Bayrak
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 70 (6 Kayıtlı ve 64 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, koylu, siyahsancaktar iklimya, root


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » EDEBİYAT » Roman » Günahın Rengi - Ahmed Günbay Yıldız


Cevapla
 
Seçenekler
Hüzün-Bâz
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 3.205


5 Albümü var
Yarışma Puanı: 1380
Teşekkür etti: 10.145
Teşekkür aldı: 2.477 konuda 6.275 kere
Günahın Rengi - Ahmed Günbay Yıldız


Günahın Rengi

Ahmed Günbay Yıldız
Timaş Yayınları; İstanbul, 2005


Günahın rengi nedir?

Kara mıdır sizce de?

Öyle midir değil midir bilemeyiz ama kopkoyu bir renk olduğunu ve bütün renkleri soldurduğunu söyleyebiliriz herhâlde.

'Günahın Rengi' Ahmed Günbay Yıldız� ın son romanının adı. Kitabını, bir anlık arzuya, ihtirasa ve intikam duygusuna acımasızca kurban edilen bir aşkın etrafında kurgulayan yazar, eserinde aslında toplumdaki ahlâkî çöküşü, eğitimsizliği, kutsal değerlerimize yeterince ehemmiyet vermeyişimizi eleştiriyor. Roman bu bakımdan okuyucuyu silkeliyor ve iç muhasebeye davet ediyor.

Romanın başkahramanı Hasret, ahlâk, iffet, iman, masumiyet timsali. Tüm genç kızlara örnek olacak hasletlere sahip olan Hasret, romanda, tahammül edilmesi güç acılara göğüs germek, manevî yükleri sırtlamak zorunda kalıyor. Tevekkül ve sabırla gönlündeki yarayı tedavi edemese de ayakta kalmayı başarıyor.

Romanın bir başka kahramanı Armağan, işlenen günahın kavurduğu masumlardan biri sadece... Çocukluk yıllarından büyüyüp bir yetişkin olana kadar bu günahın bedelini horlanarak, küçümsenerek, hakaret işiterek çok ağır ödeyenlerden...

Tek bir kıvılcımdan çıkıp hızla büyüyen ve etrafında ne varsa yakıp, yıkıp yok eden koca bir yangın gibi, düşüncesizce işlenen tek bir günahın, nasıl nesillere sirayet ettiğini, hayatları mahvettiğini anlatıyor Günahın Rengi.

Romanında daha pek çok toplumsal yaraya değinen Ahmed Günbay Yıldız, Adem Bey ve oğullarıyla ebeveyn - evlât ilişkisini sorguluyor, problemli yanlarına dikkat çekiyor. Okuyucuya her evlâdın anne ve babasına karşı olan vefa borcunu hatırlatıyor.

Ahmed Günbay Yıldız alıştığımız kendine has üslubuyla kaleme aldığı Günahın Rengi� ni şu satırlarla nihayetlendiriyor ve âdeta okuyucusuna sesleniyor:

'Evlâtlarınıza iyi bir gelecek bırakabilmek için hazırlık yapın sizler de... Nöbeti devrederken borçlu olmayın onlara... Hazan istemeseniz de hüznü beraberinde getirir. Sakın unutmayın bu mısraları, hatta çerçeveletip gözünüzün önüne asın ve okuyun sık sık:

Gül ağacı demiş tomurcuğuna:

Yarın rayihanı yel alır gider.

Annesi demiş ki yavrucağına:

Bütün emeklerim el alıp gider...

Geleceğin dünyasına da bu mısralarımla selâm olsun...
__________________
ĐokunuŁmâmış ĐüşŁérim vârdı ßénim Кimséyé §öyŁémédiqim..ĐüşŁérim vârdı..Ĭçindé §én 0Łân amâ
§énin ßiŁé ßiŁmédiqin,ĐokunuŁmâmış,ßozuŁmâmış ĐüşŁérim..ßéni ßu Кâdâr mutŁu Єdén 0nŁârdı



...Arda Turan...


ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ...

eski 06.04.2008, 12:26 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
 
okyanus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.03.2008
Mesajlar: 675


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 960
Teşekkür etti: 139
Teşekkür aldı: 547 konuda 1.244 kere
bn daha yeni okudum gerçekten çok güzel bi kitap (: tavsiye edilir...(;
__________________
вєη! diŞaяdaη вaкaηLaяıη,paha вiςємєdiği вiя haziηє ,aмa iςєяidє,кєηdi iςiηdє,aLaвiLdiğiηє ωiяaηє,aLaвiLdiğiηє diωaηє...
eski 13.04.2008, 20:28 okyanus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
okyanus isimli üye'ye teşekkür edenler
Gönlün Muradı
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 908


 
Yarışma Puanı: 840
Teşekkür etti: 191
Teşekkür aldı: 809 konuda 2.433 kere
Ahmet Günbay Yıldız'ın pek çok romanını okudum. Okuduklarımın hepsi, sürükle

yiciydi. Yalnız eleştirdiğim bir nokta var. Dindar erkek veya bayan, inancı zayıf ol

an bayan ya da erkeği doğru yola yönlendiriyor. O erkekle hanım veya o hanımla

erkek evleniyor. Belki de böyle romanlar ilgi görüyor. Bilemiyorum.



Şimdiye kadar okuduğum romanlarında, hanım hanımı ya da erkek erkeği doğru

yola yönlendirmiş, rastlamadım.
eski 13.04.2008, 20:55 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Hüzün-Bâz
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 3.205


5 Albümü var
Yarışma Puanı: 1380
Teşekkür etti: 10.145
Teşekkür aldı: 2.477 konuda 6.275 kere
Dilnihad´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Belki de böyle romanlar ilgi görüyor. Bilemiyorum.
Sanırım çağımıza ve çağımıza göre yönlendirilen insanlara yönelik kitaplardır bunlar.Ben daha 16 yaşındayım.Ama yaşımın 100 katı kitap okudum.Mesela Halit ERTUĞRUL'un kitaplarının hepsini okudum en son çıkan iki tanesi dışında.O da sadece "RİSALE-İ NUR"a yönelmiş,onlarla doğru yolu bulmuş insanları anlatıyor...Neden mi?

Sebebi şu...Çünkü;eğer olurda alanlardan biri boşluktaysa,tam anlamıyla müslüman olamamışsa etkilensin,düzelmeye uğraşsın,o medotları izlesin diye...Şahsî fikrim tabii...Herkes böyle düşünmüyor olabilir...Ama ben aynı konuyu işlemesine rağmen(farklılarda vardı!) bütün kitaplarını okudum...Herkese de tavsiye ediyorum...

Diyeceğim o ki;Ahmed Günbay YILDIZ da aynen bunu yapmaya çalışıyor...Ne halde olursak olalım Rabbimizin bize bir şekilde yardım edeceğini,doğru yola götüreceğini anlatıyor...Ve bunuda kişiler üzerinden yapıyor...

Tabi ŞAHSÎ GÖRÜŞÜM...

__________________
ĐokunuŁmâmış ĐüşŁérim vârdı ßénim Кimséyé §öyŁémédiqim..ĐüşŁérim vârdı..Ĭçindé §én 0Łân amâ
§énin ßiŁé ßiŁmédiqin,ĐokunuŁmâmış,ßozuŁmâmış ĐüşŁérim..ßéni ßu Кâdâr mutŁu Єdén 0nŁârdı



...Arda Turan...


ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ...

eski 15.04.2008, 16:55 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.889 konuda 32.308 kere
Günahın rengi kara değil bence..

Bazen beyaz, bazen siyah, bazen pembe, bazen de şeffaftır.
__________________

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.."


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 15.04.2008, 19:23 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
sustu kapının zili...
 
Üyelik tarihi: 27.11.2007
Mesajlar: 360


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 1510
Teşekkür etti: 557
Teşekkür aldı: 348 konuda 1.327 kere
"ben günah kadar beyazım, o tevbe kadar kara.."

sezai karakoç
__________________
"anlatma, anlayamazlar, dil uzatırlar sana..."
eski 15.04.2008, 19:45 turab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
turab isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Hüzün-Bâz
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 3.205


5 Albümü var
Yarışma Puanı: 1380
Teşekkür etti: 10.145
Teşekkür aldı: 2.477 konuda 6.275 kere
monaroza´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Günahın rengi kara değil bence..

Kara olduğunu kim söyledi
__________________
ĐokunuŁmâmış ĐüşŁérim vârdı ßénim Кimséyé §öyŁémédiqim..ĐüşŁérim vârdı..Ĭçindé §én 0Łân amâ
§énin ßiŁé ßiŁmédiqin,ĐokunuŁmâmış,ßozuŁmâmış ĐüşŁérim..ßéni ßu Кâdâr mutŁu Єdén 0nŁârdı



...Arda Turan...


ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ...

eski 19.04.2008, 11:09 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
Hüzün-Bâz
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 3.205


5 Albümü var
Yarışma Puanı: 1380
Teşekkür etti: 10.145
Teşekkür aldı: 2.477 konuda 6.275 kere
Ahmet Günbay Yıldız: Romanla hidayete erilmez

GÜLİZAR BAKİ
Ahmet Günbay Yıldız, şu sıralar bir televizyon dizisi için çalışıyor. Yıldız’ın dizisinin romanları kadar ilgi çekip çekmeyeceğini gelecek sezon göreceğiz. Onu bu sayfaya taşıyan ise dizisi değil, yeni nesil hayranlarının Facebook’ta “aşkın romandaki serüveninin kaptanı” adıyla oluşturduğu grup.
Ahmet Günbay Yıldız, Türkiye’nin en çok satan romancılarından biri. 1968 yılında yayımlanan ilk romanı dahil, her kitabı yılda 2-3 baskı yapıyor. Sosyal sorunları ve aşkı beraber işlediği romanlarıyla bir fenomen olan Yıldız, adeta roman fabrikası gibi çalışıyor. 39. kitabı bu sene çıkan yazar, 51. romanını bile bitirmek üzere. Sadece roman yazmıyor, şu sıralar Samanyolu TV için bir dizi üzerinde çalışıyor. Ahmet Günbay Yıldız’ın dizisi de kitapları gibi ilgi çeker mi, önümüzdeki sezonu bekleyip göreceğiz.

İlk romanından bu yana 4 nesil değişse de Ahmet Günbay Yıldız’ın popülaritesi değişmedi. Yeni neslin iletişim aracı Facebook’ta hayranları onun için ‘aşkın romandaki serüveninin kaptanı’ başlığıyla bir grup kurmuş. Gruba üye olan ve Yıldız’a övgüler yazan okurların profili ise hayli ilginç. Çünkü sanıldığının aksine onu mütedeyyin gençler değil, ip askılı tişört giyinen genç kızlar da, kendini Hollywood yıldızlarına benzetmeye çalışan delikanlılar da okuyor. Gençlik döneminde okuduğu Türk romancılarına tepki olarak yazmaya başlayan Yıldız ile romancılığını ve de aşkı konuştuk.

Roman yazmaya, okuduğunuz romanlara tepki olarak başlamışsınız. Doğru mu?

Bizim toplumumuzun hiçe sayılışına bir tepkiydi. Daha ortaokul ve lise yıllarımda okuduğum kitaplarda kendi örf ve âdetlerimize rastlayamıyordum. Batı klasiklerinin yanında Türk romancılarını da okuyordum ama hiçbirinde kendimi bulamıyordum. Sadece Batı’nın düşüncesi, Batı’nın fikir yapısı vardı. Bu gücüme gidiyordu. 1963’te askerdeyken Çiçekler Susayınca’yı bitirmiştim. Sonra ‘Yanık Buğdaylar’ı bitirdim. Bir tepki olarak yazdım onları. Şule Yüksel Şenler, Hekimoğlu İsmail ve benim kitaplarımızın çıktığı 1968 yılına kadar, bizim insanımızın dünyaya bakış açısını, inancını ve hayat tarzını yansıtan bir edebiyat yoktu. Şiirde, makalede vardı; fakat edebiyatta yoktu.

Bu tepkinizi fikir yazılarıyla niye anlatmadınız da roman yazdınız?

Romanın içinde her şey vardır. Makalede ve fikri eserlerde her şeyi anlatamazsınız. Roman ise bir yaşam okyanusudur. İnsan neyi yaşıyorsa, o vardır romanın içinde. Roman insanlara rol modeller sunar. Aslında ben de şiir yazarak başladım. İlk romanlarımı bitirdiğimde 300 tane şiirim vardı. 1968 yılında Hekimoğlu İsmail’in Minyeli Abdullah’ı çıkmıştı ve Ankara’ya gelmişti. Tanıştık, nasip oldu. Ona kitaplarımı anlattım. Evime geldi ve şiirlerimi, romanlarımı inceledi. Şiirleri okudu “Yırtacak mıyız, acımayacak mısın?” dedi. “Niye yırtacağız?” dedim. Dedi ki; “Ancak tek yönlü gidersen muvaffak olursun. Şu anda gereken romandır. Romanda hayat tarzı her şey anlatılır.” dedi. “Yırtıyoruz abi!” dedim. Hiç acımadan yırttık. Ve onun desteğiyle Yeni Asya’da Çiçekler Susayınca 6 ay tefrika edildi. “Roman var mı bizim inancımızda” diye büyük kıyamet koptu. Kars’tan, Ardahan’dan, Van’dan heyetler geldi. Gazeteden ‘sonunu bekleyin’, denildi. Bitince okuyucu ‘devamı yok mu’ dedi. Hekimoğlu ile biz yol arkadaşıyız. Ben romanda mesafe aldığımda Hekimoğlu fikri yazılara kaydı. Makaleler ve gazete yazılarıyla devam etti.

Okuduğunuz hangi romanlar sizi yazmaya yönlendirdi?


Birçok kitap vardı. Ama mesela Halide Edip Adıvar’ın “Vurun Kahpeye” kitabını okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu. İnancı, dini olumsuz tasvir ediyordu, imamları her şeye menfaati için yaklaşan, vatanı satılık eden insanlar olarak tasvir ediyordu. Bu beni çok üzmüştü. Müslümanlar öyle değildir. Müslüman hak hukuk bilendir. Ben Müslüman’ım deyip yanlış yaşayanlar olabilir. Ama bu genellenemez. Ben de Kur’an’daki İslam’ı edebiyatta anlatmaya çalıştım. Ben İslamcı yazar değilim. İslam’ın yükünü taşımak her babayiğidin harcı değildir. İnançlı bir yazarım sadece.

Bu değerleri neden aşk romanı yazarak anlatmayı tercih ettiniz?

Ben aşk romanı yazmadım. Kitaplarımda sınır nereye kadardır onu anlatmaya çalıştım. Herkeste bir gönül vardır. Gönle kilit vurabilir misiniz? Sevecek ve âşık olacak tabii. Ama sınırını bilmeli. Bunları anlatmaya çalışıyorum. Temiz yuva için iki taraf da aynı temizlikte olmalı. Ben Türk erkeğini eğitmek maksatlı yazıyorum. İslam'a gönül vermiş olanlar nefsini eğitmeli. Bizde nedense hep kız çocukların iffeti korunur güya. Erkeğin de iffeti vardır, bunu unuttuk biz! Ben kitaplarımda iffetli erkekleri anlatıyorum.

Romanlarla insanları hidayete ulaştırmak mümkün mü?

Hidayet sunamaz roman. Hidayet vermek Allah’a mahsustur. Roman da bir hayat tarzıdır. Okuyanlar oradaki hayata heveslenebilir. Kurtlar Vadisi’ni izleyip oradaki karakterleri örnek alan insanlar nasıl varsa bizim romanlarımızı okuyup örnek alan insanlar da var.

Romanlarınız için ‘ilk gençlikte, kitap okumaya alışma döneminde okunacak kitaplar’ deniyor. Siz ne diyorsunuz buna?

Beni okuyanların yüzde 70’i üniversite gençliği. Gelen her mektubun, e-maillerin altında üniversite ismi var. Dört nesil yetişti ve her yetişen nesil bu kitapları bırakmadı. “Yanık Buğdaylar” ilk çıktığından beri yılda iki üç defa baskı yapıyorsa insanların bu söyledikleri çekememezliktir, hazımsızlıktır sadece. Türkiye’de bir yazar var mıdır ki yazdığı bütün kitaplar yoruldum diye geride kalmasın. Benim 39 kitabım da yılda iki üç baskı yaparak yoluna devam ediyorsa bu toplum bir Ahmet Günbay’ı kabul ediyor. Beni okuyan üniversite hocaları, profesörler var. Sinema oyuncularından, şarkıcılardan çok var. Çocuklarıyla geliyorlar, benim kitaplarımı alıyorlar. Ben bir gemi gibi, dolaştığım yerde insanları da dolaştırırım. Halkın arasındayım hep.


‘Romanlarımda hidayet değil ideal var’


“Hidayet romanı diye bir şey yoktur. Kimse kimseye hidayet veremez. Peygamber bile amcasına ‘Müslüman ol’ dediğinde olmadıysa bizim hidayet dağıtmamız büyük bir şey olur. Yok öyle bir şey. Bizim kitaplarımızda ideal vardır, hidayet yoktur. Cennet veya cehennemin anahtarı bizde değil. Bizim romanlarımıza ahlaklı edebiyat denir.”
__________________
ĐokunuŁmâmış ĐüşŁérim vârdı ßénim Кimséyé §öyŁémédiqim..ĐüşŁérim vârdı..Ĭçindé §én 0Łân amâ
§énin ßiŁé ßiŁmédiqin,ĐokunuŁmâmış,ßozuŁmâmış ĐüşŁérim..ßéni ßu Кâdâr mutŁu Єdén 0nŁârdı



...Arda Turan...


ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ...

eski 03.07.2008, 13:18 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:21 .