|  |
| | TECRÜBELİ ÜYE
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 640
Yarışma Puanı: 120 Teşekkür etti: 122
Teşekkür aldı: 480 konuda 1.418 kere
| Üstü Mekke Altı Paris
Üstü Mekke Altı Paris tartışması
S on günlerde bir çok yazarın eleştirisine maruz kalan örtülü çıplaklara genel bir bakış...Müslüma kadın nereye gidiyor..
Aslında çeyrek tesettür, örtülü çıplaklar gibi eleştiriler bir süredir devam ediyor. 2005’te Ahmed Kalkan’ın Vuslat Dergisi’nde yayımladığı "Çeyrek tesettür gerçek tesettüre karşı" başlıklı yazı dizisi çok dikkat çekti. Yazıdan yapılan alıntılar bugün bile internet sitelerinde dolaşıyor. Geçtiğimiz haftalarda Milli Gazete’nin kadın yazarlarından Mine Alpay Gün de modern giyimli tesettürlü kadınları eleştirdi. Başında örtüsü, yüzünde makyajı, dar pantolonu, pantolonun üzerine günümüz modası tuniği, stiletto pabuçları veya son model etek ve elbiseleriyle sokaklarda salınarak yürüyen genç kızlar, kimseye kendilerini beğendiremiyor.
Ne laiklere ne de İslami kesime. Bunlar için ortaya atılan "üstü Mekke altı Paris" benzetmesi dilden dile dolaşıyor, haklarında alaycı şiirler bile yayınlanıyor. Bu görüşe göre, Müslümanlar bir yozlaşma, bozulma içinde ve bunu en iyi yansıtan da kadınlar. İnternetteki İslami forum ve bloglarda süren tartışmalar, geçen hafta Mine Alpay Gün’ün yazıları sonucu, Hürriyet’ten Mehmet Y. Yılmaz’ın, Vatan’dan Mustafa Mutlu ve Ruhat Mengi’nin de dikkatini çekti. "Light türban-hard türban" gibi yeni benzetmeler ortaya atıldı. İslami cephede tartışma zaman zaman bir kadın-erkek çatışmasına da dönüşüyor. Kadınlar erkeklere "Peki ya siz?" diye soruyor. Bazı erkekler de onlara katılıyor, "Biz kot pantolonla bile namaz kılarken ne hakla kadınları eleştiriyoruz?" diyorlar. Kısacası kadın kıyafeti, sadece İslami ve laik kesim arasındaki anlaşmazlığın sembolü değil, İslami kesimin içinde sürüp giden modernizm ve Batılılaşma tartışmasının da işareti.
İTİRAZIM VAR
Ahmed Kalkan’ın dizi yazısı, tüm İslami forumlarda tartışmalara yol açıyor. Çoğu insan bu yazıyı beğeniyor ama eleştirenler de var. Risale Forum’dan Serdengeçti lakaplı, yaşının 21 olduğunu söyleyen bir internet kullanıcısı şunları söylüyor: "Kardeşlerim hiç kusura bakmayın ama ben bu yazıyı; olumlu, müsbet ve hele hele de ’nur talebesine yakışan’ şekilde değerlendiremiyorum. Çünkü yazı çok fazla ’radikalistçe’ yazılmış ve ben bunu ’vazifemiz’ olan müsbet harekete uygun görmüyorum. Bu hanım (Ahmed Kalkan’ın yazısını foruma bir kadının koyduğunu varsayarak) hafif meşrep bayanları veya renkli başörtüsü takan her bayanı ’takva fukarası’ olarak ilan etmiş. Ne hakkı var böyle bir yargıya, Allah’tan başka kim bilebilir kimde takvanın olduğunu veya ne derece olduğunu?"
Eşarbı Vakko’dan alınmış bone, İnanması çok zor Allah’ım bu ne
"Bu Fetvayı Kimden Aldın Müslüman?" adlı uzun şiir, internetteki İslami forumlarda parça parça sürekli karşımıza çıkıyor. Şiir Müslümanların modernizmi benimsemesini, bugünkü yaşam tarzını hicvediyor. Erkeklerin pantolonla namaz kılması da bir dizede eleştiriliyor ama asıl oklar, kadınların giyim tarzına yönelik. Şiirden bazı bölümler şöyle:
Eşarbı Vakko’dan alınmış bone
İnanması çok zor ALLAH’IM bu ne
Altında pantolon modaymış gene
Giyinmek manası örtünmek inan
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?
Kısa pardösüler dizden yukarı
Renk renk başörtüler kırmızı sarı
Yüz metre öteden parlar jakarı
İslami kıyafet bu değil inan
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?
