| | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | |  |
| | kûnfeyekûn
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.789
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 680 Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.416 konuda 4.552 kere
| Hoşlanmadığım Laflar Hoşlanmadığım Laflar --Hüdai Kalender Bilerek ya da bilmeyerek söz arasında kullandığımız öyle laflar vardır ki, onlardan birisini duymak, bu Hüdai kardeşinizi, aksi bir kedi gibi ense tüylerine kadar ürpertir. Bu ayki faslımızda işte bu hoşlaşmadığım laflardan dem vuracağım. Alışkanlık ile ağzına bu lafları sakız edenlerin bir miktar gocunmasına da aldırmayacağım. “KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” İŞTE o fena laflardan bir tanesi budur. Ağlar efendiler ağlar! Kendi düşen ağlar. Hem de ne ağlamak! Feryad ede ede, hönküre hönküre, yüzün gözün tırmaklaya tırmaklaya ağlar kendi düşen. Herifçioğlu ikaz dinlemez, ders almaz, “yapma”dan, “etme”den, yalvar yakardan tınmaz, nasihata kulak vermez de bir zarara düşer ise, ona her şeyden önce oturup ağlamak düşmez mi? “Zarara bilerek girene merhamet edilmez” kaidesinde, kendi düşenin haline, kimsecikler ağlamaz. Kendi düşen, kendi haline, kendi ağlar! “Ne edelim, kendi düşen ağlamaz” deyip, düştüğü çamuru misk ü amberdir diye yüzüne gözüne sürenlerin aklı, akıl mıdır? Kendi düşen, ağlamıyorsa, düştüğünün farkına varamamış demektir. Oysa ağlamalı! En çok, kendi düşen ağlamalı! Hem ağlamalı, hem de Rabbisine yalvarıp yakarmalı ki, “Ey kendi nefsine zulmeden kullarım! Rahmetimden ümit kesmeyin” emreden Rab Tealâ, o kimseyi düştüğü yerden kaldıracak bir sebeb yaratıp göndersin inşaallah. | 
21.02.2008, 15:43
|
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 19 üye:
anestu-nara, azadeyim, dilaram, diyarbekrî, Ebu-zer, iklimya, irşad, kapına_geldim, kebirulcady06, monaroza, muallim08, mutasyon, nurgül, root, siyahsancaktar, tayyibe, tÜrkÜ, Üftade, Ummu Seleme | | | kûnfeyekûn (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.789
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 680 Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.416 konuda 4.552 kere
| “ERKEĞİN KALBİNE GİDEN YOL MİDESİNDEN GEÇER” AYIPTIR, yazıktır, günahtır! Erkek milletini aşağılayan lafların en birincisi de budur. Efendim, Cenab-ı Hak, vücud makinesini ne şekilde yaratmış bellidir. Ağızdan içeriye girmek saadetine nail olan nimet, orda öğütüle öğütüle mideye kadar gider. Midede kışrı ile lübbü—bir kez daha— birbinden ayrılır ve faidelisi tutulup, faidesizi en kestirme yoldan dışarıya atılır. İmdi bu sözü ağızlarına pelesenk edenler, iş bu mideden kalbe giden hangi yol var imiş, göstersinler! “Canım kalpten kasıt, bir et parçası değildir. Sevmek mahallidir” der, kendilerini savunmaya kalkar iseler, o daha büyük hezeyandır! Zira, çiçeği sevmek, böceği sevmek, insanı sevmek, anayı babayı sevmek, evladı, yarı yaranı sevmek, Kitabı, Peygamberi sevmek ve dahi Allah’ı sevmek mahalli olan kalbe, bir zeytinyağlı dolmaya ram olmak yaraşır mı? Sırf, iyicene terbiye edilmiş diye, bir tas çorbanın ardına düşen kalp, aslında nerelere düşmüştür? Bir er kişi, kalbini bir tepsi künefeye satar mı? Sevmek bu kadar ucuz mudur? Hem, “Erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçer imiş” diye, kendilerini mutfaklara gömen hatun kısmısı, ne büyük bir aldanış içindedir. Onlara da, yazıktır! “Dolma saracağım, börek açacağım, yahni kaynatacağım...” diye sabahından akşamına kadar mutfak tezgahının üzerinde inim inim inleyen taife-i nisaya merhamet ediniz. Muhabbetinize, yemek-içmek gibi dünyevî lezzetler ile kota koymayınız. Mübarek Aişe annemizin naklettiğine göre, önüne konan hiçbir yemeğe karşı beğenmemezlik etmeyen Resul-i Ekrem Efendimiz’i (asm), bu meselede de rehber etmekliğimiz gerektir. Hem, herbir nimeti, Rezzak’ımızın bir lütfu bildikten sonra, “sirke ne güzel katıktır!” Hem, iki gönül bir olursa, tarhana çorbasından âlâ çorba, makarnadan leziz yemek, kimin aklına gelir. Ancaaak, üzerine ceviz yağı gezdirilmiş, çerkez tavuğu için, bir miktar ekistra muhabbet etmenin, zararı yoktur kanaatindeyim. | 
