Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 27 (2 Kayıtlı ve 25 Misafir) bulunmaktadır.
Her şey ne kadar yalan ve boş..dünyada..ya ukba..dünyayı sevmiyorum ama ölümden nefsimden dolayı korkuyorum,ben ondan çok çektim Allahım
hiç neşem yok bugün...........
__________________ Görelim Mevlam neyler neylerse güzel eyler..
İki gündür karmakarışığım...Ölüm başköşemde oturduğu halde ben ondan yeteri kadar korkmadığımı farkettim...yeryüzünde ki her şey anlamını azaltırken bende...zaman zaman hala dört elle hayata sarıldığımı farkettim...
Beklentilerimi sıfırlamış olduğumu zannederken...uçuruma yuvarlanır gibi hayatın içine yuvarlandığımı farkettim...
Denge...denge dedim durdum kendime...burada yaşamak ve bir anlık varsaymak hayatı...Nasıl?
Bilemedim. Yarına bir sürü iş bıraktım...yapacağım dediğim bir sürü iş...yarın var mı?
Bilmiyorum.
ölümden kim korkarki.... çok iddalı bir söylem...nefsimizi tanıyormuyuz??? sınandıkmı...son yolculuguna babamı uğurladım...boş gözlerle bakar ken geleni gördügünden emindim ....bir candır...derler ya....ocan onun kutretinden ,merhametinden emin ama kendi nefsinden emin degil..rabbim herşeyi sen engüzel bilensin.biz kullarını utandırma.senden geldik sana dönüşümüz..ALLAHUEKBER.ALLAHU EKBER.ALLAHA EMANET OLUN.
Gerçekten buna canlı şahidmişim farkında olmadan, düşündükçe anneciğimde çok işaretler vermiş gizliden gizliye..
Biz hep normal müslüman nasıl helallik ister, nasıl son ibadetiymiş gibi yapmaya çalışır(çünkü anneciğim öyleydi) biz öyle sanıyorduk ama öyle değilmiş, haber vermiş ip uclarıyla ama.. işte aması var,
Bilmiyorum anneciğimi yolcu etme ve iyileşip geleceği umudu olunca mı nedir anlamamışız, anladık ama geç oldu..
yarın ben napacağım sandığındaki emanetleri varmış onları tek tek sahibine ileteceğim, dua edinde Rabbim bana derman versin..İNŞAALLAH.
İki gündür karmakarışığım...Ölüm başköşemde oturduğu halde ben ondan yeteri kadar korkmadığımı farkettim...yeryüzünde ki her şey anlamını azaltırken bende...zaman zaman hala dört elle hayata sarıldığımı farkettim...
Beklentilerimi sıfırlamış olduğumu zannederken...uçuruma yuvarlanır gibi hayatın içine yuvarlandığımı farkettim...
Denge...denge dedim durdum kendime...burada yaşamak ve bir anlık varsaymak hayatı...Nasıl?
Bilemedim. Yarına bir sürü iş bıraktım...yapacağım dediğim bir sürü iş...yarın var mı?
Bilmiyorum.
bir yazi geldi aklima bu söylediklerin ile ilgili...ekleyeyim insh..
çok zaman önceydi.O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu. insanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan. Bir parçasına dün dedi, diğer parcasına bugün, öteki parçasına da yarın. Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu. Dünü düsünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı; ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı. Farkında olmadan rezil etti bu gününü. Oysa yarın, bugüne dün diyor, düne de bu gün için yarın diyordu. Bir türlü beceremedi.Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı. Bu günü eline yüzüne bulaştırdı...Mutsuz oldu insan. Ve ne gariptir ki yarının telaşını da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç yaşayamadı.Ne yarın ne de dün!
Elimde örgüm karşımda PC forumdaki son yazıları okuyorum. 8 numara şişlerle ördüğüm paspas düz örgü olmasa büyük ihtimal sökmek zorunda kalırdım. Acaba benim bu halimi görseler kim ne düşünürdü diye düşünüyorum.