7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 60 (17 Kayıtlı ve 43 Misafir) bulunmaktadır.

Online   aicha, Almula, bir lahza, canane, DeRCan, Endülüs, karduası, menekşe, seyyahcagri, siyahsancaktar, tÜrkÜ, TULU, turab, Vefa571 Dagistan



Hak-dilaram » EDEBİYAT » Şiir » * Peygamberimiz (s.a.v.)le Ilgili şiirler*


 
Seçenekler
TECRÜBELİ ÜYE
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 641




Teşekkür etti: 112
Teşekkür aldı: 481 konuda 1.440 kere
kucult  büyük
Daumen hoch * Peygamberimiz (s.a.v.)le Ilgili şiirler*O'NUN ÜMMETİNDEN OL...




O'NUN ÜMMETİNDEN OL...
Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


Beri gel serseri yol!
O'nun ümmetinden ol!
Sel sel kümelerle dol!
O'nun ümmetinden ol!
Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


Sen hiçliğe karşı yön
Hep sıfır arka ve ön
Dosdoğru kıbleye dön!
O'nun ümmetinden ol!
Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


Gel, dünya murdar kafes
Gel gırtlakta son nefes
Gel arşı arayan ses
O'nun ümmetinden ol!
Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


Solmaz, solmaz bu bir renk,
ölmez, ölmez bir ahenk,
insanlık; hevenk, hevenk
O'nun ümmetinden ol!
Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


Gökte çakıyor haber:
Geber, çelik put geber!
Doğrul yeni seferber!
O'nun ümmetinden ol!

Necip Fazıl Kısakürek


Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Konu medahms tarafından (19.02.2008 Saat 10:46 ) değiştirilmiştir..
eski 18.02.2008, 17:59 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
...SeVdAmSıN ŞeHaDeT...
 
nurulhak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.11.2007
Mesajlar: 391




Teşekkür etti: 2.475
Teşekkür aldı: 371 konuda 1.442 kere
kucult  büyük
medahms kardeşim şiirleri biz mi ekleyeceğiz burada şiir yok ya da varsa ben açamadım
eski 18.02.2008, 18:02 nurulhak isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
..Edeb aklın sûretidir..
 
SEHL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.02.2008
Mesajlar: 500




Teşekkür etti: 8.360
Teşekkür aldı: 489 konuda 1.637 kere
kucult  büyük
Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat

Yıllardır bozbulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak

Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
Heyula, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım

Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü
Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
Her sayfada talihsiz binlerce kurban düştü

Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden
Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin

Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış, mazide
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım

Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
Mutluluk nağmeleri işitirler Hıra'dan
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
Paramparça, ateşler şahının hayalleri

Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
O mücella çehreni izleseydim ebedi
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
Katil sinekler deldi hicabın perdesini
İstiklal boşluğuna arılar nadan düştü

Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında
Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
On asırlık ocağın savururdum külünü

Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü

Badiye yaylasında koklasaydım izini
Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
Ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
Hakların temeline sanki bir volkan düştü

Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
Erdemin, bereketin doldurur haneleri
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların

Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü

Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
Yıldırımlar parçalar çirkefin gölgesini
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
Yağmur, birgün kurtulup çağın kundaklarından
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından

Madeni arzuların ardında seyre daldım
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım

Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali

Hazindir ki, dertleri aşmaya umman düştü
Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
Sensiz doğrular eğri, beyaz bile karadır
Sesini duymayanlar girdabında boğulur
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin

Saatlerin ardında hep kendimi aradım
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
Sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
Mekanın fırçasında solmayan resim senin

Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

Islaklığı sanadır ahımın, efganımın
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
Nazarın ok misali karanlıkları deler
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

Nefesinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Kardeşler arasına heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
Nurullah Genç
__________________
Allâhümme salli alâ Muhammedin ve enzilhül münzelel mukarrebe indeke yevmel kiyâmeti...
eski 18.02.2008, 18:12 SEHL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
SEHL isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 641




Teşekkür etti: 112
Teşekkür aldı: 481 konuda 1.440 kere
kucult  büyük
Senin hasretindir YA RASUL






SENIN HASRETINDIR YAKIP KÜL EDEN

SENDEN COK UZAKTA BU BEDEN



SENI GöRMEKTIR HAYALIM

GöRÜYORSUN ELBET BENIM HALIM



ILLAKI COK KUSURLARIM VAR

SEN RAHMET EYLE EY GÜZEL =YAR=



NAPAYIM BU DÜNYAYI SENSIZ

DÜNYAM TUZSUS,SEKERSIZ COK SESSIZ



öZLÜYORUM SENI,DINMEYEN öZLEM BU

OLURUM INSALLAH SANA LAYIK (YA HU)



