Bayrak
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 48 (12 Kayıtlı ve 36 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, azadeyim, dilerim, gandara_34, HamS, lale, Layetezelzel, okyanus, tÜrkÜ, ŞüHeDa


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » RİSALE-İ NUR » Kuvveti ihlasta bilmek


Cevapla
 
Seçenekler
yaver
 
Üyelik tarihi: 01.07.2007
Mesajlar: 415


 
 
Teşekkür etti: 124
Teşekkür aldı: 320 konuda 953 kere
Kuvveti ihlasta bilmek

Kuvveti ihlasta bilmek



KOLAYCA ANLAŞILIR türdeki güzel cümlelerin beni ürküten bir tarafı vardır. Cümlenin basit, sade ve anlaşılır olması, nedense, bizi o cümle üzerinde hassasiyetle durmaktan alıkoyar. Her açıdan kavramak için cümlenin üzerinde durmak yerine, “Anladım” der geçeriz.
Yakınlarda, ‘kolayca anladığımı’ düşünegeldiğim, öyle ki seneler senesi ezberime yerleşmiş böyle bir cümleyi yeniden keşfettim. Cümle basit ve kolay: “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz.” Aynı zamanda çok önemli bir cümle olmalı ki, imanın kâmil mânâda yaşanmasının yolunu ve usulünü gösteren İhlas Risalesi’ne, hem de bir ihlas düsturu olarak alınmış.
Fakat, bunca yıldır ezberime yerleşmiş olmasına rağmen, “Ben bu cümleden neler anlıyorum?” diye sorduğumda, kendi kendime bir cevap getiremedim ve ancak bundan sonra, sözkonusu cümle üzerinde bir nebze düşünebildim.
Meğer ki, “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz” cümlesinin açılması ve anlaşılması için, cümleye mefhum-u muhalifiyle yaklaşmak gerekiyormuş.
Biraz açarsak: “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz” cümlesi, “Bütün kuvvetinizi ihlastan ve haktan başka birşeyde bilmemelisiniz” anlamını da içinde taşıyor.
Sözgelimi, kuvveti sayı çokluğunda, ‘kesret-i etba’da bilip, ‘çok kuvvetli’ olmak için sayıca çoğalmanın yollarını aramaya başlamışsak, en başta zihnen, peşisıra fiilen ihlas çizgisinden sapmalar başgösteriyor.
Aynı şekilde, kuvveti maddî imkânların çokluğunda, şöhret sahibi olmakta, kitleler nezdinde meşhur veya muteber olmakta, belli güç odaklarıyla yakın ve sıcak ilişkiler geliştirmekte, yahut bütün bu unsurların değişik dozlarda dahil olduğu birtakım terkiplerde biliyor ve arıyorsak, ihlastan ve haktan uzaklaşmanın zihnî temelleri hazırlanmış, bunun fiiliyata taşınması zamanı da yaklaşmış oluyor.
Nitekim, bugün ehl-i din içindeki birçok kişinin ve cemaatin, hakka hizmet arzusu ve samimiyetle yola koyulmuş olsa dahi zamanla tavsamasında, hatta ihlasa bütün bütün zıt birtakım tavırlar geliştirmesinde, böyle bir vâkıanın kesin bir rolü bulunuyor.
Ne yazık ki, hakka daha fazla hizmet için ‘daha kuvvetli’ olmayı hedefleyen; ‘daha kuvvetli’ olmanın yolunu ise ‘hakta ve ihlasta’ değil de maddî imkân, sayı çokluğu, şöhret, kitleler nezdinde itibar kazanma, medyanın gözüne girme, güç odaklarıyla iyi ilişkiler geliştirme.. gibi şeylerde aradığı için de, ihlastan uzaklaşan, hatta çizginin ötesine geçen haller sergileyen kişiler ve gruplar görülüyor.
Bu vâkıanın eşliğinde bakıldığında, “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz” cümlesindeki ölçü nasıl da güneş gibi parlıyor!


21/11/2007© 2007 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu
__________________

eski 18.01.2008, 21:05 agbi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
agbi isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.415


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 22.276
Teşekkür aldı: 9.856 konuda 32.181 kere
Ausrufezeichen Kıldan ince bir mesele

Kıldan ince bir mesele




İNSANLAR helak oldu!

Kim olduğunu, nereden geldiğini, kendisini bu dünyaya getireni sorup sorgulamayanlar. Apaçık olan yaratılmışlık ve yaratılıyor oluş gerçeğini kabul etmeyenler, kibirlenenler, kulluğu kibirlerine yediremeyenler, etraflarındaki apaçık deliller karşısında direnenler, hayvan gibi yeyip içip kendisine verilen sayısız nimetin nereden geldiğini sormayıp tüketenler, şükretmeyenler, Dünyayı ebedi sanıp hiç ölmeyeceğini vehmedip fani olanla oyalananlar, koşup duran fakat nereye koştuğunu bilmeyenler, vahye kulak tıkayanlar, elçileri yalanlayanlar ben diyenler, kendini bilip kendini görenler, kendinden başkasını görmeyen hatta başkasını da kendi için görenler helak oldu!

Helak oldu rabbi tanımayanlar. Helak oldu yaratılmış aciz mahluklar olduğunu unutup firavunluk taslayanlar. helak oldu mal üstüne mal yığanlar. helak oldu gökteki yıldızları sayıp bunla övünen çocuklar misali göçüp gidenlerden medet umanlar. Helak oldu kibirliler gururlular, cimriler, hırsla dünyaya sarılanlar, zalimler, caka satanlar, şöhretten medet umanlar rezzakı unutup maişet derdiyle yananlar, rahmetten ümidi kesenler, riyakarlar hilekarlar kısacası hakikati görmeyip bi şekilde onun perdeleyenler yada görmek istemeyen insanlar... helak oldu!


