Bayrak
17 Recep 1429
20 Temmuz 2008, Pazar
17 Recep 1429
20 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifre:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş Arama Yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 63 (21 Kayıtlı ve 42 Misafir) bulunmaktadır.

Online  abdetullah, Almula, aşkınsonhecesi, DeRCan, dilerim, haqperest, hiranur, menekşe, Nazende, Sakallı, sudenaz, ta-ha, timus, Ubeydetullah iklimya, MafraK, monaroza, root, semire


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » GENEL » Serbest Kürsü » Türbanistleri deşifre ediyorum…


Cevapla
 
Seçenekler
yaver
 
Üyelik tarihi: 01.07.2007
Mesajlar: 416


 
 
Teşekkür etti: 124
Teşekkür aldı: 320 konuda 954 kere
Türbanistleri deşifre ediyorum…

Tekrar tekrar yazdım. Lakin ne söz bitiyor ne acı! “Şov ve Mahrem” kitabımda antitürbanist tavırlar üzerinden son on yılın “davranış dökümü”nü yapmaya çalıştım üstelik.
Ama türbanist tavırları anlaşılır kılmadan, başörtüsüne özgürlük gelmeyeceğini, hatta türbanist tavırlar yüzünden başörtüsü yasağının devam ettiğini göstermeyi kendime dert edindim.
Başörtüsü yasaklarının sürme sebebi, sadece “antitürbanist” tavırlar değil.
Antitürbanist tavırların beslenip büyütülmesine vesile olan “türbanist” tavırlar.
Öyleyse “türbanist” tavrın özelliklerini sayalım.
Türbanistler, başörtülü kadınları/genç kızları özne olarak görmez.
Ne başarıları bir “özne”nin başarısıdır, ne de acıları bir öznenin acısıdır.
Her olayda “başörtüsü “ birincil, o başörtüsünü başında taşıyan kişi ise ikincil durumdadır.
Türbanistler, başörtülüleri savunuyormuş gibi yaparken esasında kendi makamlarını, mevkilerini, yıpranan, eskiyen düşünce dünyalarını “türbanist tavırlar” üzerinden onarmaya çalışırlar.
Mesela kamuoyu önünde başörtüsünü savunan türbanistler, gündelik hayatlarında karşılarına çıkan bir başörtülü ile asla göz hizasından bir ilişki kurmazlar. Kendileri yukarda, başörtülü şahıs ona temana eden konumda olmalıdır.
Türbanistler tirübünlere oynamayı severler.
Türbanistler başörtülülerin en çok mağduriyetlerini severler.
Göle mağduriyet üzerinden maya çalındıkça, mağdurların avukatı rolü kendilerinde ebediyen kalmış olacaktır.
Türbanistler tıpkı antitürbanistler gibi başörtülüleri fon kağıdı olarak sever.
Kamuoyuna artistik poz verirken arka tarafta birkaç başörtülünün, konumlarını ve söylemlerini pekiştirici bir unsur olması onları ziyadesiyle mutlu eder.
Başörtüsü tartışmalarının en mutlu grubudur türbanistler. Ne antitürbanistlerin “gerginliği” vardır onlarda, ne de başörtüsü yasaklarına uğrayanlar ile yekdil olmuş kalbin acıları.
Türbanistlerin fikirsel ya da vicdani bir dertleri yoktur. Onların ilgiye, ve alkışa ihtiyacı vardır.
Başörtü mağdurları protesto etmek için alkışladıkça, türbanistler çok başarılı bir konser vermişçesine sahneye çıkıp alkışları kabul ederler. Zeki Müren'den ödünç alınmış vücud diline eşlik etmeyen tek şey “beni siz yarattınız zavallı mağdurlar” cümlesidir.
Türbanistler, başörtülülerin okumuş yazmış olanlarından hiç hoşlanmaz. Çünkü okumuş yazmış kadınlar türbanistleri “sahici” bulmamaktadır. Erkekler cemaatinin türbanist kadınlara/erkeklere bahş etmiş olduğu mevki ve makamı da dillerine dolamaktadırlar üstelik.
Çünkü başörtülüler türbanist ya da antitürbanist tavırların oportinist söylemleriyle değil, “hakiki muhalifler” ile diyalog içinde olmayı önemsemektedir.
Yani müdafa ya da savunu, ya da koruma filan talep etmemektedir başörtülüler. Sen sensin. Ben de ben diye başlayan bir diyalog istemektedirler.
İstedikleri elbette “çok büyük”! Çünkü gerçekleşmesi bir hayli zor. Dinleyebilecek kulağı, idrak edebilecek aklı,kendisine hiç benzemeyenler ile yekdil olabilecek bir kalbi olan kaç kişi var ki!
Var olanlar ise kim bilir hangi gezegende!
“Ses” sesi duymuyor.
Kulaklarımızı geri istiyoruz…


Fatma Karabıyık BARBAROSOĞLU
yenişafak
__________________

Eski 25.01.2008, 07:13 agbi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
agbi isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
fey-i zeval
 
azadeyim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.06.2008
Mesajlar: 1,723


 
Yarışma Puanı: 160
Teşekkür etti: 442
Teşekkür aldı: 247 konuda 1,075 kere
alkışlıyorum ama türbanistleri değil fatma ablamızı

bir olay örgüsü ancak böyle ustaca özetlenebilir

Kimse uyumuyor uyuyanlar kendileri ,
ahhh bir farkına varsalar!...

bir de uydurduklarına uyacaklara mı göreceğiz hep beraber
"pastayı hazırladık hani sofraya kimse buyur etmeyecek mi?"
__________________
Neylesin can âlemde yok ise canan...
Eski 25.01.2008, 09:11 azadeyim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
azadeyim isimli üye'ye teşekkür edenler
Cevapla



İşaretlemeler
Seçenekler




Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 23:38.