8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 24 (4 Kayıtlı ve 20 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Ayşe Reşad, menekşe, siyahsancaktar, zeytune



Hak-dilaram » GENEL » Serbest Kürsü » Hani Bir Yanımız.....


 
Seçenekler
Şeref Üyesi
 
beyza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.08.2007
Mesajlar: 882




Teşekkür etti: 3.741
Teşekkür aldı: 838 konuda 3.564 kere
kucult  büyük
Hani Bir Yanımız.....

Kaç asır oldu bilmem, bilemem
gülemem ya Râb, gülemem
hani bir yanımız dökülür kanımız,
yanıyor can’ımız yanma dur, diyemem.



Gözyaşı selini seyreder dururum
uzatıp elimi silemem, silemem*.


……..


Bir yerlerde kıyımlar alıp başını gidiyor!
Bir yerlerde canlara kıyılıyor, bir yerlerde yüreklere… her yerde insana kıyılıyor, insanlar tarafından!




Ey dünya!


Nasıl sevdirdin kendini, zulmü hayat tarzı seçebilen insanın sol tarafındaki et parçasına. nasıl değerli oldun onun yüreğinde ve değersiz kıldın beşeri...


Ey dünya!


Bir yürekte hükümdar olmak nasıl anlatsana! bir beldede zulümle hükmetmek nasıl huzur veriyor sana...-ya da veriyor mu?...


bir yanımız yetim kalıyor; hükmettiğin dünyada hükmedilen olduğumuzdan olsa gerek...


ey dünya,


sana saygı duruşunda dura dura sîmâmıza tebessüm uğramaz oldu; biz ciddiyeti hal bilir olduk sevgiye karşı, rıfka karş.ı..yaşam tarzımız sana hizmete endeksli oldu; bizler sevabı olmayan hüzünleri yaşar olduk kaybettiklerimiz karşısında! Sevabı olmayan sevdalara tutulduk esaretinde... Sevabı dileyemez olduk! Seni tercih edip, seni var eden’i hatırlayamaz olduk…


ey dünya,


canımız yanıyor; sen canımıza kafes olduğundan beri,


canımız kanamıyor suya, yağmur’a, aşk’a; sen yüreğimizde hükmettiğinden beri... Susuzluğumuzun adına, “ fakirlik” dedik koştuk varlıkların hatrına; yorgunluğumuzdan şikâyet ettik, yoğunluğumuzdan söz eyledik durduk, aşksızlığı seçişimizin bedelini ödediğimizden habersizce…


ey dünya,


kârımızı düşüne düşüne sana adanmış kararlar alır olduk; sana adadık sol yanımızı... Sol yanımızın katili olduk seni sevindirelim derken; en yakınımızı uzak eyledik kendimize.


Ey dünya,


bırak artık bizi.


Biz senin ateşinle yanan can’ımıza “yanma dur” demek istiyoruz artık!


biz sadece aşk’la yanmak istiyoruz; gerisi vesaire...gerisi gerilerde…





Hani bir yârimiz vardı; sevgisi her yanımızı donatsa da, bir yanımızı kendine mekân bilen; şimdilerde ağrıyor o "bir" yanımız…



Ö. Karaoğlu
eski 01.12.2007, 08:23 beyza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
beyza isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:12 .