıkladığım yiyecek benim buzdolabına üstten dolmaya başladı. Buzdolabını süper marketten ağzına kadar doldurdum. Sevincimden havalara zıplıyordum. Kendi kendime bolluk ne güzel şey diyordum. Birden aklıma bu yiyeceklerin parasını vermediğim geldi. Doldurduğum o yiyeceklerin hesabını yapmaya başladım. Hanımın seslenmesiyle tatlı düşten uyandığım zaman durmadan elimin ağzıma gittiğini, sanki o yiyecekleri yiyor gibi bir hal aldığını gördüm.- Bu olay gerçektir...cihazlarınızın alıcılarıyla oynamayın | 
17.06.2008, 23:24
| |
Almula isimli üye'ye teşekkür edenler
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:04 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |