7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
Ayet
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
hadis
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 25 (8 Kayıtlı ve 17 Misafir) bulunmaktadır.

Online   1garibyolcu83, Almula, aşkınsonhecesi, ebrar69, FEDAI, kebirulcady06, Sakallı, siyahsancaktar



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » RİSALE-İ NUR » eyvah şeytan(!)


 
Seçenekler
.................
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.453




Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.808 konuda 41.799 kere
kucult  büyük
Allah razı olsun canlar

Şeytana bu kadar ehemmiyet vermek te iyi değil

Malum insan Kur'an'la korunuyor

Her dem O'nunla olduğunda kişi, arada olursa da sürçmeler,

Tedaviyi bildikten sonra;

Anında müdahele

eksileri artılarla yok etmek,

tevbe silgisiyle silenin varlığından kesin haberlilik ile, üstüne ameli salih..

Gam yok, ümitsizlik te
__________________
“Zikret"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 07.03.2008, 23:47 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #11
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 3.321
Teşekkür aldı: 1.463 konuda 5.504 kere
kucult  büyük
ne gamdayız
ne ümitsizlikte
biz hazırlıklı olalık dedik..
yoksa bir Euzü besmele ile eriyip biten.. kıymet sahibi midir de?
Lakin ebedi muhatab işte.. edeceği kelamları.. oynayacağı oyunları bilelim de..
biz de oyunu şaşırmadan kuralına göre edelim..

yedirmediğimiz, içirmediğimiz, giydirmediğimiz, temizlemediğimiz.. ve de kanmadığımız bir şeytan..
Bismillah ile çözülen sırlar..
eski 07.03.2008, 23:51 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #12
leys isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
.................
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.453




Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.808 konuda 41.799 kere
kucult  büyük


Hazır Askerlerim benim

İşte böyle dimdik -O'nlu- durunca kimse hiçbir varlık bir şey edemez size-bize
__________________
“Zikret"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 08.03.2008, 00:02 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #13
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 3.321
Teşekkür aldı: 1.463 konuda 5.504 kere
kucult  büyük
Sual:

Eğer denilse:
Dalâlette öyle dehşetli bir elem ve bir korku var ki,
kâfir, değil hayattan lezzet alması, hiç yaşamaması lâzım geliyor.
Belki o elemden ezilmeli ve o korkudan ödü patlamalıydı.

Çünkü insaniyet itibarıyla hadsiz eşyaya müştak ve hayata âşık olduğu halde, küfür vasıtasıyla,
mevtini bir idam-ı ebedî ve bir firâk-ı lâyezâlî -ebedi ayrılık-
ve zevâl-i mevcudatı ve ahbabının vefatlarını ve bütün sevdiklerini
idam ve mufarakat-i ebediye suretinde, gözü önünde, daima küfür vasıtasıyla gören insan nasıl yaşayabilir? Nasıl hayattan lezzet alabilir?

Elcevap:
Acip bir mağlâta-i şeytaniye -şeytanın aldatması- ile kendini aldatır, yaşar.
Sûrî -görünüşte- bir lezzet alır zanneder.
Meşhur bir temsille onun mahiyetine işaret edeceğiz. Şöyle ki:

Deniliyor:
Devekuşuna demişler, "Kanatların var, uç."
O da kanatlarını kısıp "Ben deveyim" demiş, uçmamış.
Fakat avcının tuzağına düşmüş.
Avcı beni görmesin diye başını kuma sokmuş.
Halbuki koca gövdesini dışarıda bırakmış, avcıya hedef etmiş.

Sonra ona demişler, "Madem deveyim diyorsun, yük götür."
O zaman kanatlarını açıvermiş, "Ben kuşum" demiş,
yükün zahmetinden kurtulmuş.
Fakat hâmisiz ve yemsiz olarak avcıların hücumuna hedef olmuş.

Aynen onun gibi, kâfir,
Kur'ân'ın semâvî ilânâtına karşı küfr-ü mutlakı bırakıp meşkûk -şüpheli- bir küfre inmiş. Ona denilse:
"Madem mevt ve zevâli bir idam-ı ebedî biliyorsun. Kendini asacak olan darağacı göz önünde. Ona her vakit bakan nasıl yaşar, nasıl lezzet alır?"

O adam, Kur'ân'ın umumî vech-i rahmet ve şümullü nurundan aldığı bir hisse ile der:
"Mevt idam değil; ihtimal-i beka var."

Veyahut, devekuşu gibi başını gaflet kumuna sokar
-tâ ki ecel onu görmesin ve kabir ona bakmasın ve zevâl-i eşya ona ok atmasın!
Elhasıl,
o meşkûk küfür vasıtasıyla,
devekuşu gibi mevt ve zevâli idam mânâsında gördüğü vakit,
Kur'ân ve semâvî kitapların îmânün bi'l-âhiret'e dair kat'î ihbârâtı
ona bir ihtimal verir;
o kâfir o ihtimale yapışır, o dehşetli elemi üzerine almaz.

O vakit ona denilse,
"Madem bâki bir âleme gidilecek; o âlemde güzel yaşamak için tekâlif-i diniye -dini mesuliyetler- meşakkatini çekmek gerektir."

O adam şekk-i küfrî -inkarla ilgili şüphe- cihetiyle der:
"Belki yoktur. Yok için neden çalışayım?"

Yani, vaktâ - ne zaman- ki o hükm-ü Kur'ân'ın verdiği ihtimal-i beka cihetiyle
idam-ı ebedî âlâmından -elemlerinden- kurtulur
ve meşkûk küfrün verdiği ihtimal-i adem cihetiyle tekâlif-i diniye meşakkati ona müteveccih olur;
ona karşı küfür ihtimaline yapışır, o zahmetten kurtulur.

Demek, bu nokta-i nazarda, mü'minden ziyade bu hayatta lezzet alır zannediyor.
Çünkü tekâlif-i diniyenin zahmetinden ihtimal-i küfrî ile kurtuluyor
ve âlâm-ı ebediyeden, ihtimal-i imanî cihetiyle kendi üzerine almaz.

Halbuki bu mağlâta-i şeytaniyenin hükmü gayet sathî -yüzeysel- ve faydasız ve muvakkattir.

İşte, Kur'ân-ı Hakîmin küffarlar hakkında da bir nevi cihet-i rahmeti vardır ki, hayat-ı dünyeviyeyi onlara cehennem olmaktan bir derece kurtarıp
bir nevi şek vererek, şek ile yaşıyorlar.

Yoksa, âhiret cehennemini andıracak, bu dünyada dahi mânevî bir cehennem azâbı çekeceklerdi ve intihara mecbur olacaklardı.

İşte, ey ehl-i iman!

Sizi idam-ı ebedîden ve dünyevî ve uhrevî cehennemlerden kurtaran Kur'ân'ın himayeti altına mü'minâne ve mutemidâne -güvenerek- giriniz
ve Sünnet-i Seniyyesinin dairesine teslimkârâne ve müstahsinâne -canla başla- dahil olunuz,
dünya şekavetinden ve âhirette azaptan kurtulunuz.
__________________
-DİPSOMAN-
eski 14.03.2008, 19:52 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #14
leys isimli üye'ye teşekkür edenler


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:40 .


Page generated in 1,28831 seconds with 13 queries