| | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 575
Teşekkür etti: 1.977
Teşekkür aldı: 499 konuda 1.372 kere
| iki örtülü cahil okumanın faydası ne? kafir tuzağına düştükten sonra
okuyan başörtülü kızlar neyin peşinde olduklarını kendileri de bilmiyorlar.
bu tiplere başlarındaki örtü lanet ediyor farkında değiller.
ayrıca bu nasıl siyaset bilimi okumak?
boş yere okuyor bu ablalarımız boş yere.
varacakları en üst nokta şudur: kafirlerin hizmetçiliği.
madem Allahın kadına ve erkeğe yüklediği sorumluluğu ve vazifeyi inkar ediyorsun ne diye kafanı örtüyorsun?
zihnin modern çağın dayatmalarıyla dolu önce o kafanı boşalt sonra Allah rızasının peşinde koş, koşacaksan. yoksa bu üç günlük dünyada da sürünürsün.
bugün bu problemlerin tek sorumlusu paranın, sermayenin köpeği olmuş islamcı dangalaklar başka kimse değil.
Allahın yolundan sapmışların efendisi şeytan olur ve kahrolur giderler.
Altaylı'dan 28 Şubat'ın provası
Kanal 1'de yayınlanan Teke Tek programında Fatih Altaylı, başörtüsünü tartışmak için gelen öğrenciyi Humeyni'yi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk'le karşılaştırmaya zorladı.Türkiye 28 Şubat süreci öncesinde yaşanan medya provokasyonlarının bir benzerine şahit oldu.
Fatih Altaylı, konukları Kevser Çakır ve Nuray Bezirgan isimli başörtülü kızlara Atatürk düşmanlığı yaptırmak için büyük çaba harcadı. Altaylı'nın "Kevser adlı arkadaşımızın facebook adlı paylaşım sitesinde İran devriminde Ayetullah Humeyni'nin fotoğrafları yer alıyor. Doğru mu?" sorusu üzerine Çakır, "Bir tane fotoğrafı var. Seviyorum ve saygı duyuyorum" cevabını verdi.
Bunu eleştiren Altaylı, "Humeyni'nin nesini seviyorsun? İran'da baskı rejimi var" demesi üzerine Çakır, "İran'daki rejimi ben desteklemiyorum" dedi. Altaylı, Humeyni'yi sevip sevmediğini bu defa da Nuray Bezirgan'a sordu. Cevabı ‘evet’ olan Bezirgan'a "Atatürk'ü seviyor musun?" sorusunu yönelten Altaylı, "Atatürk'ü sevmeme hakkı var mı? Başıma bir iş gelmeyecekse ben sevmiyorum" yanıtıyla karşılaştı.
TEHDİT OLARAK SUNULUYORUZ
Altaylı’nın karşılaştırmayı uzatmak istemesi üzerine Bezirgan ve Çakır, Atatürk'ün iyi bir asker olduğunu söyleyerek konuyu kapattı. Altaylı da "Bugün sizin savunduğunuz özgürlükçü, cumhuriyeti kuran sizin temsil ettiğiniz iradenin, bugün iktidar olmasına olanak veren de rejimi kuran da yine Atatürk değil mi? Camileri de kapatmamış" sorusuyla gerilimi artırmak istedi.
Bezirgan ise "Benim fikirlerimi savunacak parti kurulamaz. Zaten bu yasak. Benim fikirlerimi herhangi bir parti savunmaya kalktığı zaman parti kapatılır" ifadelerini kullandı.
Bezirgan şöyle devam etti: "Müslümanlar haklarını elde etmek için gece gündüz çabalarlar. Birileri gelir parlamentonun azıcık bir özgürlük tanımlamasına bile Atatürk adına, Cumhuriyetçilik adına, demokrasi adına ne adına olursa olsun özgürlüklerimizi elimizden alır. Ben tamamen özgür olduğum hak ve özgürlüklerimin kısıtlanmadığı bir sistem istiyorum. Mesela siz nasıl ki başörtülü hakim bir hanımdan rahatsız olacağınızı söylüyorsanız ben sizin, mesela bu fikrinizin temelde Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet'te bizlerin hep tehdit olarak sizlere sunulmasından kaynaklandığını düşünüyorum."
