7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
Ayet
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
hadis
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 33 (7 Kayıtlı ve 26 Misafir) bulunmaktadır.

Online   --sena--, Atmaca, siyahsancaktar, sofizade, Vefa571, yusufcan , Ummu Seleme



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » RİSALE-İ NUR » Madem Dünya Fanidir


 
Seçenekler
Super Moderator
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 3.321
Teşekkür aldı: 1.463 konuda 5.514 kere
kucult  büyük
Madem Dünya Fanidir

Dünya madem fanidir!
Hem madem ömür kısadır!
Hem madem lüzumlu vazifeler çoktur!
Hem madem hayat-ı ebediyye burada kazanılacaktır!

Hem madem dünya sahipsiz değil!
Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakim ve Kerim bir Müdebbiri(idarecisi) var!
Hem madem ne iyilik, ne fenalık, cezasız kalmayacaktır!

Hem madem [Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle mükellef tutmaz!] ayeti sırrınca teklif-i malayutak(gücün yetmediği teklif) yoktur!

Hem madem zararsız yol zararlı yola müreccahtır!(tercih edilir)
Hem madem dünyevi dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır!

Elbette en bahtiyar odur ki; dünya için ahiretini unutmasın!
Ahiretini dünyaya feda etmesin.
Hayat-ı ebediyesini, hayat-ı dünyeviye için bozmasın.
Malayani(faydasız) şeylerle ömrünü telef etmesin.

Kendini misafir telakki edip(kabul edip),
misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin.
Selametle kabir kapısını açsın, saadet-i ebediyyeye(cennete) girsin!
Mektubat
__________________
-DİPSOMAN-
eski 29.04.2008, 22:13 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
leys isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
Tecrübeli Üye
 
ashqi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 260




Teşekkür etti: 119
Teşekkür aldı: 241 konuda 1.084 kere
kucult  büyük
leys´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Elbette en bahtiyar odur ki; dünya için ahiretini unutmasın!
Ahiretini dünyaya feda etmesin.

Nasıl olur da böylesi bir ifade insanların ciğerlerini delip geçmez?!...

Konu ashqi tarafından (29.04.2008 Saat 22:22 ) değiştirilmiştir..
eski 29.04.2008, 22:19 ashqi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
ashqi isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 3.321
Teşekkür aldı: 1.463 konuda 5.514 kere
kucult  büyük
Ahirete iman ne kadar zayıflarsa..
bu iman zayıflığına hazırlayan sebepler ne kadar artarsa...
günahlar kalbi siyahlandıra siyahlandıra iman nurunu oradan ne kadar çıkartırsa..

o yüzden delip geçmez işte bu ifadeler...
__________________
-DİPSOMAN-
eski 29.04.2008, 22:26 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
leys isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
Tecrübeli Üye
 
ashqi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 260




Teşekkür etti: 119
Teşekkür aldı: 241 konuda 1.084 kere
kucult  büyük
Peki, kalb aynasını parlatmak, ve bunu daim tutmak için ne yapmak lazım ?
eski 29.04.2008, 22:32 ashqi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
ashqi isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 3.321
Teşekkür aldı: 1.463 konuda 5.514 kere
kucult  büyük
istikamet sahibi olmak,
iffet,
ve takva...

insan acziyeti sebebiyle de imani noktalardan uzağa düştüğünde istiğfar ile derhal yıkanmak...

Hz İsa zamanında gayet murassa ve zinetli bir kartal gelir..
Havarileri ile birlikte onu seyreden Hz İsa, ona dikkat edilmesini ister..
Kartal o şaşalı halinden bir müddet sonra çirkinleşir, zinetleri kaybolur, tüyleri dökülür..
Sonra orada bulunan bir suya girer, yıkanır..
sudan çıktığında eskisinden daha güzel bir surette, zinetleri kendisine iade olunmuş bir vaziyette uçar gider..
"Ya İsa, bu vaziyet nedir?" diye sual ederler..
"O ilk hali ile temiz fıtratlı insandır.. Sonra çirkin hali, günaha girmiş halidir..
ve suya girip yıkanması onun bir daha o günahı işlememek üzere tevbe etmesidir...
Son hali de o günahtan temizlenmiş halidir.."

ol hadise, hadis olarak rivayet edilmiştir..
__________________
-DİPSOMAN-
eski 29.04.2008, 22:44 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
leys isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Tecrübeli Üye
 
ashqi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 260




Teşekkür etti: 119
Teşekkür aldı: 241 konuda 1.084 kere
kucult  büyük
günahtan döndük tevbe ettik ama şeytan bırakmıyor leys kardeş.... tevbemizde sabit kalmak için ne yapacağız, ki dünya fanidir şuurunu gönlümüzün ta ortasında hissedelim.
eski 29.04.2008, 22:46 ashqi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
ashqi isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Kayıp Şehrin Yolcusu !...
 
alem-i ervah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.11.2006
Nerden: Ervah'tan ...
Mesajlar: 1.903




Teşekkür etti: 2.113
Teşekkür aldı: 1.523 konuda 4.984 kere
kucult  büyük
Tevbede istikrar için ,

-belki ortamı değiştirmek
-günaha ,harama sürükleyen şeyleri tam teşhis edip ondan geridurmak
-kendi günahını unutmamak ,sürekli hatırda tutmak

işe yarayabilir..

Şu günlerde en çok yaptığım dua işlediğim en büyük günah hangisi ise onu bana unutturmaması..Kendi ayıbımla uğraşmaktn başkasına zamanım kalmaz belki diye...

Mevlam tevbe kapısından ayırmasın bizi!


-Allah razı olsun leys
__________________
Aşığım dersen belayı aşktan ah eyleme !

Âh! edip âhından ağyarı agah eyleme


http://ervah.blogcu.com/
eski 29.04.2008, 23:11 alem-i ervah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
alem-i ervah isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 3.321
Teşekkür aldı: 1.463 konuda 5.514 kere
kucult  büyük
tevbemizde sabit kalmak için ne yapacağız, ki dünya fanidir şuurunu gönlümüzün ta ortasında hissedelim.
tersi olmalı..
"dünya fanidir" i gönle yerleştirebilmiş isek,
tevbede sebat elde ediliyor..

Rabbim fıtratlarımızı bilmiyor mu?
Bizi yaratan bundan habersiz midir?
Biz öleceğimizi ve de kainatın da öleceğini bilmiyor muyuz?

Geçmişe bakıyoruz büyük bir kabristan.. geleceğimize bakıyoruz akıbetleri geçmiştekilerden farklı olmayacak! Bugün her an bir tabutun içinde kabir kapısına yakın bir vaziyette hem kendimiz hem tüm sevdiklerimizle.. fani olduğunu adımız gibi bildiğimiz dünyadan göçe hazır vaziyetteyiz...

Karanlık, tek başına bir haps gibi görünen.. toprağın altında .. dünyada yaptığımız her ne varsa bizi kabrin kapısına kadar getirdi.. Kimisi oraya bile uğurlamadı bizleri..

gençlik, heveslerimiz, nefsimizin bizi mecnun ettiği hissiyatlarımız,
haram-helal tanımadan dünyada elimizi uzatıp durduğumuz, gözümüzü ve kulağımızı sakınmadığımız.. vücut libasının peşinden gittiğimiz zevklerimiz... edindiğimiz gönlün içindeki bekaya müteveccih olmuş hislerimizin aslında hiç de doymadığı mecaz sevgilerimiz.. muhabbetlerimiz.. hayatımız boyunca hiç de hayata zaruri olmadığı halde, ele geçirmek istediklerimiz.. putlaştırdıklarımız...

işte kabrin kapısı!
hiçbirinin bana faidesi yok...
çok güvendiğim gençlik bana elveda diyor.. saçlarımda ağaran her saç teli bana bunu haber vermekte!
Muhabbetiyle yanıp yakıldığım dünya hayatı bana elveda diyor!
Alaka kurduğum her noktası adeta bana gideceğimi, misafirliğimin bittiğini haber veriyor!

"Her nefs ölümü tadıcıdır!"

Ben öleceğim... dirilmek üzere!
Yeryüzü baki bir surete girmek için ölecek!
Dünya.. çok sevdiğim menzil.. ebedi hayata dönüşmek üzere o da ölecek!

Çok güvendiğim her türlü lezzeti doruklarında yaşadığım gençlik, her türlü zevksizliği ve de hüzünleri beraberinde getiren ihtiyarlıkla yer değiştiriyor..
Gayet parlak görünen hayatımın nuru sönüyor.. karanlıklı ve dehşetli ölüm yerini alıyor!
Kendisine her şeyiyle aşık olunan o dünya işte yokluğa gidiyor...

Haydi şimdi düşünsem ki, bana zevk veren yaşadığım hallerin, şan-şeref perdesi altında yaşadığım riyakarlıkların, kendimi beğenmişliklerimin, kibrimin... bana ne faidesi var?
Hangisinde bir nur
Hangisinde bir teselli var?

Halbuki müjdeler var...
tüm bu beni tedirgin eden.. sıkıntı veren.. korku veren karanlık vaziyetin içinde bir nur aramak lazım... harice çıkmaya lüzum var mı?

Ölüm, yüzündeki peçesi ile korkunç ve simsiyah iken, mümin içinse asıl siması nasıl da nuranidir... gördüm.. yok olmaktan kurtulmak.. yeni bir hayatın başlangıcı, hayatın ağır yükümlülüklerinden bir paydos ve oraya yolladığım beni de beklleyen ahbabıma ve sevdiklerime kavuşmaktır.. anladım.

Herkesin kendisine aşık olduğu.. zevk şehri gençliğin ne kadar günahlar ve sefihliklerle dolu olan gençliğin aslında ne kadar çirkin ve sarhoş ve sersem gördüm...
Bir kaç sene sarhoş edip beni güldürürken aslında 100 seneye bedel bir ağlamak bırakacak bana...

" Halbuki gençlik, eğer kalb ve huzur ehli ve aklı başında ve kalbi yerinde bulunan mü'minlerde olsa,
ibadete ve hayrâta ve ticaret-i uhreviyeye sarf edilse,
en kuvvetli bir ticaret vesilesi ve güzel ve şirin bir hayr yapmaya vasıtadır.
Ve o gençlik, vazife-i diniyesini bilip sû-i istimal etmeyenlere, kıymettar, zevkli bir nimet-i İlâhiyedir.
Eğer istikamet, iffet, takvâ beraber olmazsa, çok tehlikeleri var;
taşkınlıklarıyla saadet-i ebediyesini ve hayat-ı uhreviyesini zedeler.
Belki hayat-ı dünyeviyesini de berbat eder.
Belki bir iki sene gençlik zevkine bedel, ihtiyarlıkta çok seneler gam ve keder çeker. "
__________________
-DİPSOMAN-
eski 01.05.2008, 13:04 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
leys isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
aciz
 
mutasyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.2008
Mesajlar: 2.286




Teşekkür etti: 2.295
Teşekkür aldı: 2.093 konuda 7.248 kere
kucult  büyük
-belki ortamı değiştirmek
-günaha ,harama sürükleyen şeyleri tam teşhis edip ondan geridurmak
-kendi günahını unutmamak ,sürekli hatırda tutmak

işe yarayabilir..

Şu günlerde en çok yaptığım dua işlediğim en büyük günah hangisi ise onu bana unutturmaması..Kendi ayıbımla uğraşmaktn başkasına zamanım kalmaz belki diye...


çok mantıklı bir analiz olmuş doğrusu.hiç kendim için düşünmemiştim.kendimizi günahtan ari görüyor olsak gerek.
eski 01.05.2008, 13:07 mutasyon isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
mutasyon isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 3.321
Teşekkür aldı: 1.463 konuda 5.514 kere
kucult  büyük
birbiri içinde üç küllî dünya var:

Birisi esmâ-i İlâhiyeye bakar, onların aynasıdır.

İkinci yüzü âhirete bakar, onun tarlasıdır.

Üçüncü yüzü dünya ehline bakar, gaflet ehlinin oyun yeridir.

Hem herkesin bu dünyada koca bir dünyası var.
Adeta insanlar adedince dünyalar birbiri içine girmiş.

Fakat herkesin hususî dünyasının direği, kendi hayatıdır.
Ne vakit cismi kırılsa, dünyası başına yıkılır, kıyameti kopar.

Ehl-i gaflet, kendi dünyasının böyle çabuk yıkılacak vaziyetini bilmediklerinden, umumî dünya gibi daimî zannedip perestiş eder.

Başkalarının dünyası gibi çabuk yıkılır, bozulur, benim de hususî bir dünyam var.

"Bu hususî dünyam, bu kısacık ömrümle ne faydası var?" diye düşündüm.
Nur-u Kur'ân ile gördüm ki:

Hem benim, hem herkes için,

*şu dünya geçici bir ticaretgâh;
*ve hergün dolar, boşalır bir misafirhane;
*ve gelen geçenlerin alışverişi için yol üstünde kurulmuş bir pazar;
*ve Nakkaş-ı Ezelînin tazelenen, hikmetle yazar bozar bir defteri
*ve her bahar, bir yaldızlı mektubu
*ve herbir yaz bir manzum kasidesi;
*ve o Sâni-i Zülcelâlin cilve-i esmâsını tazelendiren, gösteren aynaları;
*ve âhiretin fidanlık bir bahçesi;
*ve rahmet-i İlâhiyenin bir çiçekdanlığı;
*ve âlem-i bekada gösterilecek olan levhaları yetiştirmeye mahsus geçici bir tezgâhı mahiyetinde gördüm.

Bu dünyayı bu surette yaratan Hâlık-ı Zülcelâle yüz bin şükrettim.
Ve anladım ki, dünyanın, âhirete ve esmâ-i İlâhiyeye bakan güzel içyüzlerine karşı nev-i insana muhabbet verilmişken,
o muhabbeti sû-i istimal ederek fâni, çirkin, zararlı, gafletli yüzüne karşı sarf ettiğinden,

"Dünya sevgisi bütün hataların başıdır."

hadis-i şerifinin sırrına mazhar olmuşlar.

26. Lema
__________________
-DİPSOMAN-
eski 01.05.2008, 13:15 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #10
leys isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:56 .


Page generated in 0,40245 seconds with 14 queries