Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 46 (17 Kayıtlı ve 29 Misafir) bulunmaktadır.
Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!
Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.
AHMET MUHİP DIRANAS
__________________
"...Ve Ancak Rabbine Rağbet Et "
"aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üzerine kendim yazarım."
Kar yağınca hep hüzünlenirim....sokaklarda yaşayanları,yakacağı olmayanları,parkesi-çizmesi olmayan okul çocuklarını,ellerine huhlaya huhlaya çalışanları,yakacak alamayan evlerini ısıtamayanları düşünürüm....
Üşürüm onlarla birlikte....sobanın başında bile üşürüm...
Allahım! Merhametin,Kudretinle sar hepimizi!!!
Konu dilerim tarafından (03.01.2008 Saat 12:14 ) değiştirilmiştir..
Annem zorluklar içinde Göztepe'ye götürülmüş, doğduğum gece sanırım başlamış kar; ve babacım (o zaman şohbenler tüplü) tüpü çook uzaktan sırtında taşımış. Hep böyle anlatıyorlar bana
Yine bir gün; sabah uyandığımızda kar yağıyordu. Biz tabii heyecanlı kardan adam yapacağız diye, ama küçüğüz de
Babam işten gelmişti. Üçümüzü de aşağı indirdi ve kardan adamımız havuçtan burnu kömürden gözleriyle bize bakıyor
Babacım yapmıştı, ahh ne günlermiş...
Kar..
Saf yürekli çocukların en saf sevinci...
__________________
"...Ve Ancak Rabbine Rağbet Et "
"aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üzerine kendim yazarım."
İsmet Özel
Konu efsun hayal tarafından (03.01.2008 Saat 12:48 ) değiştirilmiştir..
Hayatımın 11 yılı hariç tamamı Erzurumda geçtiği için, hayatın rutin yanı oldu hep kar...
Belki karın az olduğu yerlerde yaşayan bir çok kardeşimiz için bir anı niteliği taşıyacak şeyleri biz her kış yaşıyoruz.
Ama biri var ki; o hafif, o her tanesinin kendine has şekli olan kar taneleri 2003 yılında öyle bir kar yağdı ki, görenler, Erzurumlu olsakta biz de dahil olmak üzere hayretler içerisinde kaldık.
Gece başlayan yağış sabaha kadar devam etmişti. Sabah uyandığımızda ise elektrik direkleri ruku pozisyonundaydı. O haşmetli demir direkler bükülüvermişti. Yollar kapanmış, ağaçların dalları kırılıvermişti. Demiri kar eğer dense güler geçerdik herhalde, görünce gülemedik hayretlerimizi de gizleyemedik.
İl çapında Valilik Kriz Merkezi hayatın normal bir şekilde sürdürülebilir hale gelmesi için çalışmalara başlamış, yanlış hatırlamıyorsam kesik elektriklerin tekrar gelebilmesi için bir hafta zaman geçmişti.
Yollar kar yığınları ile dolu, demir direklerin beli eğilmiş, ağaç dalları kırık, hayat neredeyse felç olmuştu. Babama da sordum, daha yaşlı aile bireylerine de,
" böylesi bir kar gördünüz mü?" diye...
Cevap ise işi daha enteresan bir boyuta taşıyordu:
"Bundan daha çok kar yağdığına şahid olduk ancak ilk kez demir direklerin beli büküldü!"
Kar yağınca hep hüzünlenirim....sokaklarda yaşayanları,yakacağı olmayanları,parkesi-çizmesi olmayan okul çocuklarını,ellerine huhlaya huhlaya çalışanları,yakacak alamayan evlerini ısıtamayanları düşünürüm....
Üşürüm onlarla birlikte....sobanın başında bile üşürüm...
havalar soğumaya başlamıştı
sonunda o yılın ilk karı da yağdı
bizim küçük afacan(yeğenim)o gün bizde kalmış
iki buçuk yaşında doğru düzgün konuşamıyor
sabah uyandı pencereden dışarı bakıyor...birden bir çığlık attı
biz tabi telaşlandık ne oldu diye
bizimki karın ne demek olduğunu bilmiyor
ilk defa karı gördüğüden ürkmüş tabi haliyle
yanına gittik ne oldu dedik?masum bakışlarıyla,ürkek tavrıyla ve yarım yamalak cümleleriyle dışarıyı
işaret ediyor ve devam ediyor ;
-Biz bulutlara mı çıktık teyze
-neee
yok dedim anlatmaya başladım tam ikna olmuş diye düşünürken
bu defa bizim ki demez mi;
-anladım ama bu beyaz örtü nasıl oluyorda her yeri örtebiliyor onu anlamıyorum(r leride y diye çıkıyor bu arada) ben son sual ile umutsuz bir vakka ile karşıkarşıya olduğumu anladım ve anlatma işini başkasına devrettim
__________________ Neylesin can âlemde yok ise canan...
Evet dagistan kerdeşim, dediğiniz gibi, bizlere kar yağması böyle sevinç, mutluluk, bir sıkıntımız yok hamd olsun
Amma dilerim ve devr-i alem ablaların da bahsettiği asıl tablo
Ve Erzurum'da..
Ayakkabısız , lastiklerle ve kabanı olmadan okula giden çocuklar..
Geçende ablalarımız bir kampanya başlatmıştı. Şu; Diyarbakır ve civarlarındaki kardeşlerimize İstanbul'dan atkı, bere, kalın çorap gönderiliyordu. Güller, ne muhtaç durumda okuyor yavrular...
Bir de; Kadıköy'ün arka sokaklarında idik arkadaşlarla. Tepelere çıkmışız, hristiyan mezarlıkları, yüzlerce haç dikili... Soğuk hava ve insanı ürküten manzara...Neyse, ilerliyoruz sokak sokak.. Artık kapısı olmayan evlerin olduğu yerlere gelmişiz. Ayağında ne çorap ne ayakkabı olan üç yaşlarında çocuklar..Anne dışarıda ateş yakmış üzerinde kirli, kazan gibi bir şey, yemek yapıyor.. Etraf çamur...
Biz kabanlarımızın içinde üşüyorduk ki, gördüklerimiz kanımızı dondurdu...
Kar kış deyince böyle, ağlamamak içten değil, Allah komşusunu kardeşlerini gözeten müslümanlardan eylesin bizi. Gayret ve merhamet...
Arkadaşlar, konu buradan nasıl devam edecek şimdi bilmiyorum ama; bir kaç kar manzarası paylaşmaktı arzum. Olur mu?
__________________
"...Ve Ancak Rabbine Rağbet Et "
"aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üzerine kendim yazarım."