ATATÜRKÇÜLÜĞÜ ELEŞTİRDİM
Özel bir üniversitede Siyaset Bilimi 2. sınıfta okuyan 20 yaşındaki Kevser Çakır, Fatih Altaylı'nın programında Atatürk'ü değil Atatürkçülüğü eleştirdiğini söyledi. Atatürkçülüğün bugünün Türkiye'sinde başörtüsünü yasaklayan bir zihniyet olduğunu anlatan Çakır, “Bu ideolojinin baskısı nedeniyle tepki gösterdik" dedi.
Çakır, “Fatih Altaylı, program öncesinde Özgürder Genel Başkanı Hülya Şekerci'yi arayarak, başörtüsü sorunun öğrencilerin gözüyle değerlendirileceğini ve bunun için de iki tane öğrenciyi programa çıkarmak istediklerini söyledi" diye konuştu.
Yayın öncesinde Altaylı'nın “Ben de sizler gibi düşünüyorum. Bu sorununun üniversitelerde ortadan kalkması gerekir" dediğini belirten Çakır ancak program sırasında tartışmanın farklı yerlere çekildiğini kaydetti. Çakır, "Programdan sonra yüzlerce elektronik posta geldi. Bunların birçoğu tehdit içeriyordu. Ama önemli bir çoğunluğu da destek veriyordu" dedi. Çakır, Türkiye'yi terk etmeyeceğini açıkladı.
Nuray Bezirgan: O SORULARI TAHMİN EDEMEDİK
Kanada'da Siyaset Bilimi eğitimi gören 31 yaşındaki Nuray Canan Bezirgan, Altaylı'nın programına Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararını tartışmak için gittiklerini belirtti. Atatürk ve laiklikle ilgili soruların geleceğini tahmin etmediklerini dile getiren Bezirgan, "İnsan hak ve hürriyetlerine dair konuşacağımızı zannettik. Ancak polemik konusu olabilecek mevzular gündeme getirildi. Asıl konu tartışılmadı" dedi.
Programda Atatürk düşmanı gibi yaftalanacak bir şey söylemediklerini vurgulayan Bezirgan, Altaylı'yı eleştirdi. Bezirgan şunları söyledi: "Program öncesinde Fatih Altaylı, son derece hümanist ifadeler kullandı. Atatürk ile ilgili görüşlerimi söyledikten sonra herkesin istediğini sevip istediğini sevmeyeceği konusunda özgür olduğunu ifade etti. Program sonrasında köşe yazısında verdiği tepkiye şaşırdım. Biz kişi üzerinden yapılan uygulamaları ve baskı rejimini eleştiriyoruz. Sevmiyoruz."
TÜRKİYE'NİN ROTASI BELLİ
AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Ocakdan:
Bunlar çok çirkin şeyler. Türkiye’nin rotası bellidir. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Türkiye için hedeflerini belirlemiş, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefidir. Bunlar biraz 28 Şubat sürecini çağrıştıran, o zaman ki, Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin olaylarını yeniden sahnelenmek isteniyor gibi bir izlenim alıyorum. O bakımdan da bu tür şeylerden ürküyorum. Ama, toplum bunlara itibar etmeyecektir, o zaman da zaten etmemişti. Aslında bu tür şeylerin Türkiye’deki Müslümanlıkla da çok örtüşen bir tarafı yoktur. Camilere gidin, oradakilerle radikal kesimlerin davranışlarıyla hiçbir bağlantısının olmadığını görürsünüz.
TBMM İdare Amiri Hüsrev Kutlu:
Fatih Altaylı’nın programına ben de davetliydim ama katılmadım. Programı seyredince de katılmadığıma memnun oldum. “İyi ki katılmamışım” dedim. Programın başını seyredip formatını beğenmediğim için gerisini izlemedim. Programa çağrılanların neye göre belirlendiğini de anlayamadım.
AK Parti İstanbul Milletvekili Alaattin Büyükkaya:
Bu tür tartışmalardan üzüntü duyuyorum. Ben Rumeli göçmeni bir insanım. Oralardan Osmanlı çekilince, o bayrak oradan inince, o camilerde namaz bile kılınamadığını hiç unutmuyorum. Onun için biz bu bayrağa, bu devlete, bu millete sahip olmak zorundayız. Bunları seversek, bunlara sahip çıkarsak, namazımızı da kılarız, dini vecibelerimizi de yerine getiririz. İngiliz mandası lafını söyleyenler, Türkiye toprakları dışında kalmış Müslüman bölgelerine bir baksınlar yeter.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç:
Kimin bu kişileri seçerek programa çıkardığını bilmiyorum. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletindeyiz. Bu ülkenin kurucusu belli, ilkeleri ve hedefleri bellidir. Marjinal kişiler olabilir, ama bunlar çok önemli değil.
