Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun
Mücâdele-9
İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek..İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz.
Taberani
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 26 (3 Kayıtlı ve 23 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Gördüğünüz şekil yin-yang yani Taoizm dininin simgesi. Ve Müslüman bir çok genç bu amblemi kolye, küpe ve yüzük olarak kullanmakta. Bu nasıl bir cehalettir ki başka bir dinin simgesini kullanmaya bizi sürüklesin. Müslüman genç! Hoşuna giderek boynuna taktığın o şeyi taoistler dininin gereği olarak kullanıyorlar. Ve o kolye boynunda, çantanın üzerinde, şimdi bir taoistten ne farkın var?
alıntı...
Kurucusu Lao-Tzu’dur. Kutsal metni Tao Te Chıng. Hua Hu King adlı eser de Taoculuğun da ‘‘evrensel’’ bir din olduğunu iddia eder niteliktedir. Dine göre eski zamanlarda gök her şeyin hakimiydi. Lao-Tzu, göğün manevi ve ideal anlamlarını inkar eder.
Tao, bazen ‘‘Ana’’ diye de adlandırılır. Çünkü her şey O’ndan gelir. Tao’dan bir doğar, birden iki : Yin ve Yang; iki’den üç: Yin, Yang ve nefes; üçten yaratılmış evren. Tao, göğün ve yerin kaynağı, yaratıcı aynı zamanda yaratıcı prensiptir.
Şimdi yin-yang ın tanımına bakacak olursak : Çince’de kainatın düzeniyle ilgili (kozmik) enerjinin iki kutbuna Yang (pozitif) ve Yin (negatif) denir. Bu iki kutup, Eril ve dişi, katı ve boyun eğen, güçlü ve zayıf,[1] sema ve arz,[2] karanlık ve aydınlık, gizli ve açık[3] gibi buna benzer karşılıklı olan her şeyin genel adıdır. Ve tabi tanrı ve şeytan…
Yin-Yang ikilisinin sembolü kainatın karanlık-aydınlık, olumlu-olumsuz, dişil-eril, gibi eksiksiz bir denge içinde bulunması gereken, iki büyük gücünü gösterir. Bu iki güç birbirinden bağımsız, kendi başlarına varlıklarını sürdüremeyip birbirlerine bağlıdırlar.[4] Yani tanrı ve şeytanda birbirine bağlıdır.
Ve Taoizm deki tanrı inancıyla İslam’daki Allah inancının Karşılaştırılması:
İnsanoğlu var olduğundan bu yana kendisini koruyacak, ona karşılaştığı zorluk ve korku anında yanında olacak maddi ve manevi bir şeye, bir varlığa ihtiyaç duymuştur. Bu ihtiyaç onun fıtratında yani yapısında mevcuttur. İkinci bölümün başında da dediğimiz gibi Allah, insana tevhid inancını bulabilme yetisi vermiştir.
Her insan bu yetisiyle Allah’ın varlığını ve birliğini bulur ve dara düştüğünde ona sığınır. Allah’ı çok yüce ve kendinden uzak gördüğü için de araya aracı tanrılar koyar. Allah’a inanmanın sayısız delili olduğu halde bu aracılar hayal ürünüdür. Bu yüzden insan hesaba çekildiğinde; Allah’ın varlığından habersiz olduğunu iddia edemeyecek, atalarını şirk üzere görüp onlardan dolayı aracı tanrılara sığındığını mazeret olarak gösteremeyecektir. Zaten tarih boyunca insan hiçbir zaman tek ve yüce olan bir tanrının varlığını inkar etmemiştir
Taoizm’e bakacak olursak; Tao’nun yaratma, yönetme ve hükmetme yetkilerinin başka varliklara verilmesiyle başladigi görülmektedir.( Taoizm'e göre bu alem mevcut olan (Yang) la mevcut olmayan (Yin) in birleşmesinden meydana gelmiştir. Bazı kaynaklara göre tao, Tanrı' nın sembolleştirilmiş varlığı olarak anılmaktadır.)
Halbuki Kuran'i Kerim Allahu Teala’nın mülkünde hiçbir ortağının olmadığını, gökte ve yerde ne varsa hepsinin ona ait olduğunu ve kainattaki tasarruf yetkisinin ancak onun elinde bulunduğunu belirtir.
Tao’nun yaratma vasfı elinden alınmıştır. onun bu vasfı Te’ye verilmiştir. Diger yandan Yin ve Yang ikilisi, Te kavraminin içini doldurmakta ve onun mahiyetini, yaratmayi nasil gerçekleştirdigini ifade etmektedir. Bu yolla Tao’nun varlık alemindeki gücü ve yaratma vasfı Yin ve Yang’a dolayısıyla da Te’ye devredilmiştir. Te, Tao’nun varlık alemindeki yansıması, gücü konumundadır. Yaratılan her şey Te’nin kontrolündedir. Yin ve Yang ikilisi varolmanın ve yaratmanın prensibidir.
Halbuki Kuran'ı Kerim yaratma ve yok etme gibi vasıfları birbirinden ayırmaz veya bu gücü başkalarına vermez. İlahlığı Allah’a has kılar ve onun dışında başkaca bir ilah kabul etmez. Başka ilahlar edinmeyi de şirk kabul eder. Bu konuda ki bazı ayetler şöyledir:
“Eğer yer ile gökte Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, bunların ikisi de muhakkak fesada uğrar yok olurdu. O halde Arş'ın Rabbi olan Allah, onların vasfetmekte oldukları şeylerden (bütün noksanlıklardan) beridir, münezzehtir.”[6]
“31-De ki, "size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O, kulaklara ve gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kim? İşleri idare eden kim?" Hemen "Allah'dır" diyecekler. De ki, "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
32-İşte o Allah sizin gerçek Rabbinizdir. Gerçeğin dışında sapıklıktan başka ne vardır? O halde haktan nasıl çevriliyorsunuz?” [7]
karşıtlıklar yakınlıktır diye.yani iyinin içinde kötü kötünün içinde iyi bulunur diye biliyorum.
__________________
BİRGÜN DÜNYAYA AİT BÜYÜK BİR DERDİN OLURSA RABBİNE DÖNÜP;
"BENİM BÜYÜK BİR DERDİM VAR! "DEME,
DERDİNE DÖNÜP "BENİM BÜYÜK BİR RABBİM VAR! "DE