Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 37 (1 Kayıtlı ve 36 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Münazara » Nerde Yanliş Yapiyoruz?


Cevapla
 
Seçenekler
Yeni Üye
 
Nuryuzlum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.04.2008
Mesajlar: 8


 
Yarışma Puanı: 330
Teşekkür etti: 16
Teşekkür aldı: 6 konuda 31 kere
Nerde Yanliş Yapiyoruz?

Diyeceksiniz " nerede doğru yapıyoruz ki" belkide
-Sabah kalkınca midemizin aç olduğunu hissedip hemen mutfağa koşup midemizi doyuruyoruz.
-Hava güzel; "Güneşli,serin,kar yağışlı,yağmurlu" yapılması gereken eğlenceyi planlıyor ve harekete geçiyoruz. Ya da işe gideceksek hemen hazırlığımızı yapıp yola çıkıyoruz.
-İnsanlarla ilgilenmekse işimizin gerektirdiği şekilde onlarlanda ilgileniyoruz.
-Ezan okunuyor, camiye koşan insanlara bakıyoruz.
-Nerdeyse beş vakit namazı camide kılmaya çalışanların bazılarının çay ocakları önünde yada sokakta dedi kodu yaptıklaına şahit oluyoruz.Hatta bu gibi kişilerin çocuklarının ya da eşlerinin açık saçık olduğuna tanıklık edebiliyoruz.
-Müslümanım diyen birtakım kişilerin ezan okunduğu vakit camiye gitmedikleri halde cemaate koşanları eleştirdiklerine şahit oluyoruz.
-Örtünmek mi! oda bişey mi! onuda yapıyoruz. "Alttan dar pantolon üstten sıfır kol ya da badi, başımızda mı ondada bir baş örtüsü, örtünüyoruz işte hangi inanca göreyse...... Usulune uygun örtünmek mi onu da yapıyoruz.En azından bazılarının örtündükleri halde o libası lekelediklerini görüyoruz.
-Sakal bırakıp, cüppe giyip sarık takan bazılarının faiz alış verişine,ırz düşmanlıklarına, dedi kodusuna, yalan dolanına tanık oluyoruz
-Çocuklarımızı yetiştirmek mi! onuda yapıyoruz. Bir bakıcı tutuyoruz. Kişiliğini bilmediğimiz, sosyal yaşantısından haberdar olmadığımız, en azından çocuğumuzun ne annesi ne de babası. Teslim ediyoruz bakıcıya biz de işimize gidiyoruz. İhtiyaçları mı onları da her ne olursa olsun temin ediyoruz. Çocuğumuza akşama kadar neler öğretildiğinden habersiz. Akşam gelice misafir gibi ,çocuğumuzu sevmeye başlıyoruz. Yorgunluktan ona bile fırsat bulamıyoruz. Derken çocuğumuz büyüyor, sokaklara çıkıyor,cevresini tanımaya başlıyor iyisiyle kötüsüyle.Okula gitme yaşı gelince okula gönderiyoruz.Okumayı öğrensin diye. Dinini öğrenmek mi aman aman onun yaşı küçüktür büyüyünce öğrenir bizim öğrendiğimiz gibi. Küçükken dans etmesini, şarkı söylemesini öğrensin. Büyüyünce Kur-an okumasını öğrenir. Örtünmesi mi şimdi açık giyinsin önemli değil bu şekilde aılşsın büyüyünce örtünür!? Ne yapalım çocuk yetiştiriyoruz.Ana baba sevgisinden uzak, dini bilgilerden yoksun.
-İbret almak mı onu da yapıyoruz. Hergün ardı arkası kesilmeyen ölümlere şahitl oluyoruz. kaza sonucunda sakat kalanları görüyoruz, hastahane odalarında bağırsakları masa üzerinde duranlardan haberimiz var, ölümcül hastalıkların varlıklarından haberdarız.
-Derdi maişet için gece gündüz durmadan elimizi dişimize takıp çalışıyoruz.
-Boş zamanlarımızda kahve hanelere, kumarhanelere, kafelere, oyun salonlarına gidiyoruz.
-Patron işten kovmasın diye emrine itaat ediyoruz.
-Birileri (bizim gibi insanlar) başını aç deyince açıyoruz. Baş örtülü, sarıklı, cübbeli giremezsiniz diyorlar çıkartıyoruz.
-Mütedeyyin insanlar vaazı nasihat dinlemeye giderken, bizler futbol seyretmeye gidiyoruz.
-Eve ekmek getirecek parayı bulmakta zorlanırken maç bileti almak için elimizden geleni yapıyoruz.
Bunlar gibi bir sürü sayılabilecek işleri yapıyoruz. Daha ne yapalım .Yiinede olmuyor.
O HALDE BİZ NERDE, NASIL, NİÇİN YANLIŞ YAPIYORUZ ?
eski 22.04.2008, 14:47 Nuryuzlum isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Nuryuzlum isimli üye'ye teşekkür eden 10 üye:
Tecrübeli Üye
 