Alimler müstesna,

Aczini, fakrını, zaafını muhtaç olduğunu anlayıp itiraf edenler. Apaçık gerçekler; kâinatın ve vahyin göterdiği ayetler karşısında tevazu ile eğilen ve kulluğu kabul edenler, kendini bilenler ve kendini bilmeyi rabbi bilmeye vesile kılanlar müstesna. Her şeyin bir sahibi olduğunu düşünen, varlıklarla ve vahiden gelen hakikatlerle kendisini var eden yaratıcının sayısız güzel isimlerini farkederek onu tanımaya çalışanlar. Resullerin ellerinde gelen vahyin hakikatını kabul edip amenna deyip iman edenler müstesna. Ayetleri tefekkür edenler, ibret alanlar, akledenler, hakkı tasdik edenler, bakanlar bakıp da baktıklarının gerisinde rabbi görenler, nazar edenler nazarları gaybe gidenler, tedebbür edip eşyanın manasını anlamakta derinleşenler kısacası hakikatin alimi, bileni olup herşeyi bileni bilenler... müstesna.

Alimler de helak oldu!

Bildiği ile amel etmeyenler, mülk Allahındır deyip mülkü nefislerine mal edenler, onun mülkünü kainata taksim eden gafiller, malını ve canını veren rablerin davetine uyup onun olanı ona satmaktan kaçınanlar, sarp yokuşu aşamayıp emanette emniyeti yitirenler. Kainatı emrinin arşı yapıp emirlerini kainat lisanıyla ilan eden semanın ve arzın rabbine karşı temerüd edenler, onun kevni emirlerine imtisal etmeyenler. Allah sevgisinden dem vurup Allahın emrine rağğmen amelini Allahın sevgilisinin ameline uydurmayanlar. Kelamı işiten ve işittiği emirlerde tembellik gösterenler, ilmi yeterli görüm ameli küçümseyenler helak oldu.

Helak oldu halka yapın deyipte yapmayanlar. Helak oldu vicdanının yap diye emrettiğini yapmayıp Allahın kalplere verdiği emirlere kulak tıkayanlar. Helak oldu ameli imanını tekzip edenler. Helak oldu malının, ömrünün, ilkminin zekatını vermeyenler, helak oldu nimeti görüp şükrü gururuna yediremeyenler, helak oldu sayısız ninetler verene şükür manasında verilen en büyük nimetlerden biri olan namazı eda etmemekte inat edenler. Rabbi tanıyıp o şefkatli rabbin insana nafi olan emirlerine itaat etmeyenler... helak oldu.

Amel edenler müstesna.

İlmiyle amel edenler, amelini ilmin gölgesinde yeşertenler. Allahın vicdanlarda koyduğu emirlere itaat edip hayır işleyenler. kevni şeriatı emirlerini tanıyıp imtisal edenler, SÖZü dinleyip en güzeliyle amel edenler, Allahın sevgilisini amellerine rehber edinenler müstesna.
namazlarını kılanlar, mülkü tamamen Allaha has kılıp zekatlarını verenler, Allah için oruç tutanlar, secde edenler, Allah için uykularından uyanıp yakaranlar.... müstesna.

Amel edenler de helak oldu!

Amelini sahiplenip nefislerine mal edenler. Namazlarında gafil olup desinler diye kılanlar, mallarını minnetle verenler, oruçları açlıkla sınırlı kalanlar, kahraman olmak için, şöhret ve ün kazanmak Allah için değilde toprak için şehid olanlar, rahmetin değil de amellerinin kendini kurtaracağını zannedenler helak oldu.

Helak oldu riyakarlar, helak oldu şöhretperestler, makam sevgisi ile koşanlar helak oldu.

İhlaslılar müstesna

Dini yanlız Allaha has kılan samimiler, amelinde Allahın rızasından başkasını hedeflemeyenler, müttakiler, Allahı görüyormuşçasına ibadet edenler, amelleriyle Allahı razı edip onun ihsanına mazhar olanlar. Allahın yürüyen ayağı, gören gözü işiten kulağı olanlar müstesna. Allahın velileri müstesna, razı olup rızaya mazhar olanlar müstesna.....

İhlaslıları da azim bir tehlike bekler, aman gaflete düşmesinler.

Ya ehad! ya samed! yaratık olmayıp yaratıkların vasıflarından uzak olan mutlak vasıflar sahibi rabbim. Ey bir olan ve birliğinde dahi naziri olmayan ehad! İhlas suresinin ve ihlasa erip onda daim olan kulların hürmetine. İhlaslı kullar içinde en halis kulun olan habibullah-sav- hürmetine bizi ihlasa ulaştır ve onda daim eyle. Amin!
__________________

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.."


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 18.01.2008, 23:40 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
yaver
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 01.07.2007
Mesajlar: 415


 
 
Teşekkür etti: 124
Teşekkür aldı: 320 konuda 953 kere
Abdürreşit Şahin'de az ve öz yazan bir yazardır.Kendisini moral FM'de pazartesi akşamları Nur Penceresi programında dinleyebilirsiniz(saat 21:30).Tabii bir de www.birbaskaboyut.com isimli sitede programın eski bölümlerinin kayıtları yeralıyor.
__________________

eski 19.01.2008, 07:52 agbi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
agbi isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:00 .