| Eğitimli kadınlar, şiddet gördüğünü gizliyor DİYARBAKIR -AA- Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama
Merkezi (KHDUM) Yöneticisi Sevim Ölmez, ekonomik özgürlüğü olan eğitimli
kadınların şiddet gördüğünü gizlediğini söyledi.
Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi'nin, hukukun üstünlüğü nü ve
kadının insan haklarını savunmak, korumak ve geliştirmek amacıyla kurulduğunu
belirten Ölmez, AA muhabirine yatığı açıklamada, KHDUM'a başvuru yapan
kadınların yüzde 60'ının aile içi şiddete maruz kalanlar olduğunu bildirdi.
Ölmez, fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik ve benzeri her türlü şiddete maruz
kalan kadınlara, 1999 yılından bu yana ücretsiz bilgilendirme ve hukuki yardım
sağlamaya yönelik hizmet verdiklerini ifade etti.
Merkeze başvuran kadınların sayısının her geçen gün arttığını belirten Ölmez,
başvuruların artmasının, kadınların bilinçlendiğinin bir göstergesi olduğunu
bildirdi.
Başvuru yapan kadınların yüzde 60'ının aile içi şiddete maruz kalan kadınlar
olduğunu açıklayan Ölmez şöyle konuştu:
"Bize yapılan başvurulardaki kayıtlarda aile içi şiddete maruz kalan kadınların
oranı yüzde 60 gibi görünse de, şiddete maruz kalan ancak başka sorunları ile
ilgili destek almak için başvuru yapan kadınlar da var. Başka taleplerle gelen
kadınlara sorduğumuzda aile içi şiddete maruz kaldığını doğruluyor, ama
bununla ilgili bir şikayette bulunmuyor.
Bir de şiddet gördüğünü hiç açıklamayan kadınlar var. Aile mahremiyetinin
korunması, geleneksel yapı ve ailenin dağılmasının önlenmesi amacıyla şiddet
hala saklanıyor. Örneğin şiddet uyguladığı için uzaklaştırma alan eşinin tedbir
süresi geçtikten sonra daha çok şiddet göstereceğini düşünen kadınlar var.
Başvuran kadınlar arasında çocukları için bu şiddete katlanması gerektiğini
düşünenler de var."
Başvuruda bulunanlar arasında travma geçirecek kadar ağır şiddet gö ren
kadınların olduğunu, ancak, toplum baskısı nedeniyle ya da kazanılan statünün
yitirilmemesi ve saygınlığın zedelenmemesi için şiddet gördüğünü gizleyen
öğretmenler, doktorlar ve değişik meslek grubundan kadınların olduğunu ifade
eden Ölmez, bu kişilerin kayıtlarının dahi alınmasını istemediklerini söyledi.
Ölmez, son iki yılda bin 105, son 4 yılda ise bin 500 kadının merkeze
başvurduğunu ifade ederek, başvuruların her geçen yıl arttığını, 2006 yılı
içinde ayda ortalama 33, 2007 yılında 45 ve 2008 yılının ilk 3 ayında da ayda
ortalama 60 başvurunun olduğunu söyledi.
Kadının bilinçlenerek hakkını aramaya başladığını belirten Ölmez, eğitimden
yoksun erkeklerin bu hak aramayı kendilerine başkaldırı olarak değerlendirdiğini
ve daha çok şiddet uygulamaya başladığını belirtti.
Merkez olarak kadınları bilinçlendirmek amacıyla mahalle, erkekleri
bilinçlendirmek amacıyla da kahve toplantıları yaptıklarını belirten Ölmez, din
adamlarına da önemli görevlerin düştüğünü ifade etti.
Nitelik ve nicelik olarak ihtiyaca cevap vermeyen kadın sığınma evleriyle ilgili
çalışmaların hızlandırılması gerektiğini de ifade eden Ölmez, yeni yasaya göre 50
bin nüfuslu belediyelerin sığınma evi açma zorunluluğu olduğunu hatırlattı.
Yasaların yeterince caydırıcı olmadığına dikkati çeken Ölmez, şöyle dedi:
"Töre ve namus cinayeti davalarında tahrik indirimi hükmü uygulanmamalı.
Cezalar son derece düşük olduğunda caydırıcılığı da kalmıyor. Yaş indirimi de
göz önüne alınarak cinayetler küçük yaştaki çocuklara işletiliyor. Bu nedenle
4320 sayılı yasanın işlevsel hale getirilmesi ve yasa kapsamından daha çok
kadının faydalanabilmesi için devletin, STK'ların, yerel yönetimlerin, basın yayın
kuruluşlarının işbirliği yaparak toplumsal bilinci oluşturması ve bu konudaki
duyarlılığı artırması gerekmektedir."
__________________ İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtırlar. |