DuaLar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2008
Mesajlar: 426


 
Yarışma Puanı: 510
Teşekkür etti: 1.577
Teşekkür aldı: 394 konuda 1.411 kere
Okuyoruz ama anlamıyoruz.
Anlıyoruz ama amel etmiyoruz.
Kendi halimize bakmadan karşımızdakini eleştiriyoruz.
saygı göstermeden sayılmak , dinlemeden dinlenmek istiyoruz.
Cahili alim sanıyor, alimden uzak duruyoruz.
Zalimin zulmune seyirci kalıyoruz.
Takdir Allahın deyip tedbir almıyoruz.
Kulun koydugu kuralları Rabbimizinkinden üstün tutuyoruz .
Fani hayat için didinip duruken baki hayatımız için çabalamıyoruz.
Velhasıl kelam biz herşeyi yanlış yapıyoruz...
__________________
SesizLigim ÇıgLıgımdı. Hepiniz mi Sagırdınız?

Konu DuaLar tarafından (22.04.2008 Saat 15:31 ) değiştirilmiştir..
eski 22.04.2008, 15:27 DuaLar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
DuaLar isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
ONURSAL ÜYE
 
dilerim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 1.918


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 1350
Teşekkür etti: 9.554
Teşekkür aldı: 1.767 konuda 6.634 kere
dilerim - MSN üzeri Mesaj gönder
Her şeyi yanlış yapıp duğru sonuçlar mı bekliyoruz?
__________________
http://dilerim.blogcu.com/
eski 22.04.2008, 21:13 dilerim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
dilerim isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
NE HALLERDEYİM
 
bir lahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
Nerden: GAZİANTEP
Mesajlar: 518


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1220
Teşekkür etti: 1.133
Teşekkür aldı: 454 konuda 1.366 kere
dilerim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Her şeyi yanlış yapıp duğru sonuçlar mı bekliyoruz?


__________________
Günahlara kefarettir gönülde ki keder
Niyetler halis olunca ameller olmaz heder
Biraz sabreyle neler göreceksin neler

MEVLAM İHMAL DEĞİL İMTİHAN EDER...



BENİ BİR BEN BİLİRİM BİR DE YARADAN (c.c.) BANA BİR BEN LAZIMIM BİR DE ANLAYAN...
eski 22.04.2008, 21:27 bir lahza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
bir lahza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.408 konuda 20.675 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
yanlış yapmak insani bir meziyet. hata, hayatta insanın en yakın yol arkadaşı. insana beşer demişler. beşer, şaşan, yanılan demek oluyor.

bendenize göre en büyük yanlış, yanlış yapmam yanlışıdır.

kaçınmak, sakınmak ayrı; yapmamak ayrı.

yanlış yapacağız ki, insan olacağız.

hatasızlık hastalığına tutulduğumuz anda insan sıfatlarımızdan iğrenme ve ilahi bir varlık kesbetme dürtüsü ile yüzgöz oluruz.

düşmez kalkmaz bir Allah derler anadolu'da.

hani şu bedevi vardı ya, basit inanmış ve 'bundan başka birşey yapmam' demişti. anadolu insanı da böyle basit inanır ve en doğru bakışı yakalar.

sevabı da abartmaz, günahı da...

kocakarı imanı derler onun imanına.

sarsılmaz bir imanı vardır. ameli noktada bizim gibi kafası karışık değildir.

rahmetli babaannemin, anneannemin imanının gramı bana nasib olsa diye dua ediyorum.
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 22.04.2008, 21:39 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
sustu kapının zili...
 
Üyelik tarihi: 27.11.2007
Mesajlar: 360


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 1510
Teşekkür etti: 557
Teşekkür aldı: 348 konuda 1.328 kere
Mütedeyyin insanlar vaazı nasihat dinlemeye giderken, bizler futbol seyretmeye gidiyoruz.
ulan kafam çok bozuluyo yaa!
futbol seviyorum var mı!

en sakin konuşabileceğim satırı aldım buraya üstelik

bi insana itici gelmek istiyosan, hatta onu büsbütün kaybetmek istiyosan durma nasihat et..hatta vaazu nasihat et!


demek istiyorum, ama ne güzel ismi var yazan arkadaşın, e ben de boynuzları kırdım, kimseye kıyamıyorum..kıyamıyorum, söylemedim sayın..

yanlış doğmuşum taa baştan.. nolcak şimdi
__________________
"anlatma, anlayamazlar, dil uzatırlar sana..."
eski 22.04.2008, 22:05 turab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
turab isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.408 konuda 20.675 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
Bizim Van'linin birisi, kabirde soyle dayak yiyecegiz boyle azab gorecegiz diye vaaz eden bir Hocayi dinledikten sonra eve gidince dusunur, dusunur. Kabre gidince Munker Nekir'in sorgusundan sualinden kurtulmanin yollarini arar.

