8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 26 (1 Kayıtlı ve 25 Misafir) bulunmaktadır.

Online   okyanus



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » RİSALE-İ NUR » İhlas Risalesi kime okunur?


 
Seçenekler
ONURSAL ÜYE
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.697




Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.639 kere
kucult  büyük
İhlas Risalesi kime okunur?



HZ. ÖMER’İN DESTANSI halifeliği esnasında gerçekleşen olayların belki de en büyüğüdür minbere çıkıp da yüreğini kasıp kavuran o büyük endişeyi iman kardeşlerine açtığı olay...

“Eğrilirsem, beni nasıl doğrultursunuz?”

Bunu sormuştur halife Ömer.

Peygamber aleyhissalâtu vesselam’ın, ‘hak ile bâtılı ayırma’ kabiliyetiyle vasfedip ‘Fâruk’ ünvanıyla şereflendirdiği bir güzide isim olarak bunu sormuştur üstelik.

Aldığı cevap, “Eğrilirsen, seni kılıçlarımızla doğrulturuz” şeklindedir.

Bu kısa ve sert cevap, iki önemli mesajı beraberce içermektedir:

1. Bugüne kadar senin icraatına ve ictihadına karşı muhalefet sergilememiş isek, bu sen yanlış yapıyor olduğun halde bizim de yanlışa meyyal oluşumuz dolayısıyla susmayı tercih edişimizden değildir. Doğru yolda yürüdüğün kanaatindeyiz ki, karşında değiliz.

2. Yarın hayatî bir noktada ümmeti yanlış bir yola sevketmeye kalkıştığını ve bunda da ısrar ettiğini görecek olsak, hakkın hatırını senin hatırına tercih ederiz.

Rivayetler, aldığı bu cevap üzerine Hz. Ömer’in çok sevindiğini ve halife olarak böyle bir mü’minler topluluğu içinde yaşıyor olduğu için Allah’a şükrettiğini bildirir.

Hz. Ömer, sevinip şükretmiştir; çünkü bu söz hem ümmetin o güne kadarki icraat ve ictihadında bir yanlış görmediğinin teyididir, hem de o günden sonra bir yanlış durumunda koca bir ümmetin de sorumluluğunu almış vaziyette yanlış yolda yürümesine müsaade edilmeyeceğinin...

Hz. Ömer’in bu tavrı çokça zikredilir de, tatbikatına pek de rastlanmaz mü’minler topluluğunun yaşayışında.

Bilakis, mutad uygulama, ‘mürşid’ makamında gördüğümüz kişiler tarafından yapılan yanlış bile olsa bir hikmeti olduğunu düşünmek, “Hikmeti nedir?” diye sual edeni ise “Hikmetinden sual olunmaz” diye susturmak şeklindedir.

O yüzden, bir eleştiri ahlâkı yerleşmemiştir bugünün ehl-i dininin dünyasına.

Onun yerine, ‘eleştiri’yi ahlâksızlık olarak görme gibi bir tutum tercih edilmektedir.

Hatta, ‘ihanet’ olarak...

İman kardeşine sırtındaki akrebi veya koynundaki yılanı haber vermek ‘uhuvvet’e ters; sırtındaki akrebi veya koynundaki yılanı görmezden gelmek mahzâ uhuvvettir!

Ortada bir yanlış mı var? Elimiz ve dilimiz, yanlışı düzeltmek için değil; yanlışa dikkat çekeni ‘hizaya getirmek’ için çalışır hemen.

Susmayı tercih edip rahat edecek yerde, yanlışa işaret edip izalesi için çırpınan bir mü’min görünce, Hz. Ömer misali şükür sözleri dökülmez dilimizden...

Ömer ‘kılıçla’ düzeltilmeye dahi razıyken, bizim ‘sözle’ doğrultulmaya dahi tahammülümüz yoktur.

Bilakis, ‘Sus!’ der ellerimiz, “Şimdi geliyorum ha!” mesajı verir ayaklarımız, ‘ihlas’ı hatırlatır dillerimiz.

Bir yanlışı, bir eksiği, bir kusuru âdâbınca ifade etmek, Bediüzzaman’ın “Haklı tenkid hakikatı rendeçler” beyanına, “Mehenge vurunuz. Sözlerim bakır çıktıysa...” diye başlayan ricasına rağmen, ‘tenkitçilik hastalığı’ damgasını yer hemen.

Ardından, ‘ihlas’ hatırlatılır.

Sizin getirdiğiniz uyarı ‘tenkitçilik hastalığı’dır da, sizin uyarınıza ‘tenkitçilik hastalığı’ yaftasını vurmak tenkitçilik değil, hastalık hiç değil, bilakis sıhhat alâmetidir!

Siz bir yanlışa dikkat çektiğinizde “İhlas Risalesi’ni kendi nefsi için okumak” ölçüsünden söz edilir de, bu uyarıyı yapanın daha bu uyarıyı yaparken “İhlas Risalesi’ni nefsi için değil, bir mü’min kardeşi olarak size karşı” okuyor olduğu çelişkisi asla görülmez.

İhlas Risalesi, elbette, öncelikle ve esasen kendimiz için, kendi nefsimizi sigaya çekerek okunmalıdır; bu açık...

Ama İhlas Risalesi’ni yazarak Bediüzzaman ‘kendi nefsi’ni değil ‘kardeşlerinin nefsi’ni de muhatap aldığına, “Şöyle yapın, bundan sakının” diye nasihatlarda bulunduğuna göre; kendi nefsini unutmamak kaydıyla İhlas Risalesi’nin ölçüleri pekâlâ iman kardeşlerimiz de değerlendirme alanında tutularak okunabilmelidir.

Nitekim, yukarıda da dikkat çektiğim üzere, ortada çelişik bir durum vardır zaten.

Bir mü’minin bir yanlışın izalesi gayretiyle getirdiği bir eleştiri İhlas Risalesi düsturları hatırlatılarak ‘ihlassızlık’ kapsamında değerlendirirken gerçekleşen, elbette ki bir mü’mini ‘ihlassızlıkla’ suçlama ‘ihlası’ değildir!

Hayır, haklı tenkid ‘ihlas düsturları’na aykırı değildir. (“Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı ittiham etmem. Risale-i Nur’un verdiği tesire binaen itimad ediyorum. Fakat, nefs ve hevâ ve his ve vehim bazen aldatıyorlar. Onun için, bazen şiddetli ikaz olunuyorsunuz. Bu şiddet, nefs ve heva ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız.”)

Haklı tenkid ‘ihlas düsturları’na ters olmadığı için, bir noktada kritik bir yanlış görüp ona dikkat çeken de, o yanlış görülenin aslında ‘yanlış’ olmadığı veya ‘kritik’ nitelikte olmadığı cevabıyla mukabele eden de ‘ihlassızlık’ ediyor değildir.

Benim için bir eleştiri/özeleştiri ikliminde ‘ihlas’ kriteri, haklı olduğu hallerde dahi zayıfı ‘ihlas düsturları’nı hatırlatarak eleştirenin, haksız olduğu bir halde kuvvetliye de ‘ihlas düsturları’nı hatırlatma yürekliliği gösterip göstermediğidir.

Bir gerilim anında küçüklere İhlas Risalesi’ni hatırlatanların, büyüklere de İhlas Risalesi’ni hatırlatıp hatırlatmadığıdır.

Haksız olduğu halde güçlüye birşey diyememek, mağdur olduğu halde zayıfa ‘ihlas’ düsturlarını hatırlatmak...

Hayır, ihlas bu değildir.

Bu, ihlas değildir.

‘Uhuvvet’i tesis etmenin yolu da buradan geçmememektedir.

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:

“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

‘Kardeşine, zalim de olsa mazlum da olsa, yardım et.’

‘Mazlumsa yardım ederim de, zalime nasıl yardım ederim?’ diye sorulmuştu.

‘Onu zulümden alıkoyarsan, bu da ona yardımdır’ buyurdu.” (Bkz. Buhârî, Mezalim 4, İkrah 7; Tirmizî, Fiten 68)._m.karabaşoğlu_
__________________
-DİPSOMAN-
eski 01.04.2007, 13:16 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
leys isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Tecrübeli Üye
 
tamara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.10.2006
Mesajlar: 144




Teşekkür etti: 50
Teşekkür aldı: 40 konuda 84 kere
kucult  büyük
ALLAH cc razı olsun kardesım cok guzel bır konuydu onemlılıgı zaten tartısılmaz ustad her 15 gunde bır okunmasını onerıyor...
durum bu kadar onemlı rabbım yardımcımız olsun kendı nefsımızle hareket etmekten...
kısısel olarak kardesım benden ıyı olsun dusuncesı yok nedense bu enanıyetı ne yapsak kı ....hızmette bıle ben daha ıyı yaparımlarla kalbe sıyahlıklar konuyor ....
okuyalım ıns....faydalananlardan olalım...
selam ve duayla...
__________________
Gelse celâlinden cefâ
Yahut cemâlinden vefâ
İkisi de cana sefâ
Lütfün da hoş, kahrın da hoş.

İbrahim Hakkı
eski 01.04.2007, 13:54 tamara isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
.................
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.398




Teşekkür etti: 26.928
Teşekkür aldı: 11.979 konuda 42.974 kere
kucult  büyük
İhlas Risalesi kime okunur?

İhlas Risalesi, okunmaz yaşanır

Herkes okudu, ezberledi hatta ne oldu?

O
__________________

"Nasıl dünya maîşeti insanlardan kazanılıyorsa, ahiret maîşeti de insanlardan kazanılır!"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 02.04.2007, 00:30 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
''yolcu''
 
emir_ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.01.2007
Mesajlar: 545




Teşekkür etti: 117
Teşekkür aldı: 215 konuda 448 kere
kucult  büyük
İhlas risalesi gibi bir risaleye ve Müellifine kavuştuğumuz için ne kadar şükretsek az.Lakin bu risaleyi okumakla ihlaslı olunmuyor maalesef.Okuyup anlamak,hayatımıza geçirmek;yaşamak gerkiyor.
eski 02.04.2007, 10:22 emir_ali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:33 .