Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 33 (3 Kayıtlı ve 30 Misafir) bulunmaktadır.

Online  dilerim, gul555, sara


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » RİSALE-İ NUR » “Hayatımda iki şeyi bilmiyorum: korkmak ve unutmak!”


Cevapla
 
Seçenekler
Super Moderator
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.321


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 310
Teşekkür etti: 2.972
Teşekkür aldı: 1.103 konuda 4.053 kere
Blog-Yazıları: 2
leys - MSN üzeri Mesaj gönder
“Hayatımda iki şeyi bilmiyorum: korkmak ve unutmak!”

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin doğduğunda, etrafına mânâlı mânâlı baktığını, fakat hiç ağlamadığını…

- Hz. Üstadın babası Mirza Efendinin, ekin tarlalarından geçerken başkasının tarlasından yemesinler diye öküzlerinin ağzını bağlayacak kadar takva sahibi bir zat olduğunu, Annesi Nuriye Hanımın da, teheccüd namazlarını geçirmeyen ve Hz. Üstadı hiç abdestsiz emzirmeyen, sâliha bir kadın olduğunu…



- Hz.Üstadın göbek adının Rızâ olduğunu, Babasının adının Mirzâ, annesinin adının Nûriye olduğunu…

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin dedelerinin Isparta’dan gittiğini. Dedesinin ismi Ali, onun babası Hızır, Onun babası Mirza Halid onun babasının da Mirza Reşan olduğunu…

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin üç erkek, üç kız kardeşi olduğunu, yaş sırasına göre kardeşleri Dürriye, Hanım, Abdullah, Mehmed, Abdülmecid ve Mercan olduğunu…

- Hz. Üstadın babası Sofi Mirza’nın, kız erkek ayırımı yapmaksızın bütün çocuklarını okuttuğunu, bu sebeple çocuklarının hepsinin âlim olduğunu…

- Hz. Üstadın kardeşlerinden Dürriyye Hanımın, Birinci Cihan Harbinden önce Nurs deresine düşüp boğularak şehid olduğunu, oğlu ve Hz. Üstadın da talebesi olan Ubeyd’in de Rus Harbinde şehit düştüğünü…

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin, dokuz yaşından sonra validesinin şefkatli sinesinden mahrum olarak büyüdüğünü…

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin etrafındaki ahalinin Nakşî tarikatına bağlı olduğunu, kendisinin ise, akrabalarına ve umum ahaliye muhalif olarak, Kadirî tarikatına bağlı olduğuğunu, “Çocukluk itibarıyla elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz birşey kaybolsa, 'Ya Şeyh! Sana bir Fatiha, sen benim şu şeyimi buldur.” dediğini…

- Hz. Üstada ilk olarak Bedîüzzaman lakabını veren zatın, Siirt’te bir medrese hocası olan Molla Fethullah olduğunu, Hz. Üstadı, Bedîüzzaman Hemedani’ye benzeterek bu lakabı verdiğini…

- Hz. Üstadın, Siirt’in Tillo kasabasında, Arapça bir lügat olan Kamus-u Okyanus’u “sin” harfine kadar ezberlediğini, seksen-doksan cild kitabı da üç ayda bir ezberden tekrarladığını…

- Bedîüzzaman Hazretlerinin, “Hayatımda iki şeyi bilmiyorum: korkmak ve unutmak!” dediğini hatta herkesin gündüz geçmekten korktukları yerlerden onun yalnız geçtiğini, talebelik yıllarında Mardin’deki Ulu Caminin şerefesindeki 4cm genişliğindeki demir korkulukların üzerine çıkıp, iki kollarını yanlara açarak dolaştığını…

- Hz. Üstadın, iki minare yüksekliğindeki, Van kalesinin tepesinde iken ayağının kaydığını, aşağı doğru düşerken, ağzından çıkan tek sözün, "Eyvah! Davam" olduğunu. Kendi ifadesiyle, “gaybî bir el” tarafından itilerek, 3 metrelik bir kavis çizerek, aşağıdaki mağaranın kapısına düştüğünü...

- Hz. Üstadı, 2 Musevi, 1 Rum, 1 Ermeni, 1’de Türk doktorundan rapor alarak, "Toptaşı tımarhanesi"ne koyduklarını, tımarhanenin en yetkili doktorunun, “ Eğer Bedîüzzaman da zerre kadar mecnunluk eseri varsa, dünyada akıllı adam yoktur.” şeklinde bir rapor hazırladığını…

- Bedîüzzaman Hazretlerinin, 500 talebesiyle birlikte, Birinci Cihan Harbine iştirak edip, Ruslarla savaştığını ve bütün talebelerini şehit verip, kendisinin de bir ayağı kırık ve 3 yerinden yaralı olduğu halde, şiddetli soğukta 36 saat su içerisinde kaldıktan sonra Ruslara esir düştüğünü…

- Hz. Üstadın bu harp esnasında, cephede, kurşunların altında, “İşarat’ül İcaz” gibi çok ilmî bir eseri, Arapça olarak kâtibi Molla Habibe yazdırdığını. Bu eserin, esaretten sonra, kâğıdını bizzat Enver Paşa temin ederek neşredildiğini…

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin, Rusya’nın kuzeyindeki Kosturma’dan 2,5 senelik esaretten sonra firar ettiğini, önce Petersburg’a, oradan Varşova’ya, oradan da Viyana’ya geçip, Sofya üzerinden İstanbul’a geldiğini. Bu seyahatte, kendisine Abdulkadir-i Geylani hazretlerinin imdat ettiğini…

- Hz. Üstadın esaretten sonra, İman rükünlerinin ispatına dair “Nokta”, çeşitli ayet ve hadisleri tefsir eden “Sünuhat”, Hz Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliğini ispat eden “Şuaat”, Kur’an’ın mucizeliğini anlatan “Rumuz”, sosyal konularda “Tuluat”, tevhidin ispatı hakkında “Katre”, özlü sözleri içine alan “Hakikat Çekirdekleri”, ahlak ve ubudiyet derslerini ihtiva eden “Habbe”, “Zerre” ve “Şemme” adlı risalelerini yazıp yayınladığını...

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin, esaretten döndükten sonra Dar-ül Hikmet-il İslamiye’yede aza olarak çalıştığını. Dört sene üç aylık azalık döneminde biriktirdiği para ile, hiç kimseden zekât, sadaka, hediye almadan ahir ömrünü geçirdiğini …

- İstanbul Hahambaşısı Selanik Mebusu Yahudi Emenuel Karasso’nun Hz. Üstad ile bir görüşme yaptığını, Karasso’nun görüşmeyi yarıda bırakarak “Eğer biraz daha yanında kalsaydım, az kalsın beni de Müslüman edecekti” diyerek, mağlubiyetini hayret ve telaşla izhar ettiğini

- Hz. Üstadın, İngilizler başta olmak üzere, bütün Anadolu İşgalcilerine karşı, İslâm’ın izzet ve şerefini haykıran, "Hutuvat-ı Sitte" adlı bir eser yazarak mücadele ettiğini. Bu eseri gören işgal kuvvetleri kumandanının çok hiddetlenip, Üstadın, idam kararıyla vücudunun ortadan kaldırılmasını istediğini…

- Bedîüzzaman Hazretleri’nin, İstanbul’da ayaklanmış 20 bine yakın hamalı, bir nutkuyla yatıştırıp, onların devlete karşı bağlılıklarını sağladığını. Ayrıca, subaylarına isyan eden 8 tabur askeri yaptığı tesirli konuşmalarıyla komutanlarına itaate sevk ettiğini…

- Hz. Üstadı, İstanbul’daki vatan ve millet için yaptığı hizmetlerini yakinen takip eden Ankara hükümetinin ısrarla Ankara’ya davet ettiklerini. Ankara’ya gittiğinde ise, kendisine mecliste hoş geldin merasimi yapıldığı…

- Bütün mevcudiyetini vatan, millet, gençlik ve Âlem-i İslam ve beşerin ebedi refah ve saadeti uğruna feda eden Hz. Üstadı, karşılığında 19 kez zehirlediklerini, 28 yıl hapse mahkûm ettiklerini ve memleket memleket sürgünlere gönderdiklerini…

- Hz. Üstadın, gerek yaşı küçük olduğundan, gerekse kendine icazet verecek âlim bulunmadığından dolayı, icazetin göstergesi olan cübbeyi giyemediğini. Mevlana Halid-i Bağdadî Hazretlerinin, Küçük Âşık namında bir talebesinin neslinden gelen Asiye isimli mübarek bir hanım ile, bir asır evvelinden, müceddidlik alameti olan kendi cübbesini Hz. Üstada göndererek, manen icazet verdiğini…

- Risale-i Nurların telifinin1926’da Barla’da, 10. söz ile başladığını ve 23 yılda tamamlandığını…

- Hz. Üstadın, 23 Mart 1960 yılında Urfa’da vefat ettiğini, 3,5 ay sonra dergâhtaki kabrinin yıkılıp, mübarek naşının bilinmeyen bir yere götürüldüğünü ve hala kabrinin bilinmediğini…
... biliyor muydunuz?

İrfan Mektebi dergisi
eski 28.03.2008, 08:02 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
leys isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
Kebir-ül Miskin
 
ESNEK52 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.05.2007
Nerden: ORDU
Mesajlar: 91


 
Yarışma Puanı: 1170
Teşekkür etti: 245
Teşekkür aldı: 82 konuda 380 kere
Allah razı olsun ...
Bir Not: İstanbul u fetheden cennet mekan Fatih Sultan Mehmet Han 'ın hocası Akşemseddin Rahmetullahi Aleyh 'in , Eyyüb Sultan Radıyallahü Anh 'ın yerini nasıl bulduğunu duymuşsunuzdur. Toprağın altı onu baktığında toprak olarak görenler için saklıdır ; orayı bir kabir alemi olarak görebilecek gücteki Evliyaya ise açıktır. Bilenler çok şey biliyor ama kimseye söylemiyor . Bilen illaki olmalı... Hayırlı Cumalar....
eski 28.03.2008, 08:27 ESNEK52 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
ESNEK52 isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Üye
 
seydaoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.08.2007
Mesajlar: 74


 
Yarışma Puanı: 820
Teşekkür etti: 63
Teşekkür aldı: 69 konuda 189 kere
Evvela ALLAH razı olsun.
Kardeşim verilen bilgilerde yanlış olduğunu zannediyorum.Mesela Üstadın atalarının Ispartadan gelmiş olmaları tamamen yanlıştır.Üstadın köyünün civarına(Sipayért) denir.Bu isim Kürtçedir.Sonra İsparit diye Türkçeleştirilmiştir.Üstadın köyü ile aramızda 50 km anca vardır.Yani dedelerini de tanır büyüklerimiz.Böyle bir şeyi duymadık.
Sonra Üstada Bediüzzaman denilmesinin sebebini de böyle bilmiyorum.
Gene de ALLAH razı olsun eywallah kardeşim.
Ama gerçekten üstatda akıl almaz bir cesaret var.
__________________
^^EMIR BERFEST AVİ TAB TEMUS^^
eski 28.03.2008, 08:53 seydaoglu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
seydaoglu isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.321


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 310
Teşekkür etti: 2.972
Teşekkür aldı: 1.103 konuda 4.053 kere
Blog-Yazıları: 2
leys - MSN üzeri Mesaj gönder
Beş kuşak öteden bahs edilmekte!
Bilmem büyükleriniz o kadar ötesine muttali midir?
Ben de yeni öğrenmiş bulunuyorum burada yazılanlarla Isparta'dan geldiklerini..
Araştırır sorarız azizim..
eski 28.03.2008, 11:50 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
leys isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
....
 
HAKKINYOLUNDA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.02.2008
Mesajlar: 83


 
 
Teşekkür etti: 709
Teşekkür aldı: 76 konuda 271 kere
Allah razı olsun,kuşak ve yeri önemli değil ,mübareğin kendisi önemlidir.
eski 28.03.2008, 14:36 HAKKINYOLUNDA isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
HAKKINYOLUNDA isimli üye'ye teşekkür edenler
ONURSAL ÜYE
 
dilerim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 1.918


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 1350
Teşekkür etti: 9.554
Teşekkür aldı: 1.767 konuda 6.634 kere
dilerim - MSN üzeri Mesaj gönder
Cesarete eyvallah, ama Ey Sevgili Üstad! O Unutmamaktan bir nebzede bana yolla!
eski 28.03.2008, 15:34 dilerim isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #6
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:45 .