Ten rengi çoraplar görmez setreni
Modada geçecek alman Ketreni
Eli kolu kuyumcu vitrini
İslami yaşayış bu değil inan
Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?  | 
16.02.2008, 19:57
|
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 15 üye:
Almina, dilerim, DuaLar, Ebu-zer, garib_yolcu, irşad, jenerator, kapına_geldim, koylu, sara, siyahsancaktar, sonsuzluğa özlem, tayyibe, Tugba, ŞüHeDa | | | Üyeliği kapalı
Üyelik tarihi: 18.01.2008
Mesajlar: 193
Yarışma Puanı: 340 Teşekkür etti: 401
Teşekkür aldı: 191 konuda 808 kere
| Bu konuya iç ve dış dalış yapan hiç kimse kendisini henüz netleştiremese de , benim gördüğüm tek şey; 28 Şubat'ın amacına ulaştığı. | 
16.02.2008, 20:44
| |
sanevi isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | ADMİN
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.525
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.660
Teşekkür aldı: 9.965 konuda 32.706 kere
| Hoş değil, hep de herkesler itiraz eder-ediyorlar, ama bir de şöyle bakalım olaya medahms;
Herşeye rağmen yine de örtünmeyi seçmişler.
Yargılamak iyi değil.
Zaten de gördüğüm kadarıyla bu tip yaklaşınca dinlemiyorlar, inatlaşıyorlar iş çığırından çıkıyor. Örtünmeyi seçmişler. Arkasının hiç gelmeyeceği de kesin değil.
Kızıyoruz evet, ama bu halleri-seçimleriyle şefkati daha çok hakediyorlar yani  | 
16.02.2008, 20:52
|
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 13 üye:
barla_21, devr-i alem, DuaLar, garib_yolcu, hafsa, Hak-dilaram, HamS, iklimya, medahms, nehir, Sakallı, siyahsancaktar, veda | | | Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173
1 Albümü var
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.411 konuda 20.728 kere
| sanevi´isimli üyeden Alıntı Bu konuya iç ve dış dalış yapan hiç kimse kendisini henüz netleştiremese de , benim gördüğüm tek şey; 28 Şubat'ın amacına ulaştığı. kaçıncı 28 şubat efendim?
200 senedir bu milletin başına 10 15 yılda bir 28 şubat zebellahı kondururlar...
yine iyi dayanıyor bu cüsse maşaAllah barekallah... | 
16.02.2008, 20:52
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
barla_21, DuaLar, Ebu-zer, garib_yolcu, hafsa, jenerator, medahms, monaroza, nehir, Sakallı, sanevi, siyahsancaktar | | | Üyeliği kapalı
Üyelik tarihi: 18.01.2008
Mesajlar: 193
Yarışma Puanı: 340 Teşekkür etti: 401
Teşekkür aldı: 191 konuda 808 kere
| Hak-dilaram´isimli üyeden Alıntı kaçıncı 28 şubat efendim?
200 senedir bu milletin başına 10 15 yılda bir 28 şubat zebellahı kondururlar...
yine iyi dayanıyor bu cüsse maşaAllah barekallah... Sayısını hergün yaşayan bilir.Özel bir çeteleye gerek yok.Dayanma kısmına gelince Allah yardım ediyor, çok şükür. Yeter ki niyet O'nunc.c)için olsun. | 
16.02.2008, 20:58
| |
sanevi isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 07.09.2007
Mesajlar: 780
3 Albümü var
Yarışma Puanı: 990 Teşekkür etti: 2.735
Teşekkür aldı: 691 konuda 2.524 kere
| | 
16.02.2008, 21:11
| |
devr-i alem isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
| | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.004
Yarışma Puanı: 640 Teşekkür etti: 3.116
Teşekkür aldı: 1.426 konuda 4.421 kere
| Kimsenin kimseyi yargılamaya hakkı yok, elinden geldiğince yapmaya çalışıyor yapamadığı kısmı da Allah ile kulunun arasındadır...Nasıl ki her ibadetin derecesi var tesettüründe var...Namazı herkes kılar hakkını vereni Allah bilir, orucu herkes tutar, Hacı herkes yapar, duayı herkes eder, tövbeyi de öyle ama herkesin aynı şekilde midir?Görüntü kimseyi aldatmamalı, herkes nefsinin kaldırdığı ölçüde bişiler yapmak için mücadele veriyor...Herkes kendi nefsiyle uğraşsa biraz bu durumlar, daha nadir ortaya çıkardı...
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır... | 
16.02.2008, 21:13
| |
iklimya isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
| | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 22.11.2007
Mesajlar: 266
Teşekkür etti: 626
Teşekkür aldı: 249 konuda 899 kere
| artık öyle bir zamana geldikki örtünsünler de yeter diyoruz ama çoğu
bilmiyor teninin renginin belli edilmeyeceğini... gerçekten hoş değil çok tanık oldum
bu tür eleştirilere. hatta bir keresinde durakta bekliyorduk bir kız geçti üstü Mekke
altı paris hesabı iki kişi arasında geçen -ikiside erkek- kısa bir konuşmaya
kulak misafiri olduk birisi "ne bu yaa(!)" dedi diğeri "moda" diye cevap verdi
soruyu soran kişi sinirli bir şekilde "MODA DEĞİL ÇELİŞKİ" demişti
baya bir düşünmüştüm bu cevabı...
gerçekten üzücü şeyler inşaAllah düzelir de herkes bilinçli bir şekilde kapanırlar | 
16.02.2008, 21:20
| |
nurulhak isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
| | | Üye
Üyelik tarihi: 29.01.2008
Mesajlar: 34
Teşekkür etti: 6
Teşekkür aldı: 28 konuda 109 kere
| Tesettürün dereceleri var sözünün anlamını anlayamadım.
Yabancılara gösterilmemesi gereken yerler örtülmüştür ya da örtülmemiştir.
Gizlenmesi gerekenler gizlenmiştir ya da gizlenmemiştir.
Bence bu tevilleri yapanlar önce bir emri verenin kim olduğuna bir baksınlar.
Çünkü tuhaf örtünme şekillerinin temelinde örtünme emrini kimin verdiğini unutma hali yatıyor.
Aslında bu tuhaf örtünme şekilleri elalem ne der kaygısından kaynaklanıyor.
Açılmak istiyor ama kınanmaktan korkuyor.
Kınanmamak içinde böyle tuhaf kılıklara giriyor.
Cinselliğini gizlemenin Allah'ın emri olduğunu idrak eden bir insan bu hallere düşmez.
Ama mahalle baskısı bu tür marazi çözümlere yol açıyor.
Biz her ne kadar inkar etsekte mahalle baskısı var.
Olmasa ya tam örtünürüz ya da tam açılırız.
Zaten başı açık olan öyle insanlar var ki bizim örtülülerimizin çoğu kadar erkeklere cazip görünmüyor.
Erkeklere cazip görünen bir başörtülü mü daha tesettürlüdür?
Yoksa başı açık olan ama vücud hatları belli olmayan bir insan mı daha tesettürlüdür?
İlla derece derece diyorsanız bence ikincisi daha örtülüdür.
Ama en iyisi örtünmeyi kimin emrettiğini bu gece bir kez daha düşünün!
Belki o zaman derece mazeretlerinin ahirette para etmeyeceğine nefis ikna olur. | 
16.02.2008, 22:19
|
meteor isimli üye'ye teşekkür eden 11 üye:
barla_21, DuaLar, garib_yolcu, Hak-dilaram, monaroza, nehir, nurulhak, Sakallı, siyahsancaktar, sonsuzluğa özlem, veda | | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 12.12.2007
Mesajlar: 237
Teşekkür etti: 1.380
Teşekkür aldı: 230 konuda 1.041 kere
| monaroza´isimli üyeden Alıntı Hoş değil, hep de herkesler itiraz eder-ediyorlar, ama bir de şöyle bakalım olaya medahms;
Herşeye rağmen yine de örtünmeyi seçmişler.
Yargılamak iyi değil.
Zaten de gördüğüm kadarıyla bu tip yaklaşınca dinlemiyorlar, inatlaşıyorlar iş çığırından çıkıyor. Örtünmeyi seçmişler. Arkasının hiç gelmeyeceği de kesin değil.
Kızıyoruz evet, ama bu halleri-seçimleriyle şefkati daha çok hakediyorlar yani  monaroza abla, geçen aktardığım haberi de düşününce şu kanıya vardım.
Örtünmeyle ilgili eğilimin nereden nereye olduğunu iyiden iyiye kestirmek lazım.
Herşeye rağmen “yine de örtünmeyi seçen” kızlarımızın çoğu acaba çağdaş ailelerden geliyor da bu tarz bir örtünme şeklini mi seçmişler – bu durumda arkasının gelmesini umarak müsamaha gösterilebilir belki-,
yoksa bu kızların çoğu geleneksel tesettürlü ailelerin kızları olup Barlas'ın dediği gibi özgürleşme adına mı bu tür bir örtünme şeklini tercih etmişler?
Bu durumda, bir sonraki nesilde, kızlarımız sokaklara örtüsüz çıkar herhalde. Buna da ses çıkarmamak olmaz sanırım ki tepkisini dile getiren yazarların yaptığı da bu bence.
Acaba eğilim hangi yönde? | 
16.02.2008, 22:28
| |
garib_yolcu isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| |  | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:36 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |