Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 61 (17 Kayıtlı ve 44 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Hep birilerinin dinimize saldırmalarından şikayet ederiz.Hatta bu şikayetlerden dolayı farkında olmadan küfre gireriz. Tabiki birilerinin dinimize, maneviyatımıza saldırıları kabul edilemez fakat asıl amacım din düşmanlrını eleştirmek değil ,onların ne oldukları belli. Önemli olan; İman ettim,müslüman oldum deyipte imanın gerektirdiği hakikatleri yaşamayanlar.
Acaba İman hakikatleri
-Namaz kılmak varken, namaz kılmamayı
-Doğruyu konuşmak gerekirken, yalan söylemeyi
-Zekat vermek varken, sömürmeyi
-Borcu olana yardımcı olmak varken, faiz almayı yada vermeyi
-Güzel söz söylemek varken, kötü söylemeyi
-Dosdoğru olmak varken, eğri büğrü olmayı
-ilim meclislerin de bulunupta, o meclisleri kötülemeyi, lekelemeyi
Kısacası Peygamberimiz (a.s.)' ın yaşantısı gibi yaşamak varken yaşamamayı mı gerektiriyor.
Maalesef günümüz müslümanları genelde iman ettikten sonra saymış olduğum ikincileri yaptıklarından; gerçek anlamda iman hakikatlerinin bilinmediği kanısındayım.
o halde din düşmanlarını eleştirmekten çok geleceğimize iman hakikatlarını anlayıp anlatmalıyız,öğrenip öğretmeliyiz önemlisi yaşayıp yaşatmalıyız. Aksi halde neler olabileceğini düşüncelerinize havale ediyorum.
__________________ Ey gafil aç gözünü gel biraz intibaha, Üçgünlük dünya için kalkma at gibi şaha, Çalış hak gözet böylece er felaha, Bari yüzün ak olsun giderken ALLAH'a....
Elbette saydıklarınızın çoğunu yapanlar var..Yok denemez..Ama onlarla bu şekilde konuşursak bence onları doğru yoldan iyice uzaklaştırırız...Güzellikle anlatmalıyız ki doğru yolu bulsunlar...Yada en azından çalışsınlar
Nuryuzlum´isimli üyeden Alıntı
Kısacası Peygamberimiz (a.s.)' ın yaşantısı gibi yaşamak varken yaşamamayı mı gerektiriyor?
Peki sizce böyle bir ortam var mı?Yani öyle yaşayabileceğimiz?Hiç günaha sapmadan yaşanacak,hata tek-tük yaparak yaşanacak??????
suheda kardeşimin güzel sorusuna cevaben
Amacımız elbette kımseyı doğru yoldan uzaklaştırmak değil.
Fakat görevimiz tebliğ olduğu için; doğru bildiklerimizi kimseyi kırmadan, dökmeden, incitmeden anlatabilmemiz.Önemli olan o yolu bulup uygulaya bilmek.
İnsanoğlunun beşer olmasından dolayı günah işlemesi kolaydır.
Bundan dolayıdr ki günahsız insan ancak Peygamberlerdir.
Bunların dışındakilker günaha sapabilirler demektir.
Bu demek değildir ki insanların günah işleme zorunluluğu vardır.
Eğer günah işlemek gibi bir fiil olmasaydı Yüce ALLAH (c.c.) kimleri affedecekti.
Konuda anlatmak istediğim günah işlenip işlenmemesinden ziyade, müslümanım diyenlerin gerçek müslüman gibi yaşamamalarıdır.
Böyle olunca müslümanların gayri müslümlerce lekelenmesi kolay oluyor.
Hiç müslümana terörist denebilir mi?
İşte bizim hakikat noktasındaki eksikliklerimz bizleri bu durumlara sokuyor.
Müslüman gerçek anlamda ALLAH' a teslim olan demektir.
Bu da iman hakikatlerini bilip yaşamakla olur.
Müslüman maddi menfaat için inancının gereklerini terk edemez ve etmemeli,sonunda mahkümiyet dahi olsa davasından vaz geçmemelidir.
Günümüz müslümanlarının korkusu da ya mahkümiyettir yada maddi menfaat kaybetmektir.
Medine dönemini herkes yaşamak ister kimse mekke dönemini yaşamak istemez. Oysa medine dönemini yaşayabilmek içi mekke dönemini yaşamak gereklidir.
İşte gerçek anlamda biz müslümanlar bu zamanda mekke dönemini yaşaya bilirsek gelecek nesiller ,sormuş olduğunuz günahın işlenmediği yada az işlendiği dönemi yaşaya bilecekler.