MUKAYESE DOĞRU DEĞİL
İmam Hatip Liseleri Mezunları Mensupları Derneği (ÖNDER) Genel Başkanı Yusuf Ziyaettin Sula:
Humeyni ve Atatürk birbirleriyle mukayese edilebilecek insanlar değiller. Karşılaştırmak doğru değil. Karşılaştırmaya zorlamak da doğru değil. İnsanların birilerini zorla sevmek durumunda da değil. Geçmişte bir devleti kurmuş insanla kavga etmenin anlamı yok. Bu kızlara sorsanız, İran'da yaşamak istemezler. Ülkeden de gitmezler.
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu:
Başörtüsü sorunu tam çözümlenmeye çalışıldığı sırada, arkasından din devleti gelir korkusuyla gündemden düşürülmeye çalışılıyor. Bir kısım medyanın bu konuda çok provokatif tavrı var. İnsanların herkesi sevip sevmeme hakları var. Başı açık veya kapalı Atatürk'ü sever ya da sevmez. Tabii ki "Humeyni'yi seviyorum Atatürk'ü sevmiyorum" ifadesini onaylamak mümkün değil.
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği Genel Başkanı Hülya Şekerci:
Programda yaşanan konuşmalar, abartılarak ve farklı zeminlere taşınarak ele alınıyor. Humeyni'yle ilgili konuşmadan dakikalarca sonra Atatürk'le ilgili diyalog yaşandı.
TO BE CONTINUED
... Bin Yıl Devam Edecek
Müslüm Gündüz, 24 yaşındaki Fadime Şahin ile beraberken Kadıköy’deki evinin kapısı balyozla kırılarak polis tarafından basıldı. Bu baskın “Bin yıl devam edecek” denilen 28 Şubat 1997 tarihli postmodern darbeden 2 ay önce yapıldı.
Bir iddiaya göre baskından haberdar olan Gündüz beklemekten sıkılıp yetkililere telefon açmış ve "Yahu nerede kaldınız?" diye yakınmıştı. Yine iddiaya göre Gündüz'e verilen cevap şöyleydi: "Televizyoncu arkadaşlardan biri gecikti. Yolda, gelmek üzere. O gelir gelmez senin oraya intikal ediyoruz!" Baskından sonra, Şahin'in, Gündüz ve yine "şeyh" olduğu öne sürülen Ali Kalkancı ile yaşadıkları günlerce televizyonların ve gazetelerin ana malzemesi oldu. Gündüz tutuklanıp üç yıldan fazla hapis yatarken, Kalkancı da iki defa cezaevine girip çıktı.
BUGÜN | 
12.06.2008, 13:15
| |
aşkınsonhecesi isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 31.08.2006
Mesajlar: 122
Teşekkür etti: 14
Teşekkür aldı: 74 konuda 260 kere
| Nasrettin Hoca’nın evine hırsız girmiş, yükte hafif pahada ağır ne varsa alıp götürmüş. Hoca bütün mahalleyi ayağa kaldırmış ama nafile. Komşular Hoca’ya nasihat edip; “Hoca efendi kapıyı, pencereyi kapamazsan tabii ki hırsız gelir. Suç sende” demişler. Kara kara düşünen ve komşuları tarafından suçlanan Hoca Nasrettin, sonunda dayanamamış ve: “Tamam biz kapıyı-pencereyi kapatmadık suçluyuz. Peki hırsızın hiç mi suçu yok?” demiş… Konu başlığı ve içeriği bu fıkrayı tedayi eyledi bizlere. Mezkur programı izlemedim, lakin adı "Kevser", adı "Nuray" olanlar bizdendir..Biz kafire, münafığa karşı en aşağı müslümanı değişmeyiz, ellerine silah vermeyiz...Gelin görün ki "Kafir, müslümanı müslümana vurduruyor, kâh silahla, kâh kalemle, kâh kelamla vs.." Selametle...
