Bayrak
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 55 (15 Kayıtlı ve 40 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, DeRCan, dilerim, gandara_34, lale, muhakematçı, okyanus, seydaoglu, tÜrkÜ, turab, ŞüHeDa izdüşüm, root


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » EDEBİYAT » Sevgili Dost » dostluk aynı zamanda vefa ile kardeştir...


Cevapla
 
Seçenekler
dayan gönlüm
 
kardem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.01.2008
Mesajlar: 208


 
 
Teşekkür etti: 183
Teşekkür aldı: 201 konuda 936 kere
dostluk aynı zamanda vefa ile kardeştir...









İKİNCİ DÜNYA Savaşı yıllarında, Almanlara karşı mücadele eden bir Fransız birliğinde çarpışan iki arkadaştan biri ağır yaralanmıştı.
Geri çekilen Fransız birliği, yaralı askeri çatışma alanında bırakmıştı.

Yaralı askerin arkadaşı, çatışma alanına dönüp arkadaşını getirmek istiyordu.

“Arkadaşın herhalde ölmüştür” dedi komutan. “Onun cesedini getireyim derken kendi hayatını tehlikeye atmanın gereği yok.”

Fakat, askerin bitmek bilmeyen ricaları karşısında, komutan yumuşadı.

Bir müddet sonra çatışma alanından geri dönen askerin sırtında, yaralı bir beden değil, bir ceset vardı.

“Görüyorsun” dedi komutan, “bir hiç uğruna hayatını tehlikeye attın.”

“Hayır” diye cevap verdi asker. “Onun benden istediği şeyi yaptım ve ödülümü aldım. Onu kaldırıp kollarımın arasına aldığımda, henüz ölmemişti. ‘Biliyordum Tom’ dedi, ‘geleceğini biliyordum. Beni yalnız bırakmayacağını biliyordum.’”
__________________
"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile.."
eski 24.03.2008, 11:46 kardem isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
nadide üye
 
ANATOLYA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
Mesajlar: 15


 
 
Teşekkür etti: 15
Teşekkür aldı: 15 konuda 60 kere
ANATOLYA - MSN üzeri Mesaj gönder
dostluk vefa ile bütünleştiğinde erdemleşir bu herkese nasip olmaz

rabbim herkese erdemli dostluk nasib etsin:gul
:
eski 24.03.2008, 12:41 ANATOLYA isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
ANATOLYA isimli üye'ye teşekkür eden 10 üye:
Şeref Üyesi
 
^diyar^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.01.2008
Mesajlar: 158


 
 
Teşekkür etti: 138
Teşekkür aldı: 153 konuda 902 kere

Uzaklık mı?O bizim için değil dost.

Biz 'yürek devleti'yiz ötelere uzanan...

Açarız avucumuzu, Doslarla o dem yürek yüreğe konuşuruz...

Gözyaşımız vardır bizi ayakta tutan;Bir de gönül selamımız...

Dost için geceleri tatlı uykumuzu böleriz,

Dost için secdeye kapanır dua ederiz.

Dostun muhabbetiyle gelir Hak selamı,

Bize en güzel hediye dost kelamı.
__________________
tükendi kapı arası cümlelerim!....
eski 28.03.2008, 14:00 ^diyar^ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
^diyar^ isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
dayan gönlüm
(Konuyu Başlatan)
 
kardem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.01.2008
Mesajlar: 208


 
 
Teşekkür etti: 183
Teşekkür aldı: 201 konuda 936 kere
Ne olursa olsun dostum!..










Dostum, can dostum
Derin derin düşünüyorum.
Geceleri uyumadan, bütün dünyayı göz kapaklarımın altına yerleştirerek.
Kâh sağa, kâh sola bakarak düşünüyorum.
Ateş mi güzel, su mu? Kuşlar gibi her şeyi tepeden görüp, içine girmeden yaşamak mı? Yoksa yollarda çamurlara bulanıp, tekrar temizlenip, temizliğin güzelliğini bilerek yaşamak mı?
Ağlamak mı, gülmek mi? Sevinmek mi, üzülmek mi? Hangisi katında makbul olurdu?
Söylediğin gibi; herşeyden biraz biraz olmalı mı?
Kuşlarla uçmayı, yerlerde sürünmeyi, hem suya girip hem ateş gibi yanmayı, bunları yaparken de bir bütün olarak bunların ışığında yaşamayı mı becerebilmeli? İnsan her görüşüyle, yaşayışıyla, aklıyla, imanıyla, idrakiyle kök salıp da gövdeyi dik mi tutmalı?
Yoksa varlığı bunlarda mı eritmeli?
Yoksa aşk deryasına dalıp, yaprak misali, gittiği, coştuğu, dalgalandığı, sürüklendiği yerlere savrulup deryada mı kalmalı?
Ne olursa olsun dostum!..
Herşey seninle olsun!..
Ateşe sok, fazla yanınca suyla soğut. Çamura sok. Sonra temizle. İster çok tepelerden seyrettir, ister yerlerde bırak. Güldür, ağlat.
Nasıl olsa hepsi senden olup, seninle şekillenecek. Her ateş, her bilinen sen olup, seninle gelecek. Sen; her duyulanın, her görülenin, her oluşumun özü olacaksın. Hiçbir şey senden ayrı ve gayrı olmayacak dostum.

Canımın özü sensin.
Gönlümün aşkı sensin.
Aşkla; öz bilinince,
Tek kalan yine sensin
__________________
"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile.."

