Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 40 (15 Kayıtlı ve 25 Misafir) bulunmaktadır.
Evet tevbe çok mühim
Beşer şaşar derler ya
Şaştığımız an tevbe etmimiz gerek
Ertelemek şeytandandır
Yanık bir dille,geçmiş günahları gözönüne alarak
Estağfirullah,Estağfirullah,Estağfirullah-el-Azim,El-Kerim,Ellezi Le İlahe İlla Huv
El- HayyelKayyume ve etubu ileyh
Ya Rabbi,Ben pişmanım yaptığım bütün günahlarımdan,Keşke yapmasaydım,Bir daha YAPMAYACAĞIM inşeAllah
Mühim olan; Günah işlememek değil, her ne olursa olsun O'nun kucağına koşmaktır..
Çünkü o günah işlemememizi isteseydi o formatta yaratırdı, şeytanı da musallat etmezdi başımıza..Malum biliyorsunuz, korsan değil izinle çalışıyor şeytan
O'nun istediği; Kişinin, acziyetini ikrar ile kendi yüceliğine sığınması
Yüreğine sağlık kardeşim..
__________________
"Nasıl dünya maîşeti insanlardan kazanılıyorsa, ahiret maîşeti de insanlardan kazanılır!"
"Ya Rab nideyim, zâr u zebûn abd î zelîlim
Amma ne keremdir ki, der i dergâha dahilim"
demiş,
Alvarlı Efe Hazretleri
ne güzel demiş..
pasımıza çamurumuza bakmadan almışlar da dergaha..hemaaa keyfetmek lazım gelirmiş..dedi bi bilen.. ben de ordan aldığım taşıma suyla değirmeni döndürüyom şimdilik..
bi de tevbede hakkaten insanı pozitif hissiyata yönlendiren bi tılsım var sanki
Allah razı olsun nesimi'den..
__________________ "hata yapmak fırsatını Adem'e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda.."
E şeytan cennette ferah ve rahat içinde yaşarken kendisinin cennetten çıkarılmasına sebep olan insanı baş düşmanı görecek elbet!
Yoldan çıkarmak isteyecek.. aldatacak.. cehenneme tıkana kadar uğraşak..
"ben nasılsa yanacağım onları da yanımda yakayım" diyecek.
Çok vartalar var elbet, en önemlisi de günahı günah olarak göstermemek.
Ta ki, insan hatasını ve günahını fark edip, tevbe etmesin..
İstiaze etmesin..
Ne olacak sonra?
Bu tuzağa düşen nefisler.. bir zaman sonra "kusursuz" addecek kendini. Hatalarını kabullenmeyecek.. Ya da pek çok bahaneler bulacak kendine. Zaman geçecek her bir günah, siyah bir leke gibi kalbe işleye işleye iman nurunu kalbden atacak.. Rahmanın evi olan kalbi istila edecek!
E nedendir, kalblerde ibadet lezzeti alamayışımız..
Tevbe edilmemiş günahlarımızın en tatsız semeresi.
Ha bire aramız açılıyor bizi yaratanla.
Bir kıssa vardır:
Hz Şuayb as. zamanında biri:
"-Ben Allaha karşı çok ayıp ve günah işledim, fakat bir cezasını görmedim" demiş.
Hz Şuayb as. ona der:
"-Ey aklı kıt adam, senin gönlünde pas üstüne paslar var. Bu paslar senin gönül gözünü kör etmiş.. Şu halde Allaha sığınmaktan başka ne çare vardır? Ondan rahmet ve hidayet ümidinde bulunun ki kalbinizdeki pasları izale etsin."
Bu sözleri Şuayb as. dan dinleyen kişi:
"-Günahlarımın cezasını verdiyse belirtisi nedir?" dedi.
Bu ısrarlı soru üzerine Cenabı Hak Şuayb (as) a şöyle buyurur:
"-Ona verdiğim cezanın belirtisi şudur: İbadet ediyor, hayırlı işlerde bulunuyor ama bir zerre tat alamıyor."
Peygamber Efendimiz asm da buyuruyor ya:
"Hiç şüphesiz bakır paslandığı gibi kalbler de paslanır; o halde onu istiğfar ile parlatın."
Bunun yolu tevbe denildiği gibi..
hamurumuz acz ve fakr ile yoğrulmuş.. hatadan ve kusurdan hali olacak değiliz.
Hataların hemen peşinden edilen istiğfar ile günahlardan perhizimizi bozmamış oluruz.
Peşinden bir günah işlesek bile vicdanımız araya girer.. sözleşmemizi hatırlatır..
Aslına bakılırsa, hatalarından yılgınlık gösteren ve huzura varmayan, utanıp kaçan
rahmet sağanağından nasibini alamayandır..