| | Kayıp Yolcunun Şehri:)
Üyelik tarihi: 10.08.2007
Mesajlar: 699
Teşekkür etti: 39
Teşekkür aldı: 613 konuda 2.171 kere
| Bismillah...
Çünkü biz Galatasaraylıyız Renklerini seviyoruz
vesselam | 
16.12.2007, 23:03
| |
Ninja Kedi isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Üye
Üyelik tarihi: 03.12.2007
Mesajlar: 70
Teşekkür etti: 56
Teşekkür aldı: 54 konuda 245 kere
| Ustadımız Efendi Hazretleri buyurdular ki : Bir ikindi namazını fevt etmektense bana Ölüm daha tatlı geliyor.
Ah..
Şimdi bu kelamın neresinden tutunsan canımızı yakıyor, büyükler neredeler biz neredeyiz..
Onların yanında Okyanusta bir katre kadar olamadıgmızı bilmek endişe veriyor kalbime..
Ve bu halimizle dahi Korku nedir bilmyoruz,deli cesareti var bizde !
Biz hakikatten uzak kalmışız ; Allahtan hakkıyla korkanlar Onu en iyi tanıyanlardır.
Tanımıyoruz ki Korkalım! Tanımıyoruz ki Sevelim! Anlayamadık ki anlatalım!
Kıymetini bilemedik Rabbimiz af et bizi. | 
17.12.2007, 09:50
| |
vurgun isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.379
Teşekkür etti: 26.889
Teşekkür aldı: 11.960 konuda 42.919 kere
| Az önce mutfağa gittim;
Tezgah üzerinde küçük bir bal kutusu-hani şu otobüslerde vs. kahvaltılık olarak verilenlerden- nasılsa unutmuşum..
Ağzı yarı açık..
Etrafına karıncalar üşüşmüş.. İçine baktım; Balın içinde ölü 1-2 karınca Dışardakiler de, içeri girmeye can atıyorlar! | 
24.12.2007, 02:21
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.379
Teşekkür etti: 26.889
Teşekkür aldı: 11.960 konuda 42.919 kere
| Acinin Kanatlari ACININ KANATLARI Dostoyevski nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musunuz?: Kendi idam sahnesi...
Çar ın baskı döneminde, arkadaşlarıyla bir sohbet grubu kurmuştu. Yakalandı. 28 yaşında idam isteğiyle yargılandı.
Mahkemenin sonucunu beklediği gece hücresinden alındı. Ölüm kararı yüzüne karşı okundu. Papaz günah çıkarttırdı. Gözleri kapalı olarak bir direğe bağlanıp, müfreze karşısına geçirildi.
"Ateş" emrini beklerken gerçek karar bildirildi kendisine...
Aslında mahkeme 8 yıl hapis vermiş, Çar bunu 4 yıla indirmişti; ama ona ders olsun diye böyle bir gösteri planlanmıştı.
Böylece "ölüm"le tanıştı; oysa bu sefil oyunda asıl keşfettiği şey, "yaşam"dı. Stefan Zweig a göre 4 yıl sonra yaralı parmaklarından zincirleri çıkardıkları zaman sağlığı bozulmuş, şöhreti uçup gitmişti, ama kırık dökük bedeninden her zamankinden daha parlak fışkıran tek bir şey vardı: Yaşama sevinci...
Durumu en iyi anlatan cümle Nietzsche nindir:
"Hayatı kaybetmenin kıyısına yaklaşanlar, onu daha iyi tanırlar".
* * *
Evet, gemimiz su alıyor!
Daha iki ay evvel, mutluluk diyarına doğru pupa yelken yol aldığını düşündüğümüz o emektar vapurun gürültüyle batmakta olduğuna inanıyoruz şimdi...
Halbuki iki ay evvelki sevinç dalgası kadar bugünkü kasvet tufanı da aldatıcı...
Yegane gerçek şu:
Bu gemi su alıyor.
Batmamak için de yenilenmek durumunda...
Bu gerçeği görebilmek, maziyle yüzleşebilmek, sahip olduklarımızın kıymetini anlayabilmek için bugünkü acıları çekmemiz gerekiyordu.
Zamanla o sancılar olgunlaştıracak bizi... acının bilgeliği, gözümüzdeki mili çekip alacak.
Göreceğiz ki çare, kafileler halinde suya atlamak değil, gemiyi baştan aşağı yenilemektir.
Umutsuzluk her yanı kuşattığında, umudun vakti gelmiş demektir.
* * *
Sözü yeniden Nitzsche ye bırakalım:
"Bilginin her türü ıstıraptan gelir. Sefahat, duraklamak ve geriye bakmamak eğilimindedir, oysa acı hep nedenleri sorar. İnsan ağrılarda incelir. Sürekli kurcalayan, törpüleyen acı, ruhun toprağını altüst eder. Yeni düşünce meyveleri için gerekli havalandırmayı sağlayan da bu altüst oluştur".
* * *
Keşke kalemim yaralarınıza ümidin merhemini sürebilecek kadar güçlü olsa...
Keşke şu 20 - 30 satır, dağıtabilse bezginliğinizi; sözcüklerim dertlerinizden azat edebilse sizi...
Bu yazı, bunları yapamasa da şunu söyleyebilir:
Artık finali gördük; infaz mangasının önünden döndük.
Şimdi hayatı daha iyi tanıyoruz. Ona, yeni doğmuş bir bebeğin memeye sarıldığı andaki kadar tutkuyla sarılabiliriz yeniden...
2011 yılı geldiğinde geriye dönüp şöyle diyeceğiz:
"Yıl 2001 di, hiç unutmam; acılarımız o yıl başlamıştı. Her şeyin bittiğini sanıyorduk. Meğer kurtuluşun başladığı tarihmiş.
Acılarımızdan feyz alarak, onlarla kanatlanarak silkindik suskunluğumuzdan...
Ayakta durmaya mecali kalmamış köhne bir sistemi değiştirmeye o yıl başladık.
Yaralı parmaklarımızdan zincirleri çıkardıklarında yaşama sevincimizi hala kaybetmemiştik.
O sayede kederimizin üstesinden geldik. Ve kaderimizi yendik". Yazar : Can DÜNDAR | 
07.01.2008, 23:53
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Mukallid
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.665
Teşekkür etti: 5.114
Teşekkür aldı: 1.600 konuda 7.132 kere
| monaroza´isimli üyeden Alıntı Az önce mutfağa gittim;
Tezgah üzerinde küçük bir bal kutusu-hani şu otobüslerde vs. kahvaltılık olarak verilenlerden- nasılsa unutmuşum..
Ağzı yarı açık..
Etrafına karıncalar üşüşmüş.. İçine baktım; Balın içinde ölü 1-2 karınca Dışardakiler de, içeri girmeye can atıyorlar!
Tefekkür, tefekkür, tefekkür...
Tefekküre sevkettiniz.
Allahu Teala razı olsun.
Hatta bir teklifim olacak. Sizde uygun görürseniz bu durum tesbitini, ayrı bir başlıkta açsanız. | 
08.01.2008, 00:02
| |
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.379
Teşekkür etti: 26.889
Teşekkür aldı: 11.960 konuda 42.919 kere
| Allah razı olsun kardeşim açayım | 
08.01.2008, 00:05
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.379
Teşekkür etti: 26.889
Teşekkür aldı: 11.960 konuda 42.919 kere
| Teslimiyet Teslimiyet insanın bir bütün olarak dünyaya ve kendi faaliyetinin neticelerine, karşı iç tutumudur. Allah’ın idaresine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. Allah’a itaat, insana itaati meneder. Bu, insan ile Allah arasında ve dolayısıyla insan ile insan arasında yeni bir münasebet teşkil etmektedir. Onun için kaderi kabul etmek, kendini en büyük öçüde hür hissetmektir. Bu öyle bir hürriyettir ki, kaderi yerine getirmekle onunla ahenk içinde olmakla kazanılır. Mücadelemizi insani ve makul kılan, ona telkin ve huzur kanaatidir. Bize ait olan, gayret etmek, uğraşmaktır; netice ise Allah’ın elindedir.
...
Ey teslimiyet, senin adın İslam’dır! ALİYA İZZET BEGOVİÇ | 
12.01.2008, 22:30
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | ONURSAL ÜYE
Üyelik tarihi: 25.09.2007 Nerden: istanbul
Mesajlar: 2.411
Teşekkür etti: 11.611
Teşekkür aldı: 2.274 konuda 9.383 kere
| Teslimiyet insanın bir bütün olarak dünyaya ve kendi faaliyetinin neticelerine, karşı iç tutumudur.
Bu, insan ile Allah arasında ve dolayısıyla insan ile insan arasında yeni bir münasebet teşkil etmektedir.  | 
13.01.2008, 19:57
| |
dilerim isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.379
Teşekkür etti: 26.889
Teşekkür aldı: 11.960 konuda 42.919 kere
| dilerim´isimli üyeden Alıntı Bu, insan ile Allah arasında ve dolayısıyla insan ile insan arasında yeni bir münasebet teşkil etmektedir.  Allah’ın idaresine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir.  | 
13.01.2008, 20:00
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.379
Teşekkür etti: 26.889
Teşekkür aldı: 11.960 konuda 42.919 kere
| Bu Iş Hepimizin : )) Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Herkes, Birisi’nin bu işi yapacağından emindi. Gerçi bu işi Herhangibiri de yapabilirdi ama Hiçkimse yapmadı. Birisi buna çok kızdı. Çünkü iş Herkesin’in işiydi. Herkes, Herhangibiri’nin bu işi yapabileceğini düşünüyordu ama Hiçkimse, Herkesin yapmayacağının farkında değildi. Sonunda Herhangibiri’nin yapabileceği bir işi Hiçkimse yapmadığı için, Herkes, Birisi’ni suçladı… | 
19.01.2008, 01:42
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:09 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |