| | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.455
Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.811 konuda 41.843 kere
| Neşesiz İslam! Sen ne düşünüyorsun bu konuda? Selahattin Yusuf'tan bir alıntı yapacağım altta Sizler de inşaAllah bu konudaki görüşlerinizi paylaşın bizimle -paylaşalım- olmaz mı kardeşler Hadi bismillah Neşesiz İslam, giderek hayatı sunileştirecektir. Bizim büyük bir neşe ve eğlenme geleneğimiz vardır. Ona geri dönmemiş gerekmektedir. Yoksa çocuklarımızı, gençlerimizi kapitalizmin hödük ve mafyatik eğlence kültürü yutacaktır. Ben, neşesi olmayan, eğlencesi olmayan bir İslâm’ın, bir takım yetersiz, hayatı anlamamış, dünyayı anlamamış ve elindeki hazinenin ne işe yarayabileceği üzerine fikir geliştirmekten acizlerin elinde karikatüre dönüştüğünü bu gün acıyla görebiliyorum. Ama eğlencenin kolay, kaba ve şehvânî taraflarını birer serum hortumuyla banka hesaplarına bağlamış televizyonlar da var elbette. Eğlenceden, neşeden böyle mafyatik-hödüklükleri kast etmiyorum elbette. Ama bizim de, Türkiye’nin derin geleneklerine bağlanmışların da bir eğlence kültürü, bir neşe geleneği vardır. Bu sürdürülmelidir, diyorum. Yoksa hayat kaçınılmaz olarak sun’ileşecektir. Kabuklaşacaktır, tatsızlaşacaktır. Yazınsal alandaki harc-ı alemlik, bayağılık televizyonlarda da sürüp gidiyor. Yazıya “Al eline kalemi yaz aklına geleni” cinsinden bir kolaylıkla yaklaşanlar, televizyonda da bir gün içinde buharlaşan programlar yapıyorlar. Mesele edinmek, sorun edinmek zordur. Hele hele şahsınızın dışındaki şeylere dair, mesela hayata dair mesele edinmek zordur. Kafa patlatmak gerekir. Beyine ter attırmak gerekir. Kitapları örselemek, yıpratmak gerekir. Aşkın içinizde mayalanmış olması gerekir. Algı böceğinin sizi sokmuş olması gerekir. Acının, sevincin, trajedinin büyülü bir karışım olarak kanınıza karışmış olması gerekir. Selahattin Yusuf | 
14.10.2007, 21:54
| | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.340
Teşekkür etti: 3.914
Teşekkür aldı: 1.744 konuda 5.907 kere
| Geçenlerde bir hastamla konuşurken bana dedi ki:"Ben Allaha inanıyorum ama İslama inanmıyorum artık"...nedenini ise şöyle açıkladı:
"İslam bana mutlu olmayı yasaklıyor...Bende diğer insanlar gibi mutlu olmak istiyorum..Bende dünya zevklerinden tatmak istiyorum...Bende kahkaha ile gülmek istiyorum...Ama islam bana ne diyor, tebessüm et diyor...Yolda ne zaman bir imam bir hoca yada dindar birini görsem yüzü asık, zaten Peygamberimiz sav. ne diyor, "Benim bildiklerimi bilseydiniz, hiç gülmez , hep ağlardınız"Yani biz hiç gülmeyelim mi?"dedi...İnanın ne diyeceğimi şaşırdım...
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır... | 
15.10.2007, 07:15
| |
iklimya isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 07.09.2007
Mesajlar: 827
Teşekkür etti: 2.835
Teşekkür aldı: 729 konuda 2.738 kere
|
Ben de bir soru sormak istiyorum:
"Kahkaha ile gülen insanların hepsi acaba mutlu mu?"
TV ekranlarında zaman zaman görüyorum, insanlar olur olmaz tam tabiriyle "ipe sapa gelmez" şeylere kahkahalarla gülüyorlar..
Ne var ne oluyor diye bir kulak vereyim diyorum konunun bayağılığı, seviyesizliği beni dinlediğime pişman ettiriyor..
Daha sonra da aynı insanları birbirlerine çeşitli ithamlarda bulundukları için magazin sayfalarıda görüyoruz..
Ne oldu şimdi.?...Hani siz mutluydunuz.?.Hani kahkahanın bini bir paraydı?
Ramazan boyu seyrettiğim iftar ve sahur proğramlarından duyduğum hazzı ve mutluluğu doğrusu diğer zamanlarda bulamıyorum.
Onlar kahkaha ile gülmüyorlar ama kimsenin yüzünden de tebessüm eksik olmuyor..
Zaman zaman gözler yaşarıyorsa da bence bu ayrı bir mutluluk..
İnsanların birbirine saygı ve sevgi dolu olması da seyredene huzur veriyor...
Bu konuda söylenecek çok şey var..aramızda konunun uzmanlarının da bulunduğunu düşünürsek ben bu kadar yazmakla yetineyim...
"Dingin bir gönle sahip, kamil insanların mütebessim çehrelerini seyretmeyi hiçbir kahkaha üreten ortama değişmem" demek istiytorum son olarak..
Konu devr-i alem tarafından (15.10.2007 Saat 10:06 ) değiştirilmiştir..
| 
15.10.2007, 10:03
| |
devr-i alem isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Hademe
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.462
Teşekkür etti: 10.821
Teşekkür aldı: 4.716 konuda 23.418 kere
|
iklimya´isimli üyeden Alıntı Geçenlerde bir hastamla konuşurken bana dedi ki:"Ben Allaha inanıyorum ama İslama inanmıyorum artık"...nedenini ise şöyle açıkladı:
"İslam bana mutlu olmayı yasaklıyor...Bende diğer insanlar gibi mutlu olmak istiyorum..Bende dünya zevklerinden tatmak istiyorum...Bende kahkaha ile gülmek istiyorum...Ama islam bana ne diyor, tebessüm et diyor...Yolda ne zaman bir imam bir hoca yada dindar birini görsem yüzü asık, zaten Peygamberimiz sav. ne diyor, "Benim bildiklerimi bilseydiniz, hiç gülmez , hep ağlardınız"Yani biz hiç gülmeyelim mi?"dedi...İnanın ne diyeceğimi şaşırdım...
ebudderda ben münafık oldum diye ağlaya ağlaya gezer sokaklarda. hazreti ebu bekir radıyallahu anh görür onu. nasıl sen münafık olmuşun? diye sorar.
o der ki: peygamberin yanında gayet iyiyim, ahiret ile meşgulum, ama ondan ayrılıncxa dünyaya dalıyorum. demek ki ben münafık oldum!
ebubekir radıyallahu anh: öyleyse ben de münafık oluyorum, senin bu dediğine göre, der ve hallerini arz etmeye aleyhisselama yönelirler.
durumu anlattıklarında aleyhisselam, tebessüm eder ve:
eğer siz benim yanımdaki halinizi muhafaza edebilseydiniz, melekler size yol boyu selam duracaklardı. ya eba derda! bir saat öyle, bir saat böyle!
İslam mutluluğu engelliyor kanaati İslama büyük bir haksızlık olur. aleyhisselam, kendini tamamen dünyadan çekenlere kızmış ve :
ne oluyor size! ben hem evlenirim, hem oruc tutarım, hem yemek yerim... nasihatı ile dünyayı ihmali reddetmiştir.
mutluluk eğer 70 senelik bir kazanım ise, ağlamak insana haram olsun. ama ebedi mutluluk için, 70 sene ağlamak gerekiyor ise, bu çok az bir ücret olsa gerektir...
ki kimse otur ağla feryad et, mutsuz ol, dünya eğlencelerinden istifade etme demiyor...
denilen şu: keyf vardır; ama helal dairesinde keyf...
sevgilerimle | 
15.10.2007, 10:49
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.455
Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.811 konuda 41.843 kere
|
Aslında söylemek istediğim tam olarak anlaşılamadı sanırım
Bakın diğerlerine, bâtılı ne kadar albenili sunuyorlar her mekanda, her konumda; Televizyon, sinema, kitaplar vs.vs..
"Hani zehiri altın tasta sunarlarmış" ya aynen öyle..
Kokuşmuş ve kokuşturan her türlü fikri-eylemi, cicili bicili paketlerde sunuyorlar..Gel de kapılma!
Hele yavrularımız, o tertemiz cıvıl cıvıl yürekleri, o kanları deli deli akan, kuvvetli esen rüzgarla savrulan gençlerimiz..
Yukarıda da dendiği gibi, herkesin meftun olduğu tv programları ve benzerleri malum
Peki bu kadar saldırı karşısında bizler ne yapıyoruz? Biz müslümanlar?
Kendimiz için, başkaları için.."Cehennem ateşinden korumak için" neler yapıyoruz? O ateş ki sadece ötesi için değil, burada da yakıyor
"Helal dairesi keyfe kafidir, harama girmeye lüzum yoktur" Evet, ama öyle yapmışız ki, bu hudutlarda keyf alacağımız bu daireyi bile daralttıkça daraltmışız, asık yüzlü bir islam modeli çıkmış çoğu yerde ve model olamamış yeni nesile..Ya da itici olmuş..Ya da şöyle söyleyelim çekim gücü az, biz azaltmışız..
Halbuki Hakk'ı en güzel bir biçimde -kendi nefsinde ve dışarıda- paketleyip sunmak, asrın müslümanının en önemli vazifesidir! Tersi bir duurmda ise vebal alacaktır!
Çok oldu, bir başa foruma eklemiştim şu yazıyı bu bağlamda, bence okuyun mutlaka
Ve paylaşalım fikirlerimizi, önerilerimizi inşaAllah olmaz mı? Muslumanlar neden eglenmesini bilmiyorlar?
Asagidaki yaziya bi goz atin kardesler..
A.Turan Hoca enteresan bir noktayi yakalamis yine
Konu basligi; Bayram eğlence midir? http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=18110
Sahi neden bizler dugunlerimizden tutun her cesit kutlamalari dahi matem havasina donusturuyoruz ki?
"Helal dairesi keyfe kafidir" evet ama maalesef yasanan ornekler bu helal dairenin icini bile kisitlamis..
Bu yuzden cocuklarimiz tv lerde Onlarin dogum gunu, yilbasi, bilumum gunler vs. vs kutlamalarini gordukce ic cekiyor, hayran kaliyorlar
Bizler bu konuda ne yapabiliriz?
Onerileri olanlar bizimle paylasabilirler mi?
Paylasalim insaAllah
muhabbetle | 
15.10.2007, 22:27
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 05.08.2007
Mesajlar: 776
Teşekkür etti: 3.176
Teşekkür aldı: 735 konuda 3.056 kere
|
İman yüreklere yerleşinceye ve hatta demir atıncaya kadar hep sevilesi bölümleri gösterilmeli dinimizin.Korkutmamalı,bezdirmemeli.Efendimiz s.a.v de buyurmamışlarmıydı''sevdiriniz,nefret ettirmeyiniz ''diye
Ama bu bizde tam aksi şekliyle yapılmakta ,küçüklüğümden beri bilirim annemim Allah taş eder,seni yakar vs.bunun yerine ta küçüklükten şöyle denebilir Allah seni sevmez o zaman üzülmezmisin seni sevsin istemezmisin v.s
tatlı dilli ve çok sevecen olmalı öğreten taraflar hemen tepki vermeden zamanı bekleyip sırası geldiğinde uyarmalı hataları dini bilg,iler konusunda ama soğutmadan yapmalı
bu çağda çocuk yetiştirmek zaten çok zor birde zorla dini yaşatmak istersek gençlere onları kaybederiz
benim bir arkadaşım vardı annesinden korktuğu için başını sokağın köşesine kadar bağlar sonra açıp örtüsünü çantasına koyardı,namazı kılmaz öyle seccadede otururdu ve Kur'anı okumadan dizinin üstünde saatlerce tutardı.
evlenince tamamen herşeyi
bunları örnek olsun diye yazdım,çünkü gönülsüz hiç birşey olmaz ....ki kaldıki İnanç olsun
selam ve dua ile | 
15.10.2007, 23:23
| |
beyza isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.455
Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.811 konuda 41.843 kere
|
Sadece çocukları büyütürken de değil beyza, mesela bayramlarımız, düğünlerimiz, kandillerimiz, ailenin özel bazı geceleri...
Bunları da helal daire içinde albenili hale getirmeliyiz değil mi?
Mesela bakın birisi, Hüseyin Goncagül ne yapmış çocukları için; Kur'an Partisi
Bizim Mustafa Kur'an-ı Kerim'i hatmettiği için arkadaşlarıyla bir tören yapalım dedik.
Davetiyeye "Hatim Merasimi" yerine "Kur'an Partisi" yazarak çocukları topladık.
İlkin Mustafa'nın aynı zamanda "Açılış" anlamına gelen "Fatiha'yı Mushaf-ı şeriften okumasıyla başlangıç yaptık.
Daha sonra katılımcı arkadaşları da kısa surelerle okumayı sürdürdüler.
Ardından, birlikte ilahiler okunduktan sonra ödüllü yarışmalar başladı.
Açık havada olduğumuz için halat çekme, balon patlatma, sandalye kapma gibi fiziki yarışmaların peşinden ikramlara geçildi.
Sonunda tüm davetli çocuklara bu kutlu toplantıya geldikleri için özenle paketlediğimiz süslü hediyelerden vererek vedalaştık.
Darısı küçük kardeşi Ayşe Betül'ün başına...
--------------------------------------------
Mesela hanımlar, düğünlerimiz, nişanlarımız vb özel günlerimizde neler yapabiliriz bu bağlamda, paylaşalım inşaAllah da, başvuru bölümü olsun burası | 
16.10.2007, 00:04
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.455
Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.811 konuda 41.843 kere
| Devam edelim | 
14.12.2007, 23:10
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.455
Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.811 konuda 41.843 kere
| "..bayramlarımız, düğünlerimiz, kandillerimiz, ailenin özel bazı geceleri...
Bunları da helal daire içinde albenili hale getirmeliyiz "
Demişim ya yukarıda..
Herkes fikirlerini yazabilir mi buraya, mesela neler yapabiliriz bu tür sosyal etkinliklerde? nasıl yapıyorsunuz
Hem lazım olur belki bazılarına, burası rehber niteliğinde olsun | 
15.12.2007, 01:51
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:39 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |