Öyle bir fitneden sakının ki, geldiği zaman içinizden sadece zâlimlere isâbet etmez. (Enfal Sûresi: 25.)
Azîz kardeşlerim,
"Haremeyn-i Şerifeynin Vehhâbilerin eline geçmesi ve onların, eâzım-ı İslâmın türbeleri hakkındaki tahripkârâne hürmetsizliği ne hikmete mebnîdir?" diye suâl ediyorsunuz.
BİRİNCİ NÜKTE
Şu Vehhâbi meselesinin kökü derindir.
Ananesi zamân-ı Sahâbeden başlayarak gelmiş.
İşte o anane, üç uzun esaslarla gelmiştir:
Birincisi:
Hazret-i Ali (r.a.), Vehhâbilerin ecdâdından ve ekserîsi Necid sekenesinden olan Hâricîlere kılınç çekmesi
ve Nehrivan'da onların hâfızlarını öldürmesi,
onlarda derinden derine, hem din nânıma Şîalığın aksine olarak,
Hz. Ali'nin (r.a.) fazîletlerine karşı bir küsmek, bir adâvet tevellüd etmiştir.
Hazret-i Ali (r.a) "Şâh-ı Velâyet" ünvânını kazandığı ve turûk-u evliyânın ekser-i mutlakı ona rücû etmesi cihetinden,
Hâricîlerde ve şimdi ise Hâricîlerin bayraktârı olan Vehhâbilerde, ehl-i velâyete karşı bir inkâr, bir tezyif damarı yerleşmiştir. İkincisi:
Müseylime-i Kezzâbın fitnesiyle irtidâda yüz tutan Necid havâlisi,
Hazret-i Ebû Bekir'in (r.a.) hilâfetinde, Hâlid lbni Velid'in kılıncıyla Ehl-i Sünnet ve Cemaate karşı bir iğbirâr, seciyelerine girmişti.
Hâlis Müslüman oldukları halde, yine eskiden ecdadlarının yedikleri darbeyi unutmuyorlar-nasıl ki ehl-i İran'ın, Hazret-i Ömer'in (r.a.) âdilâne darbesiyle devletleri mahv ve milletlerinin gururu kırıldığı için
Şîalar Âl-i Beyt muhabbeti perdesi altında Hazret-i Ömer'e (r.a.) ve Hazret-i Ebû Bekir'e (r.a.) ve dolayısıyla Ehl-i Sünnet ve Cemaate dâimâ müntakimâne, fırsat buldukça tecâvüz etmişler.
Üçüncü Esas:
Vehhâbilerin azîm imamlarından ve acîb dehâları taşıyan meşhur
lbni Teymiyye ve lbni Kayıme'l-Cevzî gibi zâtlar
Muhyiddîn-i Arab (k.s.) gibi azîm evliyâya karşı fazla hücum ettikleri
ve güyâ mezheb-i Ehl-i Sünneti Şîalara karşı Hazret-i Ebû Bekir'in (r.a.) Hazret-i Ali'den (r.a.) efdaliyetini müdâfaa ediyorum diyerek,
Hazret-i Ali'nin (r.a.) kıymetini çok düşürüyorlar.
Hârika fazîletlerini âdileştiriyorlar.
Muhyiddîn-i Arab (k.s.) çok evliyâyı inkâr ve tekfir ediyorlar.
Hem,
Vehhâbiler kendilerini Ahmed İbni Hanbel mezhebinde saydıkları için, Ahmed İbni Hanbel Hazretleri bir milyon hadîsin hâfızı ve râvîsi;
ve şiddetli olan Hanbelî mezhebinin reisi ve halkı Kur'ân meselesinde cihanpesendâne salâbet ve metânet sahibi bir zât olduğundan,
onun bir derece zâhirî ve mutaassıbâne ve Alevîlere muhâlefetkârâne mezhebinden din nâmına istifade edip,
bir kısım evliyânın türbelerini tahrip ediyorlar ve kendilerini haklı zan ediyorlar. Halbuki, bir dirhem hakları varsa, bazen on dirhem ilâve ediyorlar.