|
"Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu! düşüncemizin katlanması mı güzel, zalim kaderin yumruklarına, oklarına, yoksa diretip bela denizlerine karşı dur, yeter! demesi mi?"
Düşüncelerimiz, içine girip, yok olduğumuz derin, susuz kuyularımız... Hiçbir ışığın ve sesin ulaşamadığı dipsiz çukurlarımız... Aralarında kaybolduğumuz çıkmaz sokaklarımız...İçinde çırpındığımız, yuvarlandığımız, çalkalandığımız, batıp çıktığımız fırtına denizlerimiz... Düşüncelerimiz, kendi hayatlarımıza sapladığımız, ihanet hançerlerimiz!
Katlanarak büyüyen, katlanarak acıtan, katlanarak yok eden...
Hayat sizi şımartmıyor, siz boğuşurken o sanrı zannettiğiniz gerçeklerle...hayat dalga geçiyor sizinle, siz kayıplarınızın ardından acı ve hasretle bakarken...hayat, orada sapasağlam kalıyor, siz tüm o yüklerin altında; eğilirken, bükülürken...savrulurken, yaralarla acırken...değişen, ruhunuzken, değişen bedeninizken, değişen kendinizken...
Düşünceleriniz katlanıyor, katlandıkça da dur yeter diyor o bela denizlerine...o felaket zincirlerine...
Ayakta kalmanın başka yolu var mı? Ve bu yolda, yanınızda asla bir başka insanın olamayacağını acıyla farkederken...
Teselli; tek bir Gücün sizinle olmasını bilmekte... O zaman kim korkar o hain denizlerden!
|