SENI COK SEVIYORUM YA RASUL

ALINTI
eski 18.02.2008, 19:13 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 641




Teşekkür etti: 112
Teşekkür aldı: 481 konuda 1.440 kere
kucult  büyük

SEN BİZE CANLARIMIZDAN DAHA AZİZSİN...


müslümanız ta ezelden

silinmeyiz gönüllerden

uzak durduk iblislerden ya rab

biz RASULUN ümmetiyiz!!!

her engelli asan biziz

hak yoluna koşan biziz

göönüllerde taşan biziz

biz RASULUN ümmetiyiz

kardeşliktir amacımız

iman bizim ilacımız

cok güçlüdür inancımız

her engelli aşan biziz

gönüllerde taşan biziz ya rab

biz RASULUN ümmetiyiz

ALLAH birdir biliyoruz

ona kulluk ediyoruz

MUHAMMEDE gidiyoruz

biz rasulun ümmetiyiz

SEN medine sokaklarında gezerken

neccarogullarının kızlarına beni seviyor musunuz?

diye sormustun:

onlarda ewet bizler seni cok seviyoruz demişlerdi

ben kimim diye sordugunda ise

sen NEBİYULLAHSIN, sen HABİBULLAHSIN

demişlerdi...

Şimdiki gençler belki neccarogullarının kızları degil

ama ey NEBİ onlarda seni cok seviyor...





ALINTI
eski 18.02.2008, 19:15 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 641




Teşekkür etti: 112
Teşekkür aldı: 481 konuda 1.440 kere
kucult  büyük
BIRAKMA BİZLERİ ::..


Sana öylesine alışmışız ki
Ayrılığa nasıl dayanacağız
Uzaklardan sevmek hoş olur amma
Bırakma bizleri Ya Rasûlallah

Bırakma bırakma bizi bırakma
Böylesine yakın olmuşken sana
Neyim varsa feda olsun uğruna
Bırakma bizleri Ya Rasûlallah

Anam babam sana feda olsun
Bedenim yolunda toprak olsun
Faruk Sultan sana komşu olsun
Bırakma bizleri Ya Rasûlallah

Bedenim ayrılsa ruhum ayrılmaz
Senin aşkın bizde asla solmaz
Kovsan da bu kıtmir senden ayrılmaz
Bırakma bizleri Ya Rasûlallah

Cennet bahçesinde bekleşir herkes
Sensiz olan cenneti neyleyim
Kademi şerifin cennettir bize
O nurlu ayağınla bas yüzümüze


Emre Tanırgan
eski 19.02.2008, 10:33 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 641




Teşekkür etti: 112
Teşekkür aldı: 481 konuda 1.440 kere
kucult  büyük
CANIM EFENDİM

Canımdan bir parçasın
A h bir görebilsem seni
N asıl olurdum bilmem ki
I slak gözlerimle sevsen,
M erhametinle sarsan beni..

K ainatın varlığına sebeb sensin
U mudumun ışığı sensin,
R uhumun özü sen,
B ir aşka varki içimde
A nlatılmaz yaşanır
N urunla aydınlanır

O nsuz nasıl geçer bu gunler
L al olmuş onu arar diller
S usuz çöllerde hicret edenler,
U mudunu yitirmiş gönüller
N erde olursan ol, seni arar gezerler..

S enki alemlere rahmetsin,
E y sevgili sen bir teksin.
N edendir yeryüzünde bunca zülüm
İ çinde bulunmaktan üzgünüm,
N erde olursan ol, sürgünüm...

Y ardımına muhtacız Ey! Nebi..
O lki bizlere hidayete erdir
L eylanın gerçek aşkı bulması gibi
U yandır bizi rüyamızdan.
N erde olursak olalım
A yrılma yanımızdan..

A şık oldun candan ben sana
D ualarımla yaklaştım ravzana
I slak gözlerimle yalvardım seni yaradana

G ecenin ıssız karanlığında yazıyorum
Ü şüyorum Ey Nebi sensiz üşüyorum
Z ülayha'nın yusuf'u gibi özler,
E llerimi açtım mevlaya
L ütfünü bekliyorum..

K aç yıl kaç asır geçti bilinmez.
E llerimiz senin için semadan inmez.
N erelerdesin Ey Sevgili nerdesin
D erdimize tek care sensin
İ smini taşısam izin verirmisin..

G el kurtar bizleri Ey..!! Rasül..
Ü zerimize yağmur ol gel.
Z emherin karanlığında,
E llerimizi actık semaya
L al olmuş dillerimizle seni diliyoruz mevlaya..

M erhametini bekliyoruz senden..
U tandırma bizi bizlerden..
H er an her yerde seni
A nıyoruz can-ı gönülden
M evsimler gelip geçerken
M emnun musun bizlerden..
E llerim yazmaz oldu bilrden.
Devamını getiremez oldum artık bilmiyorum neden..


_____
ALINTIDIR.____________
eski 19.02.2008, 10:35 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 641




Teşekkür etti: 112
Teşekkür aldı: 481 konuda 1.440 kere
kucult  büyük
Daumen hoch

Seni seven, Senin gibi olmalı...

[MEDIA]http://www.youtube.com/watch?v=OJI_TcNAs9s [/MEDIA]
Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.




Seni seven, Senin gibi olmalı.

Ve senin gibi sultânım, Allah’a kul olmalı.

Namaz, gözünün nuru...

Sen namaz için mihrâba yaklaşınca,

Yüz yirmi dört bin peygamber geçer sağına,

Solunda Ashâb-ı güzîn

Ve saf saf melekler...

Sonra milyonlarca veli

Edeple ardına geçer.

Müminler sıra sıra...

Canlı cansız tüm varlık...

Sen namazdasın

Ve kainat ardında...

Uzanır öpülesi ellerin.

O nurlu ellerin

Rahmân’ın dergâhına uzanır.

İsteyen sensin; veren Allah!

İste sen,

“Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.”

Sen iste ki

Allah’a yakarışın yüreklerimizi yaksın

Sen iste ki,

Âlemler sesini sesine katsın;

“Ver, ne olur Allah’ım!

Habib’in ne istiyorsa bize de ver Allah’ım!”

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.



Dursun Ali Erzincanlı
eski 19.02.2008, 10:57 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
TECRÜBELİ ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.02.2008
Mesajlar: 641




Teşekkür etti: 112
Teşekkür aldı: 481 konuda 1.440 kere
kucult  büyük
Daumen hoch


Âh Efendim Âh Efendim ::..

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


En büyük vuslat olurken zatina emr-i Hüda
Yakti hicranin Efendim, agladi arz u sema!...

Soldu güller, goncalar, lal oldu bülbüller bugün,
Hep yetim kaldik Efendim sen eyleyince veda!

Kalbi daglarken firak; yalniz teselli eyleyen,
"Rabbe dön" emriyle ey yar, tattigin zevk ü sefa.

"Küllü nefsin zaikatü'l-mevti" asik kalbine,
Efendim'e dügün kilmis hep Cenab-i Kibriya

Sen ki Resulün askindan pervane oldun bir ömür,
Seyredip aldi günesler, nurlu simandan ziya.

Öyle hizmet eyledin ki Resullah'in yoluna,
Havz-i Kevser bekliyor almak için Hak'tan ata.

Ey cihad-i ekberin gazisi, ey mazisi pak,
Ey visalin ask sehidi bize oldun reh-nüma...

Vardigin yar meclisinde öpmüs alnindan Habib,
Tut elimizden sen, kucaklarken Resul-i Kibriya...

Ayrilik burada mukadder ey süreyya yildizi,
Kalmasin mahser günü ihvanlarin senden cüda...

En büyük vuslat olurken zatina emr-i Hüda,
Yakti hicranin Efendim, agladi arz u sema...

Emre Tanirgan
Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.
eski 19.02.2008, 11:05 medahms isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
medahms isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
yaram yaRimdir...
 
yaraLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.11.2007
Mesajlar: 107




Teşekkür etti: 20
Teşekkür aldı: 98 konuda 271 kere
kucult  büyük
Medine'nin Gülü..

Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi,
Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;
Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..
Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi.

Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,
Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.
Bir bilsem, vuslata ne zaman ferman gelecek?.

Yoksa bu yanan gönlüm durmadan inleyecek;
İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..
Bir bilsem, vuslata ne zaman ferman gelecek?.
Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,

Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;
Bana bir tüy ver, pervaz edeyim hep ardından..
Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından.
Ey kupkuru çölleri Cennet'e çeviren Gül;

Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet'e çeviren Gül!
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım,

Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;
Sen'siz geçen bu acı rüyâdan kurtulayım..
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım..
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,

Rûhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;
Göster çehreni ki, güneş gurûba kaymakta..
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta...
Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun,

Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun;
Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun..
Ne olur, hiç olmazsa gurûbum tulû olsun..!

M. Fethullah Gülen

eski 19.02.2008, 12:51 yaraLi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #10
yaraLi isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:29 .