Sonra sagligindayken kefenini alir tandira asar . ( tandir = eskilerin ekmek yapiminda kullandigi ocak ) sonra da vasiyet eder.

Ben ölende gafami gazin . ( kafami kaziyin ) kefgir kimin ( kevgir gibi ) olsin! Sonra da dislerimi sökün. beni de a bu kefine sarin gömin!. mezarimin ustunde de tümsek birakmam ha!.. Dümdüz edin...

Akli sira kefeni eskitip, sarartarak, kafayı gazitip dislerini sokturerek, kendisine, sorgusu suali coktan yapilmis bir olu süsü verecek de kurtulacak.

Neyse hikaye bu ya! Adamin vadesi yetmiş ölmüs. Vasiyet ettiği şeylerin hepsi de aynen yerine getirilmis, gömülmüs.

Derken Munker Nekir gelip de: Men Rabbuk, men Nebiyyik ( Rabbin kim, nebin kim? ) diye sorunca... Bu, dunyadaki tilkiligini orada da sürdürebilecegini zannetmis. saflik da var serde tabii.. Ne desin, ne etsin..

Adamin Rabia adinda bir kizi varmis. Rabik deyiverirmis ona kisaca. Bir de oglu varmis Nebi isminde.

Munker Nekir: Men Rabbuk, men nebiyyuk deyince, zavalli, kiziyla oglunu sorduklarini, Rabik nerde, Nebi ne yapiyor, dediklerini sanarak:

Nebi dagdadir, davar güdir. Rabik de tandirda ekmek idir, hazahir... Ben yenni(mi) geldi(m)ki siz benden sorir?. demis. ( Ben eski oluyum, nerden bileyim, demek istiyor yani)

Sonra da dayagi yiyip de dogruyu deyiverince Munker Nekir, birbirlerine, bu once yalan soyledi, sahtekarlik etti, fakat sonunda itiraf etti, dogruyu soyledi, ne yapalim bunu diye müzakere ederken adam:

Sefaat Ya Rasulallah! diye inleyince. Bu halini Allah'in Rasulune arzetti. Rasulullahin ruhaniyetinden soralim durumu! demisler. Sormuslar Hazreti peygamber:

Birakin onu, o da Allahin kulu, ummetimdendir, demis. ve adam kefeni yirtmis, kurtulmus yani. Alemlere Rahmet Olan Peygamberimizin şefaatiyle...

Rabbimiz, Zati Rahmetinden ve Rasulunun şefaatinden mahrum etmesin hic kimseyi.. hiç birimizi.... amin


karasakal hoca'dan naklen...
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 22.04.2008, 22:20 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
Mü'min
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 470


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 413
Teşekkür aldı: 468 konuda 2.267 kere
Said El-Hudri (r.a.)’dan rivayet edilmiştir: Nebî (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Sizden öncekilerde Yüce Allah’ın kendisine çokça mal vermiş olduğu bir adam vardı. Ölüm kendisine yaklaşınca, çocuklarına:

“Sizlere nasıl bir baba idim?” diye sordu. Çocukları da:

“Hayırlı bir baba idin” diye cevap verdiler. Baba:

“Şüphesiz Ben hiçbir hayır iş işlemedim ki, öldüğümde beni yakın, sonra yanmış parçalarımı iyice öğütüp kül edin ve küllerimi fırtınalı bir günde savurun” dedi. Bu isteğini çocukları yaptılar. Yüce Allah (c.c.) parçalarını toplayıp:

“Seni bunu yapmaya iten ne oldu?” diye buyurdu. O da:

“Senden korkum” diye cevap verdi. Allah’da (c.c.) ona rahmetiyle muamele etti.”[
1]

ve Buhârî’nin (6481) Mutemer yoluyla gelen hadis rivayetindeki lafızda Mutemer dedi ki: “Babamı işittim şöyle dedi: “Bizlere Katade’nin rivayetine göre, kendisine de Ukbe bin Abdilğafir’in, ona da Ebû Said El-Hudri (r.a.)’nin rivayet ettiği hadiste Nebî (s.a.s.) şöyle buyurdular:

“Sizden önceki ümmetlerde bir adam vardı, Allah (c.c.) ona mal ve evlat vermiş idi. Ölüm döşeği gelip çatınca oğullarına:

“Sizlere nasıl bir baba idim?” diye sordu. Onlar da:

“Hayırlı bir baba idin” dediler. O da:

“Bilakis Allah katında hayır sayılacak bir şey yapmadım” dedi.