Konu kardem tarafından (30.03.2008 Saat 12:57 ) değiştirilmiştir..
eski 30.03.2008, 12:40 kardem isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
kardem isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
dayan gönlüm
(Konuyu Başlatan)
 
kardem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.01.2008
Mesajlar: 208


 
 
Teşekkür etti: 183
Teşekkür aldı: 201 konuda 936 kere
kelimelere sığdıramam ki seni dost....



















Hani bir insanı anlatmak istersiniz ya bütün özellikleriyle..
bütün güzel özelliklerini bir cümle de toplamak istersiniz..
adı konulsun istersiniz..
Ve “bir yürek insanı” dersiniz tüm içtenliğinizle..
Bu cümlenin onu tamamladığına inanırsınız önce,
ancak bununda yetersiz olduğunu görürsünüz sonra…[
sana ne demeli bilmiyorum ki; bir cümle yetseydi anlatmaya seni,
söylerdim biterdi...
Kalemimin mürekkebi yetmeyecek biliyorum,
seni yazmaya kanımla devam ediyorum…
Mücadeleciliğin ve azminle araladın gönül kapılarımı ilkin…
teslimdi artık sana yürek tüm askerleriyle…
öl deseydin ölecektim belki de, ama sen yaşamamı istersin hep, biliyorum…
Konuştuğunda çok şey anlattın, sükûtun derindi, bir o kadar anlamlı…
Şefkatin anne şefkatine denk!..
Kaç kez intihara kalkıştı da bu ruh,
ipten indiren kim diye baktığında hep ellerini gördü..
Ellerin ki bir karıncayı incitmeye çekinir…
Ey kronik yalnızlığıma çare olan mürebbim!
Münzevi yanlarım ağır bastı bu gece, şefkatine hasretim!
. . .
Kuşatılmışız hayat tarafından, çepecevre… sağımız ecel, solumuz ölüm…
İçimizde, hedefine varamamış ok gibi henüz gerçekleşmemiş yığın yığın hayaller…
Yedi tepeli şehirde saklı acı’larımız/umut’larımız…
İnanıyorsun, inanıyorum
“Acılar umudu bulduracak bize” Dostum!
Yenile yenile öğrendik yenilenmeyi…
Her gün yepyeni bir umutla uyanıp,
her sabah yeniden öpeceğiz hayatın alnından en güzel şekilde…
Ve merhaba diyeceğiz acı’lara…


Değil mi ki onsuz yaşanmaz..
Değil mi ki sensiz hayat çekilmez…
Son güne kaç gün var ki daha?
Güneş hâlâ aynı yerden doğuyor…
Dili tutulacak kalplerin o gün de..
Son gün gelmeden ve tutulmadan kalbimin dili
Söylemek istiyorum içimdekilerini
Tüm kalbimle ve kederimle ve dahi hüznümle
<< SeNi Seviyorum! >>
. . .
Yarama merhem sen…
Başına bela ben…
işte şimdi gidiyorum ….
Hiç istemesem de belki sadece gitmem gerektiği için gidiyorum..
Sevgimi kalbimi emeğimi bırakıp gidiyorum..
Sormadan söylemeden konuşmadan gidiyorum..
Canım yana yana ağlaya ağlaya ayakta kalmaya çalışarak gidiyorum…
Kimse bilmeyecek gidişimin sebebini ,,anlamayacak da..
Ama ben gidiyorum..
Artık yükünü taşıyamıyorum…
Her defasında taşımaya çalıştıkça ağırlaşıyor ve ben eziliyorum dimdik altında….
Kendimi unuttuğum için,
Kalbimi yok saymaya çalıştığım için gidiyorum…
Sebebi sen değilsin…
Sebebim benim…
Ve ben gidiyorum arkama bile bakmadan…
Bakarsam dayanamam dönerim geri…
Çünkü orda ben varım yıllarım var emeğim var gücüm kuvvetim direncim var…
Ve ben gidiyorum sırf gitmem gerektiği için….
Belki anlarsan belki anlam bulamazsın,
Biraz düşünür hüzünlenir ve sende unutursun..
zaman alır belki ama önemli değil unutursun tıpkı diğerleri gibi…
İnsanoğlu bu unutmakla mükellef zaten faniyi hatırlayıp ne olacak ki ebedi olanı bul ve hatırla..
Ama beni değil..bende bir faniyim unutulmaya layığım…
Gidişim bir an olsun herkese…
Gittiğimi değil de gitmem gerektiği ders olsun…
Şimdi…
Şimdi gi-di-yo-rum
Kelimeler boğazıma düğümleniyor - ben yutkunuyorum ve…
Çünkü ben gidiyorum...
__________________
"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile.."
eski 13.04.2008, 11:41 kardem isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
kardem isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
 
okyanus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.03.2008
Mesajlar: 647


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 960
Teşekkür etti: 111
Teşekkür aldı: 527 konuda 1.202 kere
Ne olursa olsun dostum!..
Herşey seninle olsun!..


dost dediğin farklı olmalı .kalbinden geçeni bilmeli iyi kötü her zamanında yanında olmalı....Dost dediğin Yüreği kan ağlarken, dost için gülmeli...
=)
__________________
вєη! diŞaяdaη вaкaηLaяıη,paha вiςємєdiği вiя haziηє ,aмa iςєяidє,кєηdi iςiηdє,aLaвiLdiğiηє ωiяaηє,aLaвiLdiğiηє diωaηє...
eski 23.04.2008, 21:54 okyanus isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #6
okyanus isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:44 .