12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 46 (17 Kayıtlı ve 29 Misafir) bulunmaktadır.

Online   afitap, Almula, barika, canane, DuaLar, fani, KalbiDostum, KapaSite, nur talebesi, siyahsancaktar, sonyaprak, ta-ha, yekru Hak-dilaram, kapına_geldim



Hak-dilaram » GENEL » Serbest Kürsü » Siz Olsaydınız Neyapardınız.? yaşanmış gerçek olaylar


 
Seçenekler
TECRÜBELİ ÜYE
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 643




Teşekkür etti: 118
Teşekkür aldı: 482 konuda 1.447 kere
kucult  büyük
Daumen hoch Siz Olsaydınız Neyapardınız.? yaşanmış gerçek olaylar

Siz Olsaydınız Neyapardınız.? yaşanmış gerçek olaylar



YAŞANMIŞ GERÇEK OLAY

Adamın biri arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır arabaya.... adam arka tarafa biner.....
şöför...- eee hemşerim kimsin nereye
gidersin...der....
yolcu- ben Azrailim..canını almaya geldim der......
şöför alaycı bir tavırla- sen mi Azrailsin der..yaw senin gibi Azrail olurmu hiç der....
yolcu sakin bir tavırla sen daha önce Azrail gördünmüde tarif
ediyorsun der...ve ekler yolcu....- inanmadın bana öylemi der...
şöför- inanmadım tabii der......yolcu- o zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın der.....
gerçekten de adamın dediği gibi şöför 200 metre ilerde bir
yolcu daha alır..ama yolcu ön tarafa oturur...olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır.....
şöför yanındakine...- ee sen kimsin nereye gidersin
der....
öndeki- abi ben merkezde bir yerde indirirsen çok sevinirim
adım felanca der......
şöför- yaw şu arkadaki adam bana Azrailim diyo
görüyonmu şu herifi hem iyilik ediyoz hemde dalga geçiyor zibidi der....
öndeki arkaya bakar ama kimse yoktur....öndeki- abi arkada kimse yokki.....
şöför hışımla arkaya bakar ve- körmüsün be adam arkada oturuyor ya der.....
öndeki arkaya bir daha bakar ve- abi senin kafan iyimi yoksa dalga mı geçiyorsun der...
bu sefer arkadaki söze girer....- gördünmü der öndeki
beni ne duyabilir nede görebilir der şöföre.
şöför bir anda dizlerinin bağı çözülür bet beniz atar....
arkadaki şöföre...- hadi der arabayı kenara çek 2
rekat namaz kıl canını alacam der.....
şöför ağlamaklı çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan.....
sonra....sonra ne olmuş biliyormusunuz? ? ? ? ?
adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar... )
__________________
ALLAH'IN BILE INSANLAR HAKKINDAKI
HÜKMÜNÜ, ÖMÜRLERI SONA ERDIKTEN SONRA
VERDIGINE INANIRKEN ...BIZ KIM OLUYORUZDA
INSANLARI BIRKAÇ KEZ GÖRMEK IKI ÜÇ YAZI OKUMAK
BIRKAÇ DEDI KODU DINLEMEKLE... YARGILAMA HAKKINA
SAHIP OLABILIYORUZ.!
eski 03.03.2008, 10:45 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 643




Teşekkür etti: 118
Teşekkür aldı: 482 konuda 1.447 kere
kucult  büyük
Daumen hoch

YAŞANMIŞ GERÇEK HABER
Bu olay Kayseri-Bünyan ilçesi sinirlari içerisinde yasanmistir ki, olayın kendi Alfred Hitchcock'un meshur korku filmlerini bile çok gerilerde birakacak kadar tüyler ürpertici.

Kendisi Bünyanlı olmayan, politikayla uğraşmis ve halen Kayseri'de yaşayan işadamı, Bünyan sınırında, Kayseri Malatya kara yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer. Lokantaya oturur ve orada kalabalık toplulukla birlikte bir ufak rakı içer.

Yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çıkar. Ancak dışarısı hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipi fırtınası baslamıştır. Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre mesafedeki, Bünyan'a dönüs yolu kenarına varır. Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir.

Fırtına daha da şiddetlenir. Adam bir-kaç adım ötesini bile görememektedir. Gelip-geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanlıklar içerisinde, hayalet gibi yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farıni fark eder. Arabanin, tam önünde yavaslamasıyla birlikte hemen arka kapıyı açar ve arabaya biner. Kapıyı kapatır, araba yeniden hareket eder. İçeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne?

Araba da kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden paniğe kapılır. Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba hızlanmış, hem de korku ile dizleri baglanmış, hareket edemez hale gelmiştir. Araba keskin bir viraja dogru yaklaşır. Adam dua etmeye baslar.

Tüm günahlari için tövbe eder. Arabayı durdurması için Allaha yalvarır. Tam bu esnada, pencereden bir el uzanır ve direksiyonu kıvırarak, sert virajdan arabanın dogru yola dönmesini sağlar. Her tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah'a yalvarış ve yakarışı artar ve her seferinde de bir el dişarıdan uzanıp, direksiyonu çevirir.

Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını kımıldatır. "Ya Allah koru beni..." deyip, kapıyı açmasıyla birlikte, kendisini arabadan dişarı fırlatır. Bir kaç takla attıktan sonra, şarampolde kendisine gelir. Defalarca üç İhlas-bir Fatiha okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulaşırr ve bir kahvehaneye girer. Üstübaşı ıslak ve şok haldedir.

Kendisini tanıyanlar hemence sobanın başına alırlar. Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen doğa üstü ve korkunç olayı anlatır. Olayı dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kişinin aklı başında ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir pozisyonda olduğunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik olusur.


Yaklaşık yarım saat sonra, aynı kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki kişi girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada, gelenlerden birisi, diğerine şunları söyler :
-

Hasan Yıldız baksana, şu sobanin başında oturan geri zekalı, bizim araba yolda kalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip-inen kişi değil mi?-
__________________
ALLAH'IN BILE INSANLAR HAKKINDAKI
HÜKMÜNÜ, ÖMÜRLERI SONA ERDIKTEN SONRA
VERDIGINE INANIRKEN ...BIZ KIM OLUYORUZDA
INSANLARI BIRKAÇ KEZ GÖRMEK IKI ÜÇ YAZI OKUMAK
BIRKAÇ DEDI KODU DINLEMEKLE... YARGILAMA HAKKINA
SAHIP OLABILIYORUZ.!

Konu Dagistan tarafından (05.03.2008 Saat 23:00 ) değiştirilmiştir..
eski 03.03.2008, 10:48 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
لاالاه الاالله محمدالرسل
 
DeRCan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.02.2008
Nerden: evden
Mesajlar: 2.641




Teşekkür etti: 7.936
Teşekkür aldı: 2.529 konuda 9.303 kere
kucult  büyük
çok güldüm ya çok komik
__________________
İnsan rûhu, iki ateşten biriyle tasfiye olunur. Birinci ateş, dünyada emirleri yapmaktaki zorluk; nefsî arzuları terk etmekteki meşakkattir. Buna mukâvemet etmeyen, âhiret ateşiyle tasfiye olunur; tabii ki, iman varsa. İman yoksa, ateş böceği olur.
İSMAİL bin MAHFUZ kuddise sirruh
eski 03.03.2008, 11:08 DeRCan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
DeRCan isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 04.03.2008
Mesajlar: 25




Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldı: 28 konuda 92 kere
kucult  büyük
ilkini biliyordum ama adamın yerinde olsam ben direk korkudan ölmüştüm ikincisini okurken de ödüm koptu yaa o kişinin yerinde olsam kesin delirirdim heralde, iyi dayanmış
eski 05.03.2008, 21:49 nobody isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:01 .