Bakıyorum hayatlarımıza..
Düşünüyorum..
60 senelik ömrümüzü -kendimizce- daha güzel, daha rahat geçirmek için bir şeyler yapıyoruz ama sonra da yaptığımız işin menfi taraflarını gidermek için bir sürü zaman, güç ve para harcıyoruz. Neticede bir kısır döngüyle yine aynı noktada buluyoruz kendimizi.
Mesela:
Hayatımız kolaylaşsın diye cep telefonu kullanıyoruz. Sonra da vücudumuza verdiği zararların telafisi ya da bunlardan korunmak için ömür tüketiyoruz.
Evimiz daha rahat, güzel olsun diye eşyalar alıyoruz sonra bunların temizliğiyle bakımıyla uğraşıyoruz. (Ev ve eşyalar kirlendiği zaman evin hanımı ile eş ve çocuklar arasında geçen diyaloğun moralmen yıpratıcılığını ve hanımın "Daha yeni temizledim ben buraları!" serzenişleriyle çöküşünü de gözardı etmeyelim.

)
(Özellikle kadınlar için) Cildimiz kırışmasın, yaşlı görünmesin diye türlü ürünler kullanıyoruz, sonra da aynı ürünlerin sebep olduğu deformasyonu gidermeye uğraşıyoruz.
(Özellikler erkekler için) Arabamız olsun rahat edelim diyoruz, sonra da ozon tabakası delindi, küresel ısınma diye eteklerimiz tutuşuyor.
Bence biz kendimizi fazlaca bir şey zannediyoruz. Allah'ın yarattıklarının da iki yönü var. (İyi-kötü, faydalı-zararlı gibi) Ama bizim elimizden çıkanların menfi yönü çok daha belirgin ve fazla. Buna daha fazla dikkat etmemiz gerek aslında.
Bu biraz da ihtiyaçtan fazlasına göz dikmemizle alakalı gibi düşünüyorum ben. Ne kadar fazla rahatımıza düşkünlük gösterirsek o kadar zararımıza sonuçlar ortaya çıkıyor sanki. Çamaşır makinesi de televizyon da icat edilmiş nesneler ama fayda ve zarar bakımından çok farkları var.
Saygılar..