__________________
Olayları ve düşünceleri kritik etmek için cins kafa ister, fakat taklit etmek için fazla zeki olmaya gerek yok
| 
13.06.2008, 18:27
|
DarulErkam isimli üye'ye teşekkür eden 11 üye:
abdetullah, blue, garib_yolcu, gul555, iklimya, kelimat, menekşe, Sakallı, sara, siyahsancaktar, ŞüHeDa | | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.335
Teşekkür etti: 3.899
Teşekkür aldı: 1.739 konuda 5.890 kere
| Bu konunun başlığı bile çok itici ve de ağır...
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır... | 
13.06.2008, 18:33
|
iklimya isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
abdetullah, blue, garib_yolcu, gul555, kelimat, menekşe, Sakallı, sara, siyahsancaktar, sofizade, Ubeydetullah, ŞüHeDa | | | Üye
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Nerden: Ankara
Mesajlar: 70
Teşekkür etti: 263
Teşekkür aldı: 45 konuda 160 kere
| İki Örtülü Müslüman askinsonhecesi´isimli üyeden Alıntı okumanın faydası ne? kafir tuzağına düştükten sonra
okuyan başörtülü kızlar neyin peşinde olduklarını kendileri de bilmiyorlar.
bu tiplere başlarındaki örtü lanet ediyor farkında değiller.
ayrıca bu nasıl siyaset bilimi okumak?
boş yere okuyor bu ablalarımız boş yere.
varacakları en üst nokta şudur: kafirlerin hizmetçiliği.
madem Allahın kadına ve erkeğe yüklediği sorumluluğu ve vazifeyi inkar ediyorsun ne diye kafanı örtüyorsun?
zihnin modern çağın dayatmalarıyla dolu önce o kafanı boşalt sonra Allah rızasının peşinde koş, koşacaksan. yoksa bu üç günlük dünyada da sürünürsün.
bugün bu problemlerin tek sorumlusu paranın, sermayenin köpeği olmuş islamcı dangalaklar başka kimse değil.
Allahın yolundan sapmışların efendisi şeytan olur ve kahrolur giderler.
Eğer bunlar sizin düşünceleriniz ise oldukça üzücü. Konu başlığı ise mü'min kardeşliğini zedeleyici, inançlarımızı ise rencide edici.
Anormallerin normal, normallerin ise anormal sayıldığı bir kültürün içerisinde yetişmiş, hepimiz gibi kendi değerlerini de kendince savunmaya kalkan ama Aynı Allah' a secde eden ve aynı peygamberin getirmiş olduğu kanunlara riayet etmeye çalışan iki kişinin bunları hakettiğine inanmıyorum.
Evet teorikte hatalı söylemler olabilir. Ama pratikte inancını açıkça savunan ve bu uğurda çekinmeden doğru bildiklerini söyleyen kişileri kötülemek değil takdir etmek gerekir. Şu durumda müslümanlar, iki müslüman kardeşini suizan ile suçlayarak zaten kafirin tuzağına düşmüş olmuyor mu? Böylece hedef şaşırtma yöntemiyle kendi meseleleri ve savaşları için zaman kazanırlarken, müslüman toplumda bir içi isyan çıkmış olmuyor mu? Hele hele bir müslümanınn kafirlere hizmet ettiğini söylemek, hatta hatta bu düşüncelerin akıl içerisinde yer etmesi bile bir zulum değil midir? İşte önce kendi nefsimize bu gibi soruları sormamız sanırım konuya biraz daha tarafsız bakmamıza sebep olacaktır.
Tasavvuf büyükleri her zaman mü'min kardeşliğinin önemini vurgulamıştır. Bir insanın Allah'a ibadet etmesinin bile bizim o kişiyi sevmemiz için yeterli olacağını söylemişlerdir. Yaratıcıyı ne kadar sevindirdiğini düşünürek; "o kişi namaz kılıyor ve Allah bundan hoşnut oluyor. Allah'ın hoşuna giden bir ameli yapan kişiyi sevmek bizim görevimizdir." diye bize tavsiyelerde bulunuyorlar.
Unutmayalım ki küfür tek millettir. Önce küfre karşı savaşımızı verilim, sonrada kendi aramızdaki meseleleri çözelim.
Selam ve dua ile..
__________________ KIYAMET VAR, VAR DA KIYAM ET.... | 
14.06.2008, 01:04
|
sofizade isimli üye'ye teşekkür eden 11 üye:
abdetullah, blue, garib_yolcu, gul555, iklimya, menekşe, Sakallı, sara, siyahsancaktar, Ubeydetullah, ŞüHeDa | | | Şeref Üyesi (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 575
Teşekkür etti: 1.977
Teşekkür aldı: 499 konuda 1.372 kere
|
kafirler de bizden değil kara cahiller de. bugün sadece başörtüsü malzeme değil başörtülüler de malzeme edilmeye çalışılıyor.
senelerdir aynı hikaye,
kafir müslümanı müslümana vurduruyormuş.
Sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz geldiği gün kesilmişti yahudinin sermayesi.
ama gel gör ki modern islamcı dümbükler yahudinin gönüllü kölesi olmuş.
siyonizm diye günde 5 vakit şakıyan yetim hakkı yiyen hak yoldan sapmışlar fasıklar zındıklar Allahın emirlerine boyun eğmek zor geldiği için sırıtarak boyun eğiyorlar.
çünkü dünya sisteminin öğütüm sistemlerinde okuyarak, maddi güce sahip olarak yeryüzünü kana bulayanların koltuklarına oturabilmenin sevdasındalar.
niye kimse adam yetiştirmenin nesil yetiştirmenin derdinde değil?
feminizmin çirkefliği kendilerini müslüman olarak adlandıran okumuş kara cahillerin simasında zuhur ettiği için mi?
nefsle cihad kasayı doldurmaktan daha zor olduğu için mi?
müslümanların elindeki para kimsede yok Türkiye'de. niye kızların eğitimine önem vermiyorlar da üniversite kapılarında salya sümük süründüyorlar?
çünkü onların üzerinden oynuyorlar.
içlerinden saf olanlar da dava zannediyor.
iktidar sevdası, kasayı doldurma sevdası, daha bir sürü tuzak ve ardından da bir sürü edebiyat.
biz kimsenin inancını bilmiyoruz bugün
kafadaki örtüden, sarıktan, sırttaki cübbeden, yüzdeki sakaldan bir kişinin inançlı olup olmadığı anlaşılamaz.en azından bugün anlaşılmıyor.
küfre karşı savaş verebilmek için küfrü tanımak lazım.
küfrün ekonomik sistemlerini bilmek lazım. dünya bankasından avrupa birliğinden alınan fonlarla hayırlı işler yapılamayacağını bilmek lazım. hayırlı işler helal parayla olur.
bu devirde her şeyin fetvası var artık kredi kartından tut da faize kadar.
bu nasıl cihadmış mücadeleymiş?
her cep telefonu değiştirdiğiniz de dünyanın adını bile duymadığımız köylerinde bir afrikalının hayatının sona erdiğini bilmemiz lazım küfrü tanıyabilmek için.
muhammed hamidullahın pariste hizmetçilerin yaşadığı çatı katlarında bir ömür yaşadığını ve ikinci bir paltosu olmadığını bilmek lazım küfrü tanımak için.
seyda muhammed emin erin afganistanda mahmut ustaosmanoğlunun çeçenistan dağlarında nasıl cihad ettiğini göremeyen körler nerden bilecek küfrü de ona karşı mücadele edecek.
oryantalistlerin, yahudileşme temayülü gösteren sapıkların, reformcuların modernistlerin dayatmaları, sınırlamaları kafa yapıları bana uymuyor ters geliyor reddediyorum hepsini.
Konu aşkınsonhecesi tarafından (14.06.2008 Saat 19:55 ) değiştirilmiştir..
| 
14.06.2008, 19:26
| |
aşkınsonhecesi isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 18.07.2008
Mesajlar: 11
Teşekkür etti: 21
Teşekkür aldı: 11 konuda 25 kere
| hayır merak ediyorum hayat şartları bir kadını çalışmaya iterse ne olacak?okumayack mı?çalışmayacak mı?okumanın neresi
kötü kardeşim?her türlü okumak vardır.ister evinde okursun ister okulda..günaha girmedikten sonra bunda sakınca ne?bu görüşleriniz neden?
zaten müslümanlar okumadıkları için bu hale geliyorlar.insanlar ne şeyler öğreniyor.bir şey yasak ve günah olmadıktan sonra lütfen bir şeye karışmayın...
bütün yasak edici ve cezalandırıcı şeyleri söylüyorsunuz ama ilimin ne kadar öenmli olduğu konusuna gelince tıkanıyorsunuz.... | 
20.07.2008, 11:35
| |
Eylul isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Üye
Üyelik tarihi: 09.07.2008 Nerden: almanya
Mesajlar: 32
Teşekkür etti: 24
Teşekkür aldı: 31 konuda 161 kere
| âskin son hecesi kardesime sevgili kardesim kimse Efendimiz 'den daha fazla müslüman olamaz O münafiklarin hepsini bildigi halde kimseye münafiktir bu dememis kaldi ki Kafir demek biraz agir bir itham Allah(c-c) Musaya buyurdu ki
''firavun 'a gidin o iyice azdi ona yumusak söz söyleyin , olurki sizi dinler veyahut Allah tan korkar''
Allah (cc) kendine sirk kosana böyle yaklasirken biz kim oluyoruz düsünelim
ve Efendimiz Buyuruyorki
Ya Rabbim onlar bilmiyorlar bilselerdi böyle yapmazlardi ,sen onlara Hidayet nasip eyle
Bizde böyle diyelim
Konu mesuthan34 tarafından (20.07.2008 Saat 22:08 ) değiştirilmiştir..
| 
20.07.2008, 22:05
| |
mesuthan34 isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 08.07.2008
Mesajlar: 5
Teşekkür etti: 9
Teşekkür aldı: 5 konuda 27 kere
|
Öncelikle, kimse bi başkasının düşüncesini paylaşmak zorunda değil ama şunu da belirtmek gerekir ki kimsenin sırf kendisi gibi düşünmüyor diye bir başkasını küçük görmeye de hakkı yok.
Madem asıl amaç öbür dünyayı kazanmak -ki aslında hepimizin gerçek hedefi bu olmalı- o zaman öncelikle kendi nefsimizi başkalarınınkinden üstün görmeyi bırakmamız gererkmez mi?
Sonuçta sizin için yanlış olan bi başkası için doğru olabilir.
Ayrıca kafirlerin hizmetçiliği ifadesi de çok ağır bir itham.
ilk olarak yüzde yüz bile emin olunsa ben müslümanım diyen birisi için "KAFİR" demek dinden çıkma sebebi.
Ayrıca sizin o "kafir" dediğiniz kişiler yerine zamanında Allah rızasını gözetenler gelmiş olsaydı şimdi ne başörtüsüyle ilgili bir kısıtlama olurdu ne de bu konuda bi tartışma...
Sonuçta başörtülü bir kızın şu zamanda üniversiteye gitmek için, özellikle Türkiye'de, çok fazla taviz vermesi gerektiği bir gerçek ama nasıl bunun kesinlikle doğru olduğu savunulamazsa, okuyanların hepsi de kesinlikle tamamen cahil olarak gösterilemez...
__________________
Gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür
Sana göl gibi gelen, "O" çöl diyorsa çöldür.
Necip Fazıl KISAKÜREK
| 
20.07.2008, 23:16
| |
abdetullah isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Şeref Üyesi (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 575
Teşekkür etti: 1.977
Teşekkür aldı: 499 konuda 1.372 kere
| müslümanım diyen hiçkimseye kafir demedim, demem de.
ne dediğimi anlamak istemiyorsanız konuşmayın!
__________________
yoktur tapacak çalaptır ancak
| 
20.07.2008, 23:37
| |
aşkınsonhecesi isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 08.07.2008
Mesajlar: 5
Teşekkür etti: 9
Teşekkür aldı: 5 konuda 27 kere
| aşkınsonhecesi´isimli üyeden Alıntı müslümanım diyen hiçkimseye kafir demedim, demem de.
ne dediğimi anlamak istemiyorsanız konuşmayın! Bakıyorum da eleştirilmeye pek de gelmiyorsunuz.
ne demek istediğiniz konu başlığından bile açıkça anlaşılıyor.
Ama siz öbür dünya mevkiince o bahsettiğiniz İKİ CAHİL'den ya da eleştirdiğiniz kızların herhangi birisinden daha üstün olduğunuzu garanti edebilir misiniz ki?
Benim demek istediğim şu evet belki de onlar hata yapıyor ama onları tanımadan sadece "okuyan kapalılar" grubu altında eleştirerek, küfrü tanımadıkları için mücadele edemeyeceklerini söyleyerek, onları bir kalemde silip atmış olmuyor musunuz, siz de hata yapmış olmuyor musunuz?
__________________
Gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür
Sana göl gibi gelen, "O" çöl diyorsa çöldür.
Necip Fazıl KISAKÜREK
| 
21.07.2008, 00:40
| |
abdetullah isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | | | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:54 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |