Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 34 (1 Kayıtlı ve 33 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Münazara » FiTNECiLER!


Cevapla
 
Seçenekler
Hakkperest
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.408 konuda 20.675 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
Imam Busiri ve sonrada Mevlana Celaleddin Muslumanlari inciye, Islam kardesligini ise ipe benzetmistir.

Islam kardesligi ipine dizilmis incilerin yekdigerine guc kuvvet ve kiymet oldugunu, islam kardesligi ipinin kirilmasi halinde incilerin yerlere sacilacagini ve dagilmis olan incilerden kimisinin bir tavugun kursaginda ogutucu, kiminin bir lagima dusup, cifeye bulanmis bir halde olacagindan bahsetmislerdir.

Bu gun muslumanlarin basina ne geliyorsa hepsi, Islam kardasliginin hukukunun ihlal olmasindan ve cehalettendir .

Bu hal ne hicbir zumreye partiye cemaate tek basina yuklenmeyecek bir basiretsizligin urunudur.

Vakti zamaninda Islamin serefli ulemasinin, Ehli Sunnet velCemaatin ellerinden ipi alarak ; bati felsefeleri ile yugrulmus kiyam, cihad, siyaset unsurlarini on plana cikaran, hakiki ilimden yoksun birakilmis kitleler, kafa Avrupa, kalp musluman mantiklarinin begenisi idari bicimleri zorla morla kabullenmis, son son bundan daha agir mueyyideler dahi doguracak sistemlere kucak acmis ve kabullerini onay ile ifade etmistir.

Bu sartlar dahilinde bunca zamanlik yikim ve tahribat birikimini kimsenin a partisine b iktidarina filan cemaate cemiyete yikmaya hakki yoktur. Bu yanli ve yanlis ve safdillilik olur.

Bugun Islam alemi tarumardir. Sebebi kardeslik halkasindan uzaklasmak ve cehalettir. Ben merkezli gayretlerin menfi tesirleridir .

Bu halden kurtulus yeniden Islam kardasligini tesis etmek, kalblerden muslumanin muslumana duydugu adaveti - dusmanligi - terk etmek, Ehli Sunnet velCemaat itikadi noktasinda itikadi tashih ile ferd ferd bilfiil amel hususunda da tashih-i amelle Islami tatbikattir.

Kafa Avrupa, kalp musluman cemiyetlerin idaresi ancak bu kadar olur.

Kendine kizmasi gerekenlerin baskaya veryansin etmesi sonuc getirmez.

Birlesme cagrilara zaman zaman dile getirilmis ve bu cagrilar buyuk zatlar tarafindan yapilmistir. Lakin aslolan halkabaslarinin bu hususta fedakarlik ve vefadarlik ile kucaklasmalaridir. Bu olmazsa maalesef bir sel geliyor ve tum muslumanlari alip goturecek korkariz ki...

A cemaatinin b cemaatinin halkabasinin ziyaretine gittigini bu gune kadar aranizda duyaniniz var mi?

Bunu duydugunuzda buyuk bir adim atilmis olacak ve meseleler cozulmeye baslayacaktir biiznillah...

Birlesmek bu gun olmazsa ne zaman?

Anadolu kolay bir olay olmamali.

Daha yakin tarihte 1 milyon 250 bin vatan evladi En Guzele yolculandilar.

Vatan, evlada tertemiz kalsin diye... Allah icin diye...

Turk, kurt, cerkez, Laz, her irktan, sunni, alevi, cebri, mutezile, kaderi, fasiki, takvasi her mesrebten musluman bu topraklarda yigitce can verdi. Can can..

Cok eski degil... 80- 90 sene once...

Onlarin miraslarini heder edenlerden olmayalim..

Bu manada

Kibrisin yarisi degil, hepsi bizimdir!

Guneydogu da bizimdir, Misir, Arabistan, Macaristan, Irak, kirgizistan, Filistin de..

Muslumanlarindir...

Sahipligi bir irka, mesrebe tahsis eden kadar cahil kim vardir?

Ceddimizin kanindan bir damla kanimizda kaldi ise, ortaligin safsatalarina aldirmamaliyiz, kanmamaliyiz.

Yangin Anadolu'da baslamistir; burada sonmelidir.

Turk kurd, Laz, Arab, Cerkez bir omuz savastigimiz gunlerde Allah Teala bize zaferler ihsan etti.

Dava Allah icinlik oldugu her zaman...

Bu gun ise bazi zavalli, cahil, gozunu hakimiyet hirsi burumus gruplari, Ermeni'nin Yahudinin hesabina kullanip, Muslumanlarin basina puskullu bela olarak bolgede hakim olma gayretindeki ser guclere karsi bize ciddi bir kuvva-i milliye ruhu gerekmektedir.

Mollasi, Hocasi, alimi, cahili, takvasi, fasiki, icki iceni, icmeyeni, sunnisi, alevisi; ama sifati musluman olan herkes cok uyanik olmak zorunda, cok...

Birlesme birlesme diye ulemanin girtlaklarini patlatisaciya feryatlari Ars'lara ulasmistir da; maalesef bizim kulaklarimiz tikalidir bu feryatlara...

15 milyon nufuslu Istanbul birlesse bir araya gelse, dort tane halkabasi, lideri bir araya getiremezler!

Hangi savasa taraf olmak gerektigini veya hangi savasin bizi bekledigini kac kisi anlamistir acaba memlekette?
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 11.10.2007, 11:06 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #21
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Hakkperest
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.408 konuda 20.675 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
Bu yazı 11 eylül Olayının hemen akabinde yazılmış bir yazıdır.

aradan altı yıl geçti ve İncilerde yayınlanan bu yazıyı tekraren yayınlıyor takdirlerinize sunuyoruz...



İslam guzellikler dinidir. Allah Azze ve Celle'nin her bir emri veya yasağı insana en güzel hayatı sunmayı ve maksadına ulasması için adaletle hurriyeti talim eder.

İslamı Ehli sunnet velCemaat itikadından öğrenme ve yaşama şartının neden son derece önemli olduğuna apaçık bir misal yaşadık hep beraber...

Belki bir insan veya insanlar, kendi kızgınlığı ve kini ile insani boyutta belki çok planlı ama genel manada -müslümanların başına ne tarz işler açacağı noktasında tamamen kisisel tatmini dikkate alarak- son derece plansız bir iş işlemiş oldu veya oldular.. Belki de gayrimuslimlerin ozellikli planlarının bir gereği bir hadise idi.

Bize lazım olan şu:

Kim ne yapmış olursa olsun yapılanı müdafada müdafacıların , İslamdan iğrenmeye vesile olmalarının ve islamın önüne terör! ve anarşist kelimesini yamamanın hesabını Amerikadan önce bize vermek durumundalar!...

Faraza müslümanlara karşı oldukça sinsi faaliyetler içinde olanların yarın birgün bu eylemin kılıfında olmaz vahşete başlamaları ve umum korumasız müslümanları katletmeleri sözkonusu olursa bunun hesabını da herhalde verecekleri mercinin farkındadırlar.

Cihadın şartları noktasında Ehli sunnet velCemaat itikadının öğrettiği en önemli dustur, yapılacak her cihadın hayat kurtarmaya, yara tedavi etmeye yönelik olmasıdır. Bıçağı bir kasabın eline verirseniz o avının şah damarına saplar ve öldürmeyi hedefler; bir cerrahın eline verirseniz ince ve titiz bir uğraşla hayat kurtarır.

Şu an yapılanın ne olduğu hususunda ilerde yaşanacaklar hadiseye ışık tutacaklar...

Nefret nefretle söndürülmez...

Kan kanla temizlenmez....

Öfke, öfke ile izale edilmez....

necaseti necaset ile gideremessiniz...

Düşmanı yoluyla yordamıyla düşmanlığını gidermek için, imha etmek vardır; ama ikaz etmek, eline olmaz kozları verip, kinlendirip, vahşice saldırmasına ve düşmanlığının ziyadeleşmesine vesile olmak yoktur...

Müslüman, kafir ve fasıklardaki kötü olan hasletleri gidermeye gayret gösterir ulemanın ilminin ışığında... zira o kötü hasletlerle savaşmak ve gidermek, bir insanı daha kazanmak demektir.

Hazreti Hamza'yı şehit eden, davasından dönünce radıyallahu anh denilen olmadı mı?

İçki şişesi elinde anasına babasına küfreden, şişeyi kırınca hala bugün dahi adına rahmet okutturan olmadı mı?

Kız evladını diri diri toprağa gömen, pişmanlık duyunca adalet timsali olmadı mı?

Kin ve husumet duygusu, güç ve ihtişamını kullanarak, şahsi prejtiji ve etik değerleri adına İslamı paravan ederek yapılacak her faaliyet nice müslümanın canının yanmasına ocağının sönmesine vesile olmayacak mı?

Çok mu korktular onlar....

Tiril tiril titriyorlar mı sizce....

Aman ne olur biz pişmanız dininizin yüceliğini kabul ettik ne olur bize kıymayın mı diyorlar feryat halinde şimdi?

ya da şöyle mi diyorlar:...

ey müslamanlar! Bunu hakettiniz, elimizdeki tüm imkanlarla sizin soyunuzu kurutacağız.... biz de sizin anlatageldiğiniz dini az az sevmeye başlamıştık; ama sizin gerçek yüzünüzü ortaya çıkardı! Siz katil vahşi, uyumsuz, nefret ve kinle hareket eden insanlar mışınız, sizi ehlileştirmek adına ne yapılacaksa yapacağız.....

Bir tek kişi bile böyle düşünse bunun hesabını kim verecek....

Texas'ta camileri kurşunlayanlar aslında neyi neyin adına kurşunluyorlar?

Kanada'da, Amerika'da islamı kılık kıyafeti görenlerin iğrenç lağım farelerine bakar gibi bakmalarının vebalini kim üstlenecek?...

Müsaade ediniz... Onlar bizim dinimizi tanımıyorlar... Bizden öğrenmeye çalışıyorlar... Ne güzel bir İslam profili çiziverdiniz tüm İslam milleti adına!!!....

Habibim eğer Sen öfkeli, sert ve katı olsaydın çevrende kimse kalmazdı söz ne demek?....

Nerede lafa gelince atıp tutan; ama vebal üstlenmeyen, bu Allah'ın en yüce emridir diye yaptığı katliama ve yapılagelecek katliamlara seyirci olanlar?....

Bu İslam mı?...

Bu akıllı bir insan işi mi?....

Harp bu ise...

Bu harbi kazandınız mı acaba?...

Veya bu kaybetmenin başlangıcı mı?...

Stratejisini belki yıllarca planladığı bu eylemin sonrasını ve sonrasında olabilecekleri kime havale etti yapanlar?...

Ya da onlara göre kendilerinden başka hiç kimse hayat hakkına sahip değil mi?....

Öyle ya İslam adına en çok problem çıkartan Havarici itikadının - şimdilerde Vahhabi- eski aga babaları, Hazreti Ali ve Hazreti Muaviye'yi ( radıyallahu anhum) bile İslam adına! katletme planları yapmışlardı...

Moğollar İslam beldelerini işgal edip, milyon müslümanı katlettiğinde, kadınların ırzına geçtiğinde, ne yapmış İslam alimleri okumamışlar mı onlar?....

Ateş ateşle söndürülür mü?...

Kumarhanelerde arazilerini Yahudi'ye satan, fiili hayatta akide olarak İslamı can burna gelince hatırlayan , Osmanlı'yı sırtından vuran, kendi inancından başka hiçbir müslümana hayat hakkı tanımayan, diğer her inanış sahibini küfürle itham eden, riyaset( lider olmak ) davası için milletini harcayan insanların yaptıkları varsayılan eylemlerin yükünü, şimdi bir yuzyıl kadar umum müslümanlar mı çekecek?....

Bu yıkıntıyı kaldırmak ikiz kulelerin yıkıntılarını kaldırmak kadar kolay mı beyinlerden?....

Misilleme...

Anahtar kelime...

Diyorlar ki : onlar daha beterlerini yaptılar...

Onlar daha beterini yapıyorlar.. evet.. ama hep haklı çıkmayı veya insanların beyinlerinde yaptıklarının onaylanmasını sağlayan psikolojik sosyolojik felsefi etüdleri taraf oldukları insanların beyinlerine çaka çaka işliyorlar..

Yapanlar veya savunanlar, siz haklı çıkma endişesini yüreğinizde hiç duymuyor musunuz?... Neden otoriter ve beyin sahibi insanlar gibi hadisenin felsefesini haklılık zeminine oturma adına en ufak bir gayrete, propagandaya, kulise girmiyorsunuz?... giremiyorsunuz ya da.. Sizin de mi vicdanınız var yoksa!

Maksat Allah içinse, İslam'ın talim ettiği " Allah " inacından zerre kadar nasibsiz , bilgisiz insanlara mı Allah adına vurdunuz?... Onlara İslamı anlatmak ve onları islamla tanıştırmak için yapılan bütün gayretleri katlettiniz aslında siz....

Bunu bir zamanlar bu memlekette de yapmışlardı birileri ve hala sıkıntısını tüm millet çekiyor....

Bana Muslümanları gösterin size Allah'ın yardımını va'dedeyim diyenleri hiç mi duymadınız?... Dünyanın her köşesinde müslamanlar çeşitli menhiyatlara dalmışken, Din adına en alçakca servetler, şöhretler, riyasetler, şehvetler peşinde iken, önce adam gibi adam! yetiştirme davasını sahiblenmeden, en büyük cihad olan nefs cihadını bir tarafa atarak, elalemin çıbanını kanatmanın belki bir yüzyıl sürecek tahribatını şimdi artık hep beraber yaşayacağız....

Artık memleketimizde bile, sakal ve başörtülü normal mütedeyyin insanlara: sizi gidi sizi canavarlar! siz fırsat bulsanız kökümüze kibrit suyu dökeceksiniz! En güzeli sizi terbiye etmek! olmazsa insanlık değerleri adına sizi yok etmek! diyebileceklere fırsat ve meşruiyet kazandıran bu eyleminizi milletim adına kınıyor ve Allah Azze Ve Celle'den bu belanın üzerimizden def'ini temenni ediyorum.

Amerikada halk kilisede dua ediyormuş: Ya Rabbi bu, işi yapanların kalbinden kini ve nefreti sök at! Onlara merhameti ve vicdanı nasib eyle ! diye....

Başkanları ise, Amerikadaki müslümanlara yanlış davranmayın mesajları veriyormuş... Tabi canım zaten herkes ardniyetli ve sinsi sinsi içi kurtlu, dışı başka insanlar....

Biz bu hadiseyi Rasulu muhterem aleyhisselam'dan Taif'te taşlandığında duyduk:

Ya Rabbi onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, onları ıslah et, Onların neslinden bu dine hizmet edecek nesiller ver, dualarını.....

Ya Rabbi Sen her şeye kadirsin...

Bizleri ve tüm vicdan sahiblerini lutfunla ıslah et, bizleri bağışla, Yoluna döndür yüzümüzü... Merhametin Şanı için, Rahmetin şanı için... Azametini idrak etmemizi bizlere nasib eyle.. amin...

http://groups.yahoo.com/group/inciler/message/7110
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 21.10.2007, 11:50 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #22
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Hakkperest
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.408 konuda 20.675 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
elfaz-ı küfr itikadda meşhur mesedir.

elfaz-ı küfr içinde insanın müslüman emanını kaldırır cinsten olanlar/gavur edenler var, kaldırmaz cinsten olanlar var.

mesela ibni teymiye rahimehullah 'istiva v.s' aykırı sözleri sebebiyle hapisle cezalandırılmış; lakin canına kast edilmemiştir,

yani gavur muamelesi görmemiştir.

biz türkler küfür deyince, sahibini lugatımızdaki gavur ile algılarız.

halbuki

küfr, nimeti inkar, hakikati örtmek, gerçeği perdelemek gibi manalara da gelir.

mesela mevlana celaleddin rumu 'en büyük kafir benim' demiştir. sözü ile kastı, Allah'ın verdiği bunca nimete karşı şükrümü yeterince ifa edemediğim için nankörüm' demektir.

bu hususlarda temel ölçüleri aktardık.

biz haşa demiyoruz ki gavura müslüman diyelim. müslümanı gavur saymamak için ne varsa kullanalım, kullanılmış nitekim diyoruz.


tabi ki faraza ibni teymiye o sözlerinden dönmese dahi siz ona kabe'ye giriş yasağı koymazdınız. zira gavurdan saymazdınız.

madem umumen ehli bid'a gavur değil, - içlerinde gavur olanlar da vardır muhakkak, mesela hazreti ali radıyallahu anh'a tanrılık isnad edenler v.s-dilimizdeki küfr kelimesini dar anlamda gavur manasından kurtaralım.

sözünü sahih Nassa dayandıran, Nassı meşhurdan farklı tevil eden; ama kıblesi Kabe olanlara gavur demekte dikkatli olmak gerekiyor.

zira gavurluk onda yok ise illa isnad edene dönecektir.

biz bu gibilere gavur demememizi akaidimizin en önemli prensibine dayandırıyoruz.

ehli kıbleye gavur denilmez. (ehli kıble tekfir edilmez.)

peşin hüküm vermekte aceleci olmayın.

gavur, iman ve islam mefhumlarının açılımlarının münkirlerine verilen isimdir.

bir müslümanın vicdanı başka bir müslümana gavur denilmesine dayanamaz.


imam eş'ari rahimehullah bunu çok veciz ifade buyurmuş:

Şu kadar var ki İslâmiyet bütün bu fırkaları sinesinde toplamakta ve hepsine de şâmil bulunmaktadır.

İmam-ı A'zam Ebû Hanife'nin el-Fıkhu'l-ekber adlı akaid risalesine güzel bir şerh yazan Aliyy ul Kârî'nin şu iki cümlesi meseleye izah için yeterlidir.

Ehl-i bid'atın kusurlarındandır ki birbirlerini tekfir ederler; ehl-i sünnetin de övülmeye lâyık meziyetlerindendir ki yekdiğerlerini olsa olsa hataya nisbet ederler, fakat tekfir etmezler.

sevgilerimle
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 21.10.2007, 12:31 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #23
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Tecrübeli Üye
 
DarulErkam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2006
Mesajlar: 122


 
 
Teşekkür etti: 14
Teşekkür aldı: 71 konuda 221 kere
DarulErkam - MSN üzeri Mesaj gönder
Abi ALLAH razı olsun çok sağlıklı bilgiler ve sanal dünyanın en büyük gediklerinden birisi. Haddini bilmemek..

Tekfir hususunda "dilin kemiği yoktur" fehvasınca herkes dilini bir oyana bir buyana oynatıyor. Bu noktada ulemamızın "tekfir" kurumunu işletirken nasıl bir metod takip ettiği ve tekfirden kasıtlarının ne olduğu çok önemlidir. Tam olarak hatırlamıyorum ama Enverşah Keşmiri olması lazım, bu konuya binaen bir risale ele almıştır. Eğer ki bu risaleye ulaşırsak, inşaallah kısa notlar halinde aktarmaya çalışacağım. Risalenin içeriği daha çok fıkıh kitaplarında ve sair kitaplarda geçen tekfirden kastın ne olduğuna değinilmiştir.

Mevla yar ve yardımcımız olsun...İhlasımızı ve gayretimizi arttırsın..

Selam ve dua ile..
__________________
Olayları ve düşünceleri kritik etmek için cins kafa ister, fakat taklit etmek için fazla zeki olmaya gerek yok
eski 21.10.2007, 15:25 DarulErkam isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #24
DarulErkam isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Hakkperest
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.408 konuda 20.675 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
arı süt nazariyesi

bilmem bilir misiniz?

türkiye'de 60-80 arası arı süt nazariyesi için ciddi çalışmalar yapılmış; lakin başarı elde edilememiş.

arı süt'ün açılımı şu:

a akıncılar

r risaleciler

ı ışıkçılar

s süleymancılar

ü ülkücüler

t tarikatçılar

bunlar birleşecekler. nazariyenin özü bu.

şimdi ise birer birer herbiri birbirini bir şekilde vurmakta.

bu samimi niyetten bu deformasyona nasıl gelindi?

kim ne maksat edindi?

gelinen nokta şu an ne?

netleşmek için düşünmek gerekiyor...

şimdi farklı bir pencere açalım:

islami faaliyetler ve cemiyetler malum, 28 şubatta bir deprem yaşadılar.

şaşaalılık bitti, ürkeklik, viranlık ve yıkıklık hakim oldu.

zor zamanlar zorunluluklarda buluşturabiliyor; ama yine de ciddi sıkıntılarımız var birleşme hususunda.

hatta

birleşemedik; bilakis dağıldık! desek abartmış olmayız.

birçok cemaat tamemen kendini özellikle islam ön adlı kardeş cemiyetlerden her türlü ilişki sonlandırılarak sıyırdı ve kabuğuna çekildi. bunu yaparken 'ona buna karışmayım, kendi yağımla bakayım ne yapabilirim' kaygısı hakim olarak yapıldı bu.

herkes kendi ticari ağını kurmaya, kendi yurdunu yapmaya, kendi kültür merkezinde toplanmaya azami gayret harcamaya başladı.

bu kabuğa çekilme hadisesi bence 'atak ve zinde' güçlerin dikkatini farklı bir şekilde çekti.

onların kurmay derslerinde aldıkları bilgilere bu uzak düşmeklik uyuşmuyordu. bu sessizliği, seslilikten daha büyük tehlike addettiler ve 'irtica' ile isimlendirdikleri islami faaliyetleri en büyük tehlike olarak ilan ettiler.

onlar islam cemiyetlerinin paramparçalığı ve kendi halindeliğini, öğrendikleri islam tanımına sığdıramadılar.

islam ön sıfatlı kim varsa 'mü'minler kardeştir' prensibi ile bir şekilde illa ki bir bağlantı aralarında kurmuş olmalıydılar.

biz orada değiliz; ama bizi nerede gördükleri ile ilgili düşüncelerim bunlar...

bu parçalı düşünceler bir yere götürecek bizi. yanlışları ayıklayacağız, doğruları muhkemleştireceğiz inşaallah.
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 27.10.2007, 16:49 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #25
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Tecrübeli Üye
 
DarulErkam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2006
Mesajlar: 122


 
 
Teşekkür etti: 14
Teşekkür aldı: 71 konuda 221 kere
DarulErkam - MSN üzeri Mesaj gönder
05 ekim 2007 tarihinde başka bir forumda yayınladığımız bir yazıyı buraya iktibas etmek istiyoruz..

Dün akşam derneğimizde gerçekleştirilen iftar sohbetinde; Ebu Bekir Sifil hoca ve güzide şahsiyetler bulunmaktaydı. İlk konuşmacı Ebu Bekir sifil hoca güzel bir konuya değinmişti; Kurtuluş ancak Ehl-i Sünnettedir. Zira Mu'tezile Abbasilerden El Mutasım ve El Memun dönemlerinde altın çağını yaşamış ve bir daha gün yüzüne çıkamamıştır. "El Menzile beyne'l-menzileteyn" görüşünü ortaya atarak, Büyük günah işleyen durumunun, Ne kafir ne de Müslüman olabileceğini söyleyerekten ve altın çağlarını yaşarken, diğer fikirlere yaşama imkanı vermemişlerdir.





Şia ise kendi için kapalı devre ve takiyyeyi iman'ın esaslarından sayan ve başka oluşumları göz açtırmayan bir yapı sergilemişlerdir. Bu ve nice sebeplerden dolayı, neşvu nemalanamamışlardır ve tarihin sayfalarına gömülmüşlerdir. Bugün yada geleceğin kurtuluşu "Ehl-i Sünnet"in gayretiyle olacaktır. Zira onun döneminde hertürlü oluşuma izin verilmiş, lakin yaygınlaşmalarına ve bagi hareketlerine karşı önlemler alınmıştır.



Ebu bekir sifil hocanın konuşması geniş kapsamlıydı, lakin bu kadar kısmının konuyla alakasına inandığımız için iktibas etmek istedik.






Diğer bir, Büyüğümüz,hocamız ise şöyle bir konuya değindiler ki gerçekten farklı bir bakış açısıydı. Hangi oluşum ,cemaat devlet tarafından destekleniyorsa o oluşumun içinde münafıklar bolcadır. Zira mekke dönemine bakın münafık yok, lakin Medine döneminde ise Peygamberimizin kanatları altında baş münafık bulunmaktaydı ve bulunduğu mevki de yüksekti. Devlet tarafından desteklenen her türlü oluşumun içinde fitne,fücur , münafıklar hat safhadadır. Halkın desteklediği, kurduğu günümüz modern telafuzzuyla "sivil toplum" kuruluşları ise bir samimiyetin eseri olduğu ve devlet destekli olmadığı için böylesi fitnelerden uzakta ve gayesi ALLAH rızası olduğu için neşvu nemalanmakta ve yıllarca ayakta durmaktadırlar.





Bunu iktibas etmemizin sebebi ise değiş bir bakış açısı olması hasebiyledir.




Eğer ki bir vahdet oluşacaksa ve kurulacaksa, ancak ve ancak bu oluşum "Ehli Sünnet"in eliyle olacaktır. Sahabeye söven, Kur'an'a mahluk diyen, demeyenleri türlü türlü işkencelere maruz bırakan oluşumlar ise kendi içlerinde kapalı devre olarak kalacaklar ve böylesi bir oluşumun ancak içinde muhalif ama uslu çocuk şeklinde oturacaklar.




Gecenin geç saatlerine kadar süren sohbetimizden şimdilik bu kadarını iktibas etmek ve iktifa etmek istedik. Yakında yapılması planlanan bazı faaliyetler (Derneğimizce,inşaALLAH yapıldığında ne tür olduklarını açıklayacağız) , ALLAH nasip ederse birçok muhalif tavırlara,fikirlere ,cevap mahiyetinde ve gündem konularına değinerekten halkı bilinçlendirmeye yönelik olacak..İnşaALLAH bir mani olmaz ise ve yapılabilirse...

Diğer bir nokta ise; Halka yönelik "Kur'an öğretme", "İlmihal",'İ'tikat" vb. dersler olacaktır. Şirinevler şubemizde 22 Ekim tarihinden itibaren yapılacak olan bu derslerden faydalanmak isteyen kardeşlerimiz, mesaj yolu ile bize ulaşabilir ve faaliyetler hakkında bilgi alabilirler.


Bol Bol Dualarınızı beklemekteyiz..

Dua buyrun..




Selam ve dua ile..
__________________
Olayları ve düşünceleri kritik etmek için cins kafa ister, fakat taklit etmek için fazla zeki olmaya gerek yok
eski 27.10.2007, 22:04 DarulErkam isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #26
DarulErkam isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:04 .