Katade (r.a.) buradaki lafzı “Hayır çoğaltmadım” olarak tefsir etmiştir. (Devamla adam):

“Böylece hayır işlemeyen bir insan Allah’ın huzuruna getirilse Allah ona azap eder. Dolayısıyla bakın ben öldüğüm vakit beni yakın ve ta ki benim cesedim kömürleştiği zaman da benim parçalarımı öğütüp kül edin ve sonra da şiddetli bir fırtınada savurun” deyip vasiyet etti.” Resûlullah (s.a.s.) buyurdu ki:

“Vallahi, adam çocuklarından bu konuda söz aldı ve çocukları da denileni yaptılar.”

Allah-u Azze ve Celle:

“Kün (yeniden diril)” diye emir buyurdu ve hemen adam ayakta oluşuverdi. “Sonra şöyle buyurdu:

“Ey kulum! Seni buna yapmaya iten ne idi?” Adam da:

“Senin korkun ya da Senin gazabın” dedi. Allah (c.c.) da: Burada sadece ona rahmetiyle muamelede bulundu.”

İmam Buhârî (rh.a.) dedi ki: “Ebû Osman’dan bu hadisi aldım. Dedi ki: Selman’dan duyduğum kadarı ile hadiste “Benim küllerimi denize savurun” lafzı da bulunmaktadır.” Ya da buna benzer olarak dedi.”

Hadiste geçen “Ez-zer”: Ayırmak, tefrik etmek demektir. Hadiste geçen: “Feshekûni” lafzının manası kül edinceye kadar öğütmek anlamındadır. Hadiste gelen (lafızlardaki bu) şek raviden kaynaklanmaktadır. Nitekim ileride “Sümme ithûni” lafız ziyadesi Huzeyfe (r.a.) rivayetinden gelecek.

v Buhârî’nin rivayetinde gelen Ebû Said (r.a.)’nın rivayetinde Resûlullah’ın (s.a.s.) belirttiği hadis şöyledir:

“Sizden önceki ümmetlerde, sizden önceki zamanlarda yaşayan, Allah’ın kendisine mal ve evlat verdiği bir adam vardı. Ölüm kendisini pençesine aldığı vakit evlatlarına şöyle dedi:

“Ben sizlere karşı nasıl bir baba oldum” Oğulları ise:

“Hayırlı bir baba oldun” dediler. O da:

“Allah (c.c.) katında hiçbir hayır işlemeyen ve bulunmayan bir kişi (yim). Bu durum üzere Allah eğer buna gücü yeterse, Allah (c.c.) ona azap eder. Dolayısıyla bakın! Ben öldüğüm zaman beni yakın, bedenim kömür olunca parçalarımı öğütüp kül edin ve fırtınalı bir günde o parçaları, külleri savurun” dedi.

Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.) sözlerine şöyle devam ettiler:

“Vallahi, bu vasiyetlerini yerine getirmeleri için oğullarından söz aldı ve onlar da bunu gerçekleştirdiler. Sonra fırtınalı bir günde küllerini savurdular. Allahu Teâlâ:

“Ol (diril)” diye buyurdu ve hemen ayağa dikilmiş vaziyette parçaları toplanıp durdu. Allah (c.c.):

“Ey kulum! Bu yaptıklarına seni iten sebep ne oldu?” diye buyurdu. Adam da:

“Senden korkmam ya da Senin bana gazabın” dedi. Resûlullah (s.a.s.):

“Allah da burada sadece rahmetiyle muamelede bulundu.” Ya da: “Rahmetinden başkası ile muamelede bulunmadı” diye buyurdu.”

Hadiste geçen “El-Firak” dan maksat korkudur. Yine hadiste geçen “Lem yebteir” ya da “lem yebteiz” kelimelerinin manası da hayır yapmadı, hayır bulundurmadı demektir. Katâde’nin tefsir edip yorumladığı gibi.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 22.04.2008, 22:31 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Yeni Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Nuryuzlum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.04.2008
Mesajlar: 8


 
Yarışma Puanı: 330
Teşekkür etti: 16
Teşekkür aldı: 6 konuda 31 kere
ALLAH'ın rahmeti ve bereketi üzerimize olsun!
Bazı arkadaşlarım konuya cevaben yazıyolar ki; "Her şeyi yanlış yapıp duğru sonuçlar mı bekliyoruz"?
Peki arkadaşlar bizi herşeyi yanlış yapmaya sevk eden şey ne? Herşeyi yanlış yapmak zorunda mıyız? Doğruları niçin yapmıyoruz? Bizlerin korkusu ne? ALLAH'ın sevgisinden uzak olup, gazabına yaklaşmaktan daha korkutucu olan birşeyler mi var?
eski 27.04.2008, 13:07 Nuryuzlum isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:01 .