Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 51 (15 Kayıtlı ve 36 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Onun huzurunda olduğumu o kadar çok hayal ettim ki... Onunla o kadar çok konuştum ki içimden. Onu şevkatli bir baba bildimde utanmayı akıl etmedim. Ellerine abdest suları döküp havlular tuttuğumu hayal ettim... Yanlış bir şey yapınca, kızmadan azarlamadan doğrusunu öğreteceğini bildimde hep yanına yanına sokuluvermek istedim. Lakin onu o kadar az gördüm ki... Ona benzemeye çalışanlar Çok da.... becerebilenler o kadar az ki.. O benim evime gelmese de ben onun evine kendimi misafir ettim. Onu bir öğretmen bildim sorularımı sordum. Onu bir kayırıcı bildimde, eziyet edenleri şikayet ettim. Ben ağlarken, bana mendil uzattığını hayal ettim. Umutsuzca çırpınırken ben... ---Hadi gel! diye çağırdığını zannettim. Onun huzurunda olmak! O benim yabancım değil ki çekineyim
cümlemize inşallah..
allah razı olsun kardeşim....
__________________
Ey gafil aç gözünü gel biraz intibaha, Üçgünlük dünya için kalkma at gibi şaha, Çalış hak gözet böylece er felaha, Bari yüzün ak olsun giderken ALLAH'a....
Onun huzurunda olduğumu o kadar çok hayal ettim ki... Onunla o kadar çok konuştum ki içimden. Onu şevkatli bir baba bildimde utanmayı akıl etmedim. Ellerine abdest suları döküp havlular tuttuğumu hayal ettim... Yanlış bir şey yapınca, kızmadan azarlamadan doğrusunu öğreteceğini bildimde hep yanına yanına sokuluvermek istedim. Lakin onu o kadar az gördüm ki... Ona benzemeye çalışanlar Çok da.... becerebilenler o kadar az ki.. O benim evime gelmese de ben onun evine kendimi misafir ettim. Onu bir öğretmen bildim sorularımı sordum. Onu bir kayırıcı bildimde, eziyet edenleri şikayet ettim. Ben ağlarken, bana mendil uzattığını hayal ettim. Umutsuzca çırpınırken ben... ---Hadi gel! diye çağırdığını zannettim. Onun huzurunda olmak! O benim yabancım değil ki çekineyim
ne güzel anlattın..
seni yürekten kutlarım kardeşim...
allah razı olsun....
__________________
Ey gafil aç gözünü gel biraz intibaha, Üçgünlük dünya için kalkma at gibi şaha, Çalış hak gözet böylece er felaha, Bari yüzün ak olsun giderken ALLAH'a....
ben rüyama teşrif eden O'nun sünnetine kalbden bağlı ve bendesi olan zatın karşısında bile bakışlarımı kaldıramadım yerden... Gözlerimin kapaklarına kurşun dökülmüş gibi, mübarek bana "bak" diyene kadar olmadı cesaretim..
değil mi ki O Aleyhisselatü Vesselam'ın huzurunda olacağım...
Yahu eğer O canımı bile kurban verebileceğimin huzurunda olsam... zaten ne gam?
Derdim huurun varmak değil..
huzura varacak bendelik şerefinin sahibi olmak..
olur da bayram günü nasıl padişah huzura raiyyetindekileri kabul eder, aracısız..
o vakt o kalabalıkta bizi görsün diye için için umud ederdim herhal...
Derinden bir aaah! çekerek diyorum ki,
Adı anıldığı zaman aleyhissalatu vesselam Efendimiz'in dizlerimin bağı çözülmüyorsa,
Bilal-i Habeşi radıyallahu anh'ın O'nun vefatından sonra ezanı okurken İsmi geçen yer geldiği zaman dili tutulup gözyaşlarının sel olması gibi olmuyorsam,
hep heves, hep heves, hep öyle olmaklığı zannediş....
olacak olan O aleyhisalatu vesselam varken de yokken de olur.
O'nun huzurunda huzurdan başka bir hal olabilir mi?
O'nun huzurunda üzüntü keder dert sıkıntı olabilir mi?
Bütün negatif enerjiler pozitife dönmez mi?
Huzurunda bulunur huzur.
Huzura teslim ederdim kendimi ben de.
allah razı olsun kardeşim...
__________________
Ey gafil aç gözünü gel biraz intibaha, Üçgünlük dünya için kalkma at gibi şaha, Çalış hak gözet böylece er felaha, Bari yüzün ak olsun giderken ALLAH'a....
ben rüyama teşrif eden O'nun sünnetine kalbden bağlı ve bendesi olan zatın karşısında bile bakışlarımı kaldıramadım yerden... Gözlerimin kapaklarına kurşun dökülmüş gibi, mübarek bana "bak" diyene kadar olmadı cesaretim..
değil mi ki O Aleyhisselatü Vesselam'ın huzurunda olacağım...
Yahu eğer O canımı bile kurban verebileceğimin huzurunda olsam... zaten ne gam?
Derdim huurun varmak değil..
huzura varacak bendelik şerefinin sahibi olmak..
olur da bayram günü nasıl padişah huzura raiyyetindekileri kabul eder, aracısız..
o vakt o kalabalıkta bizi görsün diye için için umud ederdim herhal...
allah razı olsun kardeşim...
__________________
Ey gafil aç gözünü gel biraz intibaha, Üçgünlük dünya için kalkma at gibi şaha, Çalış hak gözet böylece er felaha, Bari yüzün ak olsun giderken ALLAH'a....
Derinden bir aaah! çekerek diyorum ki,
Adı anıldığı zaman aleyhissalatu vesselam Efendimiz'in dizlerimin bağı çözülmüyorsa,
Bilal-i Habeşi radıyallahu anh'ın O'nun vefatından sonra ezanı okurken İsmi geçen yer geldiği zaman dili tutulup gözyaşlarının sel olması gibi olmuyorsam,
hep heves, hep heves, hep öyle olmaklığı zannediş....
olacak olan O aleyhisalatu vesselam varken de yokken de olur.
diyrum. vesselam
allah razı olsun kardeşim...
__________________
Ey gafil aç gözünü gel biraz intibaha, Üçgünlük dünya için kalkma at gibi şaha, Çalış hak gözet böylece er felaha, Bari yüzün ak olsun giderken ALLAH'a....