“Ceddidû îmânekum bilâilâheillallah”
“Lailâheillallah” la (diyerek) imanınızı yenileyin.( tazeleyin) nin bir hikmeti şudur ki:İnsanın hem şahsı, hem âlemi her zaman yenilendikleri için, her zaman tecdidî imana muhtaçtır.
Şahsı yenileniyor; Evet şu an sen, dünkü sen değilsin kesinlikle.. Bırak dünü, 1 saat önceki sen değilsin.. Hatta 1 saniye önceki.. Hem maddeten, hem mânen..
Biliyor musun, insan vücûdu sürekli değişiyor.. Hücreler sürekli yenileniyor. Saniyede, saatte, günde, haftada, ayda, 6 ayda, senede bir yenilenenler var.. Veee bakıyorsun ki 1 sene sonra tüm vücûdunun hücreleri yenilenmiş.. Yani; 1 sene önceki sen, bu sen değilsin…
Mânen dahî bu böyle: Her an şekilden şekile girer insan: bazen melankolik, bazen çok neş’eli, bazen durgun, bazen çok aktif, bazen tembel, bazen hoşgörülü, bazen öfkeli, bazen sevgi dolu olursun.. vs
Yaşadığımız âlem de şekilden şekile girer; Mevsimlerin deverânı, kışın yağmuru karı, yazın sıcağı, baharın çiçekleri.. Zenginlik, fakirlik, savaş, deprem, hastalıklar vs
Ve; Bu alemle, kendi âleminin kesiştiği frekanstaki insan…
Her gün başka bir alem kapısını açıyor..İman ise; hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır, hem girdiği âlemin ziyâsıdır. Lâilâheillallah ise o nuru açar bir anahtardır.
Onu söyle ki, fiilen zaten Allah diyen tüm hücrelerini, cismini lisânen de konuştur, nurlandır..
Onu söyle ki, içinde bulunduğun her ânı, her zaman dilimini sana şahitler kıl!
Adres bırak her ânâ!..
(Namaz kılarken her arada, seccâdenin yerinin değiştirilme keyfiyetini bilirsin; secde ettiğin her nokta, şahitlik etsin diye..
Ve de her ânâ adres bırakma kaygısıyla; otururken, yürürken, elbise giyip çıkarırken ve hatta uykudan uyanıp ta yan tarafa dönerken bile, dualarla kuşatılmış bir manevî iklimde yaşayanları da bilirsin.)
Lâilâheillalah!
Evet;
Her nefeste O’nu zikretmeliyiz ki , herşeyimizle kendimizi O’na maledelim.. Aldığımız her nefeste, şu her dakika yenilenen muhteşem kainat gibi dirilelim.. Herşeyin kaydedildiği şu dünyada, küçücük bir çiçek bile, bin adres bırakıp giderken, ahseni takvim olarak yaratılan bizler AŞKLA herdem dipdiri olmalıyız ki her saniyemize O’nun mührünü vuralım…
Konunun bir başka boyutu da şudur ki:
Hem insanda mâdem nefs, hevâ ve vehim ve şeytan hükmediyorlar, çok vakit imânını rencide etmek için gafletinden istifâde ederek çok hileler ederler,
şüphe ve vesveselerle iman nurunu kaparlar. Hem, şeriata muhalif düşen ve bazı imamlar nazarında küfür derecesinde te’sir eden kelimât ve harekât eksik olmuyor,
Onun için: her vakit, her saat, her gün tecdidî imana bir ihtiyaç vardır.
Olur ki bilmeden , istemeden ağzımızdan bu tür bir kelime, cümle çıkmıştır. Bilmeden kullanageldiğimiz, alışıp vazgeçemediğimiz böyle çok kelimeler, hareketlerimiz yok mu? maalesef var..
İşte onun için, her nefeste iman tazelemeye,yenileyip, yenilenmeye çok ihtiyacımız var.
Yeşille yazılanlar, Risâle-i Nur’dan.
(Mektûbât, 26. mektup, 4.mes’ele)
Diğerleri, gönül aynasına nurlardan yansıyanlardır..
monaroza