21.02.2008, 15:44
|
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
anestu-nara, Ebu-zer, iklimya, irşad, kapına_geldim, monaroza, nurgül, Payitaht, root, siyahsancaktar, tayyibe, Ummu Seleme | | | kûnfeyekûn (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.789
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 680 Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.416 konuda 4.552 kere
| “SABAHIN KÖRÜ” HOŞLAŞMADIĞIM lafların en fenası budur. Bir kere, “sabahın körü” diyen, asıl kendi körlüğünü ilan etmektedir. Gecenin karanlığından, sabaha çıkarılırken, gökyüzünü seyreylemeyecek kadar gafil bir insan var mıdır? Her sabah, mucizelerin en büyüğünü bize yaşatan Allah, Kelam-ı Kadim’inde “nefes alan sabahlara” yemin etmez mi? Daha gün ağarmadan, yuvalarında uyanan serçe kuşlarının cıvıldaşması gibi, kişioğluna neşve ile o taze sabah havasını içine çekip, “Bana yeni bir gün daha bahşeden Allah’a, hamd ü senalar olsun” demek gerekmez mi? “Her yeni gün, herkese bir yeni âlemin kapısı” değil midir? Güneşin, ufukta ağır ağır belirmeye başladığı, gökyüzünün, pembesi, erguvanisi ile renkten renge büründüğü o ter ü taze vakitler için—tövbe hâşâ—“sabahın körü” demek, en hafifinden ayıp değil midir? Ey azizler, gün doğdu mu, her şey yeniden doğar. Renkler yeniden doğar. Kuş sesleri yeniden doğar. İnsanlar uykularından uyanırlar, onlar dahi sanki yeniden doğar. Hülasa, “sabahın körü” diyenler, hakikatte, “sabah”ın körüdürler. Böyle bir nimet körlüğünden, Allah’a sığınırız. | 
21.02.2008, 15:45
|
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 15 üye:
anestu-nara, diyarbekrî, Ebu-zer, iklimya, irşad, kapına_geldim, kelimat, monaroza, muallim08, nurgül, root, siyahsancaktar, tayyibe, Üftade, Ummu Seleme | | | kûnfeyekûn (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.789
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 680 Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.416 konuda 4.552 kere
| “KENDİNE İYİ BAK!” ALIN size bir nahoş laf daha! “Kendine iyi bak!” Ya başkalarına? Onlara nasıl bakarsan bak. İster yan bak, ister düz bak. Amma kendine iyi bak! Peki nasıl olacak bu iş? Geçeceğiz aynanın karşısına kendimize iyice bakacağız öyle mi? “Yok öyle değil, sözde mecaz vardır. Yağ ile, bal ile, kaymak ile beslenip; terli terli su içmeyerek, öksürenin aksıranın yamacına ilişmeyerek..” Oldu mu ya!? Her an vücudumuzda olup biten sayısız hayatî faaliyet varken, insanın kendisine ne kadar iyi bakabileceği ortadadır. Damarlarımızda akıp giden alvuyarlara da bakacak mıyız? Beynimizdeki nöronlara peki? Böbreklerimize, karaciğerimize, ince barsaklarımıza?.. Nasıl bakacağız, hücrelerimizdeki golgi cisimcikleri ile endoplazmikretukulum’lara? Efendiler, biz kendimize iyi bakamayız. Bize Allah bakar. Öyleyse, “Kendine iyi bak!” gibi kuru bir laf-ü güzafı boşveriniz de, birbirinizi Allah’a ısmarlayınız. Çünkü “O ne güzel vekildir.” Hadi, Allah’a ısmarladık... | 
21.02.2008, 15:45
|
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 11 üye:
anestu-nara, diyarbekrî, Ebu-zer, iklimya, kapına_geldim, monaroza, nurgül, root, siyahsancaktar, tayyibe, Ummu Seleme | | | arıza
Üyelik tarihi: 21.06.2007
Mesajlar: 835
Yarışma Puanı: 650 Teşekkür etti: 1.470
Teşekkür aldı: 747 konuda 2.255 kere
| kendi düşen aglamaz
üzerine
bu söz kaba tabir ile bir " başa kakıç" tır.
özellikle kibirden burnunun ucunu göremeyecek kadar körlenmişse düşmezden evvel nefis sahibi,
halk;
"oh olsun hakettin " manasında bir iç rahatlama sendromuna girer,zevk alır.
belki yapabilme cürretine dir bütün serzeniş.
güç bela yetiştim mafrak az dur hele nereye yetişecen  | 
21.02.2008, 15:49
| |
tÜrkÜ isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
| | | kûnfeyekûn (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.789
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 680 Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.416 konuda 4.552 kere
| Benimde en sevmediğim laflardan biri
ozaman o iş Allah'a kalmış/kaldı.
nasıl bir kelimedir bu?
ister istemez bu kelimeyi duyduğumda tepkime engel olamıyorum...
sanki bütün ihtiyaçlarını isteklerini veren Yaradan değil de başkası! | 
21.02.2008, 15:54
|
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 13 üye:
anestu-nara, devr-i alem, dilaram, Ebu-zer, irşad, kapına_geldim, kelimat, mesutizm, monaroza, nurgül, siyahsancaktar, tayyibe, Ummu Seleme | | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.004
Yarışma Puanı: 640 Teşekkür etti: 3.116
Teşekkür aldı: 1.426 konuda 4.422 kere
| "Kendi düşen ağlamaz"...Cümlenin yapısına bakılırsa, bu cümleyi söyleyen kişi zaten kişinin kendisi değil  Deborahın da dediği gibi etraftan biridir, düşen kişinin bile bile, isteye isteye ,tüm uyarılara rağmen düşmesi sonucu "kendin ettin kendin buldun" misalidir.Yani düşen kişinin ağlamaya bile hakkı yoktur, çünkü düşüceğini bile bile düşmüştür zaten...
Erkeğin midesine gelince, kalbine gider mi bilmem ama, beynine kan sıçratabilir  şayet yemeği hazır değilse...Bayanlara yapılan en büyük uyarı nedir?Eşinizin yemeğini vaktinde hazırlayınızdır...Neden peki, çünkü kavgaların en birincil sebebidir...Ama istediği yemekler vaktinde, hoş ve lezzetli şekilde hazırlanırsa ne olacaktır?  şahıs yumuşak huylu, sakin, güler yüzlü bir hal alacaktır    İşte bu sinyalin manası kalbine giden yolların açık olduğudur...Ama tek başına yeterli midir?Bireye göre değişir, genellemek doğru olmaz....
Efendim "Sabahın körüne gelince"
Günümüz insanı 24 saatinin 10-12 saatini çalışmakla ve yollarda geçiriyor, geriye kalıyor 12 saat diyelim, evde yemek yiyor, bir takım işlerini hallediyor, ister istemez yoruluyor ve 8 saatini uyuyarak geçirmek istiyor...Yorgun, bitkin, yitkin(!)sabahın erken vaktinde kalkıyor daha hava aydınlanmadan yine iş başı yapıyor...O kadar yoruluyor ki, uyku yetmiyor, öfkeleniyor, işe gitmekten nefret ediyor, sıcacık yatağında uyayacağı bir 5 dakikanın hesabını yapıyor...Bu kişi için günün mutlu aydın şen olması mümkün müdür?Bilemiyorumm  
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır... | 
21.02.2008, 17:25
| |
iklimya isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.004
Yarışma Puanı: 640 Teşekkür etti: 3.116
Teşekkür aldı: 1.426 konuda 4.422 kere
| "Kendine iyi bak" ı unutmuşum  Yine bu cümle iyi ya... şuna ne demeli"KENDİNE İYİ DAVRAN"...Yani sen demesen kendimi paralayacaktım...tobe tobe...
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır... | 
21.02.2008, 17:29
| |
iklimya isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 12.02.2008
Mesajlar: 201
Yarışma Puanı: 820 Teşekkür etti: 1.425
Teşekkür aldı: 184 konuda 717 kere
| MafraK´isimli üyeden Alıntı “ERKEĞİN KALBİNE GİDEN YOL MİDESİNDEN GEÇER” Ama bu doğru. Erkekler yemekten sonra mutluluk hormunu salgılarlar. Evin hanımı yenmekten önce eşine sabır gösterip, sofrayı bir güzel donatıp, eşinin karnının doymasını saglamalıdır. Karnı doymuş bir erkek emrinize amadedir 
Ayrıca onlardan bir peygamber veya sahabe gibi davranmalarınıda bekliyemeyiz.
Sevgileri sonsuzdur. Hanımlara duşen bu sevgiyi orataya cıkarmaktır. | 
21.02.2008, 18:41
| |
Üftade isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 07.09.2007
Mesajlar: 780
3 Albümü var
Yarışma Puanı: 990 Teşekkür etti: 2.735
Teşekkür aldı: 691 konuda 2.524 kere
| Güzel bir konu açmışsınız, teşekkürler...
"kendine iyi bak" garip ve bize hiç uymayan bir söz..
zira yabancıların (ingilizce) "care yourself" lerinin berbat bir tercümesi....
belki "kendine mukayyed ol" daha uygun bir tercüme olabilirdi ama bu sefer de
"mukayyed" i tercüme etmek gerek 
Mafrak, çok haklısın "işimiz Allah'a kaldı" ne demek?
ben de çok rahatsız olurum bu gibi cümlelerden.....kişiyi uyarmak gerek..
tv den duyunca da "tövbe estağfirullah" demek düşüyor tabii  | 
21.02.2008, 19:06
| |
devr-i alem isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| |  | | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:52 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |