|  |
| | nâr-ı hakîkat
Üyelik tarihi: 20.11.2007
Mesajlar: 1.154
Teşekkür etti: 3.785
Teşekkür aldı: 1.097 konuda 4.677 kere
| Saadet ve Sevabın Artması İçin; Bismillahirrahmanirrahim
İ'lem Eyyühel - Aziz! ( Ey Aziz Kardeşim Bil Ki!)
Mü'minler ibâdetlerinde, duâlarında birbirine dayanarak cemaatle kıldıkları namaz ve sâir ibâdetlerinde büyük bir sır vardır ki; her bir fert, kendi ibâdetinden kazandığı miktardan pek fazla bir sevap cemaatten kazanıyor.
Ve her bir ferd ötekilere duâcı olur, şefaatçi olur, tezkiyeci olur, bilhassa Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâma...
Ve keza, her bir ferd, arkadaşlarının saadetinden zevk alır ve Hallâk-ı kainâta ubûdiyet etmeye ve saadet-i ebediyeye namzed olur.
İşte mü'minler arasında, cemaatler sayesinde husûle gelen şu ulvî, mânevî teâvün ve birbirine yardımlaşmak ile hilâfete haml, emanete mazhar olmakla beraber mahklûkat içerisinde mükerrem ünvanını almıştır.
Mesnevî-i Nuriye; Şu'le Bahsi
__________________
Derdin sendendir bilmezsin,
Çaren de sendedir görmezsin,
Evrende bir noktayım sanırsın,
Tüm alemler kainat
sen de özetlenmiştir de,
Görmezsin.
Hz. Ali | 
12.02.2008, 11:30
| |
efsun hayal isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
| | | nâr-ı hakîkat (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 20.11.2007
Mesajlar: 1.154
Teşekkür etti: 3.785
Teşekkür aldı: 1.097 konuda 4.677 kere
| İ'lem Eyyühel - Aziz! ( Ey Aziz Kardeşim Bil Ki!)
Bâzı duâlar icâbete iktiran etmez, diye iddiada bulunma. Çünki dua bir ibâdettir.
İbâdetin semeresi âhirette görünür.
Dünyevî maksadlar ise, namaz vakitleri gibi, duâlar ibâdeti için birer vakittirler.
Duâların semeresi değillerdir.
Meselâ; Şemsin tutluması küsuf namazına, yağmursuzluk yağmur namazına birer vakittir. Ve keza, zâlimlerin tasllutu ve belâların nüzulü, bâzı hususî duâlara vakittir.
Bu vakitler bâki kaldıkça, o namazlar, o duâlar yapılır.
Eğer bu vakitlerde dünyevî maksadlar hâsıl olursa, zâten nurun alâ nur.
Ve illâ, icabet duâya iktiran etmedi, diyemezsin.
Ancak, henüz vakit inkıza etmemiş, duaya devâm lâzımdır, diyebilirsin. Çünki o maksadlar duâların mukaddemesidir, neticesi değillerdir.
Cenâb-ı Hakkın duâların icâbetine vaadetmesi ise, icâbet ayn-ı kabul değildir. Yâni, icâbet kabulü istilzam etmez. Duâya her halde cevap verirlir. Cevapsız bırakılmaz.
Matluba olan is'af ise, Mucibin hikmetine tâbidir.
Meselâ; Doktoru çağırdığın zaman, her halde : "Ne istersin" diye cevap verir.
Fakat : "Bu yemeği veya bu ilâcı bana ver" dediğin vakit, bâzan verir, bazan hastalığına, mizacına mülâyim olmadığından vermez. Adem-i kabul esbabından biri de, duâyı ibâdet kusdiyle yapmayıp, matlbun tahsiline tahsis ettiğinden aksülâmel olur. O duâ ibâdetinde ihlâs kırılır, makbul olmaz.
__________________
Derdin sendendir bilmezsin,
Çaren de sendedir görmezsin,
Evrende bir noktayım sanırsın,
Tüm alemler kainat
sen de özetlenmiştir de,
Görmezsin.
Hz. Ali | 
12.02.2008, 12:24
| |
efsun hayal isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | nâr-ı hakîkat (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 20.11.2007
Mesajlar: 1.154
Teşekkür etti: 3.785
Teşekkür aldı: 1.097 konuda 4.677 kere
|
"... Bu îtibarla insanın Allah'a karşı ubûdiyet, vazifesidir.
Terk-i kebâir takvâsıdır.
Nefis ve şeytanla uğraşması, cihadıdır."
onuncu risale; mesnevî-i nuriye
__________________
Derdin sendendir bilmezsin,
Çaren de sendedir görmezsin,
Evrende bir noktayım sanırsın,
Tüm alemler kainat
sen de özetlenmiştir de,
Görmezsin.
Hz. Ali | 
12.02.2008, 13:20
| |
efsun hayal isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| |  | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:06 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |